campbell

Durum: 69 - 1 - 0 - 0 - 29.06.2021 12:38

Puan: 1750 - Sözlük Kezbanı

4 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

"Those without swords can still die upon them" -Eowyn
  • /
  • 4

para karşılığı seks yapmak

seks işciliği değil, orospuluktur. orospuluk dendiğinde kötü olan kişi orospu değil, onun bedenini satan / satın alandır (pimp / john).

izlandadan örnek vermek gerekirse, lezbiyen başbakanları tarafından orospuluk yasaklanana kadar kerhanelerinde çalışan kadınların bir tanesi bile izlandalı değildi, hepsi insan kaçakçılığı ile romanyadan getirilmiş kadınlardan ibaretti. ki, bu durum batı avrupada da böyledir. yüksek refah nedeniyle bütün orospular doğu avrupadadan binbir vaadle kaçırılan kadınlardan oluşmakta.

türkiyenin vergi rekortmenleri yıllarca manukyan gibileri olmuşken, böyle bir insan kaçakçılığının bu derece allanıp pullanması, seks işçiliği gibi yeni terimler üretilerek yapılan insan kaçakçılığının örtülmesi hiç de şaşırtıcı değil aslında. sikinizin keyfi için bunları görmezden gelmek size kalmış, ancak sırf sosyal medyada gördüğünüz milyon dolarlık endüstriler tarafından üretilen mantraları tekrar ettiğiniz için kendinizi ahlaki olarak üstün hissetmeniz gülünç.

euphoride

görüşlerimiz be kadar uyuşmasa da kendisine yapılan yanlıştır. toplasan 20 kişinin olduğu yerde bu kadar drama dönmesi ise oldukça abuk. düşünsenize ayısözlük gibi bir yerde insanlara sürekli olarak defol yazıyorsunuz, oldukça loser bir davranış olmalı.

harry styles

sırf eski grubundan larry ile yakıştırıldığı için eşcinsellere oynayan ama bir yandan da asıl takipçisi hetero kızları da ürkütmek istemeyen "çevir kazı yanmasın" modunda açıklamalar yapıyor ve sizde yiyorsunuz, afiyet olsun.

harry üçten farklı kadınla çıktı ve katıldığı bir röportajda biseksüel değilim dedi. daha iki dakikada googlelanabilecek bir bilgiye bakmayan, sorgulamayan insanlar varken böyle açıklamalar yaparak gündeme gelmesini destekliyorum, osur osur ipe diz, kimse bakmıyor nasıl olsa. ayrıca açıklamıyor olması ilgi deliliğinden, çünkü ex bandı dağıldıktan sonra gündemde kalabileceği tek konu marjinal olmak ve larry ile olan ilişkisi.

sanırım günümüzde en sevmediğim şeylerden birisi ise "açıklamak zorunda değil" argümanı. açıklamak zorundasın. böyle bir argüman ortaya attıysan açıklayacaksın, tabi amacın milletin ne demeye çalıştığını anla(ya)maya çalışması sonucunda ilgi çekmek değilse. çok saçma yahu. mesela ben buraya entry olarak "lorem ipsum dolor sit amet" yazsam okuyunca içinizden dersiniz, ulan bu adam ne demeye çalıştı diye. ama cinsel yönelim olunca sorgulanamaz oluyor böyle şeyler.

**************************

gelelim bu entryde yazmak istemediğim ama bu kadar yazdıktan sonra sona iteleyeceğim konuya.

harry'nin feminen giyindiği için toplumdan ve özellikle eşcinsellerden aldığı destek oldukça rahatsız edici. evet, rahatsız edici. birçok nedeni var, ama en bariz olanı ilk söyleyeyim. toplumda (konum ayırt etmeden) hala birçok gay, feminenliği yüzünden en iyisiyle psikolojik, en kötüsünde fiziksel şiddet görüyor.

ancak bir bakıyorsunuz, hetero erkek etek giydiği anda bir anda sanki cinsiyet kavramını icat etmiş gibi davranılıyor, bir havalar bir havalar. aslında bu, değişmeyen bir gerçeği gözler önüne seriyor. mesela 10 yıl önce dar pantolon giyene, pembe giyene etmediğini bırakmayan heterolar şimdi sikiş peşindeki bukalemun gibi pembe tişört ve dar pantolonları ile "bakın kızlars, ne kadar da açıkgörüşlüyüm ehi ehi" diye geziyorlar.

çünkü toplumdaki homofobi davranışa değil insana göredir. 10 yıl önceki dar pantolon nefreti bir moda yargısı değil, eşcinsellere olan nefretti.

***********************

ben bu yazıya aylar önce başlamıştım, bugün bitirene kadar bu davranışların nedeni belli oldu. kendisi s.h.e adını verdiği bir makyaj firması kuracakmış. heteroseksüel erkeklerden çok da fazlasını beklemiyordum açıkçası, onlar için "cinsiyet normlarını yıkmak" ya seks ya para içindir.

kısacası styles, bizimle deyılsın.

eurovision 2021

bu konuda komik bulduğum şey twitterda "ehi ehi bak italya ve isviçre ne kadar kwiiir" diye gezenlerin gerçekten gay olan alman yarışmacıyı yerden yere vurması. heteroseksüeller hep böyle, gayliği fetişize ettiklerinde bile eşcinselleri değil eşcinsel gibi davranan heteroları beğeniyorlar.

jendrik oldukça tatlı bir performans verdi, halktan 0 puan almış olması homofobinin hala dünyada ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.

yaptığım hiçbir şeyden pişmanlık duymuyorum

bu cümleyi ne zaman duysam, aklıma çilem karabulut geliyor.

seks işçisi

seks, bir iş değildir. seks, metalaştırılabilecek bir şey değildir. binaenaleyh, marjinalize edilmiş kadınların ve gaylerin vücutları bir iş yeri değil, sömürü aletidir.

yirmi birinci yüzyılda bunu tekrar etmek gerçekten utanç verici, ama gerek var ne yazık ki. kadın vücudu, bir ürün veyahut hizmet değildir. bu bir. ikincisi orospulukta aslında para verilen şey seks değil, belli bir süre boyunca istediğinizi yapabileceğiniz bir beden alabilmek. orospuluk yapanların çoğu bu ile maddi zorunluluktan girdiğini düşündüğünüzde, bu yasallaştırılmış tecavüzden farklı değil.

işin komik yanı, ailesine bakabilmek için günde 20 liraya taş taşıyan adamın sömürüldüğüne inananlar, bu kadınların sömürüldüğüne inanmazlar, çünkü gözlerinde kadın hiçbir zaman bir üretim aracı (doğurganlık) olmaktan çıkmamıştır.

