kimsenin şaşırmadığı patlama. çünkü artık bunlar çok olağan, çünkü burası türkiye ve istanbul'da yaşıyoruz, burası bir ortadoğu ülkesi, artık her gün "kalabalığa girme bak dikkat et" duymazsak bir eksiklik hissediyoruz. iki-üç gün sonra unutup gündelik hayatımıza devam edeceğiz.
izlediğim dizideki çatışma sahnesiyle aynı anda dışarıdan üç el silah sesi ve bağrışmalar geldi, sesi açıp izlemeye devam ettim.
edit: üzerine ocakta sigara yakarken saçımı yaktım. galiba bu gece ölüyorum.
tübitak tarafından dereceye bile alınmayan fizik projesi ile polonya'daki 80 ülkenin katıldığı yarışmada 1. olmuş ve nasa'nın roket projesine girmiş. tebrikler.
bunun psikolojik derinliğini bilemeyeceğim ama bu yaklaşım "şuna bak, benden iyisini hiçbir zaman bulamaz, o zaman biraz eğlensin gariban ya yazık" modunda tamamen. bir de bu tür tipleri sentezleyip aradan çeken/birlikte olmak için bu moda giren çok fazla insan da var. arka arkaya gelen sempati duyulması gereken üzücü detaylara, içki sofralarındaki sulu gözlere, hayata dair iç buran detaylara hakim amcalara dikkat edilmeli, duygu sömürüsü bunlar.
bir de bunların inecekleri zaman yer verenleri var. hayır durağın gelmiş, ayağa kalkıp neden birisine işaret edip "gelin buraya oturun" diyerek iniyorsun, o koltuk sadece sen oturduğun sürece senin insiyatifine kalmış, ineceğin zaman ne bu birden bastıran yardımseverlik?
ikinci sezon kesinlikle bir ilk sezon değil. ilk sezondaki cinayet çok daha mistik ve karanlıktı, bu resmen mafyanın gönül eğlendirmesi. colin farrell hatrına izledim yine de.
tdk tarafından tüm küfürler kadın-erkek eşitliğine göre düzenlensin biz de kurtulalım artık şu geyiklerden ya da "götünü tokatlayayım, ağzına tüküreyim" gibi küfürler kullanalım sadece.
son yıllardaki seçimlerle hikayeye yön verilen oyunlar arasında bence en güzeli. karakter modellemeleri/seslendirmeleri de ünlü oyunculardır. heroes'daki claire ve mr. robot'daki elliot en bilindikleri. bunun dışında senaryo, soundtrack, atmosfer ve grafikler harika, kesinlikle oynamaya değer.
--- spoiler ---
abartılı bir şaka sonucu hayatını kaybeden 2 kız kardeş ve onlara bu şakayı yapan 7 arkadaş ve 1 adet erkek kardeşin kazadan 1 yıl sonra ailenin sahip olduğu dağ evindeki buluşmasıyla başlayan, her seçimin ciddi anlamda hikayeyi şekillendirdiği, beni baya korkutan, sonunda 7 kişiyi hayatta tutabildiğim oyun. yaptığınız seçimlerle 8'i ölebiliyor da, hayatta kalabiliyor da. iyi yazılmış ve kullanılan klişelerin hiçbirinin rahatsız etmediği korku/gerilim oyunu. detaylara dikkat edilmesi ve bulunan her kağıt parçasının okunması hikayeyi anlamak için şart ama totemler bence çok gereksizdi.
--- spoiler ---
ben atatürk ilke ve inkilaplarından sonra yemin ediyorum disipline girmiş laik bir bey olarak, sen kimsin beni yargılıyorsun? sen kimsin? sana bir tavsiyem, yazık o git türbanlı first lady'ine sahip çık önce. inşall*h all*h seni şeriat ile terbiye etmesin. inşall*h all*h seni, o geride bıraktığın teokrasi ile terbiye etmesin. sen çok alçak bir adamsın, çok alçak. insanlara belden aşağı vuracak kadar. senin akıl hocalarını da biliyorum. senin akıl hocaların, kendi karılarının çektiği zikirlere baksın. hepsini çıkarırım! oğlum ayağınızı denk alacaksınız. herkes ayağını denk alacak! öyle kolay değil bu laik hukuk devletinde ahkam kesicem, beni hükümet.. seni kim koruyor hangi hükümet o, hangi islam hükümeti seni koruyor! kim?? herkesten hesabını sorarım. kimse bana bu konuda konuşamaz. dört dörtlük yaşayan, bu memlekette çalışıp, atatürk gibi çalışıp tc nene hatun gibi yaşamaya çalışan, evladını ailesini en iyi derecede yaşatmaya çalışan, aslan gibi nutuğunu okuyan, rakısını içen. ne yaptınız ulan siz? ne yaptınız! nerde ne yaptın! pis! yediği kapıya pisleyen dindar adam. onu bile bir adamlık sayıyorsun, o bile bir adamlık değil. git şeytan taşla be. yediğim kaba pislemem be ne olursa olsun. git ulan kendini recm et. kendimi recm ettiririm, öyle bir laik beyim biliyor musunuz? seküler çatı altında yemek yediysem, o insanlar ne olursa olsun, beni ilgilendirmez arkadaş. görmedim bilmiyorum derim be!
aklıma yüzüklerin efendisindeki nazgulleri getiren grup. onlar da böyle 9 kişi falandı, sonra sauron bunları köle yaptı, siz kendinize mukayyet olun ama tamam mı?
camilerden zombilere karşı halkın meydanlara inmesi istenir, halk meydanlara inip zombiler tarafından öldürülür, zombi nüfusu on katı artar, bim yağmalanır, herkes güvenli ve ıssız bölge olarak beylikdüzü'ne doğru yola çıkar, bulgaristan sınırından avrupa'ya oradan da kuzeye kaçma planları yaparken hayatımın aşkı ile tanışırım, hayatımın aşkı köşeye sıkıştığımız bir sokakta beni öperek kendisini fena eder, ben de laboratuvara kapanıp köpeğimle zombiler üzerinde deneyler yaparım, hiçbir sonuca ulaşamayıp sıkılıp bi hava almaya çıkarım, çıktığımda dünyadaki tek insan olduğumu fark ederim ve f16'ım ile manhattan sefalarında kendimi fırlatıp empire state'in tepesine inip twerk yapıp aşağı atlarım, düşerken hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçer, yere çarpmadan sıkıntıdan ölürüm.*
olmayan savaş. zira kürdistan diye bir yer yok. sosyal medyada duyar kasmak yerine siktirip gidip savaşın varsa da.
edit: ya melis bence de halkların kardeşliği hdp kürt hakları falan şöyle uzan da seni bir sikeyim.
sevgili tarkan ile olan işbirliğim sonucunda 2 dakika önce yazdığım şarkı.. tüm sevenlere gelsin..
hornet'den yatağına bir yol varsa
bu aşktır elbet
çıplak fotoğrafın yetti bana
kalktı bir kıyamet
aç kapını, ben geldim
giydiğim siyah boxer
zevk suyuyla beslerim seni
poppers yerine koklarım seni
anüsümün tüm duvarları senin
sen inlet, ben sikerim seni
masaüstünde sikerim seni
sikerken uyuturum seni
penisimin tüm damarları senin
ben seni sikerim seni
tut donumdan çek götür beni
hüüüüp diye içine çek döllerimi
sadece aktifsen bu seks olmaz
bunu yaz bir yere
sarılıp yatmazsam sikim girmez götüne
dünya sikimde değil
olmuşum sana pervane.....