travis bickle

Durum: 17 - 0 - 0 - 0 - 17.07.2015 17:10

Puan: 202 - Sözlük Kezbanı

3 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.

aileye açılmak

33 yaşına geldikten sonra “ulan yapsam mı yapmasam mı” diye düşündürmeye başlayan eylem. 3 sene öncesine kadar bir erkekle sevişmeyi aklına bile getiremeyen, 1 sene öncesine kadar herhangi bir tanıdığımın benim cinsel kimliğimi öğrenmesini dünyanın en korkunç şeyi olarak düşünen ben bugün aileye açılma fikrini bile ciddi ciddi düşünmeye başlamış bulunmaktayım. babam yaşıyor olsaydı bunu yapmam imkansızdı ama annemin ve abimin bilmesi bana ne getirir, benden ne götürür düşüncesini sorgulama aşamasındayım. çekip vuracak değiller ama uzun bir münakaşa evresi geçeceği malum. eşçinselliğin ne demek olduğunu uzun uzun anlatacak enerjim var mı, onu bilmiyorum. zira 1 hafta arayla 2 çok yakın arkadaşıma bunu açıkladım ve aldığım tepkilerden şunu farkettim ki, hetero dünya bu eşçinsellik meselesine gerçekten çok uzak ve çok az şey biliyorlar. yani genç, üniversite mezunu, ortalamanın çok üstünde bir kültür birikimi olan bir hetero birey, eşçinselliği sadece göt vermek olarak düşünüp, bir de aktif olanlar var dediğimde “ben onları oğlancı zannediyordum, hani osmanlı’da falan oğlancılar vardı ya” diye cevap verip kahkahayı bastığımda “hiç düşünmedim ki lan, niye eşçinsellik hakkında kafa yorayım” karşılığını verdi. bir diğeri direkt hastalıktan olaya girdi. genci bu kadar az kafa yorup bilgi sahibi değilse 65 yaşındaki anneme bunu nasıl anlatabileceğim konusunda ciddi endişelerim var. diğer taraftan da artık insanların evlilik, çoluk çocuk muhabbeti yapmasından fena halde bunalmış durumdayım ve kafamın biraz rahatlamasını istiyorum. kafa karışık biraz dostlar. tecrübesi olanlar fikir belirtirse sevinirim.

futbol

gaylerin genelde hoşlanmadığı bir spor. neden hoşlanmadıkları konusuna bir anlam veremesem de bugüne dek de konuştuğum gayler arasında futbolla az çok ilgili olanların sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir.

paranoya

geçmişini hatırlamadığım kadar uzun bir süredir beni esir alan durum. artık paranoyayla yaşamaya alışsam da bunun getirdiği yalnızlık çok can sıkıcı.

fuatavni

her siyasi bombadan sonra bakalım ne diyecek diye merak ettiğim fenomen. kim veya kimler olduğunu artık çok merak etmiyorum. hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bu ülkede fuatavni’nin de her zaman işin aslını yazıp yazmadığı muallak fakat çoğu zaman asıl amacın ne olduğunu detaylarıyla yazıyor bu hesap. kimisi gerçekten doğrudur, kimisi manipule etmek için yazılıyordur ama her ne olursa olsun ciddi bir merak uyandırıyor. ülkeyi ilgilendiren her meseleden sonra fuatavni’nin tweetlerini beklemeye başladık artık. ülke değil kumpanya resmen.

işyerindeki seni artık evlendirelim insanları

benim durumum için konuşursam artık öneri kısmına, arabuluculuğa geçmiş insanlardır. işe yeni giren her bekar kızı potansiyel aday olarak görme durumu çok can sıkıcı sözlük. iyi niyetliler fakat diyemiyorsun ki, “ben gayim ulan, hoşlansam sana mı sorucam, kendim koşarım peşlerinden” diye. olmuyor işte.

fifty shades of grey

bu yıl izlediğim en vasat filmdi. anladığım kadarıyla kitabı da pek çok insanı tatmin edememiş.
hadi cinsellik var, o belki ilgi çeker diyeceğim ama felsefi yanı fersah fersah ötede olan nymphomaniac’ın cinsellik dozu yanında bu film pamuk prenses masalı gibi kalıyor. gerçek bir vakit kaybı.

