28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi

en güzel yanı sivil hareket ve eylemsizlik oluşuyken -ben de 18 gün boyunca her gün gittim- sonradan provoatörler ve yönetimlerce başka yerlere saptırılan ve güzel ve saf halinden uzaklaştırılan ama her halükarda bir milletin uyanmasına ve höh yeter artık isyanına yol açmasıyla artık bütün ezberleri bozan, türkiye cumhuriyeti için bir milat sayılabilecek olayların başlama tarihi. en azından insanlar artık kendilerine verilenle yetinmemeye, okumaya araştırdılar (ya da ben öyle görüyorum) gene de starbucksın veya özsütün veya madonun masalarını dolu görünce içim sızlamıyor değil. gezi parkında kafasına gözüna bombalar yaparken sığınan insanları tekme tokat döverek dışarı atan bu mekanları unutturmamak boynumun borcu...
direnişin ikinci gününde yasemin mori de bu akşam sahne alacaktır.
malesef kontrolden çıkması an meselesi olan direniştir. dünden beri çok kaygılıyım. kriz başlıkları şöyle sayılabilir: meydandaki seyyar satıcı yoğunluğunun çevre duyarlılığı mottosunu hiçe sayan yoğunluğu, içki içenlerin yarattığı tuhaf şenlik havası, gezi parkı'na turist modunda gelenlerin yarattığı anormal kalabalık ve direnişin direniş kimliğini yitiriyor olması... aşırı yoğunluk, çöp sorunu ve turist modunda dolaşanların sirkulasyonu yüzünden gezi direnişi bir süre sonra yarattığı enerjiyi kendi kendine yitirebilir. şu aşamada kangren durumu gözükmese de ufukta kara bulutların dolaştığı aşikar. gezi parkı platformu ve orda bulunan tüm grupların acilen bir toplantı yapmaları ve kendilerine çeki düzen vererek bazı ortak kararlar almasında fayda var. ilk etapta yapılması gerekenler seyyar satıcılardan alışveriş yapılmaması yönünde uyarılar olabilir. ayrıca şenlik havasından kurtulmak için bazı kararlar alınmalıdır. ortada şenlik havasını gerektirek hiçbir somut olay yoktur. hükümet hala kışla yapılacak demektedir. ankara, adana gibi kentlerden şiddetli çatışma haberleri gelmektedir. üniversite bahar şenliği haline dönüşmüş gezi direnişi acilen eski günlerine dönmelidir yoksa hepimiz kaybedeceğiz.

ps: gezi parkı içi nispeten daha temiz ve normal gözükse de taksim meydanı çevresi ve istiklal girişi hindistan'dan hallice bir çöp yığınına ve kaosa teslim durumda. bizi bu noktadan vurmalarına müsade etmeyelim. ne olur duyarlı olun...
hukuksuz şekilde yapılan kıyımın ilk günden durdurulmasıyla birlikte katılımın gurur verici bir şekilde arttığı eylemdir. orada günün her saati şenlik havasında, sloganlar, şarkılar eşliğinde nöbet tutan yüzlerce güzel insan bulabilirsiniz.

eğer siz de şehrin kamusal alanlarının göz göre göre ranta kurban verilmesine, insanca yaşamın, şehirde yaşayan hayvanların, bitkilerin doğal yaşamının talanına karşıysanız ve gün içinde gezi parkını kullanıyorsanız ya da civardan gelip geçiyorsanız uğrayıp durumu kontrol ederek ve direniş havasını da soluyarak bu güzel insanlara destek veriniz.

