cikolatali kek

Durum: 1906 - 0 - 0 - 0 - 11.11.2016 23:35

Puan: 26948 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

sometimes, change is everything
  • /
  • 96

ayı sözlük itiraf

belli bir süredir bırakılan hiçbir yorumu silmiyorum. şu an tam 99 yorumum oldu.*

zeki sevgili istemek

adamla oturup atomu parçalamayacağım için böyle bir isteğim yok.* en azından şu an için.

zekiden kasıt ne? çoklu zeka kuramına göre 8 farklı zeka tipi var. bunlardan hangisine göre değerlendiriyoruz. elbette çekiciliğin yanında boş bir insan olmasın ama benim için zekadan çok tutkulu olması daha önemli. bana karşı olan tutukusu, dünyaya karşı olan tutkusu, işine karşı olan tutkusu...

ayı sözlük günlük entry rekoru

bütün bilgi birikimimi kusarak* destek olacaktım ama çabuk sıkıldım. buradan sinan'a saygılarımı sunuyorum.

ayı sözlük profiline çıplak fotoğraf koymak

profiline çıplak fotoğrafını yüklemiş birisi olarak nedenini ve nasılını söylemek istiyorum.

öncelikle olaya klasik benim bedenim ve benim fotoğrafım diyerek başlamak istiyorum. zaten paylaştığım yerde benim profil sayfam. benim. hani özel olarak tıklayarak göreceğiniz sayfa. ve eğer benim sayfama giriyorsan, benimle ilgili şeyler görmen oldukça normal. benim entrylerim, benim beğenilen entrylerim, benim beğenilmeyen entrylerim ve tabii ki profil fotoğrafım. profil fotoğrafı da benim olduğuna göre oraya istediğim fotoğrafı yüklemekte özgürüm. belki kaşımı yüklerim, belki dişlerimi, belki yüzümü şimdi ise vücudumu yüklüyorum. eğer sen bu fotoğrafı görmekten rahatsız oluyorsan benim profil sayfama bakmayı bırakabilirsin.

adama derler, senin oralarda işin ne?*

bu fotoğraftan rahatsız olan varsa bunun çıplaklıktan olduğunu düşünmüyorum. eğer öyle olsaydı yazarlardan bear fotoğrafları tarzı bir yerden de rahatsız olmaları gerekirdi. ama değiller. bende değilim. orada paylaşılan fotoğrafları tıklıyor muyum? hayır. çünkü hoşlanmıyorum. benim profilime çıplak fotoğraf yüklememden rahatsız olanlarda pekala benim profilime tıklamasınlar, rica ediyorum.

kimse kimseyi bir şeye zorlamıyor.

değinmek istediğim bir diğer mevzu, bence bu en kötüsü, birisi soyununca başkası için soyunuyor algısı. evet, bu algının "mini etek giydi beni azdırmak için" mantığıyla gezen tecavüzcülerden ne farkı var? neden her şeyi kendinize yoruyorsunuz? vücudumu çok beğeniyorumdur, paylaşmak istemişimdir. vücudumla gurur duyuyorumdur, paylaşmak istemişimdir. vücut geliştirme hakkında konuşmayı seviyorumdur, vücudumu görenlerle konuşma konusu açılıyordur. hayır aslanım, sizi azdırmak veya sizin deyiminizle koli bulmak gibi bir derdim yok, olamaz. öyle bir derdim olsa hornet yüklerim ki şu an tek tabanca olarak oldukça mutluyum, teşekkür ederim. durup dururken ülkenin dört bir köşesinden yazan adamlarla flirtleşmeye çalışmam. hornet'i mi yüklerim paşa paşa oradan yeni insanlarla tanışırım.

nokta.

sevgili sözlük

sevgili sözlük;

bu sene tüm tatile çıkmamam lazım lazer yaptırıyorum naralarıma rağmen az önce kuzenlerimin çeşme'den instagrama attıkları fotoğrafları görünce dayanamadım, ilk uçakla yanlarına gidiyorum. hayır bir de çeşme'nin her köşesinden, utanmadan yazlığın tuvaletinden dahi*, fotoğraflar çekip her fotoğrafın altına bir de beni etiketlemişler. bunu neden buraya yazdım? bunalmışım. böyle bir karar ihtiyacım varmış. heyecandan havaya uçuyorum. birazdan maroon 5 şarkıları eşliğinde valizimi hazırlayacağım.