yukarda komik bir şekilde "kimisi istemeden, kimisi isteyerek, kimileri zorla, kimileri mecburen yapar. bu bizi alakadar etmez" yazılmış. beynini peynir ekmek ile yemek böyle bir şey olsa gerek. "seks işcisi" diyerek halk ekmek bayisi ile bir tuttuğunuz bu insanların %92si bu "işi" zorla yapmakta, bir çıkış noktası olsa bu "işi" bırakacağını söylemekte. isteniyor ki susalım, isteniyor ki bırakalım kapital bu insanları sömürsün. çünkü belle delphine gibi birkaç e-thot orospu olarak damgalanmak istemiyor.

dahası, pornografi endüstrisinde ortalama ölüm yaşı 25. yirmi beş. matthew bremer (sean, corbin fisher) 22 yaşında öldü. ölümünü anma amaçlı videoları %75 indirimli oldu, kapitalist ironinin böylesi. pornografinin en kötü yanı, insanlıktan çıkarıcı olması. insanları alıp, bir et parçasına dönüştürebilmek. 22 yaşındaki dünyalar güzeli adamın arkasında kalan tek şey ailesinin ve erkek arkadaşının birkaç ayda bir yazdığı küçük notlar. gidin okuyun, belki akli melaikelerinizi geri bulursunuz.

uzun lafın kısası, seks işcisi terimi bu işten yüksek meblağlar kazanan ancak toplumun kendisine haklı biçimde orospu damgası vurmasına içerlenenlerin başlattığı, kapitalin ise orospulupun arkasındaki bütün kiri çöpü halının altına süpürmek için desteklediği bir hareket.

çünkü bu işte zorla olan %92'ı kurtarmak, onları önemsiyormuş gibi yaparken sömürülerini legalleştirmekten daha zor. çünkü umursamıyorsunuz aslında. seks işcisi hakları dediğinizde istediğiniz şey yasal pezevenkler. kullandığınız cicili bicili dil alttaki argümanı değiştirmiyor. neyse.

bu konuda üzülmediğim tek grup, lisede üniversitede kendisinden hoşlanan gaylere köpek gibi davranıp, dolarları görünce sikini sallaya sallaya koşan hetero erkekler. çünkü bu dünyada eşcinsellere insanmış gibi davranmak, üç beş dolara bedenini satmaktan zor onlar için.

avery jackson

bu çocuk trans değildir, annesi tarafından sömürülmektedir. zahmet edip de hakkındaki netflix belgeselini izlediyseniz, bu çocuğun bu kadar ünlü olmasının tek nedeni, ona egzotik bir hayvan gibi davranan annesi.

çocuk aslında oldukça normal bir gay çocukluk yaşarken "demek kız giysisi beğendin demekki kızsın" gibi abuk ama trans mentalitesi olan bir kafayla sanki yangından mal kaçırırcasına translanmıştır.

anne bunu tepe tepe kullanmış, çocuğu sürekli bir yerlere sokup üzerinden para kazanmıştır. belgeselde de çocuğun sürekli "rahat bırak beni" tavırları bariz. ne zaman çocuk translık dışında bir şey konuşmaya kalksa araya giren annesi, aslında olayın münchausen by proxy olduğunun canlı bir kanıtı.

yapılan araştırmada çocukluğunda cinsiyet uyumsuzluğu gösterenlerin %97,5'unun trans olmadığını, büyüyünce gay bireyler olarak yaşamaya devam ettiklerini belgeliyor.https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/article...

durum böyleyken, soyut ile somutu ayırt edemeyeceği, sorgulayamayacağı bir yaşta bu çocukları sakatlamanın tek nedeni var, aynı din gibi sorgulayacak yaşa geldiklerinde trans olmuyorlar. keira bell bu yüzden kazandı davasını. ona daha genç bir çocukken memelerini kesmesini söyleyenlerin onu nasıl kandırdığını anlayabilecek bir mental kapasiteye geldiği için.

aynı şekilde, tamamen zararsız denilen ergenlik durdurucular bu çocukları ömür boyu çocuk kalmaya zorluyor. "aktivistlerin" iddia ettiğinin aksine, ergenlik durdurulabilir bir şey değil. bu çocuklar ergenlik yaşıyorlar ama hormonlardan dolayı vücutları gelişmiyor. akciğerleri büyümüyor, kalpleri genişlemiyor. ömür boyu çocuk kalıyorlar. vücutları büyüdükçe kalpleri yetmemeye, nefesleri kesilmeye başlıyor.

ne için? toplumun heteroseksüel rollerine uyabilsinler diye. "bez bebeklerle oynamak erkek yada kadın olmakla alakalı değil" demek yerine "benim oğlum kadınsı şeyler seviyor demekki kadın" gibi abuk bir mantık kurduğunuz için.

yeni nesil gayler daha yetişkinliğe erişemeden üzerlerinde deneyler yapılıyor, sakatlanıyor, hadım ediliyor, vücütları ksııtlanıyor ve bütün bunlar olurken gayler seviniyor.

hepiniz biliyorsunuz aslında, böyle bir anneye doğsanız ilk zırıllığınızda sizi translayacağını. mevzu haklı olmam değil aslında, mevzu gay çocukları umursamamanız. mevzu doğru olanı değil kolay olanı yapmak istemeniz.

bir gün yapılan hata anlaşılacak, lushenkoizm gibi. ilerde bakıp şaşıracaklar bu çocuklar nasıl deney faresi olmuş diye. çünkü siz izin verdiniz. vebali sizin üzerinize.

afobi

bazı insanlar gerçekten ezilmek istiyor.

aseksüellik hiçbir zaman, hiçbir dönemde baskılanmamıştır. şövalyelikten, athos dağı papazlarına, isayla evli katolik rahibelerden sufilere tarihte cinsellik yaşamadan toplumda varolmuş birçok kesim vardı.

hala da var. hepiniz hiç evlenmemiş, haliyle memnun birini tanıyorsunuzdur. kırk yılda bir "ne zaman evlenicen" dışında bu insanlar toplumda bir sorun yaşamıyor. sırf (çoğu) spicy heteroseksüeller oldukları ve eşcinsel alanlarda boşa yer ve zaman işgal ettikleri bariz olmasın diye bunları belirten herkese afobi diye ağlarlar.

yıl 2021 ve sırf sikişmediği için ezildiğini düşünenlere argüman yetiştirmek gerekiyor.

müge anlı ile tatlı sert

fırat kaya tarafından dövülen engin elekçi murat tekin cinayetinde de gelmiş, ilişkisi olduğu adamın iki sakallı adam tarafından takip edildiğini söylemişti. bariz bir cinayet olan vaka aydınlanmamıştı.

iki ile ikiyi üst üste koyarsak, hayvan avlar gibi eşcinsel avlayan manyak insanlar var, ve devlet bu konuda hiçbir şey yapmıyor.

sapphic

keşke dilimizde erkek olmayanlar için bir kelime olsaydı. buldum, kadın. o kadar kapsayıcısınız ki kadını da lezbiyeni de görmezden gelip yok ettiniz. aferin.

halkın yarısından fazlası eşcinsel komşu istemiyor

fırat kaya

hemen başlamışsınız, homofobik eşcinsel diye. korkaksınız, gayler heteroseksüel şiddet tarafından ölümüne dövüldüğünde bile suçu heteroseksüel şiddetten uzağa çekmeye çalışıyorsunuz.

