deltaphi

Durum: 133 - 1 - 0 - 0 - 31.08.2021 23:30

Puan: 3362 - Sözlük Kezbanı

2 yıl önce kayıt oldu. 9.Nesil Yazar.

Güzel şeyler çabuk biter.
  • /
  • 7

alttaki yazara soracaklarım var

biraz araştırma ile bazı durumlar direk ortaya çıkabiliyor. onun dışında farklılık hissediyorsam ve gerçekten kafamı kurcalıyorsa bu durum içgüdülerime güvenerek onunla iletişime geçiyorum. net olmak önemli açıkçası, seni zor bir bekleme sürecine de sokmuyor.

yeni arkadaşlar hatta dostlar ve belkide bir sevgili bulabilmeyi istiyorum ama yeni insanlarla nasıl tanışıp etkileşime geçebileceğim konusunda takılmış durumdayım. beni aydınlatabilir misin?

ayı sözlük itiraf

ilk defa kasım ayında biriyle birlikte oldum. kendisiyle bu ilişki öncesinde 1.5 ay kadar sohbet edip dışarıda buluşabilmiştim. evet beklediğim ve istediğim bir cinsel birliktelik yaşandı. tamamen güven ve mutluluk içerisindeydi. daha sonra yine muhabbetimiz devam etti bir birliktelik daha yaşandı. anlayamadığım duygular yaşıyorum sözlük. ona bağlanıyorum yavaş yavaş sanırsam ama bir anda her şey değişebiliyor. sadece cinsel olarak mı istiyorum yoksa gerçekten mi bir şeyler hissediyorum, veyahut ilk defa birisiyle böyle ilişkiler içerisinde olduğum için mi hislerim bu şekilde anlayamıyorum. bir mesajıyla bana düşündüğümden daha çok değer verdiğini hissettirirken bir davranışıyla her şeyi tam tersine çevirebiliyor. hala tam olarak tanıyabilmiş değilim. normal hayatımda ne kadar ipleri elinde tutabilen , realist biri isem, onun yanında tamamen pasif bir durumda kalıyorum. ne kadar düşünmek istemesem de onun "benim gibi biriyle" baraber olmayacağını hissediyorum ama davranışlarına bakınca da beni kullanmadığına eminim. kafam ve kalbim çok karışık, bir anda onunla beraber olup muhabbet etmek isterken , bir anda uzaklaşmam gerektiğini sadece kendime zarar vereceğimi düşünüyorum. başka bir insanla nasıl tanışabileceğimi , sürekli onunla karşılaştırmayı nasıl engelleyeceğimi bilmiyorum. yaşadığım durumları anlatabileceğim arkadaşlarım pek yok açıkçası , özellikle eşcinsel olupta konuşabileceğim bir insancık yok bile. anlattıklarım da pek anlamıyor sözlük. resmen koskoca istanbul'un göbeğinde yalnız kaldım. garip...

yakışıklı ama göbekli erkek

bir de sakalı var ve eğlenceli biri ise tadından geçilmez efendim. özellikle gülerlerken göbeklerinin sallanışı çok hoşuma gidiyor bu beyefendilerde

bearımsı film ve dizi karakterleri

kimsenin yazmamasına şaşırdım ama son zamanlarda tekrar popülerleşen canımmm oktay kaynarca beyefendi ki kendileri ilk ünlü crushlarımdandaır.
alec baldwin ve russel crowe larda listemde ilk sıralardadır.
en son izlediğim "the invention of lying" ve "after life" teki başrolüyle ricky gervais
lie to me da ki canımm cal yani tim roth
ve tabi ki ülkemizin gururlarından haluk bilginer benim tetikleyicilerimdendir.

ayı sözlük günlük

kalbim hayal kırıklıklarıyla dolu sözlük. ilk defa kendimi kabuğumdan çıkarıp birisi ile görüştüm, evet çok güzel duyguları tattım onunla, iyi ki de onunla aşmışım diyorum kendi engellerimi. ama sanki aramızda ki tüm etkileşim sadece benimle birlikte olmakmış gibi hissediyorum. etkileşimimizden önce 2 ay kadar telefondan konuşmalarımız, buluşmalarımız oldu. çok güzel vakit geçirdim, onunla beraberken çok mutlu idim. o akşamımız da çok güzeldi, tamamen ince ince işledi içime, çok güzel bir kapı açtı bana. ancak sonrasında ne konuşmalarımız eskisi kadar verimli oldu, ne de bir kez görüşebildik. zamanlamalar çok kötü denk geldi ve araya bir boşluk girdi. sanırsam kendisi benim hissettiğim duyguları hissetmiyor ama ben de kendi duygularımı tam olarak anlayamıyorum ki sözlük. gerçekten etkileniyor muyum yoksa ilk defa hissettiğim duygular olduğu için mi birşeyler oldu anlayabilmiş değilim. bildiğim tek bir şey var sözlük o da kalbimin kırık olduğu. bugün söz veriyorum kendime, yarın onunla ciddi bir konuşma yapacağım eğer isterse eve kahve içmeye davet edeceğim , gelmez ise de telefondan. çünkü bu bilinmezlik ve tek taraflı duygular yaşamak bana zarar veriyor sözlük. daha fazla ilerlemeden durdurabilmeyi çok istiyorum. çünkü zaten sonrasında bazı şeyleri yaşayabilmek, baştan başlamak çok zor olacak...