hatta bu da burada dursun. mojitolar ve kumsal beni bekler. kim benden daha iyi tatil yaptığını iddia edebilir ki!?*

apollon

olymposluların ikinci kuşak tanrılarından zeus ile leto'nun oğlu ve tanrıça artemis'in kardeşi. leto'yu kıskanan hera, genç kadını bütün yeryüzünde takip etmişti. orada burada dolaşmaktan bıkan leto, karnındaki çocukları dünyaya getirebileceği bir yer arıyordu. ne var ki, hera'nın gazabından korkan yeryüzü, ona kucak açmayı reddediyordu. yalnızca bıldırcınlı ada ya da asteria adında çorak bir yüzen ada, bu zavallıya sığınacak bir yer vermeyi kabul etti. apollon orada doğdu. kadirbilir tanrı, adayı yunan dünyasının merkezine sabitledi ve ona delos, parlak adını verdi. leto, bütün adadaki tek ağaç olan bir palmiyenin dibinde dokuz gün, dokuz gece kurtuluşunu bekledi. hera, mutlu doğumları yöneten tanrıça eileithyia'yı olympos'ta kendi yanında alıkoyuyordu. bütün tanrıçalar, özellikle athena, leto'nun yanındaydı, ama hera'nın onayı olmadan leto için hiçbir şey yapamıyorlardı. sonunda hera'dan leto'nun kurtulasına izin vermek için iris'i göndermeyi kararlaştırdılar; hera'yı yumuşatmak için ona çok değerli bir kolye armağan ettiler. bu armağan karşılığında hera, eileithyia'nın olympos'tan delos'a inmesini kabul etti. leto, palmiyenin yanına çömelip önce artemis'i, sonra da apollon'u dünyaya getirdi. tanrının doğumu sırasında, kutsal kuğular adanın üzerinde uçuşmaya başlayarak yedi tur yaptılar. zeus oğluna armağanlar hazırladı. ona altın bir külah, bir lir ve kuğuların çektiği bir araba verdi.

***

nympha

kırlarda, ormanlarda ve sularda yaşayan genç kadınlar. tarlaların ve genellikle doğanın perileri olup, bunların bereketini ve lütfunu temsil ederler. nymphalar, homeros destanında zeus'un kızları olarak geçerler, ikinci sıradan tanrısal varlıklar olarak görülürler. kendilerine dua edilir. bazen tehlikeli olabilirler. mağaralarda otururlar ve hayatları şarkı söylemek ve yün eğirmekle geçirirler. çoğu zaman büyük bir tanrının (özellikle artemis'in) ya da aralarından daha yüksek rütbeli birinin maiyetini oluştururlar. örneğin, kalypso'nun ya da kirke'nin hizmet edici nymphaları böyledir.

daphne

yunancada defne anlamına gelen daphne, apollon'un aşık olduğu nymphadır. daphne, bazen ladon nehri ile yer'in, bazen de tesalya'daki penios nehri'nin kızı olarak gösterilir. apollon tarafından kovalanan daphne, kaçarak kurtulmaya çalıştı ve tam yakalanacağı sırada babasına yalvarıp kendisini kendisini başka bir şeye dönüştürmesini ondan istedi; babası da onu, apollon'un sevdiği bitki olan defneye dönüştürdü.

efsanenin lakoni'd anlatılan bir versiyonunda ise, daphne amyklas'ın kızı olarak tanıtılır. avlanmayı sevdiği ve vahşi yaradılışlı olduğu için şehirlerde yaşamayıp, zamanını dağlarda dolaşmakla geçiren daphne, artemis'in gözdesiydi. elis kralı oinomaos'un oğlu leukippos daphne'ye aşık oldu ve ona yakınlaşabilmek için kadın kılığına girdi ve böylece daphne'nin arkadaşları arasına katıldı. daphne bu kılık altında ona sevdalandı ve ondan hiç ayrılmaz oldu. daphne'yi kıskanan ve leukippos'un neredeyse daphne'yi kendine aşık edeceğini gören apollon, daphne'yle arkadaşlarına bir kaynakta yıkanma fikrini aşıladı. ama leukippos bir türlü soyunmak istemiyordu. arkadaşları onu buna zorladılar ve hilenin farkına vardılar. bunun üzerine, mızraklarıyla onun üzerine atıldılar ama tanrılar leukippos'u görünmez yaptılar. apollon, daphne'yi yakalamak için seyrettiyse de, daphne kaçtı ve dileği üzerine zeus onu onu defne ağacına dönüştürdü.**

