eşli iskambil oyunu

21 aralık 2012 nin cuma günü olması

mylene farmer

leydi gaga'ymış, mıdona'ymış, bıritni sipiirs'mış, biyanse'ymiş, keyti peri'ymiş... tekmili birden bok yemiş mylène farmer'in yanında. afiyet olsun kızlaar!

hangi şarkısından, hangi klibinden başlasam; bilemedim. şöyle bir seçki yapılabilir birkaç şarkı ile:
optimisque-moi:

c'est une belle journée:

sans logique: http://kisalt.com/2b3
l'ame stram gram: http://kisalt.com/2b4
oui mais non: http://kisalt.com/2b5
leila: http://kisalt.com/2b6
lonely lisa: http://kisalt.com/2b7

mis!

hayata yabancılaşmak

şizofreninin üçüncü aşaması. önce kendine yabancılaşır kişi, sonra insanlara yabancılaşır ve en sonunda da hayata... bu aşamadan geri dönüş pek yoktur.

ayı sözlük yazarlarının aşık olduğu otomobiller

ola ola arabaya mı aşık oluyorsunuz dediğim başlık. hiç ilgimi çekmez ortalama birşey yetebilir. marka falan da bilmem takip etmem edeni de sevmem. sadece güzel bi müzik sistemi olsun ipod bağlanabilsin yeter.

popmundo

türkçe forumunda lgbt aşk başlığı* bulunan ve burada kadınsı pasif arayan elemanların olduğu oyun. lezbiyen hatun arıyorum diyen erkekleri de unutmamak gerek.
(bkz: sen çok yanlış gelmişsin kardeş)

bv bear

scherzo'nun bana verdiği rahatsızlıklardan dolayı, kollarını açıp beni kuşatan, koruyan biridir kendileri. dakkabaşı ne kadar sevimli olduğuma dair laflar sarfeden *, sarılan, sıkan, sonra tekrar konuyu sevimliliğime getiren, sarılmaya devam, küçücük minicik içi dolu sevgicik... böyle uzadıya uzadıya giden bir gün bahşeden, rahat, doğal, kendini esirgemeyen, iyi niyetli bir yazar**. tekrar görüşmek ve beni şımartman dileğiyle...

gizlilik esastır

boynunda ben gayım yazılı levhayla dolaşan görülmüş şey olmadığına göre, bu gizlilik saplantısı olanın fazla sıkıntılı olduğunu göstermekten başka bir işe yaramaz. sıkıntıya gelemeyiz, gelinemez.

ayı sözlük yazarlarının hayat fonunda çalan şarkılar

konuşmayı bilmek

konuşmanın illa aklında geçen her şeyi aklına gelen her zamanda söylemek anlamına gelmeyeceğini ifade eden tümce. bazı şeyler vardır konuşurken iki kere düşünmeli, neyi nerde ne zaman söyleyeceğini bilmeli.

vahdet gazetesindeki ayı sözlük genel seçim anketi haberi

ben sana dayanamam saha görevi için vahdet gazetesini ziyaret etmek ister.

asansörün olmadığı bir binaya adım atar ve soluk soluğa 5 kat merdiveni çıkar. eski püskü bir kapıyı açmasıyla beraber gül suyunun keskin kokusu suratına çarpar. ayrıca başka bir koku daha vardır, ama keskin gül suyu kokusu bunu bastırmaktadır.

ortamın nasıl olduğunu bildiği için konuşmaya "selamun aleyküm" diyerek başlar. etrafta mümine bacılardan hiç olmadığı için "aleyküm selam" cevabı hep tok seslerden oluşmaktadır. bilgisayar başında cübbeli ve takkeli bir insanı görünce ben sana dayanamam bir düşünür. çok enteresan bir birleşimdir bu, geçmişte yaşayan birinin teknolojiye hakim olup bunu kullanması der.

röportaj yapmak istediğini söyleyen ben sana dayanamam, olumlu cevaplarla karşılaşır. suratlar pek gülmüyordur, bunun nedeni satışların bok gibi olması ve abone yapacak kerizlerin zaman ve türkiye gazetelerinde olmasıdır. öğlen vakti eldiği için karşısında sakallı, tesbihli ve cübbeli adam yemeğe gitmeyi teklif eder. gidilecek bir yer yoktur aslında, toplantı salonu aynı zamanda yemek yenilen yerdir. bir anda ortaya kocaman bir bakır tepside maklube gelir. hayatında ilk defa maklube gören ben sana dayanamam, garip gözlerle bakmaktadır. daha da garibi herkes ortak paydadan pay alırcasına elleriyle maklubeyi yemeleridir.