(bkz:#430741)

heteroseksüel sistemden, şiddetten çıkar sağlayan herkesin elindedir o kan. performatif olarak duyar kasanından homofobiğine bütün heteroseksüeller bu olayın sorumlusudur. heteroseksüel şiddet makinesini besleyen kol ile, şiddet uygulayan kolu birbirinden farklı değildir. bu adam üç beş gün sonra indirile indirile mariana çukuru olacak cezası ile salınacak.

karma yok, adalet yok, intikam yok. yanına kar kalacak bir suç bu. biz birbirimizi korumadığımız, sadece birbirimizden alıp, birbirimizi desteklemediğimiz, sadece bizim olduğumuz bölgelerde yaşamayıp, yüzlerine bile bakmayı reddetmediğimiz sürece heteroseksüel şiddet hayatımızın bir parçası olacak.

heteroseksüel adalet bu adamın ölmesini istediğimi yazsam bu adama vereceğinden fazla ceza verir. yedi cehennem üzerine olsun.

gay bara giden kız

heteroların kendi boktanlıkları yüzünden rahatça eğlenemedikleri barlara gitmeyip kendilerine ait olmayan alanları kolonize etmesi, oldukça heteroseksüel bir davranış.

bu kızlardan sonra onların peşine düşen amsalak erkekler gelir. sonra geldiği yerin "gay" bar olduğunu unuturcasına kendisine yürüyen gayler ile olay çıkarırlar. sonuç olarak barın havası kaçar ve en nihayetinde bar standart boktan bir heteroseksüel mekanı olur.

aman ağzımızın tadı kaçmasın diye ülkede zaten üç beş tane kalmış gay mekanına da sahip çıkamayanlara müstehak hoş.

queer

queer, bir heteroseksüel sözcüğüdür, asla gaylere ait olamaz. queer, matthew shepard'ı vahşice öldürenlerin yüzüne bağırdığı kelimedir. queer bugün bile eşcinselleri aşağılamak için kullanılır. ve bu kelimenin günümüzde liberal ortamlarda kullanılması bile heteroseksüellere ne kadar rahat bir ortam bıraktığımızın göstergesidir. düşünsenize, bir avuç beyaz akademisyen ortaya "nigger theory" atsa, sonra da herkes "ehi ehi niggerı geri aldık, 1/64 niggerım ben" diye gezse, bu nasıl iş demez miydiniz? ama queerin geri alındığını (ki alınmadı) savunanlar sayesinde sırf demiromantic foxgendered pansexual ergen kızlar bende queerim bende lgbtqwertyim diye geziyor.

bak queer geri alınmış mı;


kısacası, heteroseksüel onayına olan bağımlılığınızı bırakıp eşcinselleri korumanız gerek. çünkü bugünün demiromantic foxgendered pansexualları yarın heteroseksüel evliliklerini yapıp bugünleri unuttuğunda, toplumdan paparayı yemek için biz hala burada olacağız.

istanbul sözleşmesi

günümüz itibari ile kaldırılmıştır. her fırsatta lgbyi en fazla ucundan bucağından kapsayan bir anlaşmayı kullanarak lgbye saldıranlar kına yakabilir.

"çocuklar şakadan taşlıyor kurbağaları,
kurbağalar gerçekten ölüyor."

erich fried

17 mart 2021 hdp'nin kapatılma davası

açıkçası kürtçüler ile islamcıların birbirini yemesi en çok eğlendiğim şeylerden biri. farklı isim altında ergenekoncu askerlere yapmadıklarını bırakmamışlardı. şehirlere hendek kazıp sivilleri tehlikeye atmaktan terör örgütlerine parasal yardıma kadar ellerine bulaşmayan kan kalmamıştı.

atalarımın dediği gibi, eden bulur.

türklerin anadolu'ya kattıkları

"çözüm" süreci bitene kadar akp ile can ciğer kuzu sarması olanlar, 2010 referandumunda anayasa mahkemesinin içinin boşaltılmasına %90 oranlarında evet oyu verenler, işine geldiği 15 sene boyunca akp ile işbirliği yapanlar bugün akp'nin neden olduğu şeyler için türkleri suçlamakta beis görmemişler. beraber megrilediğiniz zamanlar çok da geçmişte değil aşkıms.

bak kim evet demiş 2010'da.


türkler anadoluya ne katmıştır sorusunun cevabı maddi olarak anadoluyu 250 yıl yöneten selçuklu bile 1000 yıl yöneten bizanstan çok eser bırakmıştır anadoluda. manevi olarak ise, günümüzde bunu soranların ataları doğuda şeriat bayrağı açıp yenilince devlet bize soykırım yaptı diye ağlarken, viyanada oy kullanamayan kadınlar türkiyede oy kullanabiliyor, muhtar olabiliyordu.

ülkedeki demokrasiyi ayaklar altına alan, atatürk reformları birer birer sökülmeye çalışırken sevinen iki kitle vardı, şimdi hiç işbirliği yapmamış gibi davranıyorlar, gülünç. türklerin anadoluya kattıklarını konuşuyoruz da, keşke anadoludan çaldıklarınızın da hesabını verseniz.

türkiye'de biseksüel bir insana aşık olmak

"türkiyede eşcinsele aşık olmaktan farkı olmayandır" yazmayanı dövüyorlar herhalde. bir biseksüele aşık olmamak için en bariz neden ise abd'de pew enstitüsünün 2011 ve 2018 yıllarında biseksüeller ile yaptığı çalışmada biseksüellerin %90'ının heteroseksüel evlilik yaptığı / ilişkide bulunduğu görülmüş. bu oran eşcinsel evlilik legalleştikten sonra azalmak yerine artmış. dinleyecek 2 saatiniz varsa kanıtlarıyla teker teker özetlemiş aslında.

homofobik eşcinseller

ne zaman toplumda gay karşıtı bir olay olsa hemen "ehi ehi gizli eşcinseller" denilir, toplumumuz çok kabullenici olduğu için düşman bulamayan eşcinseller birbirini yiyormuş gibi davranılmaya devam edilir.

bu muhabbet, ılık su muhalifi olup söylem ve davranışları ile homofobik olan ama bir yandan da modern takılan çevir kazı yanmasıncı kitle tarafından söylenir. amaç, kendisini yapılan eylemden uzaklaştırmaktır. yani homofobinin kaynağı kendisi gibi heteroseksüeller değil, eşcinsellerdir.

bu gibi söylemler aslında çok büyük bir türkiye gerçeği olan heteroseksüel şiddetini maskelemekte ve düzgünce konuşulmasının önüne geçmekte. çünkü homofobi, heteroseksüelleri tepeye koyan ve onları yücelten bir sistemdir. yani yarın bütün eşcinseller homofobik olarak uyansa bile bundan karlı çıkacak tek grup heteroseksüellerdir.

herhangi bir homofobik olayı açın ve yorumları okuyun. herkes "hımıfıbık ıscınsıl" yazmayı bilir. kaç heteroseksüel içinde bulunduğu ve kazanç sağladığı sistemi yermekte, buna karşı bir önlem almak istemekte? sıfır.

