aysel gürel

bir daha dünyaya gelmesini istediğim ama ona yakışmayacak şekilde serdar ortaça aşık olan kadın...
kızlarıyla yapılan röportajlarda kendisinin üstün zekalı olduğunu öğrendiğim, kendisine her zaman taptığım insandır.

hem özgün olup, hemde bu marjinalitiye kendi başına taşıyıp, onurundan veya şerefinden ödün vermemesi göz doldurucudur. kimilerine göre delidir, ama ona göre çoğu insan delidir zaten.

hep özlencek olandır.
seni özlüyorum deli kadın, bütün bu dünyanın kiri pası içinde ekranlardan yansıyan ve bize her şeye rağmen umut var dedirten temiz sevincini, neşeni ve kaleminden akan yüreğini özlüyorum, senin en ince espri yaparken bile gözlerindeki derin bakışı, en ciddi konuda bile muzip yorumlarını, kısaca seni özlüyorum deli kadın. bir resmine bakarken bile binlerce kare geçiyor gözümden, seni hiç tanımadım, tanıma imkanı bulamadım, ancak ben seni hep sevdim, senin bu dünyaya kattığın güzelliği sevdim, tüm dünyanın akılları bir araya gelse senin tek bir yorumla herkesi susturabilme becerini sevdim.

ama neyi sevmedim biliyo musun? daha seninle tanışmadan çekip gitmeni, daha şarkılar şiirler tamamlanmamışken çekip gitmeni, tabiri caizse daha karpuz kesecekken zengin kalkışı yapar gibi 80 +/- 60 yaşın baharında çekip gitmeni... yarım kaldı şarkılar, şiirler, daha çok şarkı var yazacak... daha fazla söz söyleyemem, söz söylemede senin eline su dökemem, senin sözünün üstüne söz söyleyemem, sadece diyebilirim ki, ulaşıyosa bu yazılar bir yerden sana, bir el salla oralardan bana. deli kızım uyan, bir tek sensin duyan!!! bu dünyada bize bir bakış borcun kaldı, acelen ne, bekle aysel!

artik yok!! diyemiyorum; iyi ki vardi! diyorum...
bir sözlük yazarı şöyle bir anısını anlatmıştı. onun sözlerini tam hatırlamıyorum. hikâyeyi benimkilerle dinleyin:

"tünel tarafları. işe geç kalmış. koşturuyor. elinde yiyecek birkaç şey. hem koşuyor, hem atıştırıyor. sonra birine çarpıyor o koşuşturmada. kafasını kaldırıyor. minik bir kadın. renkli renkli giyinmiş böyle; gülümsüyor. özür diliyor adam ama kadın şöyle cevap verliyor: "bu acelen niye? bu yaşta bir insan ancak aşka bu kadar hızlı gider." bu kadar."

işte, bu rengârenk giyinmiş, gülümseyen kadın aysel gürel.
atilla taşin klibinde de oynamışligi vardır zat-i şahanelerin.delidir ne yapsa yeridir.

7 şubat 1929 tarihinde dünyaya gelmiş, sınırları ve tabuları olmayan, türk pop müziğine sen ağlama, yalnızca sitem, ünzile, değer mi, firuze ve şimdi aklıma gelmeyen yüzlercesini kazandırmış, tiyatro oyuncusu, istanbul üniversitesi sanat tarihi bölümü mezunu, müjde ve mehtap arın annesi, yaşlanınca onun gibi olmak istediğim zamansız kadın... 17 şubat 2008 tarihinde hayata gözlerini yumdu... hayattayken hep bir gün mutlaka tanışmak isterim dediğim muhteşem insan...
en büyük başarısı zamanı yakalamak konusundaki başarısıdır. 1929 yılında doğmuş biri olarak, ölümünün ardından 2012 yılında bile hit çıkarabilmektedir.

son bir kaç düzine yılda, daima zamanı yakalayan işler yapmış, her yaştan kişilerin beğenisini kazanmıştır.
bugün doğum günündü deli kadın ve herkes hep bir ağızdan seni andı. ne çok sevildiğini ve bizi hala ne çok mutlu ettiğinin farkında mısın?
ölümünün beşinci yılında, anısına ayselim isimli bir albüm çıkarılacak olan unutulmaz söz yazarı. albümde sezen aksu, tarkan, ajda pekkan, nilüfer, yaşar gibi ünlüler aysel gürelin sözlerini yazdığı şarkıları seslendirecek.
özellikle sezen aksu'nun seslendirdiği bir çok şarkıya imza atmış, türk müzik tarihinin en önemli söz yazarlarından...

-yalnızlık desem size?

-şimdi bu yalnızlık benim tercihim. ve bu yalnızlığın çok büyük bir lüks olduğunu biliyorum. o masallardaki rapunzel şatoda tek başına oturuyor, oğlan da saçına tutunup yukarı çıkıyor. benimkiler de asansöre çıkıp bana ulaşıyor. yalnızlık donanımsız insan için çok korkunç bir şey. el becerileri olan için biraz daha ehven. ben hiç yalnızlık hissetmiyorum. aslında tek başıma çok kalabalığım.*


çöplerinin arasında bile sevdanın son vuruşuyla bizi tam onikiden vuran,duruşuyla sıcaklık renkliliğiyle umut yazdıklarıyla yaşadıklarıyla hayranlık uyandıran benim canım delikadınımdır.ona ilişkin en duygulandığım ansa,kral müzik ödullerinde onun adına ödül almaya gelen kızı müjde ar?ın onun kılığına bürünmesidir.ana-kız hayranım kendilerine.
17 şubatta adına 2. saygı albümü çıkarılacak dev çınar....

albümde yer alacak kişi ve şarkılar şöyle:

ajda pekkan: ayıpsın ayıp

sertab erener: ne kavgam bitti ne sevdam

aşkın nur yengi: ünzile

levent yüksel: ben her bahar aşık olurum

yaşar: yine yeniden

tarkan: firuze

boğazın kızları: olacak olacak

emre altuğ: mazi (senfonik)

eda-metin özülkü: 1945

nilüfer: sen ağlama

ata demirer: sitem

sezen aksu: şarkısı açıklanmıyor
insanda yaşama isteğini hissetirendi.
her daim gençti, genç kaldı...
mekanı cennet olsun.
yonca evcimik için yaptığı en fazla yarım kilo yağsız kıyma kadar seksi olabilir yorumu ile gönlümde apayrı bir yer edinmiştir.
hayatta tanıdığım en "gay kafalı" kadın...
yüzlerce eserinin 12 tanesini seçmişler ve 12 seçkin sese söyletmişler... albüme de aysel'im demişler... 24 haziran 2013 günü geç saatlerde youtube'ta paylaşılmaya başlanan albümün tamamı şu saat itibariyle dinlenebilir durumda...

albümde genelde ünlü isimlerin sesine yer verilmişken diğerlerine göre underground sayılabilinecek mabel matiz de sultan süleyman şarkısına ses vermiş olması baya manidar olmuş. hele ki 31 mayıs tarihinden bu yana ülkeyi kasıp kavuran "sultani despotizm"e biraz da cevap gibi dinleyince şarkıyı pek beğendim; pek benimsedim...
çılgın, deli gibi yakıştırmaları hak etmeyen kişi.

istediği gibi yaşadı ve öldü.

buralarda istediği gibi yaşayanları sevmezler; ya deli derler ya da...
söz ustası, sanatkardır. memleketin önemli değerlerinden. ruhu şad olsun
  • /
  • 2