eyleminizin sonuç vermeyeceğini düşünseniz bile hem üstünüze düşeni yapmış, hem de gezi parkının, şehrin merkezindeki tek yeşil kamusal alanın şehir hayatındaki yerini ve kullanımını deneyimlemiş olacaksınız.
gezi'de hiç bulunamadığım için yorum yapmakta zorlanıyorum. gidemediğim için çok pişmanım ama ailemden giden çok oldu, bu yüzden biz de günlerdir telefon, tv, internet üçlüsünden kopamadık ve türlü çeşitlerde "kınayarak" olayları izledik. orada olan herkese, özellikle lgbtt arkadaşlara kolaylıklar diliyorum. gökkuşağı bayrağını her daim dalgalandırın. olur ki başarırsak, yeni düzende lgbtt bireylerin sesi, eskisinden çok daha gür çıkacak ve birlikte olduğumuz her an daha da güçleneceğiz.
bugün saat 19:00 da bir çok platform, parti ve stk orada olacak. tüm türkiye'den destek yağıyor. şehir dışından insanlar akın etmiş durumdalar. ben dün oradaydım, 2 gün evden çıkabilme şansım yok. gidecek olan yazarlar bir zirve oluşturabilirlerse aslında çok mutlu olurum.
bana bir vatandaş olarak "yenilmişlik", "değersizlik" duygusu yaşatan olaydır. ferman başbakanındır, parklar, bahçeler, yollar, avmler, köprüler, iskeleler, oteller, hastaneler, ağaçlar, ayranlar, televizyonlar, gazeteler, dergiler, olimpiyatlar, havalalanları, ilaçlar, gemiler ve herşey de maalesef yine rte ve şürekasınındır.
herkesin işini gücünü bırakıp taksime çıkması gereken gündür.
ara sokaklarda yer yer direnişler devam ediyor. eğer bu mevzi kaybedilirse daha çok mevzi kaybedeceğimizin göstergesidir. ama bugün taksimde kazanılacak bir mevzi, akp diktatörlüğünün, polis faşizminin, devlet terörünün geriletilmesine önayak olacaktır.
"direnişi destekliyorum" demekle direnişi destekleyemezsiniz ! burada fiziksel bir savaş var, bir taraf silahlarıyla, araçlarıyla, diğer taraf çıplak vücutlarıyla. birileri nasıl olsa gidiyor demekle de olmaz ! taksime gelin, gezi parkına gelin, taşın altına sizde elinizi koyun. bu iş 24 saat içinde bitmeyecek !
chp tarafından duyurulan habere göre gün boyu görevinden istifa ederek rozet bırakan polis sayısı 400!
sadece birkac milletvekilinin alanda olmasi yetmez.
chp li, bdp li ve eger varsa vicdani henuz kurumamis mhp li milletvekillerinin hepsinin taksim gezi parkina gelmeli, ve akp bu barbar, bu gaddar, bu yagmaci zihniyetten geri adim atana kadar parkta yurttaslarla beraber nobet tutmali, hatta meclis grup toplantilarini gezi parkinda yapmalidirlar.
akp gericiligine ve fasizmine geri adim attirilabilecek bir firsattir bu. gezi parki direnisi yenilgiye ugrarsa eger, bir daha bu fasist zihniyete karsi boylesine mesru bir direnis organize etmek zor olacaktir.
lutfen twitter ve facebooktan tum muhalefet milletvekillerine bu iletileri yapin.
halkin vekili oldugunu iddia edenler, bu vekaletin hakkini bugun vermeyeceklerse ne zaman verecekler?
taksim meydani ve cevresi tamemen sermayenin kopegi olmus fasist silahli guclerce isgal edilmis vaziyette. kentini, havasini, suyunu, agacini, yesilini savunmak disinda hic bir amaci olmayan insanlara acimasizca ve gozu donmus bir vahsilikle saldiriyorlar.
bu saldirilari puskurtmenin tek yolu, tum yurtaslarin bu fasist barbarliga karsi barikatlara yurumesidir.
yoksa barbarlik kazanacak...
o atmosferi yaşamak dahi nirvanayı yaşatmışken ülkenin bu şekilde yönetildiğini düşünemiyorum. erkekli; kadınlı; zengini; evsizi; öğrencisi; sanatçısı; emeklisi; emekçisi;kürdü; antikapitalisti birarada mutluyduk o günlere dönmek ümidiyle..*
taksim meydanında gökkuşağı bayrağı
az önce eve düştüm ve olanları özet geçiyorum.

chp ve diğer partilerin olayı sahiplenme çabası ilk başta bir huzursuzluk yarattı ancak onlar taksim'i doldururken günlerdir direnen asıl grup cepheyi genişletme fırsatı yakaladı. çoluk çocuk binlerce insan akşam üzerinden beri taksim'de olduğundan alan kurtarılmış bölge gibiydi ve polise direnen asıl grubun direnişi beşiktaş'a taşıması için fırsat vermiş oldular. taksim beşiktaş arasında irili ufaklı pek çok barikat kuruldu ve direnişçiler bu barikat duraklarıyla dolmabahçe yakınlarına kadar ilerleyebildi. sahil trafiği tümüyle kesildi.

beklendiği üzere polis çok sert tepki gösterdi ve benim şimdiye kadar soluduğum gazlardan farklı bir gaz ile müdahale etti. her nefeste ciğerlerimizin paraçalandığını hissediyorduk. uzun süre sahil yolu üzerindeki savunma hattı korundu ancak o kadar çok gaz atıldı ki toz maskelerinden ibaret kouyucular işe yaramaz oldu. sonuçtu tüm grup stadın yanından taksim'e doğru çekildi. gece ikiden itibaren beşiktaş tarafından tümüyle çekildi insanlar.

taksim meydanındaki inşaat alanında iş makinalarının bulunduğu alanda büyük bir yangın çıktı ama neden, nasıl anlayamadık. binlerce insan meydan, park ve istiklal caddesinde hala nöbet tutuyor ancak yorgunluk diz boyu; nöbeti devralacak arkadaşlara ihtiyaç var.

son olarak buradan çarşı grubuna özellikle teşekkür etmek istiyorum. müthiş bir direniş gösterdiler ve polisi göğüslediler. umarım hiçbir arkadaşta ciddi bir hasar yoktur.

yarın tekrar taksim'de olacağım. şimdi biraz dinlenelim.
https://fbcdn-sphotos-e-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash3/6995_10151638383431907_1704486470_n.jpg
evinden çıkmayıp tv'de dizi, film, klip izleyenler, o izlediklerinizin %80 i şu an halkın arasında direnişteler.
ilk günki enerjisini yavaştan kaybetmeye başlayan direniş.bunun birçok nedeni var.olayları ayrıntısına kadar ilk gününden itibaren takip ediyorum.gözlemlerim sonucu şuan parkta olanlar;
-çevreciler (en baştan beridir bulunan kitle)
-muhalif aktivistler (sayıları az ama direnişe çok olumlu şeyler katanlar)
-ulusalcılar (hökümete dokundurmayı kaçırmayan ve sayıları azda olmayan kitle)
-kürt milliyetçileri (amaçları birden çok olabilir)
-sendikalar (sendikacılık oynamak için gelenler)
-provokatörler (belki artık yoklar yada sinmiş beklemekteler)
-seyyar satıcılar
-kız kaldırma peşindekiler
-biz çok çevreciyiz imajına bürünen sanatçılar
-özellikle beşiktaş ve fenerbahçe taraftar grubu
zamanın geçmesiyle birlikte ulusalcılarla kürtçülerin atışması artıyor.futboldan gelen haberler taraftar gruplarının birliğini bozuyor.tabi bu yazdıklarım dışarıdan gözlemlediğim.hepsi hayal ürünüde olabilir
işgalden çok artık direniş olarak isimlendirilmesi gerekendir.
  • /
  • 3