vücut geliştirmede bacakları geliştirmeyi unutmak

aynı tabaktan yemek yemek

tanımadığım insanlarla yapmaktan kaçındığım eylem. özellikle çorbalarda falan asla. bizim buralarda düğün yemekleri olur. işte önce bamya çorbası sonra etli pilav, irmik tatlısı, cacık falan ikram edilir ve herkes tek tabaktan yer.

seri artı oy veren melek

cebelitarık

tatlı suyla tuzlu suyun karışmadığı yer.

cips paketinin yüzde yetmiş hava olması

çocukken 250 kuruşa aldığımız cips paketleri, boş yok olmadıkları için, havayla dolu oldukları için içlerinde taso var mı yok mu bilemezdik. 2-3 dakika paketi mıncıklayıp sallardık.

türkiye

ismi yanlış hatırlamıyorsam osmanlı zamanında avrupalılarla yapılan yazışmalarda verilmiştir. avrupalılar yazılarında anadolu'dan bahsederken "türkei" diye bahsetmektelermiş. sonra da yeni kurulan devlete bu adı vermişler. ama yanılıyor da olabilirim. düzgün kaynakla yeşillendirirseniz entry'i silerim.

türk insanının romantizm açlığı

genelde kızlarda ve pasif yönelimli geylerde vardır.

metro çıkışında yürüyen merdivenin çalışmaması

metro merdivenlerinde sol tarafa dikilip insanların geçmesini engelleyen insanlar kadar rahatsız edici bir durum değildir.

sağlıklı yaşam küreği

kürek sporunu profesyonel olarak değil, sağlıklı kalmak için yapanları çektiği kürektir. eğlence amaçlı yapılır. yarış küreklerine göre daha hantal ve sert bir malzemeden yapılmıştır. yarışlarda kullanılmayacağı için küreklerin palalarıda daha iri yapıda ve ufaktır.

genelde acemi kürekçilere verilir. bu kürekte düşerler, suyun ortasında kalırlar ama öğrenirler.*

yarışma küreği

bu branşta kullanılan tekneler son derece hafif ve ve sağlam bir malzemeden üretilmelidir. bu yüzden fiyatı çok pahalıdır. 150 bin liralık kürek çektiğimi bilirim. o küreği taşımakta ayrı bir stres zaten, neyse. dertliyim o konuda.*

çift kürek sınıfı:

1x (tek çifte), 2x (iki çifte), 4x (dört çifte), 8x (sekiz çifte-türkiye'de kullanılmamaktadır.)


tek kürek sınıfı:

2- (iki tek), 2+ (dümencili iki tek) (türkiye de bu sınıfta yarış düzenlenmemektedir), 4- (dört tek), 4+ (dümencili dört tek)(türkiye de bu sınıfta yarış düzenlenmemektedir), 8+ (sekiz tek dümencili-tüm sekiz teklerde dümenci bulunmaktadır.)

kürek

türkiye'de her ne kadar bilinmese bile insanlık tarihi kadar eski bir spordur. pek çok anadolu insanı "yarak kürek işler" diyip dalga geçse bile öyle değildir. kürek ciddi bir spordur. çok çalışmayı ve emek vermeyi gerektirir.

kürek eskiden kölelere yaptırılırdı. roma ve mısır'da kürek kölesi denen köleler vardı. vikingler kürekle dünyayı dolaşmışlardır. ayrıca mısırlılar ile asurluların kabartmalarında üç kürekçili sandallar görülmektedir.