ayı sözlük itiraf

1 ay önce hayal edip kurguladığım hiç bir şeyi yapamadım bu "yılsonun da". yeni yıla girmek istediğim beyefendi son 3 gündür mesaj atmıyor bile, ben yazarsam kısa cevaplarla cevap verip kapatıyor konuyu. çok sinirimi bozuyor bu durum sözlük. sanırsam istemeden ona kendimi kaptırdım...

the gift atiye

beren saat sevgim yüzünden "binge watching" yaparak bitirdiğim dizi. hakan muhafızda karşılaştığım o hüzünden sonra atiye çok harikulade bir yapım olarak geldi. the witcher ile üst üste gelmeside tamamen keyfime keyif kattı açıkçası. izleyin, izlettirin efendim. avlu'dan sonra izleyebildiğim nadir türk dizilerinden.

2020 yılından beklentiler

artık tamamen kendimle barışabilmeyi, mutlu olabilmeyi çok istiyorum. 2019 da özel hayatım adına devasa bir adım attım ;bunu devam ettirebilmek, şiirler de hissettiğim o hisleri birine karşı hissedebilmeyi çok isterim.

yazarların şu anki ruh halleri

boşluğa düşmüş bir haldeyim, aynı anda bir çok şeyi yapıp ayni anda hiç bir şey yapasım yok.

ah bir ataş ver


cem adrian da bayağı iyi yorumlamış, sesini dinlemeye doyamıyorum.

alttaki yazara soracaklarım var

puslu kıtalar atlasını okuyorum şu anda, tavsiye ederim ,etkileyici.
en son ne zaman çaresiz hissettin?

bir erkeğin en güzel yeri

sana içtenlikle bakan ve anlamaya çalışan gözleridir efendim.
ha bir de sakalları ve dudakları

ayı sözlük itiraf

çok uzun süredir sözlüğü takip ediyorum aslında, arada bir herkesten gizli gizli okuyup zevk alırdım bu eylemimden. ama son 3 aydır açık açık okuyordum saklamadan bugünde cesaret edip kaydolabildim. bakalım ne kadar süre dayanacağız.

bir itiraf daha: uzun süredir görüştüğüm beyefendi ile 1 aydır resmen talihsizlikler üstüne talihsizlikler yüzünden görüşemiyoruz. kendisi başımdan savuşturduğumu düşünüyor ama lanet olası çok yoğun bir ay geçirdim. oysa onunla yanyana olmak için nelerimi vermezdim ki şuan...
  • /
  • 7

18 eylül 2021 ayı sözlük kadıköy zirvesi

@doepytoha pardon canım espressolab ve simit sarayı o gün hizmet vermiyormuş :(

@skywanker yaaaaaa keşke gelseydin tatlım :( tşkler.

@akin1984

eşcinsellerin seks dışında muhabbet edememesi

insanların derdini kendinize dert etmeyin bu kadar. insanların sohbetini beğenmiyorsanız konuşmayın. illa bunu belirtmenize, eleştirmenize, kötü göstermenize gerek yok. olabilir yani. tek derdi seks de olabilir. ya bir de böyle genelleme yapıyorsunuz ya eşcinseller şöyle eşcinseller böyle diye gidin o zaman heteroseksüellerle konuşun. onlarla arkadaşlık kurun. kimse sizi zorlamıyor eşcinsellerle takılın diye.
*

18 eylül 2021 ayı sözlük kadıköy zirvesi

18 eylül 2021 cumartesi günü kadıköy'de,mecra'da yapılması planlanan etkinlik. etkinliğin amacı tanışmak, kaynaşmak, sarılmak ve öpüşmek. bunların herhangi birini yapamayacağını iddia edenleri bir sonraki zirveye kadar tedavi edilmesi amacı ile terapiye gönderiyoruz.

planımız çok basit: mecrada saat 19:30 gibi buluşuluyor, dileyen arkadaşlar yemeklerini yiyor kalanları diledikleri içkiler ile demlenip yumuşuyorlar. daha sonra kurtlarını dökmek isteyen arkadaşlar ile gece 23:00'dan sonra mekanın terasına geçip elektronik müzik eşliğinde hep beraber dans ediyoruz. saat 02:00 civarı mekandan ayrılıp acıkanlar ile bir büfeye gidip doyuyoruz. "tostumu yedim, bekliyorum" esprisini yapmak isteyen arkadaşlar varsa aranızda, en uygun an bu an. sonra da kapanış.

