şişman insanların daha duygusal olması

insanların dalga geçme ihtimaline karşı geliştirilen bir savunma mekanizması. *

(bkz: avunma mekanizması)
genelde "heart of a lion, soul of a cub" tanımına uyarlar.
benim bir türlü tespit edemediğimdir. o kadar şişman insanlarla münasebetim olduğu halde * duygusallık açısından yüzdeye vurduğumda çok düşük bir oran çıkacağından eminim. belki de bana denk gelmemiştir duygulu olanları.
(bkz: beyaz atlı ayısını bekleyen sözlük yazarı)
sen bana şişman demişsin
sana hiç yakıştıramadım
hiçkimse bana şişman diyemez
senin bana söylediğin lafı, sana iade ediyorum
niye cevap vermiyorsun? *
bu başlık biraz acımasızca olmuş.. şişman degilim ve duygusalım... ne yani şişman degiliz diye duygusuzmuyuz..
vücuttaki yağ oranı arttıkça steroid olarak adlandırılan kolesterol derivativi hormonlarda da (bkz: ostrojen) (bkz: progesteron) (bkz: testosteron) (bkz: ve daha niceleri) artış görülmektedir. bu hormonlar pek çok duygu durumunun tecrübe edilmesini kolaylaştırırlar (bkz: öfke) (bkz: endişe) (bkz: depresyon) (bkz: mani). bu yüzden doğru olduğunu düşündüğüm önermedir. ha kişiden kişiye değişir, odun gibi şişman da vardır duygu dolu sıska da. onun için de bütün genellemeler yanlıştır.
tam tersi duygusal oldukları için şişmandırlar.üzülünce kendilerini yemeğe verdikleri için şişmanlamış ta olabilirler
hehehe bende son zamanlarda neden duygusalım düşünüyordum hemen kilo vermem gerek
bende duygusalim ve genelde aktif arkadaşların hoşuna gidiyor bu
tüm genellemeler gibi bu da yanlış bir genelleme ve şişmanlar hakkındaki klişelerden biridir. bazı şişmanlar duygusaldır, hepsi değildir.
götünden element uydurmanın dik alası. asdfghjk.
şişman insanlar sempatiktir gibi tamamen sallamasyon bi laftır
bu dahil bütün genellemeler yanlıştır
yukarıdakilere katılarak, hayatının her alanıda şişman olan birisi olarak duygusaldan çok daha az yüzeysel olmaları şeklinde destekleyebilirim. şöyle ki, ister hetero olsun ister gay, kadın ya da erkek ne yazık ki her birey görselliğe bir raddede önem veriyor. varsa kendince kriterleri veya genel olarak görsellikte hoşuna giden bir şeyler-etkilenme bireyi tanıma isteği doğuyor. dürüst olmak gerekir ki kimse kimsenin beynine, yazdığı iki cümleye çekim duymuyor en başta (gözlemlediğim kadarıyla). buna cinsel kimya mı denilir başka bir şey mi, o kısmı psikolojici arkadaşlar bilir.

duygusal algısını oluşturan ise, gerek kendi içlerindeki olmak istediği ile dışındakinin tutmaması ve çoğu zaman da en temelde kiloya bağlı bir özgüven eksikliğinden ötürü genel geçer güzellik algısını diğer bireyler kadar ciddiye almaması. öyle ki, eskiden şişman olup sonradan zayıflayan/vücut yapan tiplerde bile hep özgüven eksikliği minicik de olsa durur bi yerde, keza kilo verenci ego patlaması da yaşanması gibi. yemek yemeyi, winnie the pooh gibi yuvarlanmayı seviyoruz; her gün her gün haşlanmış brokoli bench press ömür geçmez diye düşünüyorum şahsen. belki hornet'te 5000 mesaj almıyoruz "only muscled bears" gibisinden ancak her birey kendi şeklince hayattan tat almaya çalışıyor en nihayetinde.

tabi, şişman olup da egosu tavan ya da tam tersi olanlar yok mu, vardır elbet. ancak ambalajdan çok içindekine bakarız.