1715 senesinden, ingiltere'de balıkçılar arasında düzenlenen ilk kürek yarışı gerçekleştirildi. ilk kürek yarışlarının kuralları, 1829'da ingiltere'de oxford ve cambridge üniversiteleri arasında, 1851'de abd'de harward ile yale üniversiteleri arasında düzenlendi.

kürek sporu genelde kol sporu gibi algılansa bile en önemli işi bacaklar yapar. çünkü bacaklarla kendinizi itip sonra küreğe abanırsınız. bacakları itmek suretiyle güç kazanılmasını sağlayan kızaklar ise ilk defa abd tarafından kullanıldı.

dünyanın en zor sporlarından birisi olup, aşırı bir dayanıklılık ve güç gerektirir. bu sporda vücudun bütün kasları çalışır.

ta wing tsun

insanları gerçekten dövüşe hazırlayan az sayıdaki dövüş sporlarından birisidir. neden? çünkü diğer dövüş sporları kurallıdır. mesela bir karatede size apış arasına vurmayı öğretmezler. sadece karete yapanlara karşı ne yapmanız gerektiğini söylerler. ancak ta wing tsun başta reflekse dayalı bir spor olduğu için, evet bu spor refleksinizi geliştirir, sizi pek çok saldırıya karşı hazırlar.

bu spor hakkında çok şey yazılır. daha sonra bu başlığı güncelleyeceğim.
  • /
  • 96
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1906

iğrençsin ama o kadar yol geldim sevişeyim bari

asla içinde bulunmadığımdır.

hayatımda bir kere sevişmek istemediğim birisiyle seviştim. o da hastalık gibiydi. uzun süre atamamıştım üzerimden.

artık "hayır," diyorum. "seninle sevişmeyeceğiz."

unutmayın, siz bir tanesiniz, kimseyle vakit harcamak peşkeş çekmek zorunda değilsiniz.

cinsel yönelim

herkes potansiyel biseksüeldir.

ayı sözlük'te dışlanmaktan korkmak

böyle biri/birileri var mı bilmiyorum ancak c tipi kişilik'e sahip olduklarını düşünüyorum.

vücut geliştirme

öncelikle bu sporun yüzde 60'ı yemek yüzde 20'si uyku ve yüzde 20'si harekettir. yani o vücutlar sadece ağırlığın altına yatarak gelişmiyor. tam tersine, uyku ve beslenmeyi yeterli almazsanız ağırlık çalışması sırasında parçalanan kaslarınız onarılmaz ve güçten düşerseniz. evet, ağırlık çalışırken kaslarınızı parçalarsınız. yemek ve uyku ile daha güçlü şekilde onarırsınız.

bir diğer yanlış ise pek çok spor salonunda verilen çoklu antreman programları. bu programların çoğu hiçbir işe yaramaz. neden mi? siz eğer pazartesi göğüs çalışıp haftaya pazartesiye kadar göğsünüzü çalıştırmazsanız doğru düzgün yol kat edemezsiniz. bakın, başlarda vücudu hızla gelişirken zamanla gelişimi duran ve sudak çıkmış ördek gibi salonlarda arkadaşlarına "abi benim vücudum neden artık gelişmiyor yaa" diye dolaşan arkadaşların en büyük sorunlarından birisi budur. çünkü bu spora yeni başlayan birisinin vücudu çok hızlı gelişecektir. bunu programla alakası yok. zamanal kas kütlesi artışı durur. işte sizin yapacağınız çoklu program bunu engeller.
peki çoklu programı kimler yapabilir? jay cutler yapabilir, arnold yapabilir. bu işi meslek haline getirmiş, hayvan gibi beslenip hayvan gibi yaşayan hayvanlar yapabilir. stereoid kullnananlar yapabilir. ancak onlarda gelişim olur.

yeni başlayanların yaptığı en büyük hatalardan birisi ise hemen ağır yüklerin altına girmeleri. okulun salonuna böyle haldır huldur gelen kaç arkadaşı ağırlıkların altından aldım bilmiyorum. vücut geliştirmeye yeni başlayan birinin kasları güçsüzdür. sinir sistemi güçsüzdür. sinir sistemi bu sporda çok önemlidir. bakın haltercilere ve hamallara... hiçbir çok kaslı değillerdir ancak oldukça kuvvetlidirler. neden? çünkü sinir sistemleri çok kuvvetli. sizinde ilk önceliğiniz sinir sisteminizi uyandırmak ve harekete geçirmek olmalıdır. zaten kaslarınız zamanla çalışmaya başlayacaktır. ama sinir sistemi önemli. sinir sistemini kuvvetlendirmek için ne yapmalı? aynı hareketli yavaş ve düzenli olarak yapmalısınız. aceleye gerek yok.

