pozitif ayrımcılık

kadınlara toplumun çoğu alanında yapılan ayrımcılıktır... aslında heteroseksüel bireylerde kadın zaten üstündür, sevgili el üstünde tutulur... bunu yayma çabasından öte değildir... önemli olan her alanda kadınlara eşitlik verilmesidir... şartlar eşitlenirse zaten kadınlar ön plana çıkacaktır bundan kimsenin şüphesi olmasın...
zaten ezilmekte ve ayrımcılığa uğramakta olan bir gruba uygulanacak ve o grubun çıkarlarını gözeten bir ayrımcılık türü. örneğin, kadınlar için siyasi partilerde kota uygulanması, eşbaşkanlık sistemi vs.
bir eşcinsel olarak birçok eşcinsele yaptığım ayrımcılıktır. öğretmenlik yaptığım zamanlarda da meslek lisesinde 30 kişilik sınıfta 2 kız okuyan sınıflarda kızlara yapardım. evet yapardım çünkü bazen ayrımcılığı önlemek ve dengeyi sağlamak için pozitif ayrımcılık yapmak gerekir.
kadınlara, engellilere bazen gençlere uygulanmasıyla sıkça karşılaşılan ancak yeşiller ve sol gelecek partisinin lgbt'lerin siyasete aktif olarak katılımlarını teşvik etmek ve desteklemek üzere % 5 kota uygulaması suretiyle artık lgbt'leri de kapsayan bir sistemdir.
sözlükteki hoslama butonunu kullanirken yaptigim ayrimciliktir.

lezbiyen yazarlarin entrylerini, kadin olduklari, daha çok yazmalari ve sözlükte çogalmalari adina,

azinliklar, hayvan haklari, ekoloji, emek, toplumsal mücadeleler temali entry giren yazarlari, toplumsal duyarliligin ve farkindaligin artmasi adina,

pasif yazarlarin entrylerini onlarin ötekilestirilmelerine karsi çikmak ve daha aktif yazarlar olmalarini tesvik etmek
adina,

kel yazarlarin entrylerini, onlarla empati kurmak adina hosluyorum efendim.
hükümetlerin ve siyasi partilerin '' hoşgörülü'' olma adına tüm azınlıklara ve ezilenlere '' yeni'' bir ışıkmış gibi sunduğu ayrımcılık türü. çoğunlukla yeni bir rant kapısı ya da göz boyama taktiğidir.

(bkz: politically correct)
(bkz: hemşehri)
samimiyetsiz bulduğum tolerans hareketi.
kelimeden kaybediyor zaten.ayrı-öteki-bizden olmayan.onlar gibi olmayanı onlara yaklaştırmak ama asla eşitlememek.
kulağa hoş gelmiyor. ayrımcılık 'diğeri' öteki' olarak ele alınır. pozitiflik ve ayrımcılık bana da çok hoş gelmiyor.
genelde ya da artık diyelim, 'pozitif ayrımcılık' yerine 'geçici özel önlemler' diyoruz.
bu da, fırsat eşitliğini sağlama, ayrımcılığı ortadan kaldırma ve toplumsal hayata tam katılım için dezavantajlı kişi veya gruba tanınan imtiyaz.
inanmadığım,desteklemediğim durum.bir kadına hayatta otobüste yer vermem mesela,oldu canım.
''damsız girilmez'' ibaresinin sadece erkekler için geçerli oluşunun adıdır. *msız girilmez olarak düşünülüp bu düşünücenin daha yumuşak şekilde söylemi bu başlığa giden en güzel örneklerdendir. iddialıyım.
son zamanlarda eşitlik adı, kisvesi altında abartılan ve haklıya hakkı teslim edilmeye çalışılırken haksız duruma düşülen durum.
60lı yıllarda abd'nin eski başkanı j.f. kennedy tarafından uygulamaya konulan; beyaz ırk olmayan vatandaşlara eğitim, meslek vs. hakkı tanıyan ayrımcılık türü. (bkz:affirmative action) beyaz ırk dışındakiler için fayda sağlasa da her ne kadar güzel bir uygulama gibi gözükse de bu sefer ekonomik durumundan dolayı değil de sırf siyahi ya da latin kökenli vs. olduğu için kişinin yeterli olup olmadığına bakılmaksızın işe alınan vatandaşlar olmuştur. doğal olarak beyazların da hoşuna gitmemiştir bu durum. neticede jfk, sosyal devletin yapması gerekeni yapmıştır. zarardan çok faydası olmuştur bence. illa ki aksaklıklar olur sistemde. toprağı bol olsun.
belli bir kitleye karşı pozitif ayrımcılık yapılırsa, o kitleye karşı düşmanlık daha çok artar.
amerikada olan şeydir. sırf bu yüzden gidip trumpı başkan seçtiler amk.