çünkü homofobiye karşı çıkıyormuş gibi görünürken ezildikleri için eşcinselleri suçlamak, paha biçilemez.

hoşlanılan erkeğin kadınsı çıkması

buraya "hayal kıruklığı ehi ehi" yazanların erkeklikle olan ilişkileri belki yılda bir gyme gidip aynada fotoğraf çekilmektir, ayıysalar onu bile yapmazlar muhtemelen. eline matkap versen bir şey yapamayacak, bir ağacı deviremeyip bir conta değiştiremeyecek insanlar zaten oldukları erkeklikle yaşadıkları için masc4masc sanıyorlar kendilerini.

türkiye gibi misojinik bir toplumda "kadınsı" olmanın gerektireceği cesaret sizde yok. düz, sıkıcı ve banalsiniz. bu düşük özgüveninizi, kendinde bu cesareti bulan insanlara saldırarak tatmin etmeye çalışıyorsunuz ama canıms, asla taklit ettiğiniz hetero erkekler gibi olamayacaksınız.

[tabi burda eşcinsellerdeki kadınsılığın performative olduğuna da değinirdim, ama gerek yok.]
  • /
  • 4

campbell

(bkz:#431664 )

aklıma ilk sen geldin istersen tabi.

campbell

homofobi hakkındaki isabetli yorumlarını gördükten sonra aklı başında sandığım yazardı kendisi. ama yanılmışım. gördüğüm kadarıyla entrylerinde baskı sistemlerini homofobi ve patriyarkaya indirgemeye çalışan, utangaç transfobik ama açık ırkçı birisi. sözlüğün trans+ dışlayıcı bir birlik olan lgb alliance kadrolu üyesi olmaya çalışan yazarı denebilir.

götünü siktirmek için mühendis olmak

twitter'da görmüştüm, elemanın biri yazmıştı, gören olursa özelime yazarsa tam olarak tweeti, sevinirim. şöyle bir şeydi, "başarılı olmak zorundayız, toplum bizi kabul etmesi için, öyle avam, varoş olmamalıyız, yoksa toplum ayrımcılık yapar tabii" gibi bir tweetti. mühendis olduğunu da eklemişti sanırım ya da profilde vardı. hatırlamıyorum, engel yemiştim dönüp baktığımda kişiden.

uzun uzun düşündüm konu ile ilgili.: iki kavramı inceleyeceğim. (felsefeci değilim, benmerkezci bir ibne olduğum için kendimi anlatarak inceleyeceğim,)
başarı ve eşcinsel

başarı ne demek? baudrillard'a göre, "kapitalizmde başarı aslında bir similasyondur," sürekli bireylere kariyer yapılmalarına dair bir illüzyon sunar. bunun çok güzel örneği tahsin yücel'in yalan ve peygamber'in son 5 günü'nde roman şeklinde özetler.
emperyalizm, bize kariyer, başarı gibi kavramları yedirerek, aslında kendinin hiçbir zaman devrilmeyeceğini de kanıtlar. en büyük zaferi budur.
başarılı olmak için soymak zorundasın. ben demiyorum, al capone der bunu. soymazsan başarılı değilsin. bu kadar solcu arguman yeter.

gelelim eşcinselliğe. hepimizin cinsel kimliğimizi kurarken aynı yerden kurmaz. bu bir. yani biri "full aktifim, gay değilim " der, biri "kerimcan heyooo, harika dj'sin ablan star bebeim" der, kimi modacılık yapar, kimi sanatçılık yapar, kimi bunu aktivizme döker...vb.
ama dalyarağın (hakaret değil bu, dalyarak terimini incelerseniz anlarsınız) bahsettiği toplum, bize cinsel kimliğimizi kurarken "bir dakika canım benim, sen bir geride dur" der, kendi istediği gibi kurdurur. modacı yapar, efemine olunan davranışı daha da görünür kılığ gülünç bir şeymiş gibi sunar. başroldeki kadının arkasına sığındırıp, kendi aşkı yokmuş gibi, başroldeki kadının aşkına ağlatır. devrimci yapmaz, devrimci olursa sakalsız oğlanın tragedyasına döndürür. toplum bunu sadece eşcinsellere yapmaz, kürtlere, siyahilere, alevilere, ermenilere, yapıyor.

çünkü başarılı olmak için azınlığın emeğine ihtiyaç vardır, ama bu azınlığın isyana dönüşmeyip "hoşgörülü " sunulması gerek. bu kadar.

üniversitede not ortalaması ilk 5'de olanın mardin'de yapılacak harika referanslı bir unicef projesine dahil olacaktı, staj kapsamında. tahmin edin şekerler ne oldu? ilk 5'teydim. kabul edilmedim. "yee ibneliğe vurma işi" dediğinizi duyar gibiyim. sırf lgbti derneği'bde staj yaptığım için ve açık eşcinsel olduğum için, almadı hoca. proje enfesti, deneyimler polonya'da aktarılacaktı sonra da. ben hayatımda hiç yurtdışı görme şansım olan o projeye kabul edilmedim. ... hepinizin ortalama buna benzer ayrımclığa maruz kaldığınızı biliyorum biliyoruz. açıksanız, hele bir gör başarı neymiş, sikerler.

son bir şey daha, soma'da psikoloğun görüşme yaptığı bir danışan dinledim. psikolog değildim, kabul etti. görüşme esnasında, arkadaşının yanmış cesedini düşünmekten kafayı yediğini düşünen, aslında tekrar madene dönmenin o cesede basmak olduğunu söylemişti. sonunda da eklemişti: aramızda kalacaksa benim hayatta tek sevdiğim insandı dedi. muhtemelen aşıktı. gayradarım açık benim, o sikik psikoloğa göre.

al sana başarı beyim? can gürkan ibne olsaydı senin toplumun onu göğsüne basardı emin ol, yanmış cesetlerin üstüne kurduğu başarılı ibne olurdu.

başarılı değilim, kariyere inanmıyorum, işimi iyi yaparım ama, vicdan ile ilgili olduğu için emin ol, ama götümü siktirmek için mühendis olamadığım için kusura bakma, kısa yaşamımda götümdeki klitoris'e söz geçiremem.
üstelik bunu kartel kartel bedel ödeterek yaptıran toplum için hiç olamam. toplum götüne girsin.