hah, aklıma gelmişken. bir de vücut geliştirme ekolü olarak brad pitt var. fight cluptaki gibi olsam yetercilere gelsin bu paragraf. ben hayvan gibi olmak istemiyorumculara gelsin. bu hatayı bu spora ilk başladığımda bende yapmıştım. spora başladığımda yağlarım vardı. az yiyordum. çünkü çok yersem "hayvan gibi olmaktan" korkuyordum. ama bir türlü doğru düzgün ilerleyemiyordum. sonra anladım ki bu sporu yapmak için "hayvan gibi yemek" gerekiyor. sonuçta o kaslar elma, armut yiyerek oluşmuyor. neler neler yiyorum gene de hayvan gibi olmuyorum. çünkü o hayvan gibi dediğiniz adamlar gerçekten hayvan gibi yiyen hayvanlar. stereoid almaları cabası.

şimdilik aklıma gelen bunlar. daha sonra güncellerim.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

erkeklerin sekse çok fazla önem vermesi. özellikle genç çiftlerin en büyük sorunu bu. seks, seks, seks. heteroseksüel bir çiftte en azından kadın ilişkinin duygusal tarafını sırtlayabilirken, bakınız lezbiyenlerin daha sağlam ilişkilerinin olması, bizde bu duygusal tarafı sırtlayacak kimsenin olmaması. bakınca otuza yaklaşmış veya otuzun üstünde geylerin ilişkileri daha sağlam. çünkü adamlar ancak belli cinsel hazzı içlerinde çürütünce ilişki yaşayabilecek kafaya gelebiliyorlar.

green apple'a cephe arkadaşları aranıyor

aziz ordumuzun uçaklarla cepheden cepheye uçuştuğu şu mübarek günlerde, sözlükte tek başına trollenmekten ve bilimum savaş karşıtı insana göğüs germekten memeleri sarkan, ışık ve sevgiyle, green apple'a cephe arkadaşları aramaktayız. eğer sizlerde 7/24 sol framei türklerin boklarının ne kadar pembe olduğuna dair doldurabilir, bütün bearhairy başlıklarının altına çemkirebilirseniz, durmayın başvurun.

aranan kriterlerimiz;

-düşük bir zeka
-bütün gün bilgisayarda vakit harcayacak kadar işsiz olmanız
-yazım yanlışları ve imla hatalarıyla dolu bir grameriniz
-2 veya 3 kelimeden fazla cümleler kurmamanız gerekmektedir.

hadi ne duruyorsunuz! dutchbear'ın eksikliğinde bu ablanıza sahip çıkmak, onu cephede bu savaş karşıtı çiçek çocuklarla yalnız bırakmamak için alın elinize klavyelerinizi.

onur yürüyüşünde iki kadının çırılçıplak soyunması

öncelikle herkesin yaptığı işe saygı duyuyorum. kimse oturduğum yerden eleştirmeye hakkım yok, biliyorum. sonuçta ben tüm lgbt'leri destekleyen arkadaşlarıma rağmen kendimde onur yürüyüşünde yürüyecek gücü bulamıyorum. sonuçta tüm arkadaşlarım facebook profillerini gökkuşaklarıyla döşerken ben hiçbir şey olmamış gibi devam ettim. türkiye'de yapılan onur yürüyüşüne de son derece saygı duyuyorum ancak zaman zaman kendime "neden onur yürüyüşüne katılmaktan bu kadar çekiniyorsun" diye sormadan edemiyorum.

