çarpım tablosu

ilkokul yıllarında strese girdiğim matematik gereksinimi. pek başarılı olamadım ve halen başarısızım. o yıllarda çarpım tablosuyla barışık olmayanlar halen yıllar geçmiş olsa da kendilerine inanmayıp en basit çarpımları bile hesap makinasında yaparlar.
öylesine içimize işlemiştir ki tanıdık tanımadık bir çocuk görsek üç kere beş, iki kere dört gibi sınama soruları sormaya iten tablodur.
çocukken de öğrenmek için hiç kastırmamıştım. o yüzden hala sekizler ve dokuzları zihinden çarpamam parmak hesabı yaparım. rezillik
kesilen kolilerin hesabını tutmak için kullanılan formül
ne kadar ilkokulda ezberletilse de halen 10 yıl sonra ezbere bilen görmemişimdir. telefonlarda hesap makinesi var artık ne gerek var dedirtiyor.
en bilindik ve en klişe sorusu altı kere altıdır.
çocukluk kabusumdur. ilkokul hayatım boyunca ezberlemeye zorlandığım ancak ezberlememeye direndiğimdir. gururla söylüyorum ki hala ezbere bilmiyorum ve o halimle fen lisesi bitirdim, şuanda da tıp okuyorum elhamdülillah.
sadece 8'lerde problemim vardır. 8 kere 8 64 müdür? yoksa 56 mıdır? bunu parmak hesabıyla yaparım.
hoca sorduğunda, bilemediysen, sözlüde kalmışsındır ki cetveli yedin miydi çarpıldığını gösteren tablodur.
küçük aklımla bir sabah bizimkileri uyandırıp "kalkın haydi çarpım tablosundan sözlüm var" diyerek ilk sınav stresimi yaşadığımı hatırladığımdır.
ilkokulda bunu ezberlemek için ne uğraşıyorduk be, çocukluğumuzu yedi bu lanet şey. korkulu kabusumdu, lanet de bi ilkokul hocam vardı bilemeyince acımaz cetvelle sınardı. matematikten o gün bugündür nefret ederim.
++ 4 kere 7 kaç?
-- umm. 28
++ peki 5 kere 5?
-- çok kolay. 25
++ yaa? 7 kere 4 kaç bakalım?
--umm. şey.. biz 5 lere kadar öyrendiyk.

diyaloglarına sebebiyet veren matematik tablosu.
ikinci sınıftayken amcam öğretmişti. çok yakışıklıydı. zekiydi. kıvır kıvır saçları vardı. çok güzel kokardı. ne zaman yanıma gelip 8x7 kaç eder cikolatali kek dese heyecanlanıp karıştırırdım. ama sadece 8x7'de olurdu. hayret bir şey.
18 yıldır okuyorum ama hala bilmem. elimle sayarım.
neden bu kadar komplike bir şeymiş gibi ifade edildiğini pek anlayamadığım olay. öyle ki, bunu ilkokulda öğrendikten sonra sadece okulda değil, bildiğin her yerde 3-5 bi şey alırken vs kullanıyorsun, istemsiz bir biçimde hayatının parçası oluyor insanın. hatta aynı şeyden 2den fazla alırken pek bir yararlıdır ki uygun fırsat geldiğinde satıcı ile pazarlık için açık kapı bırakır size, veyahut "x kadarı şu kadar,indirim!" diye kar ettiğinizi sandığınız ürünler bakımından mantıklı düşünmeye sevk edebilir insanı.

bir binom üçgeni değil yani- ki o da pek komplike bir şey değil ama derece arttıkça/aşağı indikçe sayılar ve haneler arttığından hesap kısmı daha bir oyalayıcı, hataya müsait diye düşünüyorum.
hani o ilk okulda öğretmenin çarpım tablosundan sorduğu sorulara hemen cevap veren sevgi yumurcakları , aşk meyvaları doktor mühendis avukat oldunuz demi ? o havalarınız kime olum ?? bide etrafına bakıp bakıp bakın benim götüm tavana değdi ama siz hala elizabeth bakışları var ya ! çok çektim bunlardan sözlük