zagor

görünen o ki kendisi hastalığın da etkisi ile bu gece "çoklu kişiliklerinden" lorke'yi çıkarıp bırçe'yi giymiştir. kendisi hem hasta olduğundan hem de yaşına hürmet ettiğim bir büyüğüm olduğundan tarafımdan hoş görülmektedir. sonuçta sallanan sandalyesinde kedilerini seven "yalnız" bir adama göre çok çok iyi durumdadır hala. ah canım ya kent reklamındaki amca gibi gozlerini cama dikip uzaklara dalmasın diye bu bayram kesinlikle ziyaret edip elini öpeceğim kimsedir ayrıca. çok sevilir. yirim.
verdiğim sözü tuttum ve sabah kalkar kalkmaz darülacezede aldım soluğu. daha heybetli demir dış kapısından girerken kurumun, koca koca kenafir gözleri, hayattan her daim memnuniyetsiz gül yüzü ile, balkonda sallanan sandalyesinde kucağında kedisi, hemşiresine yaptırdığı türk kahvesi hakkında fırça atarken arz-ı endam ediyordu. beni görünce ilkin tanıyamadı (e orta düzeyde alzheimer ajitasyonları olağandır dedim) sonrasında yine mi geldin diye sorarken bir yandan da elimdeki çikolatanın markasını okumaya çabalaması gözlerden kaçmadı. merak etmeyin sözlük bu ay kurumdan kırmızı kurdele almış. ilaç saatlerini hatırlama, üç basamaklı yönergeleri yerine getirme ve altını ıslatmama performanslarında kurumun en iyisi olmuş. canımdır ya. bu bayramda da büyüklerimizi unutmayalım. zagorumuz gibi "yaşlı" ama unutulmayan değerlere ziyaretlerde bulunmayı ihmal etmeyelim. unutmayalım onlar biz gibi olmayacak ama biz bir gün onlar gibi olacağız. buradan da bir kez daha iyi bayramlar zagor dedemmm.

(bkz: sahip çıkalım dedeye)
homojen dergi ekibine katılan yeni yazarımız. sevindim buna. mail adresini ve şifreni birazdan oluşturup gönderiyorum yavruşum.
murat bozun bir şarkısında dediği gibi sen beni onarıp onarıp neden kırıyorsun dediğim yazardır. şarkının sözleri de kendisi gibi uyumlu bir öylesin bir böyle anlamadım seni çözebilen âlim olur.... zagor gel içelim dersin rapor yazıcam ben yeaaahhhh der sözlükte entry girer, hasta olduğunda ararsın telefonuna bakmaz sonra uzuuuuun bir aradan sonra seni arada ve hiçbirşey olmamış gibi konuşur. enteresan adamdır kendisi. iyiliğine evet iyidir, yakışıklılığına yakışıklıdır allah sahibine bağışlasın ama hala kafasında netleştiremediği şeyler vardır diye düşünüyorum ya eski sevgili yanda ilgi sevmeyen biri çözebildiğimde ki sanmıyorum çözebilmek için insanla vakit geçirmek gerekiyor bu entry editlenecektir. ha zagor söyle bakalım sen beni onarıp onarıp neden kırıyorsun ha? bu şarkıdan sonra da herhalde popülaritesinden dolayı emel sayından dinlenmesi mavi boncukları dağıtmaya devam edersin ne dersin mösyö?
beni gülmekten krize sokan yaşanmışlıklarıyla; salt aklıma gelişi ile bile, yarım yarım yaran yazar. sanırım zagor efendinin gelişi aklın gidişi ile aynı noktada kesişiyor.