şimdi izin verirseniz burada biraz bunu açıklayacağım. ama en başında şunu özellikle belirtmek istiyorum, bu uğurdan yapılan her şeye son derece saygı duyuyorum. sadece benimki biraz özeleştiri gibi.

eskiden en yakın arkadaşım olan çocukla, o da gay olduğunu öğrendim, onur yürüyüşü hakkında konuşurken "ya biz orada lgbt bireylerin hakkını savunuyoruz yoksa orospuların gördüğü polis şiddetini mi savunuyoruz?" diye sordum. "ben orada anneme aşkımı savunacağım yoksa aileme para karşılığı bedenini satmanın doğru bir şey olduğunu duyuracağım? ailem benim bir erkekle sevişmenin kabul edememişken beni bir hayat kadınıyla kol kola görseler ne düşünürler?" ki seks işçileriyle hiçbir problemim yoktur. ama benim yürüyüşümle bunun alakası ne?

biliyorsun türkiye'de tanzimattan sonra pek çok şey avrupa'dan direk alındı. biz roman üretmedik. şiir yazmadık. avrupa'dan alıp onu taklit ettik. bize hep batıyı takip etmek derken hep batıyı taklit etmeyi öğrettiler. şimdi onur yürüyüşünde yapılanda aynen bu. biz amerika'da bu yürüyüş nasıl yapılıyorsa aynen onu alıyoruz. taklit ediyoruz. senin muhattap olduğu adam obama değil ki? senin komşun kızını beceren adamla futbol izleyen john doe değil senin komşun kızını bir erkekle el ele görse tekme tokat döven onu eve kilitleyen hasan usta! seni nasıl bir amerika'lı gibi yaparsın?

recep ile şaban'ın arasın ramazan giremez! allah aşkına bu sloganı ne kadar düşündünüz? siz akp'nin yüzde 40 mhp'nin yüzde 16 aldığı bir ülkede, ki chp ile hdp'de ki muhafazakarları saymıyorum bile, bu şekilde saygı göreceğinizi mi bekliyorsunuz?

biraz önce paylaşılan görüntüleri izledim. yahu sen nasıl benim onur yürüyüşümde gidip oral seks yaparsın. bok. bok. bok. bok. boksunuz. ben anneme saatlerce iki erkeğin aşkını anlatayım, kalp hastası babamı iki erkeğin birbirini sevebileceğine ikna etmeye çalışacağım siz gidin benim cinsel yönelimimi içine aldığınız bir "onur yürüyüşü" düzenleyin ve çırılçıplak birbirinize oral seks yapın. boklar. boksunuz işte. şimdi bu görüntüyü ailem görse ben onlara ne derim? 1 senedir uğraştığım şeyi nasıl hiç edersiniz? hep üzülüyordum lgbt'ler haber programların yer bulmuyor diye. iyi ki bulmuyorlar. gerizekalılar.

bundan sonra bu ülkede tek kelime etmem lgbt hakları için. bana ne? yarın gidip ailemede tövbe ettim yok öyle bir şey derim. ne diye üzüyorum ki ben ailemi? sessiz sakin hayatımı yaşarım. okulumu bitirince de siktir olup giderim amerika'ya.

ayı sözlük itiraf

gay olmadığım halde erkeklerle cinsel ilişkim çok oldu (öpüşme ve sevişme hiç olmadı). anal ilişki ve düşüncesi bence çok çekici. yatsın yanıma götümü başımı dağıtsın sonra yatsın hali bence daha güzel.

her boku yiyip domuz eti yemeyen tipler

bıkmadınız milletin yediğini içtiğini eleştirmeye.

başkaları sizin yaşam tarzınıza karışsa "kömsö bözö önlömöyör" dersiniz. adam belki her boku yemeyi seviyor ama domuz eti yemeyi sevmiyor, olamaz mı?





30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam

okullar okunmuş, iş güç sahibi olunmuş, evlenmemeyi tercih etmiş adamın ailesiyle yaşama durumudur. annesinin yaptığı yemekleri yemenin, temiz ve ütülenmiş çamaşırlar giymenin rahatlığını bırakamamış adamdır. muhtemelen ev işlerine uygun değildir. tek başına bıraksan ya yemeği yakar ya da gömlekleri ütülerken kat izi bırakır. aileyle oturmak demek, anne ve babanın otoritesini kabul etmek ve hayatını onların dünya görüşlerine göre şekillendirmek demektir. bir insan 30 yaşını geçtiği halde hala evin oğluşu muamelesi görüyorsa oturup düşünmesi gerekir.

tabii istisnası olanları bu durumun dışında tutuyorum.

edit: 30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam beğenmedi.*

gay accountlarda feminenler ölsün akımı

genelde feminenleri rahatsız eden durum, anlıyorum.

