hep aynı şarkıları dinlemekten gına gelmesi sebebiye oynatıcıda rasgele çal ayarını seçmemle karşıma çıkan 90ların tatlı mı tatlı asya şarkısı. ne muhabbet bu biraz yavaşla ve geçerse yazık hevesin birden sözleriyle mesaj verir; göster ama koklatma, koklat ama öptürme, öptür ama okşatma, okşat ama oyhşş.
düşünmeden bir hışımla öfkeyle iş yapan kişinin kendini, çevresindeki yıpratması ve işleri içinden çıkılamaz hale getirmesidir. bu kişi, kendine zarar verdiği gibi bir de çevresindekilerinin gözünde küçük düşmektedir. halk arasında öfkeyle kalkan zararla oturur gibi benzer deyişleri de vardır.
şarkı sözlerinde sıkça karşımıza çıkan olmuyorsa da oldururuz diyenlerin gerçekleştirdiği eylemdir. ayrıca yasal durumlardan da, ki annemin fiskos masa danteli gibi delik deşik olan yasaların açıklarından bahsediyorum; kitabına uydurmak suretiyle faydalanılır.
felaket derecede sevdiğim üflemeli bir müzik aletidir. denizli, burdur ve fethiyenin kuzey bölgelerinde kullanılan yöresel bir çalgıdır.
- sayısız kez canlı dinleme fırsatım olduğu için tek önerim olacaktır, fazla yakından dinlemeyin. boyutuna göre çok fazla ses çıkartabilen bir çalgıdır. *
-bu da çok sevdiğim iki tane denizli- acıpayam türküsünün makbule kaya tarafından yorumlanmış şeklidir:
- ayrıca denizli türkülerinin babası için (bkz: özay gönlüm)
men at work'ün çoğu yıldızı bu tanıma girer
"ayh alsın beni duvardan duvara vursun" diyen lubunyaların arayışıdır
genellikle spor salonları çevresinde bulunur
sustanon ve protein tozuyla beslenir
(dikkat: pasif de olabilir)
muahhhh dedirten bir tane, çok özleten, koca yanaklı, donuk bıyıklı, minik burunlu, yemek yapmasını iyi bilen, kendine özgü tarifleri ile damak tadınızı değiştiren, kıramayacağınız, kıyamayacağınız, kocaman, öpücüklü bir insan.
90'larda tansu ciller döneminde devalüasyon ile bir anda 4 kat artması ile anılarda yer eden, ülkemizde kimini vezir coğunu rezil eden, yabancı parayı temsil eden belgelere verilen ad.