bir çocuk oyunudur. çocuklar daire olurlar. bir tavşan birde tazı seçilir. tavşan dairenin içinde tazı dairenin dışında beklerken daire olan çocuklar şu şarkıyı söyler:
"şu hendekte bir tavşan uyuyordu,uyuyordu.
yokmu sana sataşan, senin ile uğraşan?
tavşan kaç,tavşan kaç,tavşan kaç.." dedikten sonra tavşan dairenin içinde çıkıp dairenin etrafında koşmaya tazıda onu yakalamaya çalışır. bu sırada diğer çocuklar "tavşan kaç,tazı tut" diyerek tempo tutarlar. tavşan tazıya yakalanmadan dairenin içine girebilirse oyunu kazanır. tazı yakalarsa tazı oyunu kazanmış olur.
aslında bir ara içimizdeki çocuğu açığa çıkartıp oynamak lazımdır. fakat farklı mecralara taşındığında ise adı üstünde koca adamların yapacağı iş değildir. o kadar da çocuk olmaya gerek yoktur.
bu akşam seyrettiğim ve gerçekten beğendim batman filmi. bu kadar sağlam kadro ve böyle mükemmel bir yönetmenden de başka bir şey çıkamazdı zati. sırada man of steel var bakalım.. hayırlısı...
yalnız olma sebebi;
"ayın aşığının adı kuekuatsheu imiş. ikisi, periler aleminde beraber yaşarmış.her hece gökyüzünde gezinirlermiş.
ancak diğer perilerden biri ikisini kıskanmış.düzenbaz peri, ay sadece kendinin olsun istemiş ve kuekuatsheu'ya "ay, çiçek istedi" demiş.ona, dünyamıza gelip yaban gülü toplamasını söylemiş.
kuekuatsheu, periler aleminden bir kere ayrılınca asla geriye dönülemeyeceğini bilmiyormuş. her gece, gökyüzüne bakıp "ay"ın adını nasıl haykırdığını görürmüş. fakat ona bir daha dokunamamış." *
macklemore ve ryan lewis beraberliğinde yapılmış hafif hip hop bir parça. klibinde bir eşcinselin kısaca ergenliği, uzunca da düğününü izleriz. sonunda da support marriage equality yazısı çıkar.
born this way havasında, iddialı ama fazla tontiş laflar var parçada. mesela:
it's human rights for everybody, there is no difference!
live on and be yourself*
veya:
and god loves all his children, is somehow forgotten
but we paraphrase a book written thirty-five-hundred years ago
i don't know*
fekat hoş sözler de yok değil. hiç değilse macklemore'dan duyunca hoş gelebiliyor. mesela:
if i was gay, i would think hip-hop hates me
have you read the youtube comments lately?
"man, that's gay" gets dropped on the daily
we become so numb to what we're saying
a culture founded from oppression
yet we don't have acceptance for 'em
call each other faggots behind the keys of a message board
a word rooted in hate, yet our genre still ignores it*
bir de parça aynen şöyle başlıyor*:
üçüncü sınıftayken gey olduğumu düşünürdüm.
çünkü resim yapabiliyordum, amcam da öyleydi ve odamı da hep pırıl pırıl tutardım*
kısacası bir yandan gaga hip hop yapıyor gibi. ama bunu söyleyen adam ile thrift shop'ı söyleyen adam aynı olunca hoşuma gitmiyor değil. sonunda da i'm not crying on sundays sözü var ki kol içine dövmesi yaptırılabilir.
adı unutulacak insanımız unutturulacak insanımız.f.i diye geçtiği gazete haberi de unutulacak çünkü sahipsiz çünkü kimsesi yok.ne yasalar onlar tarafın da ne ailesi ne ülkesi ne de milleti.
mesele suriyeliler değil lanet olasıca toplum ve onun kanunları.ortadoğunun iğrenç ahlak anlayışıyla büyüyen her türk her arap her kürt her fars bilirki bir eşcinseli öldürmek bir hayvanı öldürmekten bir level üstüdür.çünkü bir günahkarı öldürürse ya ceza almaz alsa bile çok olmaz.pis vicdanını da bir pisliği temizledim diyerek temizler.
rahat uyu sen ferhat ve affet elimizden ağız dolusu küfürlerden sonra bir fatiha okumaktan başka bir şey gelmiyor.çünkü sen de bizdensin.bizim gibi sahipsizsin.bizim ölülerimiz orta da kalır kimse duymaz niye öldüğümüzü duymakta istemezler zaten.yürüyüş yapmazlar tweet atmazlar bol bol.adımızı duvarlara yazmazlar, bilmem kim ölümsüzdür demezler.heykelimizi de dikmezler şehit diye.bu toprakalar da zaten ölmek çok kolay.