bipolar bozukluk

ikiuçlu duygudurum bozukluğu. toplumda nadir görülmeyen bir psikiyatrik hastalıktır. hastada dönem dönem görülen enerji patlaması vardır. çok para harcama, artmış libido, düşünce uçuşmaları, uykusuzluk, huzursuzluk ve engellenme düşüncesi vardır. bu duruma mani dönemi denir. mani dönemlerinin aralarına da çökkünlük dönemi olan depresyon atakları girer. kısaca kişinin duygudurumu bir kararan bir açan hava gibidir. kişiler mani dönemlerinde üretkendirler. bu yüzden çoğu sanatçıda hafif bi bipolar durumu vardır. bipolar olduğu bilinen sanatçılar marilyn monroe, mozart, agatha christie, vincent van gogh, isaac newton, nurseli idiz. hatta hastaların çoğunun sanatçı-üretken çevrenin olması hastalığın yaratıcılıktan mı kaynaklandığını yoksa yaratacılığın hastalığın bir sonucu mu olduğunu tartışmaya açmıştır.
bugün deli diye andığımız pek çok osmanlı önde geleni de muhtemelen fark edilememiş bi polarlardı.
eski erkek arkadaşlarımdan birinin içinde bulunduğu durum. allah beraber olana sabır be anlayış versin.
mani dönemlerinde üretken olamadığım hastalıktır.

len yerimde oturamıyorum günde 3 saat uykuyu zor uyuyorum ne üretebilirim
önceleri yaptıklarıma çevremdekilerin hatta benim bile anlam veremediğim davranışlarım şimdi yerli yerine otursa da, bazen kendi kendimden korkmama sebep olan duygu durumlarına sebep olan psikoz.
hemen her kadın gibi bazen kendimde de belirtilerini gördüğüm tahammülü zor rahatsızlık. ilaçla kontrol edilmesi mümkün ancak bazı hastalar manik haldeki hiperaktifliği ve üretkenliği sevdiği için ilaç kullanmayı red eder.
insanın yazını kışa çeviren hastalık. iki günlük mutluluk sonrası depresyon kollarını açar. şeker hastalığı gibi ömür boyu sürer. ilaçlarla manik ile depresif dönem arasındaki geçiş yumuşatılabilir. üç yıldır bu hastalıkla yaşayan biriyim ve şu yazıyı bile yazmak zor geliyor. ilaçlar türlü yan etkiler yapar. benimkiler halsizlik ve el titremesi yapıyor ki allah düşman başına vermesin. okulu üç sene uzattığım ve asosyal olduğum (kendi seçimim değil) için arkadaşım da kalmadı, günde yarım sezon dizi izliyorum.
lana del rey'de de olan hastalık.
okb ile beraber içine dahil olduğum hastalık. benden çok şey götürdü hala da götürüyor. hiç uzun ömürlü mutlu bir ilişkim olmadı olmayacak da bunu da biliyorum. yalnız ölücem sanırım. manik dönemlerimde yerimde duramıyorum her gün her akşam dışarlarda eğlenceler de dünya sanki benim için dönüyor koca kainat bir tek benim için varmış gibi geliyor. karnımda kelebekler uçuşuyor gibi oluyor acayip bir his özgüven patlaması yaşıyorum. hani alkol aldığında cesaret edemediğin şeyleri yaparsın ya ben manik dönem de yapıyorum bunu.

depresif dönem. kaç kez ölümün kıyısından döndüm. hiçbir şeyin değeri yok gözümde ne ailem ne kedilerim ne arkadaşlarım ne hayat. yataktan çıkmak istemiyorum kimse bana soru sormasın kimse odama girmesin benimle iletişim kurmasın kendi kabuğuma çekiliyorum. bir sabah doğalgaz borusuna çarşafla asacaktım kendimi. yaşamak istemiyorum. böyle bir şey işte bu lanet hastalık.
zor bir rahatsızlıktır ama nedense etiketi afili görünür, bipolarım ben demek pek çekici gelir, sıklıkla denyolukla karıştırılır o yüzden.
gerçekten yaşayan için ise hiç de güzel bir şey değildir biline.
shameless karakterlerinden ian da bu hastalık vardı. oradan duymuştum. araştırdım ilginç bir hastalık.
genellikle anlaşması zor insanlardır. çoğunlukla kadınlarda görülür. onlar da insandır ama pek samimi olmamak gerek. bir süre sonra ruhen siz de olumsuz etkilenebilirsiniz.
o yolda ilerlemeyen insan var mı ?
o yolda ilerlemeyen insan var mı ?