nowtheworldisgone imjustone

Durum: 448 - 0 - 0 - 0 - 21.09.2012 15:42

Puan: 6676 - Sözlük Kezbanı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 23

siren sesi

bayıldığım sestir. ambulans veya itfailerin, polislerin, veya devlet büyüklerimizin* yollarını açmak için kullanılır. bana tam olarak yaşıyor olduğumu hatırlatır. hayatın nasıl bir şey olduğunu, tüm o kaotik hali çirkin sesiyle kulaklarınıza fısıldar hatta haykırır..

siren

entry girilen başlığın parçalara ayrılması

yazılan entry sonrası gönder tuşuna basmakla başlayan, eğer başlık birkaç kelimeden oluşuyorsa, hepsine ayrı link verilmiş gibi tek tıklamayla o başlığı açmaya engel durum.

şöyle anlatayım,

örnek olarak
entry girilen başlığın parçalara ayrılması ve entry girilen başlığın parçalara ayrılması

lütfen mouse işaretinizi yukarıdaki iki örnek üzerinde gezdiriniz.

ücrete tabi tutulacak

tam pansiyon tatillerin vazgeçilmezidir.

ne koparırsam kardır

işgüzarlığın uç noktalarında bulunan kişiler böyle şeyler düşünür. ama dillendirmezler tabi uyanıklar

baraber dujj

sözlüğün beyin açma özelliği

başıma gelen durumdur, bir düşünce yada entry üzerine tekrar düşünüp yeni, bambaşka şeyler oluşturabilmeye başlanır.
(bkz: homo sapiens sapiens)

ötekileştirmemeye çalışıp ötekileştiren insan

eşcinseller de kendi aralarında yaşayabilir bunu.
(bkz: homofobik homoseksüel)

hoşlanılan erkeğin kadınsı çıkması

şiveli konuşma

enterasan ayrıntılara sebebiyet vermiştir.. google chrome reklamını şimdi daha iyi anlıyorum. demek ki adamın bir bildiği varmış dedirtiyor..

insan hakları reklam filmi



sözleriyle, müziğiyle, görselleriyle insanı kendinden alır.

..dünyanın tüm bebekleri aynı şekilde ağlar, aynı şekilde doyar.. tadını çıkar .. belki muhammed olur adın, belki musa. belki isa..
.. işte o zaman bebek demez kimse sana.. kadın yada erkek olursun.. yada bambaşka..
.. sev ama sakın dokunma. bu beden senin değil nasıl olsa..
...sen çalış ,sen doğur, sen savaş, sen sus.. istedikleri gibi olmazsan öldürebilirler seni; töreler daha değerliymiş gibi hayattan..
.. herkes eşittir, ama göreceksin, bazıları daha eşittir hayatta.. şaşırma, burası tuhaf bir dünya..
..gülümse yine de..
.. gülümse bebek, gün gelecek herkes sana sadece 'insan' diyecek. *

theyehas

ayı sözlük taşkışla zirvesi

neden olmasın dedirten zirvedir. bekleriz efenim, herzaman..

taşkışla

yaran entryler

hamama giren terler

gündemde değilsin

yeni yazılım sonrası ayı sözlük

ayrıca http://ayisozluk.com/lnk/ 'in ' kısalt be ayı'ya dönüşmesine çok sevindim.
(bkz: hakaret gibi iltifat)
ancak bu konuda bir geridönüş (feed-back diyeyim) yapmam gerek hepimizin hayrı için; eğer bir başlıkta dolaşıyor ve altında entry yazma kısmının sağ üst köşesindeki :link'e tıklıyorsak açılıyor kısalt.be, ancak bir entryi editlemek istediğimiz zaman açılan sol altta olan link butonuna basınca 'forbidden' hatası veriliyor. yetkililere duyrulur.

taşkışla

ilk olarak kışla olarak tasarlanmış binanın 8 metrelik koridorlarının genişliğinin sebebinin de bir zamanlar at ile girilebilmesine uygun tasarlanmış olması olarak rivayet edilir. aynı zamanda tavan yüksekliği 10 metreden bile fazladır. sonraları kışla olmaktan çıkıp askeri hastane olarak kullanılmıştır. hatta şuan mimarlık dersleri verilen bazı sınıfların o zamanlar morg olarak kullanıldığı bilinmektedir. sonrasında istanbul teknik üniversitesi'ne tahsis edilmiştir, ilk zamanlarda sadece mimarlık fakültesine ait değildir; inşaat, kimya, elektrik gibi fakültelerde bu binadır . o zamanlar orhan pamuk'ta taşkışla'da mimarlık okuyanlardandır, 3. sınıfta bırakmıştır, o ayrı meseledir ama kendisinin ' yeni hayat' adlı romanında, taşkışla ortamından ve taşkışlanın içindeki diğer fakültelerin varlığından bahsetmiştir.

günümüzde içerisinde bulunan bölümler;
mimarlık
peyzaj mimarlığı
iç mimarlık
şehir bölge planlama
endüstri ürünleri tasarımı

birkaç fotoğrafı için; http://kisalt.be/hpanmw

taksim deki buluşma mekanları

  • /
  • 23
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 448

hayata yabancılaşmak

(bkz: yapmayın etmeyin)

ben daha yeni çıktım o durumdan, hiç tasvip edilen bir hareket değildir, yapmayın. hayat süprizlerle dolu, siz de süprizleri bekleyin tosunlar*

ayı sözlük birinci yaş günü sonrası yapılan aktiviteler

önce tekyönde üst çıkarıp dans etmek ve max blum isimli yazarcana laf yetiştirmektir. sonrasını siz bildiniz *