çok uzun zamandır beklediğiniz eminim çoğunuzun ihtiyacı olduğu etkinliği gerçekleştirelim dedik. en son pandemi sebebiyle planlanan zirve iptal edilmişti. umarım bu sefer benzer bir olayla karşılaşmayız. konu ile ilgili: "ben full platinum elite diamond aktifim aşı bile vurdurmam" diyenlerdenseniz, lütfen evde kalınız, kendinize bir pasif bulup rahatlayınız.

tarih: 18 eylül 2021
mekan: kadıköy mecra
adres: http://mecrada.org/
saat: 19:30

katılmayı düşünen arkadaşlar başlık altında belirtebilirlerse, mekanda öncesinde katılımcı sayısına göre yer düzenlemesinde bize yardımcı olmuş olurlar. elbette son dakika sürpriz ziyaretlerde mümkün. dilediğiniz saatte gelip dilediğiniz saatte gidebilirsiniz.

katılacağını beyan edenler listesi: ürkek, smellycat, deltaphi, toshiro, ciwan*, nakhar, finn the human, yumuklusucurta, çizgifilm izleyen bir unicorn, hprs, benim de söyleyeceklerim var, alttaki yazar, patates püresi, siddhartha*, edmond kirsch, tellak*, xalocum, muahhhh, tonbalıklıpizza, 3un5inlafi

yanlış anlaşılmalar sonucu eklediğim veya eklemediğim kişiler varsa özelden bildirebilirsiniz.

hiç gay arkadaşım olmadı diyen heteroseksüel

bizim de yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen arkadaşlarımız var. sorsan onlar da aynı sözü söyler. biricik arkadaşlarım, siz beni tanımadınız. beni bilinç altınıza alıp öğütüp yok ettiniz. beni o havuzda tanıdık bir şeye çevirdiniz ve tanıdığınızı iddia ettiğiniz şeye "o" dediniz. oysa kimse kimseyi kendi birikiminden gerçekten sıyrılıp tanıyamaz. "kendince" gördüğü fotoğrafa anlam yükleyebilir sadece. ve genelde fotoğraflar gerçeği tam olarak yansıtamaz.

ayı sözlük winx club

arkadaşlar herkese merhaba. winx club'a alımlarımız başlamıştır. aşağıda gerekli detayları veriyor olacağım.

aranan nitelikler:
-ilgili bölümlerden mezun*
-pasif olarak sahada görev yapabilecek
-kurum kimliğimizi* iyi bir şekilde temsil edebilecek, queerentabl ve pembe am sahibi
-gerekli ve gereksiz dramaların ayrımını ve takibini yapabilecek
-seyahat engeli bulunmayan
-istanbul'da ikamet eden*
-tercihen askerlikle ilişiği bulunmayan pasif adayları bekliyoruz.

önemli not: aktif yazarların başvuruları dikkate alınmayacaktır*.

iletişim: smellycat*, ürkek veya deltaphi'ye başvurularınızı iletebilirsiniz.

19. istanbul lgbti+ onur yürüyüşü

onur yürüyüşlerinin pr şirketlerince yürütülmesi yapılabilecek en yanlış şey olur. burası abd değil, ki orda bile şirket destekli ve açık açık kimliklerimizin istismar edildiği, para kazanılmak için kullanıldığı yürüyüşlere alternatif olabilecek ve sömürüsüz, pr'sız yürüyüşler yaygınlaşmaya başlıyor.

türkiye'de lubunyaların özgürlük mücadelesi bir reklam ve imaj çalışması değil. lubunların yatay örgütlenmelerle, tüm komüniteyi kapsayacak şekilde, sömürüsüz, ve güncel politik olaylarla da mücadelesini kesiştirdiği bir onur yürüyüşü tarzı en doğru siyaset yapma biçimi şu zamanda.

onur yürüyüşünün 'toplumsal huzur ve genel ahlak' bahaneleriyle yasaklandığı bir ortamda, sizin ahlakınız, duyarlılıklarınız veya politik görüşlerinizle uyuşmayan lubunları sokakta yürüyüp slogan atarken görmek sizi rahatsız ediyorsa tebrikler. sizin de ait olduğunuz komünitenin çeşitliliklerinden rahatsız olmanızı sağlayacak utanç politikası üzerinizde başarılı bir şekilde işliyor demek. yani 30 yıl önce toplumun genel ahlakına uymayan bir lezbiyeni veya geyi nasıl dışlıyorlarsa, siz de şimdi kendi topluluğunuzdan birilerini onursuz addediyorsunuz. pr'cı kafalar buraya kadar çalışmıyorsa onu bilemem.