öyle çok ortak noktamız varki evrenin benden gizlemek için çarşafa doladığı gizli kardeşim bile olabilir kendisi. öyle ki "karşımdaki acaba ne düşünür üzülür mü kırılır mı" kaygısı yaşamadan çat çat aklına geleni söyleyip; böyle an be an insanın ağzına sıçan özelliklere sahip sevgilisi bile neredeyse benim sevgilimle aynı özelliklere sahip. bu kadar ortak nokta arasında boğulmadan sevgili eğitmeye devam diyor kendisine yıldız tilbe'nin otel odası duvarı silüetli şarkısını yolluyorum. bu adama bayılıyorum moruqq.
sevgilisi ile bir ömür boyu mutlu olmasını canı gönülden dilediğim eski arkadaş. dost değilmişiz kendi söyledi.
sürekli psişik destek almak için arayıp zaman zaman çıldırttığım yazar. bereket versin üzerine para da vermiyorum yoksa varım yoğum danışma ücretine gider. merkezi bir yere taşınsa da daha sık görsem. ayrıca çok aşık ve bu durum çok sinir bozucu, olan var olmayan var arkadaşım, sevme bu kadar. *
herkesin nick altındaki tanımlarda fena şekilde övünçlü güzel şeyler yazıyor.
ya bu ara çok ihtiyacım var, biraz da gelip beni över misin......
maddi olarak bir bağlantımız yok ama manevi olarak olan ve geriye ne kaldıysa onlarda bu akşam bitirdiğimiz, kendi bildiği doğrular sebebiyle ne anlatırsanız anlatın inanmayacak ve burnunun dikine gidecek olan yazarcandır.
akşam izmir körfezi'nin hemen yanıbaşında karşıyakada oturup uzun süredir denk getiremediğimiz karşılaşmayı gerçekletirip, iki sohbetin belini kıracağız. çirkeftir, benden daha beter. tripcandır ergenlere yeminlen taş çıkarır. bıktım triplerinden, alıganlıklarından. yılbaşı öncesi istanbul'a gitmeden önce buluşmanın izmir ayağını da yapmış olacağız. tabi izmir'e gelmişken rakı içilecek, o sofrada ne memleketler kurtulacak, ne aşklar, ne macerelar dile gelecek.
izmir sokaklarında, rakı için su almaya çıkmıştı en son. light erkek oldugundan sek içemez rakıyı.
elit olacak diye bir filtre kahve için izmir de kapı kapı dolaştırdı beni ne oldu popişimiz kalkmadı annaaaaaam demi? esprilerin, gülüşmelerin, dertleşmelerin tam tadını alacakken ya sen gidiyorsun ya ben dönüyorum memlekete. çaydanlığa çay koyup, çiğdem çitleyip çay biteseye kadar konuşmak, dedikodu yapmak istiyorum ben artık.
yüzüme karşı dedikleri ve yaptıkları ile arkamdan söyledikleri 180 derece farklı olan yazar... hakkı'nda çok yazdım ve çok sildim çünkü gelgitlerim var kendisi hakkı'nda... dün yüzünü bile görmek istemediğim 2 yazardan biriydi ancak o kadar profesyonel bir şekilde geldi tokalaştıki, gördüğüm yerde yumruk atacağım lafını yedirdi bana... saçma bir şekilde 2 hat 2 telefon taşımama takan atsan atılmaz satsan satılmaz insan evladı...
gülümsemesi çok güzel olan yazar. ilk gördüğümden bu yana nereden tanıyorum diye çıkartmaya çalışıyorum ama halen bulamadım. ayrıca hakkımda yaptığı tespit ile oturduğum yere çakıldım.
çok uzun süre muhabbet etme şansım olmadı ama güleryüzlü, beyefendi ve olumlu elektriği olan bir insana benziyor. sevgiler, hörmetler silivri'ye...
zirvede bene küskün barışık tavırlar sergilemis kafası karışık yazar. sırf bana silivri'de kahvaltı hazırlamaktan kaçmak için bu tarz karışık sinyallerle arkadaşlığımizi askıya alma çabasındadir.

valla ok yemicem, söz.
belli sebeplerle aramızda artık dağlar okyanuslar olsa da arada sırada entry altına yaptığı yorumlarla kendisini hatırlatan yazar... benden daha çok sezon açılışını takip ve merak eden ender kişilerden...
benimle ilgilenmeyi kes artık. utanıyorum. hiç alışık olmadığım şeyler. *
zirveye gelir gelmez çok şık olduğumu söyleyerek beni onore etmiş yazar. fazla konuşamasak da teşekkürü borç bilirim.
  • /
  • 5
devark.cloud tarafından geliştirildi.