ayı sözlük yazarlarının takıntıları

düzgün türkçe kullanma takıntısı. dahi anlamındaki “de” en hassas olduğum konu olmakla beraber, soru ekleri, “ki”, sesli harfler vb. bunlar hep karşımdakine vereceğim değeri etkileyen şeyler. önemli bir meziyet olmaması gerektiği halde, düzgün türkçe kullanabilen o kadar az ki, otomatikman saygı duyuyorum bu insanlara.

frankfurt

devasa bir havalimanına sahip olan şehir. kıtalararası uçuşların aktarma merkezlerinden biri olduğu için ciddi bir uçuş trafiği vardır. şehre gelecek olursak kocaman, modern iş merkezleri ve avmler dışında akılda kalan pek bir nane yok. kısacası işiniz gücünüz yoksa gitmenize gerek olmayan sıradan bir avrupa şehri.

onedio

uzun bir süredir sabahları işyerinde kahvaltı ederken takıldığım internet sitesi. sadece eğlenceli içerik, anket vb geyik şeyler içermediği gibi günlük haberler de barındırması tercih sebebim. eskiden hürriyet, milliyet vb. gazetelere bakıp güne bok gibi bir moralle başlarken şimdi daha keyifle çalışmaya başlıyorum. gündem o kadar rezil ki artık haber sitelerine bakacak midem kalmadı. biraz kedili köpekli gifler, biraz anket, biraz da yandaş gözden bakmayan gündem haberleri dedim mi yetiyor bana sabah sabah.

ütü yapmak

pazar akşamı klişelerimden biri. keyfim ve enerjim yerindeyse 7-8 tane gömleği birden ütüleyip 2 haftalık ütülü gömlek ihtiyacımı karşılıyorum.

game of thrones

yine baharın gelişinin habercilerinden biri olan dizi. 12 nisan’da başlayacak yeni sezon öncesi yavaş yavaş verdikleri trailerlarla havaya sokmaya başladılar.

the beatles

dünyanın en iyi grubu olup olmadıklarına dair tartışma kabul edilebilir olsa da tartışılmaz bir gerçek var ki, dünyanın gelmiş geçmiş en meşhur müzik grubudur. kendisinden sonra gelecek kuşakları bu kadar etkileyebilen az sayıda grup vardır ve tüm bu etkiyi aşağı yukarı 10 yıl içerisinde yapmış olmaları inanılmazdır. ilk single olan love me do 1962 yılında çıkımış, grup 1970 yılında dağılmıştır. sadece 8 yılda sayısız klasik ortaya çıkarmış bu adamlar. mucize gibi bir şey.

charlie chaplin

1915 yılında san francisco’da "charlie chaplin benzerleri yarışması"na katılan ve finale bile kalamayan efsane. sırf şu ankdot bile şöhretinin boyutlarının ne derece büyük olduğunu gösteriyor.

kaş

türkiye sınırları içerisinde kendimi en huzurlu, en mutlu hissettiğim yerlerden biri. 10-15 sene önceye göre tabiki daha fazla yapılaşma var ama hala güzelliğini korumakta. umarım fazla bozulmadan ve leş bir kitle dolmadan bu güzelliğin keyfini çıkarmaya devam edebiliriz.

zeki demirkubuz

34. istanbul film festivali ulusal yarışmanın jüri başkanı olan büyük yönetmen. ayrıca yeni filmi kor 2015 yılı içerisinde vizyonda olacak. son 2 filmdir roman uyarlaması yapmaktaydı, bu sefer tamamı kendisine ait olan bir hikayeyle dönüyor. merakla bekliyoruz.

muse

8 haziran’da çıkacak olan yeni albümleri öncesinde ilk single olan psycho’yu birkaç gün önce yayınlamış gruptur. bir önceki albüme oranla daha sert bir albüm dinleyeceğimizi gösterir gibi duruyor psycho. bu arada bu sene de türkiye konseri hayal oldu.