hiçbir pr'cıyı, reklamcıyı, sermayeciyi, aman çok göze batmayalımcıyı tenzih etmiyorum asla bu entride, üzgünüm. (değilim)

doepytoha

entrylerine denk geldiğimde gözlerimi devirip yüksek sesle iç çektiğim yazar. vegan sanırım, 10 entrysinden 8 i öyle diyor.

günden güne daha çok gayleşme sorunsalı

erkekler olarak ayol demek istiyoruz

ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay ay!

düşün ki o bunu okuyor

tebrik ediyorum, bulmuşsun yine enerjisini emecek birini. yazık adamcağız memur maaşıyla sigarana mı yetişsin, okul giderlerine mi? paranoyak mısın hala? gerçi sevgilinin iş yerinde olup olmadığını gidip kontrol ediyorsan evet öylesin.. sevgiline sabır diliyorum

Toplam entry sayısı: 133

türkiye'de biseksüel bir insana aşık olmak

eğer eşcinsel bir bireyseniz yapabileceğiniz en büyük hatalardan biri olabilir.
temmuz ayında karşılaştım onun ile, ilk aylar rüya gibiydi. bana bu dünyada kendi cennetimi yaşattı. hayaller kurduk beraber, sonra hiçbir şey demeden ortadan kayboldu. ilk defa kalbim o zaman kırıldı.
aradan aylar geçti, ben etkisini üzerimden atamadım. kendimi kapadım dış dünyaya, kendi kendime dönmek, içimde çözmek istedim. başaramadım. bir gece dayanamadım yazdım, sadece merhaba dedim. karşılık vermeyeceğini düşündüm ama geri döndü, bir gün sonra buluştuk. uzun zamandır kafamda kurduğum o noktayı koyabilecektim sonunda. ama onu görünce her şey değişti, duygularıma yenil düştüm. neden diye sordum, neden benden kaçtın, neden benimle konuşmadın. bir cevap alamadım. öpmek istedim, öptüm. bir kez daha denemek ister misin dedim, savaşmak ister misin. cevap veremedi. kalbim ikinci kez orada kırıldı.

aradan aylar geçti, ben hala yalnızdım. kimseyle görüşmedim, işlerime verdim kendimi. düşünmemek için yordum beynimi günler boyu. dün akşam mesaj attı. ben tam onu unutmuşken, yeni insanlarla görüşmeye, tanışmaya başlamışken o tekrar mesaj attı. kendini hatırlattı bana tekrardan. kalbim delicesine çarpmaya başladı, merhaba dedim, efendim. tekrar görüşmek istedi, uygunum dedim. 30 dakika sonra evimdeydi. aylardır hayatımdan cıkarmak için uğraştıgım, imgesini zihnimden silmek için çabaladığım insan tekrar karşımdaydı. oturduk eski bir arkadaş gibi sohbet ettik. dinliyorum seni dedim neden buradasın? bilmiyorum dedi, konuşmak istedim, seni özledim.
o seni özledim dedi, ben bir duvarımı indirdim. o seninle konuşmayı özledim dedi ben bir duvarımı daha indirdim. o sana sarılmayı özledim dedi ben kalan tüm duvarlarımı indirdim. sarıldım ve evet ben de çok özlemiştim.

seviştik. yüzüne baktım ve sordum, şimdi ne olacak. ben seni unutamadım. ben de dedi ama seni kırmaktan çok korkuyorum dedi. o zaman neden buradasın dedim cevap veremedi. bir kez daha seviştik.

aklımı toparladım, tüm cesaretimle ne olacağını konuşmamız lazım dedim. ben tekrardan aynı süreci yaşayamam, devam edemiyorum.

bana o akşam mesaj attıgında, evime girdiğinde, onun gözlerine bakarken umutlandım sözlük. tekrardan umutlandım. kendini kabul edebildiğini, denemek istediğini, benimle birlikte olmak istediğini düşündüm. düşünmek istedim..

seninle birlikte olmayı çok istiyorum ama ben bir gün çocuğum olsun istiyorum, 30 yaşındayım eğer seninle beraber olursam bu süreci çok uzatmış olacağım ve biteceği kesin olan bir ilişkiyi başlatıp seni üzmek istemiyorum, dedi. o dedi ben dinledim. o dedi ben ağladım. o dedi ben yıkıldım. o dedi benim kalbim bir kez daha kırıldı.
eğer eşcinsel olsaydım seninle direkt beraber olurdum, çoktan ayrılmamış olurduk dedi. ama değilim ve bir aile kurmak istiyorum dedi. en çokta bu beni kırdı sözlük, en çokta bu.