yeniden röportaj olayına dönen bsd, ilk defa bir gazetenin nefret kusmak için basıldığının farkına varır. aslında kardeşi ak-it ile beraber vah-det kombo oluşturmaktadır. neden nefret ediyorsunuz bu insanlardan diye sorulan bir sorunun ardından karşısındaki sakallı adam "onlar sapkın, ölmeyi, recim edilmeyi hak ediyorlar. hak yolu varken bok yoluna giriyorlar, çocuklarımız onları görüp örnek alıyor, batının ahlaksızlığını aldık, halifelik gittiği için bunlar oldu, uzun adam çok yaşa, bunlar hep cehape zihniyeti" gibi cevaplarla karşılaşıyor. gözlerini pörtleten bsd, bu kafa yapısına nasıl ulaştıklarını düşünüyor için için.

bergamut aromalı çayla beraber devam eden bsd şunları not alıyor.

bu insanlar çocukluklarını hiç yaşayamamış.

hiç gülmemişler, eğlenmemişler, birisinin elini tutmamışlar, öpüşmemişler, aşık olmamışlar.

küçücük yaşlarında cennet, cehennem, bela, ateş, odun, sapkın, günah gibi olumsuz kavramlarla yetiştirilmişler.

bu yüzden her şeyden ama herkesden nefret ediyorlar. nefretlerini de özellikle kadınlar ve eşcinseller üzerinden yansıtıyorlar.

yaşadıkları ülkede nefret suçları sonuçsuz kaldığı için istedikleri kadar ötebiliyorlar. ne de olsa alan onlara serbest.

inandıkları tanrı yasakladığı için değil, kanunlar yasakladığı için birçok şeyi yapamıyorlar. seks yapamamalarının sebebi ise genel görünüşleri ve örtülü kafa yapıları. yoksa akılları hep sekse çalışıyor.

yalamayı çok seviyorlar, onlar için yağdanlık olup biat etmek oldukça sıradan. sürüyle hareket etme alışkanlıklarına sahipler.

**notlarını alan bsd, gitmeden önce usulca o haberi yapan adamı kulağına fısıldıyor: "şimdi çok seksi, kaslı, dövmeli bir erkekle çatır çatır seks yapmaya gidiyorum. kalkmış aletinin muhteşem görüntüsü ve çıkık poposu beni o kadar azdırıyor ki kaç posta atacağımı ben bile tahmin edemiyorum. hele ki ön sevişme o kadar ateşli olacak ki yatağı bile kırabiliriz. sen de gül suyu kokunla bize buradaki saplarla beraber sapkın demeye devam et. belki olmayan öbür dünyanda 72 tane huriyi sikersin. görüşürüz cicim"

son olarak haberi yapan kişi kalp krizi geçiriyor. ayı sözlük'teki eşcinseller ise "insan" olduklarından yine de yazık diyorlar. and the oscar goes to........ ben sana dayanamam

alkış kış kış kış kış.... *

gay ilişkide partnerine kocacım diyen erkek

kişi hissettiğini yaşar, ne bir erkek bunu söylediği için kadın olur, ne de öyle demek bir ilişkiyi heterolaştırmaktır. iki kişinin iilişkisi içinde birbirine hitabıdır, kendini ait hissetmesidir belki bunu normal hetero ilişki biçimiyle ifade etmesidir, bu da o ilişkinin taraflarını ilgilendirir, neden bu başkaları için bir gıcık olma bir iğrençlik malzemesi olur? düşündünüz mü hiç belki hoşuna gittiği için diyordur, neden bu ikincileştirme, ötekileştirme, siz kullanmayabilirsiniz, partnerinizden duymak istemeyebilirsiniz, diyeni en ağır hakaretlerle aşağılamak zalimce değil mi? sırf kocacım ve karıcım dedi diye bir geye bu öfke ve bu aşağılama sizi hep karşısında durduğunuz ötekileştirmenin kucağına atmaz mı?

gay tipolojisi