woody allen

yaşayan dahilerden biri. aslında yönetmenlikten ziyade senaryo yazarlığı kendisini bu kadar önemli bir insan yapmıştır. hemen hemen her filminde benzer karakterler, benzer hikayeler olsa da bir şekilde bizim o filmden zevk almamızı sağlayan şey filmde geçen aforizmalar, zeka fışkıran absürdlükler oluyor. dünyanın en önemli oyuncuları için woody allen’ın herhangi bir filminde rol almanın büyük prestij sayılması bu yüzden. gişede rekorlar kırması, milyon dolarlık hasılatlar yapması falan değil. ayrıca hemen her sene bir film çekiyor olması ve genelde ortalamanın üstünde işler olması ciddi anlamda takdire şayandır.
Henüz hiç başlık açmamış.
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 17

aileye açılmak

33 yaşına geldikten sonra “ulan yapsam mı yapmasam mı” diye düşündürmeye başlayan eylem. 3 sene öncesine kadar bir erkekle sevişmeyi aklına bile getiremeyen, 1 sene öncesine kadar herhangi bir tanıdığımın benim cinsel kimliğimi öğrenmesini dünyanın en korkunç şeyi olarak düşünen ben bugün aileye açılma fikrini bile ciddi ciddi düşünmeye başlamış bulunmaktayım. babam yaşıyor olsaydı bunu yapmam imkansızdı ama annemin ve abimin bilmesi bana ne getirir, benden ne götürür düşüncesini sorgulama aşamasındayım. çekip vuracak değiller ama uzun bir münakaşa evresi geçeceği malum. eşçinselliğin ne demek olduğunu uzun uzun anlatacak enerjim var mı, onu bilmiyorum. zira 1 hafta arayla 2 çok yakın arkadaşıma bunu açıkladım ve aldığım tepkilerden şunu farkettim ki, hetero dünya bu eşçinsellik meselesine gerçekten çok uzak ve çok az şey biliyorlar. yani genç, üniversite mezunu, ortalamanın çok üstünde bir kültür birikimi olan bir hetero birey, eşçinselliği sadece göt vermek olarak düşünüp, bir de aktif olanlar var dediğimde “ben onları oğlancı zannediyordum, hani osmanlı’da falan oğlancılar vardı ya” diye cevap verip kahkahayı bastığımda “hiç düşünmedim ki lan, niye eşçinsellik hakkında kafa yorayım” karşılığını verdi. bir diğeri direkt hastalıktan olaya girdi. genci bu kadar az kafa yorup bilgi sahibi değilse 65 yaşındaki anneme bunu nasıl anlatabileceğim konusunda ciddi endişelerim var. diğer taraftan da artık insanların evlilik, çoluk çocuk muhabbeti yapmasından fena halde bunalmış durumdayım ve kafamın biraz rahatlamasını istiyorum. kafa karışık biraz dostlar. tecrübesi olanlar fikir belirtirse sevinirim.

the beatles

dünyanın en iyi grubu olup olmadıklarına dair tartışma kabul edilebilir olsa da tartışılmaz bir gerçek var ki, dünyanın gelmiş geçmiş en meşhur müzik grubudur. kendisinden sonra gelecek kuşakları bu kadar etkileyebilen az sayıda grup vardır ve tüm bu etkiyi aşağı yukarı 10 yıl içerisinde yapmış olmaları inanılmazdır. ilk single olan love me do 1962 yılında çıkımış, grup 1970 yılında dağılmıştır. sadece 8 yılda sayısız klasik ortaya çıkarmış bu adamlar. mucize gibi bir şey.

işyerindeki seni artık evlendirelim insanları

benim durumum için konuşursam artık öneri kısmına, arabuluculuğa geçmiş insanlardır. işe yeni giren her bekar kızı potansiyel aday olarak görme durumu çok can sıkıcı sözlük. iyi niyetliler fakat diyemiyorsun ki, “ben gayim ulan, hoşlansam sana mı sorucam, kendim koşarım peşlerinden” diye. olmuyor işte.

muse

8 haziran’da çıkacak olan yeni albümleri öncesinde ilk single olan psycho’yu birkaç gün önce yayınlamış gruptur. bir önceki albüme oranla daha sert bir albüm dinleyeceğimizi gösterir gibi duruyor psycho. bu arada bu sene de türkiye konseri hayal oldu.

ayı sözlük yazarlarının takıntıları

düzgün türkçe kullanma takıntısı. dahi anlamındaki “de” en hassas olduğum konu olmakla beraber, soru ekleri, “ki”, sesli harfler vb. bunlar hep karşımdakine vereceğim değeri etkileyen şeyler. önemli bir meziyet olmaması gerektiği halde, düzgün türkçe kullanabilen o kadar az ki, otomatikman saygı duyuyorum bu insanlara.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.