ben aşık olduğum insanı bir kez daha onunla bir aile kuramayacağım için, onunla bir çocuk yetiştirme ihtimalımız olmadığı için tekrardan kaybettim.

ben yalnız yaşamaya mahkum muyum dedim o zaman, hep sonu belli ilişkilerim mi olacak benim dedim. kendin gibi bir insanı bulabilirsin dedi, kendin gibi, senin gibi eşcinsel.. bir kez daha kırıldı kalbim, artık ne kadarı kaldıysa geriye.

yine umutlandım, yine kırıldım. ona kızamıyorum, kızmam gerek galiba. kalbimle bir oyuncakmış gibi oynuyor, benim neler yaşadığımı gördüğü halde oynuyor. onu unutmayı başardıgımı dusundugum her an karşıma çıkıyor. ilerleyemiyorum, devam edemiyorum.

iyi bak kendine bile diyemiyorum.

ayı sözlük winx club

şehriban bacım çok güzel söylemiş. ayı sözlük winx club imamhatip okulu tarlabaşı yerleşkesine girebilmek için çok önemli ve zorlayıcı kriterleri aşman gerekiyor. çark kabiliyetlerinden, basic nude skillerine kadar gündelik hayatta kullanılan önemli yeteneklerini test ediyoruz.
eğer kabul edilirsen de kabul ritüelimiz var, onuda tamamladıktan sonra sen de bir winxclub üyesi olabilirsin.
kabul edilmezsen de cenazen de görüşürüz hayatımmmmmm

got a secret
can you keep it?
swear, this one you'll save
better lock it in your pocket
takin' this one to the grave

hoşlanılan erkeğin kadınsı çıkması

feminen olduğun için seninle yatmak istemiyorum (fobi)
ilgimi çekmediğin için seninle yatmak istemiyorum (gayet normal)
"o kadar yol gelmiş bari buluşayım, feminen demedim aksine devamlı övdüm" pardon da bu kişi senin acımanı gerektiren bir durumda değil??! senin onu övmen gereken bir durum da yok ortada, bu ne yahu karşında ki insana acıdığını ima ediyorsun?
zihniyeti düzeltmek için dili düzeltmek lazım önce, sonra da davranışları!

hoşlanılan erkeğin kadınsı çıkması

kadınsı ne hocam hala bu devirde bunu mu tartışıyorsunuz? dilinizi, beyninizi düzeltmeniz lazım yoksa kapalı kapılar arkasından sadece 3-5 insanla devam edersiniz hayatınıza. hem ayrıca queer olup da transfobik/ terf olmak ne ya. büyüyün biraz geliştirin kendinizi

evrim ağacı

bulunduğum üniversitede ki kulüp oluşumunun başkanlığını yaptığım site. kesinlikle çok önemli ve değerli işler yapıyorlar. sadece evrimsel biyoloji için değil tüm temel bilimler için önemli atılımlar yapmaktalar. bilimsellikten uzak, sadece ingilizceyi türkçeye çeviren belli başlı youtuberlar yerine gerçekten desteklenmesi gereken nadir oluşumlardandır efendim. temellerini odtü'de atmışlardır. kurucusu çağrı bey'de desteğini her koşulda gösteren çok nadide bir bilim insanıdır. iyi ki varlar, umarım da hep var olurlar bu tarz oluşumlar ve bireyler.

türkiye'de biseksüel bir insana aşık olmak

eğer eşcinsel bir bireyseniz yapabileceğiniz en büyük hatalardan biri olabilir.
temmuz ayında karşılaştım onun ile, ilk aylar rüya gibiydi. bana bu dünyada kendi cennetimi yaşattı. hayaller kurduk beraber, sonra hiçbir şey demeden ortadan kayboldu. ilk defa kalbim o zaman kırıldı.
aradan aylar geçti, ben etkisini üzerimden atamadım. kendimi kapadım dış dünyaya, kendi kendime dönmek, içimde çözmek istedim. başaramadım. bir gece dayanamadım yazdım, sadece merhaba dedim. karşılık vermeyeceğini düşündüm ama geri döndü, bir gün sonra buluştuk. uzun zamandır kafamda kurduğum o noktayı koyabilecektim sonunda. ama onu görünce her şey değişti, duygularıma yenil düştüm. neden diye sordum, neden benden kaçtın, neden benimle konuşmadın. bir cevap alamadım. öpmek istedim, öptüm. bir kez daha denemek ister misin dedim, savaşmak ister misin. cevap veremedi. kalbim ikinci kez orada kırıldı.

