black swan

darren aronofsky'nin yönettiği, natalie portman, vincent cassel ve mila kunis'in oynadığı 2010 yapımı amerikan psikolojik gerilim filmi.hikâye, tchaikovsky'nin kuğu gölü bale gösterisi etrafında dönüyor.gösterinin, masum beyaz kuğu ve şehvetli siyah kuğu rollerinin ikisini de canlandıracak bir balerine ihtiyacı vardır.bir dansçı, nina (portman), beyaz kuğu için mükemmel bir seçim iken lily (kunis) ise siyah kuğu'nun kişiliğine sahiptir.lilly ve nina rekabete girdiğinde nina kendisinin karanlık yanını keşfeder.
film, 1 eylül 2010 tarihinde, 67. venedik uluslararası film festivali'nin açılış filmi olarak gösterildi.3 aralık 2010 tarihinde sınırlı; 17 aralık 2010 tarihinde ise abd'de yurtçapında vizyona girmiştir.türkiye'de ise 25 şubat 2011 tarihnde vizyona girmiştir.
natalie portman bu flmiyle ilk akademi ödülü'nü almıştır.

ben daha önce natalie portman hiç bu kadar sevmemiştim...
natalie portman'ın kendine bir kez daha hayran bırakacak derecede bir performans sergilediği ve mila kunis'in patlama yapmasına sebep olan çok başarılı bir filmdir.
portman'ı zaten başarılı buluyordum ama bu filmi izledikten sonra ''hadi ya.. bu kadar da iyi olunmaz ki...'' gibi şok etkileri olmuştur.
fragmanı ile iştah kabartan, posteri ile ağız sularını akıtan film bütçesinin çok çok üzerinde (13 milyon dolara çekilen film dünya çapında 329 milyon dolar gişe yapmıştır) getiri sağlamasının yanında en iyi film, yönetmen ve kadın oyuncu dahil 5 dalda oscar'a aday olmuş ve natalie portman bileğinin hakkıyla ödüle ulaşmıştır. beni en çok üzen ise mila kunis'in aday olamamasıdır.
mila kunis ile natali portman'ın yiyişme sahnesi de film kadar etkileyici ve güzeldir.
2010 yapımı muhteşem bir filmdir. hem siyah kuğuyu hem de beyaz kuğuyu aynı kişinin oynamasını anlatır. zor bir durumdur elbette. tam anlamıyla hissetmek isteyen çıtı pıtı kızımız en sonunda kendini gerçekten beyaz kuğu sanar ve ölür
natalie portman filmdeki performansıyla ilk oscarını almıştır ayrıca.
natalie portman beni kendine hayran bıraktın siyah kuğu rolünle.... mükemmeldi tek kelimeyle.
hırsın değil ama tutkunun göze almayı bilenler için öldürücü ama yıldırmayan bir güzellik olduğunu başarıyla sergileyen müthiş eser. kötü olmanın hiç de sanıldığı kadar kolay olmadığını, bunun için çok sayıda kanadı kırmak gerektiğini gözler önüne sermiştir.
film ile ilgili yazabileceğim tek şey; parmağının kenarındaki deriyi almaya çalışırken parmak boğumuna kadar deri kalkıyordu ya işte ben orada dilimi ısırmıştım.
darren aronofsky çok küçük bir bütçeyle harikalar yarattığı, natalie portman' ın ayakta alkışlanacak performansıyla göz doldurduğu film.

darren amcanın aslında balerin ve güreşçinin aşkını anlatan senaryo üzerinde yıllardır çalıştığı ancak ''yaaww ben bunlardan iki ayrı film yaparım.'' kafasıyla önce the wrestler filmini çektiği, ardından kuğu gölü balesini izlemeye gittiği bir gece '' ben bu iki karakteri* çok güzel çakıştırırım.'' dediği ve ikisini de tek bir karakterde bütünlediği filmdir.

natalie portman' ın fikirden haberi olur olmaz kilo vermeye başladığı ve 6 ayda 9 kilo verdiği söylenir.
natalie portman'ın bale sahnelerinde dublör kullandığı gerçeği öğrenildiğinde büyüsü kaybolan filmdir.
"portman şöyle ders aldı böyle eğitim aldı" şeklinde lanse edilerek oscar'a giden yol açılmış diyolla.
(bkz: elalemin ağzı torba değil ki büzesin.)

lisedeyken izlediğim ve hayranlığım neticesinde tablosunu yaptığım mükemmel film.
üzülerek söylüyorum ki varlığından çok sonra haberdar olduğum 2010 yapımı darren aronofsky filmi. filmi izlerken hiçbir sahnesinde sıkılmadım ya da üflemedim. çekim teknikleri, kamerayı kullanma, doğru anda doğru yere odaklanma vs. çok iyiydi. ama oscar'da da olduğu gibi benim favorim natalie portman'dır. kendisini 3. sınıf bir aktris olarak görürdüm bu filmi izleyene kadar. verilen rolü eksiksiz ve kusursuz bir biçimde sergilemiştir.

--- spoiler ---

o camı kendi karnından çıkardığında ve final sahnesinde ellerini yukarıda birleştirip kendini aşağı attığındaki heyecanı şu ana kadar en fazla 2 - 3 filmde yaşamışımdır.

--- spoiler ---
saturday night live'da parodisi yapılan film.
olasılıksız görünenin etkisi
belirsizlik ve risk kavramlarını da içeren konularıyla nassim nicholas taleb'in çok satan kitabı