Toplam entry sayısı: 69

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

farklı kültürler ile yaşanabilir, göçmen krizi ile yaşanamaz. açın tarih okuyun be! ama okumazsınız, herkese 'faşist!' diye bağırmak işinize geliyor çünkü. duyar kasabilemek, ilgi çekebilmek için yırtınıyorsunuz sadece.

*

yıl 1830, yer texas, o zamanlar tejas.

'beyazlar' yani 'anglos' denilen yerleşimciler dönem meksikasındaki tejas'a yerleşiyorlar. bir anda latino kökenliler azınlık konumuna geliyorlar. anglos'lar kendi devletleri olan birleşik devletlere katılmak istiyorlar. bunun üzerine meksika başbakanı tejas eyaletini coahila eyaleti ile birleştiriyor. sonuç olarak meksikaya demokrasi geliyor. meksika sınırlarını koruyamamasının bedelini topraklarının %35'ini kaybederek ödüyor.

*

farklı insanlar ile yaşamak güzeldir, fakat her önünüzden geçeni evinize neden almıyorsanız o yüzden ülkenize de almazsınız. her kültürün bir jenerasyonda sadece %5'i göçmen olabilir, yoksa toplumun işleyişi bozulur. neden? çünkü demografik yapı bozulur. hatay artık bir türk şehri midir mesela?

yarın bir gün anglos'ların yaptığını surilerin yapıp yapmayacağını bilmiyoruz, tarih bize yapacaklarını söylüyor. yapıyorlar da zaten. hatay suriye şehridir diyenden kuzey suriye söylemlerine kadar.

insanlık bazından hepimiz savaşa üzülebiliriz, ölenler için matem tutabiliriz. ancak devletler bunu yapamaz. türkiye en başından hiç suriyeli almamalıydı, diğer arap ülkeleri gibi. beka sorunu denen şey budur işte.

son olarak sınırların faşistlik falan olduğu söylenmiş, cahilliğin daniskası. yahu iran sınırımız tam 396 yıl önce çizilmiş. kanla.

bütün sülalem gökırmak (kızılırmak'ın bir kolu) civarında yaşamışlar, çiftçilermiş. büyükdedem taa ülkenin bir ucundan gelip sırasıyla balkan, çanakkale ve kurtuluş savaşlarında savaşmış. kime karşı? 15 farklı devletin ordularına karşı. esir alınmış, kaçmış. bir bacağını savaş meydanında bırakmış. tek kurşununu harcayamadığından kör pala ile savaşmış. istiklal madalyasını almış, köyüne dönmüş.

esad suri bombom diyerek ülkesinden kaçan, antalya plajlarında nargile çeken suri gençlere acımalı mıyım şimdi yani?

suriler ile ilgili binlerce sorun varken hümanizm sosuna batırıp akıl mantık kullanan insanları faşist ilan ediyorsunuz. yazık.

sokaktaki evsizleri, şarapçıları evinize alıp onlara maaş bağlamalısınız. siz de aç kalabilirsiniz tabi. önemli olan hümanizm ya! ama olmaz, klavyenin arkasından hümanizm kasarsınız.

suriyelilere harcanan her kuruş; oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babanın veyahut çocuklarına odun alamadığı için saç kurutma makinesini çocuklarına verip intihar eden annenin vebalidir.

umrunuzda mı? değil.
mevzu türkler olunca duyar kasamazsınız çünkü.

tüm dünyası eşcinsellik olanlar

homofobiyi ne kadar da içselleştirmişsiniz. insan eşcinsel sözlüğüne gelince homofobi beklemiyor ama maşallah sanırsın breeder convention.

bir kere şunu kenara koyalım; etrafınızda gördüğünüz her şey heteroseksüeldir. bak navigasyon bile kadın sesi çünkü ingilzi savaş pilotları en çok kadın sesine tepki veriyordu, heteroseksüel oldukları için. etrafınızdaki her şey, heteroseksüeller için tasarlandı.

o halde niye heterolara sormuyorsunuz bunu? niye kek reklamında bile heteroseksüel normlar var demiyorsunuz onlara? çünkü heteroların sikinde değilsiniz aslında, onlar sizin gibi bir "ibneyi" takmıyorlar bile. tek yapabildiğiniz herhangi bir topluluğu olmayan, bu konuları konuşacağı kimsesi olmayan veyahut hayatı boyunca eşcinselliği yüzünden eziklendiği için bunu kendine zırh gibi giyinmiş insanlara saldırmak ve zorbalıkta bulunmak.

ikinci dalga feminizmin dediği gibi, kişisel olan politiktir. kimse içinde yaşadığı toplumdan / dünyadan uzakta bir vakumda yaşamıyor. isteseniz de istemeseniz de bütün eşcinselleri birleştiren tek şey homofobi.

mesela boxer reyonu dediğimde anlamanız bir ortak yaşanmışlıktır. ben size iki kelime söyledim, siz bağlamı anladınız. hayatım boyunca aradığım şey bu aslında. yaşadığım travmaları anlattığımda göz deviren heterolar değil. hepimiz biliyoruz ki ne kadar öyle olmasını istesek de heterolar bizi anlamıyor. yaşanmışlık anlatılabilecek bir şey değil çünkü. birisi size nasıl araba sürüleceğini anlattığında ne kadar araba sürebiliyorsunuz?

size kötü haberlerim var. eğer hayatınız gay bara gidip gay sex konuşmak, heteroları takmamak ve mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarmaksa, doğru yoldasın tatlım. çünkü heteroların yaptığı tam da bu. heteroseksüel bara değil bara gidiyorlar, gay seks değil seks yapıyorlar, gay evlilik değil evlilik yapıyorlar. onların yaptığı her şey normal, gaylerin bunu istemesi ise bunu tüm kişiliği yapmak oluyor.

yukarda dediğim gibi, sevmediğiniz gaylerle aynı şekilde yaşayan heterolara tek bir söz bile edilmiyor. eşcinsel de olsanız, yukarda "biseksle eğlendim hahah, tercihinizi umursamıyorum" diyen dangıl dungul gibi de olsanız, dalay lama da olsanız homofobiksiniz ve bu umrumda değil. köşenizde ağlayın ve eşcinselleri rahat bırakın.

suriyelilerin türkiye'ye katkıları

katkıları taciz, tecavüz, gasp, hırsızlık, çocuk gelinler, ülkede bulunmayan hastalıkların hortlaması, türkiye vatandaşlarının alması gereken hizmetlerin sömürülmesi, islami terörizm, eğitimsizlik, gericilik diye gider.

ülkeden götürdükleri ise güvenlik, huzur, refah, stabilite, laiklik...