aradan aylar geçti, ben hala yalnızdım. kimseyle görüşmedim, işlerime verdim kendimi. düşünmemek için yordum beynimi günler boyu. dün akşam mesaj attı. ben tam onu unutmuşken, yeni insanlarla görüşmeye, tanışmaya başlamışken o tekrar mesaj attı. kendini hatırlattı bana tekrardan. kalbim delicesine çarpmaya başladı, merhaba dedim, efendim. tekrar görüşmek istedi, uygunum dedim. 30 dakika sonra evimdeydi. aylardır hayatımdan cıkarmak için uğraştıgım, imgesini zihnimden silmek için çabaladığım insan tekrar karşımdaydı. oturduk eski bir arkadaş gibi sohbet ettik. dinliyorum seni dedim neden buradasın? bilmiyorum dedi, konuşmak istedim, seni özledim.
o seni özledim dedi, ben bir duvarımı indirdim. o seninle konuşmayı özledim dedi ben bir duvarımı daha indirdim. o sana sarılmayı özledim dedi ben kalan tüm duvarlarımı indirdim. sarıldım ve evet ben de çok özlemiştim.

seviştik. yüzüne baktım ve sordum, şimdi ne olacak. ben seni unutamadım. ben de dedi ama seni kırmaktan çok korkuyorum dedi. o zaman neden buradasın dedim cevap veremedi. bir kez daha seviştik.

aklımı toparladım, tüm cesaretimle ne olacağını konuşmamız lazım dedim. ben tekrardan aynı süreci yaşayamam, devam edemiyorum.

bana o akşam mesaj attıgında, evime girdiğinde, onun gözlerine bakarken umutlandım sözlük. tekrardan umutlandım. kendini kabul edebildiğini, denemek istediğini, benimle birlikte olmak istediğini düşündüm. düşünmek istedim..

seninle birlikte olmayı çok istiyorum ama ben bir gün çocuğum olsun istiyorum, 30 yaşındayım eğer seninle beraber olursam bu süreci çok uzatmış olacağım ve biteceği kesin olan bir ilişkiyi başlatıp seni üzmek istemiyorum, dedi. o dedi ben dinledim. o dedi ben ağladım. o dedi ben yıkıldım. o dedi benim kalbim bir kez daha kırıldı.
eğer eşcinsel olsaydım seninle direkt beraber olurdum, çoktan ayrılmamış olurduk dedi. ama değilim ve bir aile kurmak istiyorum dedi. en çokta bu beni kırdı sözlük, en çokta bu.

ben aşık olduğum insanı bir kez daha onunla bir aile kuramayacağım için, onunla bir çocuk yetiştirme ihtimalımız olmadığı için tekrardan kaybettim.

ben yalnız yaşamaya mahkum muyum dedim o zaman, hep sonu belli ilişkilerim mi olacak benim dedim. kendin gibi bir insanı bulabilirsin dedi, kendin gibi, senin gibi eşcinsel.. bir kez daha kırıldı kalbim, artık ne kadarı kaldıysa geriye.

yine umutlandım, yine kırıldım. ona kızamıyorum, kızmam gerek galiba. kalbimle bir oyuncakmış gibi oynuyor, benim neler yaşadığımı gördüğü halde oynuyor. onu unutmayı başardıgımı dusundugum her an karşıma çıkıyor. ilerleyemiyorum, devam edemiyorum.

iyi bak kendine bile diyemiyorum.

girit paradoksu

efendim bu paradoks öncelikle iki varsayımdan dolayı kaynaklanıyor.
1- insanlar ya yalancıdır ya da değildir.
2- yalancılar hep yalan, yalancı olmayanlar hep doğruyu söylerler.
bu varsayımların kendileri yanlış çünkü epimenides ne yalancı olabilir ne de olmayabilir. paradoksu burada ortadan kaldırabiliriz.
şayet ki konuya felsefe den yaklaşıyorsak evet felsefi sorunlar oluşturmakta ama konuyu matematik açısından ele alıyorsak tamamen saçmalıktan oluşuyor. alfred tarski böyle bir mantıksal çıkarımın matematik te yazılıp çıkarılmayacağını kanıtlamıştır efendim. ancak bu matematiğin çelişkisiz olduğunuda ortaya atamıyor çünkü kurt gödel ise matematiğin çelişkisiz olamayacağını kanıtlamıştır.
bertrand russel'ın frege nin aritmetiğine yönelik ortaya attığı bu paradoks ise gerçekten o zaman ki matematiğin çelişkisiz olmadığını düşündürüp temellerini ciddi bir şekilde sarsmıştır. kesinlikle bir bilim insanının başına gelebilecek en kötü şeye, bir eseri biter bitmez temellerinin yıkılmasını, fregel uğramıştır. yine de aralarında ki mektuplaşmalar tamamen saygı ve bilimsel etik çerçevesindedir.
güzel ve ilginç bir başlık için teşekkürler efendim. bilimle kalınız!