ancak pek çok yazarında dediği gibi bir gey olarak maskülenlik arıyorum. pizzayı elleriyle yiyen, tornavidayı alıp ev işi yapan, araba bozulunca kendi işini görebilecek birisini. lady gaga dinleyip, skinny jeans pantolonların içinde kırıtan birisini değil. ben ilk kategorideyim ve ilk kategoriden hoşlanıyorum. bu yüzden arayışıma daha çabuk ulaşabilmek için feminenler yazmasın diyorum.

bir de kafa yapısı olarak çok farklıyız. etrafımdaki kadın arkadaşlarıma bakıyorum bir de feminen geylere bakıyorum... nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama kadın arkadaşlarımdan daha kadın olmayı başarıyorlar. bilmiyorum belki burada da dendiği gibi aslında onlar gey değildir. transtırlar. ya da başka bir yaşam formu. gerçi onlar kendilerini ne olarak tanımlıyorlarsa o'durlar. benim haddime değil. ama hoşlanmıyorum işte. umarım onlarıda seven birileri vardır. hem benim sevgime muhtaç değiller ki. takılmasınlar bu kadar.

ülkede boğaziçi ve odtü'den başka üniversitenin olmaması

türkiye'nin acı gerçeği. eğer tıp fakültelerini ve hukuk fakültelerini çıkarırsanız bu okullar dışında türkiye'de doğru düzgün bir tane üniversite yok. belki itü veya bilkent'in bazı bölümleri bazı konularda iyi olabilir ancak genele baktığımızda bunlar bir üniversiteyi iyi yapmaya yetmiyor.

bir de şöyle bir tesellisi vardır bu okullara girmeyenlerin/giremeyenlerin* önemli olan nereden mezun olduğun değil nasıl mezun olduğun.*

eksi oy verenin kim olduğunu bilmediğimiz halde bir yazarı eksici olarak suçlamak

geçenlerde yukarıda bahsi geçen yazar bana mesaj atmış. benim yazdığım ikinci c sendin xxxxx, diye. çok şaşırdım ve üzüldüm. çünkü kendisine özel bir düşmanlığım yok. düşmanlığı bırakın sözlüğe ilk kayıt olduğum günlerde seri eksi verdiğim günün gecesinden dark bear tarafından uyarıldıktan sonra yaptığımın pasif-agresif ve sinsi bir davranış olduğunu fark edip seri eksi oy vermeyi bıraktım. ha,genelde artık eksi oy vermem ama hoşlanmadığım bir yazarın düşüncesini beğenmediysem anında eksiyi basarım ki tanım cümlelerini, bilgi cümlelerini asla eksilemem. dediğim gibi sevmediğim yazarların belli başlı görüşlerini eksilerim. ama beğenmediysem.

şimdi bu yazar bana öyle diyince ne yalan söyleyeyim üzüldüm. çünkü kendisiyle daha doğru düzgün tanışmadan onun düşmanı olduğumu düşünmüş. bir kaç gündür entrylerini gördükçe artılıyorum. kafasında soru işareti kalmasın diye. aman alt tarafı bir sözlük, eksi - artı için birbirimizi üzmeye değer mi? artılar feda olsun.*

mustafa kemal atatürk

(bkz: atam atam sen kalk ben yatam)

yok efendim o kadar şişirmeyin. özel bir adamdır. hatta bir dahidir. yaptığı pek çok şey vardır ancak kimse varlığını ona muhtaç değildir. kimse hiçbir şeyi kimseye muhtaç değildir. belki anne ve babamıza çok şey borçluyuz. ayrıca yaptığı bazı hatalar bugün pkk'nın doğmasına sebep olan bir domino halkasının ilk taşını devirmiştir.

götten gelen kanı alna sürmek

aktifin, bekaretini aldığı pasifinin, çatlayan deliğinden çıkan bir iki damla kanı pasifinin alnına sürme durumudur. bir kaç dakika göz göze gelinir. sonra yavaşça pasifin alnından öpüldükten sonra domaltılıp çatır çutur sikmeye devam edilir. ayrıca pasifin yüzüne attırmaktan daha romantik taam mı?!
Henüz takip ettiği biri yok.