çok değil yüz yıl önce para uğruna 'türkün karnında altın var' diye halepi savunan türk askerinin karnını deşenlere üzülmem mi gerekiyor? araplar her zaman vahşi ve geri kafalı bir halktı, yüz yıl geçmiş olması bunu değiştirmiyor. eden bulur, inleyen ölür.

suriler türkiyede kalsın geyiğinin tek önemi kuzey suriyede yapılan etnik temizlik geri çevrilemesin diyedir aslında. kürtlerin bölge halkını sürüp burası 281181 yıldır bizimdi deme politikası taa hamidiye alaylarına dayanıyor, suriler kalsın diyen herkesin aslında bir beşinci kol olması hiç de şaşırtıcı değildir bu yüzden.

türklerin anadolu'ya kattıkları

"çözüm" süreci bitene kadar akp ile can ciğer kuzu sarması olanlar, 2010 referandumunda anayasa mahkemesinin içinin boşaltılmasına %90 oranlarında evet oyu verenler, işine geldiği 15 sene boyunca akp ile işbirliği yapanlar bugün akp'nin neden olduğu şeyler için türkleri suçlamakta beis görmemişler. beraber megrilediğiniz zamanlar çok da geçmişte değil aşkıms.

bak kim evet demiş 2010'da.


türkler anadoluya ne katmıştır sorusunun cevabı maddi olarak anadoluyu 250 yıl yöneten selçuklu bile 1000 yıl yöneten bizanstan çok eser bırakmıştır anadoluda. manevi olarak ise, günümüzde bunu soranların ataları doğuda şeriat bayrağı açıp yenilince devlet bize soykırım yaptı diye ağlarken, viyanada oy kullanamayan kadınlar türkiyede oy kullanabiliyor, muhtar olabiliyordu.

ülkedeki demokrasiyi ayaklar altına alan, atatürk reformları birer birer sökülmeye çalışırken sevinen iki kitle vardı, şimdi hiç işbirliği yapmamış gibi davranıyorlar, gülünç. türklerin anadoluya kattıklarını konuşuyoruz da, keşke anadoludan çaldıklarınızın da hesabını verseniz.

euphoride

görüşlerimiz be kadar uyuşmasa da kendisine yapılan yanlıştır. toplasan 20 kişinin olduğu yerde bu kadar drama dönmesi ise oldukça abuk. düşünsenize ayısözlük gibi bir yerde insanlara sürekli olarak defol yazıyorsunuz, oldukça loser bir davranış olmalı.

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

farklı kültürler ile yaşanabilir, göçmen krizi ile yaşanamaz. açın tarih okuyun be! ama okumazsınız, herkese 'faşist!' diye bağırmak işinize geliyor çünkü. duyar kasabilemek, ilgi çekebilmek için yırtınıyorsunuz sadece.

*

yıl 1830, yer texas, o zamanlar tejas.

'beyazlar' yani 'anglos' denilen yerleşimciler dönem meksikasındaki tejas'a yerleşiyorlar. bir anda latino kökenliler azınlık konumuna geliyorlar. anglos'lar kendi devletleri olan birleşik devletlere katılmak istiyorlar. bunun üzerine meksika başbakanı tejas eyaletini coahila eyaleti ile birleştiriyor. sonuç olarak meksikaya demokrasi geliyor. meksika sınırlarını koruyamamasının bedelini topraklarının %35'ini kaybederek ödüyor.

*

farklı insanlar ile yaşamak güzeldir, fakat her önünüzden geçeni evinize neden almıyorsanız o yüzden ülkenize de almazsınız. her kültürün bir jenerasyonda sadece %5'i göçmen olabilir, yoksa toplumun işleyişi bozulur. neden? çünkü demografik yapı bozulur. hatay artık bir türk şehri midir mesela?

yarın bir gün anglos'ların yaptığını surilerin yapıp yapmayacağını bilmiyoruz, tarih bize yapacaklarını söylüyor. yapıyorlar da zaten. hatay suriye şehridir diyenden kuzey suriye söylemlerine kadar.

insanlık bazından hepimiz savaşa üzülebiliriz, ölenler için matem tutabiliriz. ancak devletler bunu yapamaz. türkiye en başından hiç suriyeli almamalıydı, diğer arap ülkeleri gibi. beka sorunu denen şey budur işte.

son olarak sınırların faşistlik falan olduğu söylenmiş, cahilliğin daniskası. yahu iran sınırımız tam 396 yıl önce çizilmiş. kanla.

bütün sülalem gökırmak (kızılırmak'ın bir kolu) civarında yaşamışlar, çiftçilermiş. büyükdedem taa ülkenin bir ucundan gelip sırasıyla balkan, çanakkale ve kurtuluş savaşlarında savaşmış. kime karşı? 15 farklı devletin ordularına karşı. esir alınmış, kaçmış. bir bacağını savaş meydanında bırakmış. tek kurşununu harcayamadığından kör pala ile savaşmış. istiklal madalyasını almış, köyüne dönmüş.

esad suri bombom diyerek ülkesinden kaçan, antalya plajlarında nargile çeken suri gençlere acımalı mıyım şimdi yani?

suriler ile ilgili binlerce sorun varken hümanizm sosuna batırıp akıl mantık kullanan insanları faşist ilan ediyorsunuz. yazık.

sokaktaki evsizleri, şarapçıları evinize alıp onlara maaş bağlamalısınız. siz de aç kalabilirsiniz tabi. önemli olan hümanizm ya! ama olmaz, klavyenin arkasından hümanizm kasarsınız.

suriyelilere harcanan her kuruş; oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babanın veyahut çocuklarına odun alamadığı için saç kurutma makinesini çocuklarına verip intihar eden annenin vebalidir.

umrunuzda mı? değil.
mevzu türkler olunca duyar kasamazsınız çünkü.

tüm dünyası eşcinsellik olanlar

homofobiyi ne kadar da içselleştirmişsiniz. insan eşcinsel sözlüğüne gelince homofobi beklemiyor ama maşallah sanırsın breeder convention.

bir kere şunu kenara koyalım; etrafınızda gördüğünüz her şey heteroseksüeldir. bak navigasyon bile kadın sesi çünkü ingilzi savaş pilotları en çok kadın sesine tepki veriyordu, heteroseksüel oldukları için. etrafınızdaki her şey, heteroseksüeller için tasarlandı.

o halde niye heterolara sormuyorsunuz bunu? niye kek reklamında bile heteroseksüel normlar var demiyorsunuz onlara? çünkü heteroların sikinde değilsiniz aslında, onlar sizin gibi bir "ibneyi" takmıyorlar bile. tek yapabildiğiniz herhangi bir topluluğu olmayan, bu konuları konuşacağı kimsesi olmayan veyahut hayatı boyunca eşcinselliği yüzünden eziklendiği için bunu kendine zırh gibi giyinmiş insanlara saldırmak ve zorbalıkta bulunmak.