hoşlanılan erkeğin kadınsı çıkması

feminen olduğun için seninle yatmak istemiyorum (fobi)
ilgimi çekmediğin için seninle yatmak istemiyorum (gayet normal)
"o kadar yol gelmiş bari buluşayım, feminen demedim aksine devamlı övdüm" pardon da bu kişi senin acımanı gerektiren bir durumda değil??! senin onu övmen gereken bir durum da yok ortada, bu ne yahu karşında ki insana acıdığını ima ediyorsun?
zihniyeti düzeltmek için dili düzeltmek lazım önce, sonra da davranışları!

ayı sözlük winx club

şehriban bacım çok güzel söylemiş. ayı sözlük winx club imamhatip okulu tarlabaşı yerleşkesine girebilmek için çok önemli ve zorlayıcı kriterleri aşman gerekiyor. çark kabiliyetlerinden, basic nude skillerine kadar gündelik hayatta kullanılan önemli yeteneklerini test ediyoruz.
eğer kabul edilirsen de kabul ritüelimiz var, onuda tamamladıktan sonra sen de bir winxclub üyesi olabilirsin.
kabul edilmezsen de cenazen de görüşürüz hayatımmmmmm

got a secret
can you keep it?
swear, this one you'll save
better lock it in your pocket
takin' this one to the grave

birinci elit+ üye seçme ve yerleştirme zirvesi

benim de söyleyeceklerim var, hayatım winx club her çağrıldığında ortaya çıkmaz. biz ne zaman istersek bir anda tüm baldızlar toplanıp var oluruz!!111!!!.
ayrıca peri bacılarımdan gülşişe (smellycat) nin de fotoğraflarla belirttiği gibi bu sözlüğün ve hatta tr gay aleminin en genç, en çıtır, en bela elit grubu tarlabaşı perileri'dir hayatımmmm. biz seçilmeyiz seçeriz ayolll,
yakında görüşürüz, görüşemezsek de cenazenize geliriz xoxoxox

ıf ı show you, then ı know you
won't tell what ı said
'cause two can keep a secret
ıf one of them is dead

pufidik

benim ideolojimi savunmayan ırkçıdır******
münazara yarışmalarında bayağı bir başarılı olabileceğini düşündüğüm bir yazar. zira konuları istediği yerlere çekmeyi çok iyi başarıyor.

pufidik

"ırkçı" indikatörü kendileri.
son gönderilerinde sözlükte ki ırkçıları, faşistleri, kemalistleri, devletçileri, elitistleri ifşalamakta. teşekkürler sipirminn
baymadı mı ya bu kahraman rolleri? ilerlesek mi biraz??

türkiye'de biseksüel bir insana aşık olmak

eğer eşcinsel bir bireyseniz yapabileceğiniz en büyük hatalardan biri olabilir.
temmuz ayında karşılaştım onun ile, ilk aylar rüya gibiydi. bana bu dünyada kendi cennetimi yaşattı. hayaller kurduk beraber, sonra hiçbir şey demeden ortadan kayboldu. ilk defa kalbim o zaman kırıldı.
aradan aylar geçti, ben etkisini üzerimden atamadım. kendimi kapadım dış dünyaya, kendi kendime dönmek, içimde çözmek istedim. başaramadım. bir gece dayanamadım yazdım, sadece merhaba dedim. karşılık vermeyeceğini düşündüm ama geri döndü, bir gün sonra buluştuk. uzun zamandır kafamda kurduğum o noktayı koyabilecektim sonunda. ama onu görünce her şey değişti, duygularıma yenil düştüm. neden diye sordum, neden benden kaçtın, neden benimle konuşmadın. bir cevap alamadım. öpmek istedim, öptüm. bir kez daha denemek ister misin dedim, savaşmak ister misin. cevap veremedi. kalbim ikinci kez orada kırıldı.

