akşamın körü yapılan yürüyüşten, konserden ya da uzun süren demlenmeden sonra yoldaki midyeciye dadanıp karnını doyuran insana hastayım.
bunun yanında ''kokoreç yiyon ama bunu niye yiyemiyon?'' yorumlarına yüzümde hep bir bıkkınlık ifadesiyle ''sana ne'' cevabını vereceğim.
(öncelikle: ikisi aynı şey mi anam? sonralıkla da: bir yarım kokoreç olsa da yesek.)
ne mutluyum, ne de mutsuz. mutluluk anlıktır; süreklilik içinde değildir. mutsuzluk da öyledir; mutluluktan daha uzun sürse dahi, mutsuzluk da gelip geçicidir.
alttaki yazara sorum: pre-akp dönemindeki konumun mu daha iyiydi, akp dönemindeki mi; yoksa post-akp dönemindeki konumun mu sence daha iyi olacak?