ikinci dalga feminizmin dediği gibi, kişisel olan politiktir. kimse içinde yaşadığı toplumdan / dünyadan uzakta bir vakumda yaşamıyor. isteseniz de istemeseniz de bütün eşcinselleri birleştiren tek şey homofobi.

mesela boxer reyonu dediğimde anlamanız bir ortak yaşanmışlıktır. ben size iki kelime söyledim, siz bağlamı anladınız. hayatım boyunca aradığım şey bu aslında. yaşadığım travmaları anlattığımda göz deviren heterolar değil. hepimiz biliyoruz ki ne kadar öyle olmasını istesek de heterolar bizi anlamıyor. yaşanmışlık anlatılabilecek bir şey değil çünkü. birisi size nasıl araba sürüleceğini anlattığında ne kadar araba sürebiliyorsunuz?

size kötü haberlerim var. eğer hayatınız gay bara gidip gay sex konuşmak, heteroları takmamak ve mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarmaksa, doğru yoldasın tatlım. çünkü heteroların yaptığı tam da bu. heteroseksüel bara değil bara gidiyorlar, gay seks değil seks yapıyorlar, gay evlilik değil evlilik yapıyorlar. onların yaptığı her şey normal, gaylerin bunu istemesi ise bunu tüm kişiliği yapmak oluyor.

yukarda dediğim gibi, sevmediğiniz gaylerle aynı şekilde yaşayan heterolara tek bir söz bile edilmiyor. eşcinsel de olsanız, yukarda "biseksle eğlendim hahah, tercihinizi umursamıyorum" diyen dangıl dungul gibi de olsanız, dalay lama da olsanız homofobiksiniz ve bu umrumda değil. köşenizde ağlayın ve eşcinselleri rahat bırakın.

eşcinsellerde görülen kişilik bozuklukları

homofobik bir düşünce ürünü olmayan, gayet de yere basan kanıtları olan bir başlıktır. bunun iki nedeni var bana göre;

“azınlık stresi”: diyelim ki bir işte çalışıyorsunuz ve işyerindeki [veyahut gruptaki] tek azınlık sizsiniz. işte o zaman hissettiğiniz haffi bir “dışlanma” hissi var ya, işte o azınlık stresi. bir düğüne gittiğinizde “senin asla bu şekilde bir düğünün olmayacak, toplum içinde elini bile tutamayacaksın” diyen iç sesiniz de azınlık stresi.

ikinci neden ise “gerçekçi olmayan bedensel / ruhsal gereklilikler”; yani farkettiyseniz her erkeğin bir sınıfı var ve ona göre değerlendiriliyor. örneğin twink olayı. toplam erkeklerin %5’ini oluşturduğu düşünülen gaylerin yeme bozukluklarının %42’sini oluşturduğunu biliyor muydunuz? yani standart bir hetero erkekten 12 kat daha fazla risk altındalar.

niye mi?
hetero olmak çok basittir çünkü binlerce yıllık gelenek görenekler dünyanın en çirkin, en habis insanı bile olsanız soyunuzu devam ettirmenizi sağlıyor da ondan. görücü usulü evlilik mesela, evlendiğin adamı görmüyorsun bile. niye? görse almaz da ondan! [bu biraz işin şakası oldu, ancak yine de ne kadar kel fodul da olsanız hetero toplum sizi bir yerlere getiriyor]

eşcinsel toplumu böyle değil. zaten var olan halo etkisine bir de allahuekber dağlarındaki beklentiler ekleniyor. gören de zambiya prensesi sanacak. kaslı olsun, tüysüz olsun, uzun olsun, beni taşısın, muz yiyim ama çilek tadı versin falan.

toplum eşcinselleri bulduğu her fırsatta yaralıyor. ailenizle bir bağınız yok, arkadaşınız olmuyor, parya gibi büyüyorsunuz. o içte hissedilen bir parça eksiklik var ya, o grindr’da bulunamıyor işte.

türklerin anadolu'ya kattıkları

"çözüm" süreci bitene kadar akp ile can ciğer kuzu sarması olanlar, 2010 referandumunda anayasa mahkemesinin içinin boşaltılmasına %90 oranlarında evet oyu verenler, işine geldiği 15 sene boyunca akp ile işbirliği yapanlar bugün akp'nin neden olduğu şeyler için türkleri suçlamakta beis görmemişler. beraber megrilediğiniz zamanlar çok da geçmişte değil aşkıms.

bak kim evet demiş 2010'da.


türkler anadoluya ne katmıştır sorusunun cevabı maddi olarak anadoluyu 250 yıl yöneten selçuklu bile 1000 yıl yöneten bizanstan çok eser bırakmıştır anadoluda. manevi olarak ise, günümüzde bunu soranların ataları doğuda şeriat bayrağı açıp yenilince devlet bize soykırım yaptı diye ağlarken, viyanada oy kullanamayan kadınlar türkiyede oy kullanabiliyor, muhtar olabiliyordu.

ülkedeki demokrasiyi ayaklar altına alan, atatürk reformları birer birer sökülmeye çalışırken sevinen iki kitle vardı, şimdi hiç işbirliği yapmamış gibi davranıyorlar, gülünç. türklerin anadoluya kattıklarını konuşuyoruz da, keşke anadoludan çaldıklarınızın da hesabını verseniz.

euphoride

görüşlerimiz be kadar uyuşmasa da kendisine yapılan yanlıştır. toplasan 20 kişinin olduğu yerde bu kadar drama dönmesi ise oldukça abuk. düşünsenize ayısözlük gibi bir yerde insanlara sürekli olarak defol yazıyorsunuz, oldukça loser bir davranış olmalı.

17 mart 2021 hdp'nin kapatılma davası

açıkçası kürtçüler ile islamcıların birbirini yemesi en çok eğlendiğim şeylerden biri. farklı isim altında ergenekoncu askerlere yapmadıklarını bırakmamışlardı. şehirlere hendek kazıp sivilleri tehlikeye atmaktan terör örgütlerine parasal yardıma kadar ellerine bulaşmayan kan kalmamıştı.

atalarımın dediği gibi, eden bulur.

türklerin anadolu'ya kattıkları

"çözüm" süreci bitene kadar akp ile can ciğer kuzu sarması olanlar, 2010 referandumunda anayasa mahkemesinin içinin boşaltılmasına %90 oranlarında evet oyu verenler, işine geldiği 15 sene boyunca akp ile işbirliği yapanlar bugün akp'nin neden olduğu şeyler için türkleri suçlamakta beis görmemişler. beraber megrilediğiniz zamanlar çok da geçmişte değil aşkıms.

bak kim evet demiş 2010'da.


türkler anadoluya ne katmıştır sorusunun cevabı maddi olarak anadoluyu 250 yıl yöneten selçuklu bile 1000 yıl yöneten bizanstan çok eser bırakmıştır anadoluda. manevi olarak ise, günümüzde bunu soranların ataları doğuda şeriat bayrağı açıp yenilince devlet bize soykırım yaptı diye ağlarken, viyanada oy kullanamayan kadınlar türkiyede oy kullanabiliyor, muhtar olabiliyordu.