ısırarak sevişmek

dozu abartılmadığı sürece eğlenceli olan sevişme türlerine örnektir. ama biz ayılar olarak eminim ki ayı gibi ısırırız. bunun için hiç kalkışmayın bu işe. *

en güzel hikayem

teoman- şebnem ferahın anlamlı şarkısı..

bana bu günlerde çok koyan bir şarkı oldu kendisi.

bu ayrılık şarkısını canımdan çok sevdiğim dark bear'a gönderiyorum. onu herzaman seveceğime, ayrılsak bile ona her zaman aşık olacağıma, belki de ona olan aşkımdan dolayı birdaha kimseyle duygusal ilişki yaşayamayacağıma eminim. birtanemsin benim sonsuza kadar..

....ve nokta konmuş, bitmiş en güzel hikayem.*....

(bkz: you are my one)
(bkz: metallica one)
(bkz: ıssız adam)

sigmund freud

sigmund freuda göre insanın kişiliği 2 temel içgüden gelişir. bunlar cinsellik ve şiddettir.
şahsi görüşüme göre bu amca psikolojiyi geliştirmek için büyük sansasyonlar ortaya atmıştır, adeta ''kolaysa kırın'' der gibi tezleri vardır. kırabilenlere örnek olarak erich fromm ve jung gösterilebilinir. ama amacı herneyse de psikolojiye olan katkısı yadsınamaz. ellerinden öpülür.

uf oldu

çoluk çocuk,torun tombalak biryerlerden düşer veya elini, poposunu biryerlere sıkıştırırsa aileden gelen teselli öbeği.

hazır aklıma gelmişken bir küçüklük anımı da anlatayım. ufakken yazlıkta bisikletle dolaşmak en büyük fiyakamızdı. yazlık sitenin içindeki yollar da dar olunca hemen hemen hergün bir kaç evlat düşerdi. hatta bir keresinde bir arkadaşımın kafasına (nasıl düştüyse keriz) çakıl taşları girdiydi. komşulardan birinin doktor olması talihiyle ufak bir ameliyat geçirmişti. ben de bir keresinde baya sert bir şekilde düşmüştüm bisikletle. nasıl olduysa sağ dizim yere sürtünmüş ve büyük bir parça deri soyulmuştu. neyse müdahaleler edildi, ''uf oldu''lar havalarda uçuşuyor. gel zaman git zaman yaram kabuk tuttu, sonra kabuğu attı ve orada koyu bir leke kaldı. birşeylere benziyordu, herkes mantar filan diyordu da ben mantar olmadığını biliyordum. zamanla onun bir yarrak olduğunu idrak ettim. sonradan herkesin neden gülüp te mantara benzettiğini anladım. çünkü herkes bardağa dolu tarafından bakıyordu. (bkz: kızım sana söylüyorum gelinim sen anla)

işte böyledi başladı yarrakla ilk tanışmam. (bkz: trajik son)

depresyona girmekten korkan insanlar

insan müsvetteleridir. korkaklardır, kendilerine acı çektirmeyi göze alamayacak kadar zavallılardır.

üstelik bir laf vardır, bizim okulun terasındaki duvara bir arkadaşım sprey boya ile yazmış. iyi de yapmış.. eskiden sevmezdim o yazıyı artık seviyorum, hatta önünde bir fotoğrafım bile var artık. şöyle yazıyor işte o duvarda; acı ruhun fiyakasıdır . . .

en güzel hikayem

teoman- şebnem ferahın anlamlı şarkısı..

bana bu günlerde çok koyan bir şarkı oldu kendisi.

bu ayrılık şarkısını canımdan çok sevdiğim dark bear'a gönderiyorum. onu herzaman seveceğime, ayrılsak bile ona her zaman aşık olacağıma, belki de ona olan aşkımdan dolayı birdaha kimseyle duygusal ilişki yaşayamayacağıma eminim. birtanemsin benim sonsuza kadar..

....ve nokta konmuş, bitmiş en güzel hikayem.*....

(bkz: you are my one)
(bkz: metallica one)
(bkz: ıssız adam)

msn e mesene diyen insan

bizzat ben kendim. mp3'e empi-üç demek gibi değildir, daha tutarlıdır. nihayetinde -türkçede 'mesencır' diye okunan- messenger kelimesi kadar dile yerleşememiş bir kelime değildir, daha çok bir kısaltmadır. bu sebeple 'mesene' demekte bir sakınca görülmemelidir.

fake meslekler

psikiyatristler, psikologlar, hayat koçları filan tabi ki. olabilir mi böyle birşey, bir insan bir diğer insanın psikolojisini o istemeden düzeltebilir mi? onlar sadece ilaç yazarlar.. bazı kendini depresyonda zanneden mallar da o ilacı alınca iyileşir. çok komik gerçekten. insanın kendi kendini kandırmasının ve kendini tanımamasının harika bir göstergesidir.
cehalet mutluluktur derler, doğru..

(bkz: depresyona girmekten korkan insanlar)

bakınız ishali

bir entryde yaklaşık olarak 5ten fazla (bkz:) veren yazarcanların başına gelmiş olan, tedavisi mümkün olmayan bela, örnek olarak kendimin şu entrysini göstereceğim; (bkz:#61724)
ayrıca (bkz: bkz)
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.