aradan aylar geçti, ben hala yalnızdım. kimseyle görüşmedim, işlerime verdim kendimi. düşünmemek için yordum beynimi günler boyu. dün akşam mesaj attı. ben tam onu unutmuşken, yeni insanlarla görüşmeye, tanışmaya başlamışken o tekrar mesaj attı. kendini hatırlattı bana tekrardan. kalbim delicesine çarpmaya başladı, merhaba dedim, efendim. tekrar görüşmek istedi, uygunum dedim. 30 dakika sonra evimdeydi. aylardır hayatımdan cıkarmak için uğraştıgım, imgesini zihnimden silmek için çabaladığım insan tekrar karşımdaydı. oturduk eski bir arkadaş gibi sohbet ettik. dinliyorum seni dedim neden buradasın? bilmiyorum dedi, konuşmak istedim, seni özledim.
o seni özledim dedi, ben bir duvarımı indirdim. o seninle konuşmayı özledim dedi ben bir duvarımı daha indirdim. o sana sarılmayı özledim dedi ben kalan tüm duvarlarımı indirdim. sarıldım ve evet ben de çok özlemiştim.

seviştik. yüzüne baktım ve sordum, şimdi ne olacak. ben seni unutamadım. ben de dedi ama seni kırmaktan çok korkuyorum dedi. o zaman neden buradasın dedim cevap veremedi. bir kez daha seviştik.

aklımı toparladım, tüm cesaretimle ne olacağını konuşmamız lazım dedim. ben tekrardan aynı süreci yaşayamam, devam edemiyorum.

bana o akşam mesaj attıgında, evime girdiğinde, onun gözlerine bakarken umutlandım sözlük. tekrardan umutlandım. kendini kabul edebildiğini, denemek istediğini, benimle birlikte olmak istediğini düşündüm. düşünmek istedim..

seninle birlikte olmayı çok istiyorum ama ben bir gün çocuğum olsun istiyorum, 30 yaşındayım eğer seninle beraber olursam bu süreci çok uzatmış olacağım ve biteceği kesin olan bir ilişkiyi başlatıp seni üzmek istemiyorum, dedi. o dedi ben dinledim. o dedi ben ağladım. o dedi ben yıkıldım. o dedi benim kalbim bir kez daha kırıldı.
eğer eşcinsel olsaydım seninle direkt beraber olurdum, çoktan ayrılmamış olurduk dedi. ama değilim ve bir aile kurmak istiyorum dedi. en çokta bu beni kırdı sözlük, en çokta bu.

ben aşık olduğum insanı bir kez daha onunla bir aile kuramayacağım için, onunla bir çocuk yetiştirme ihtimalımız olmadığı için tekrardan kaybettim.

ben yalnız yaşamaya mahkum muyum dedim o zaman, hep sonu belli ilişkilerim mi olacak benim dedim. kendin gibi bir insanı bulabilirsin dedi, kendin gibi, senin gibi eşcinsel.. bir kez daha kırıldı kalbim, artık ne kadarı kaldıysa geriye.

yine umutlandım, yine kırıldım. ona kızamıyorum, kızmam gerek galiba. kalbimle bir oyuncakmış gibi oynuyor, benim neler yaşadığımı gördüğü halde oynuyor. onu unutmayı başardıgımı dusundugum her an karşıma çıkıyor. ilerleyemiyorum, devam edemiyorum.

iyi bak kendine bile diyemiyorum.

türkan saylan'ın gerçek amacı

yazmayacaktım ama eski entryleri okudukça tutamadım kendimi.

türkan saylan, sağlık ordusunun yenilmez bir neferidir. sadece türkiye'nin değil, insanlığın yetiştirdiği en büyük hümanistlerden biridir. çok iyi bir kadın hakları, çocuk hakları savunucusudur. özellikle kız çocuklarının eğitimine, kendilerini kurtarmalarına çok önem veren ve bunu hiçbir beklenti içinde bulunmadan yapan bir insandır. adını karalamaya, ona laf atmaya çalışan insanlar, şu anda onun yetiştirdiği, özgürleştirdiği, kurtardığı öğrenclierinden medet umuyorlar.

türkan saylan iyi ki var oldu, milyonların annesi, ablası oldu, düşüncesi oldu, umudu oldu, şifası oldu. hakkı asla ödenemeyecektir. asla unutmayacağım kendisini ve hayatının son dönemlerinde ona yapılanları.
huzur içinde uyu türkan hocam.
"eğer bir yerlerde bilime, demokrasiye, barışa, aydınlığa aç bir çocuk senin ışığını bekliyorsa, sönmeye hakkın yoktur. ışıyacaksın! ölüme saniyeler kalmış olsa bile."

türkiye'de biseksüel bir insana aşık olmak

yazdıklarınız ve gösterdiğiniz destek için teşekkür ederim, bunlar benim için çok anlamlı.
ayrıca bir not olarak eklemek isterim ki biseksüel olan arkadaşlarım üstlerine alınmasınlar. herhangi bir genelleme yapma amacım yok, sadece beni yaralayan ve sebebinin bu olduğunu söyleyen bir insanla yaşadıklarımı buraya dökmek istedim. sizleri kırdıysam özür dilerim.