ülkedeki demokrasiyi ayaklar altına alan, atatürk reformları birer birer sökülmeye çalışırken sevinen iki kitle vardı, şimdi hiç işbirliği yapmamış gibi davranıyorlar, gülünç. türklerin anadoluya kattıklarını konuşuyoruz da, keşke anadoludan çaldıklarınızın da hesabını verseniz.

pufidik

yılda bir uğradığım sözlükte yaşadığım çirkefliğe bak, iki entryni eksileyince seri eksici mi olunuyor yani?

düşük bir egon var, topla yerlerden.

suriyelilerin türkiye'ye katkıları

katkıları taciz, tecavüz, gasp, hırsızlık, çocuk gelinler, ülkede bulunmayan hastalıkların hortlaması, türkiye vatandaşlarının alması gereken hizmetlerin sömürülmesi, islami terörizm, eğitimsizlik, gericilik diye gider.

ülkeden götürdükleri ise güvenlik, huzur, refah, stabilite, laiklik...

çok değil yüz yıl önce para uğruna 'türkün karnında altın var' diye halepi savunan türk askerinin karnını deşenlere üzülmem mi gerekiyor? araplar her zaman vahşi ve geri kafalı bir halktı, yüz yıl geçmiş olması bunu değiştirmiyor. eden bulur, inleyen ölür.

suriler türkiyede kalsın geyiğinin tek önemi kuzey suriyede yapılan etnik temizlik geri çevrilemesin diyedir aslında. kürtlerin bölge halkını sürüp burası 281181 yıldır bizimdi deme politikası taa hamidiye alaylarına dayanıyor, suriler kalsın diyen herkesin aslında bir beşinci kol olması hiç de şaşırtıcı değildir bu yüzden.

joanne kathleen rowling

aklı, mantığı, kadını savunan yazar. bu yüzden yazdığı her şey farklı yöne çekilmiş, kendisinden bin beter davranan erkeklere yapılmayan muammele yapılmıştır.

bunun tek bir sebebi var, rowling bir mürted, kafir değil. rowling bu insanların savunduğu ideolojinin içinden gelen ancak bunun yarattığı tehlikeleri dile getirebilen bir "hain"di onların gözünde. bu yüzden kendisine şiddet uygulayan kocası ile röpörtaj yapıp haklı çıkarabilecek kadar alçaldılar.

ne kadar zorlarsanız zorlayın, rowling istediğiniz, onu sokmaya çalıştığınız kötü kadın değil. kendi isteği dışında milyarder olmuş, bu paraları bapışlaya bağışlaya kendini o listeden sildirmiş bir kadın rowling. aile içi şiddet görmüş, boşanmış, desteksiz, beş pulsuzken yazdığı ve defalarca reddedildiği kitabı ile ünlü olmuş bir kadın. nedense ona gösterilen nefret, dünyanın en zengin insanı olmasına rağmen çalışanlarına tuvalet molası bile tanımayan bezosa gösterilmez.

[kaldı ki, başarılı kadın yazarlar hep bir şekilde deli, manyak, ruh hastası olarak gösterilmeye çalışılırlar. örneğin stephanie meyer twilight yüzünden çok acılar çekmiştir. tek yaptığı gördüğü bir rüyayı kağıda dökmek olan bir kadına sanki büyük bir suç işlemişcesine dünyada olmadık edilmiştir. hatta bu kadın kendisinden intihallenen fifty shades of grey'e dava bile açmamıştır bu yüzden]

rowling'e olan bir çok asılsız iftira aslında insanların ne kadar haset olduğunu kanıtlıyor. rowling kitaplarına gay karakter koyamazdı çünkü gay'in g'si dönemin ingiliz yasaları tarafından çocuklara yasaklanırdı. fantastik beasts'de gay olmamasının nedeni ise blink and miss gay karakter koymayı seven film şirketleri. bütün o woke corporationlar çin ve rusya marketini kaybetmek istemiyor. neyse.

rowling gerçekten paraya tapan biri olsa, elini suya sabuna sokmaz, liberallerin okduğu tek kitap harry potterın yazarı olarak yaşar giderdi. kısacası, rowlingin bu mevzulara karışma nedeni, kadın haklarını önemsemesi.

[önemli not: burdan sonra konuşacaklarım türkiye medeniyeti 50-100 sene geriden takip ettipi için burada geçerli değildir. transtrender, truscum, transmedicalist, terf, tehm tartışmaları yapabilecek durumda değiliz henüz]

radikal feminizm 101 olarak şöyle gireyim. kadın olmak, biyolojiktir. bir kadının yaşadığı baskı, cimsiyetini nasıl ifade ettiğinden değil, direkt olarak kadın olmasından kaynaklıdır.

yani butch olmak, femme olmak, makyaj yapmak yapmamak önemli değildir. ne olursanız olun, ne kadar uyum sağlarsınız sağlayın sokakta emziremezsiniz, adet görmeniz ayıplanır vesaire.

trans hareketi ise sex based oppression yerine gender based oppression olduğunu savunuyor. bu yüzden onlara göre kadın olmak, kadın olarak hissetmekten geçiyor. yani kadınlıktan biyolojiyi attığınızda elinizde sadece cinsiyetçi stereotipler kalıyor. kırılganlık, çekingenlik, anaçlık gibi şeyler aslında kadın olan değil, kadınlığa ithaf edilen şeyler. yani baskıya karşı çıkarken aslında cinsiyetçi söylemleri meşrulaştıran bir yapı bu.

bu yüzden trans kadınların ne kadar erkek olduğu o kadar bariz ki. daha doğrusu, sosyalleşme dediğimiz olgu. radikal feministlerin sürekli aldığı "sikilme", "tecavüz edilme" "öldürülme" tehditleri aslında oldukça erkek. hiçbir kadın, başka bir kadına tecavüz tehditi yollamaz. yada trans kadınların adet fetişizmi çok gariptir. adet onlar için etraflarındaki herkesi azarlayıp "ama adeeetč diyerek çikolata yiyecekleri bir dönemdir. çünkü gördükleri stereotipik kadınlık budur. kadınlık ped bulamamak yada tuvalette kanlı bok silmek değildir.

ispanyolcada mesela nuestra bizim demek, feminen. ama bir erkek bile olsa nuestro olur, maskülen. bu, sadece kadınların olduğu ortamların güzel bir ortamıdır. eğer bir ortamda bir erkek bile varsa, o ortamda kadınlar rahat rahat konuşamaz, düşünemezler. yani bir dahaki sefere "erkek olduğu için meme kanseri grubuna alınmadı" haberini okuduğunuzda şunu hatırlayın. hiçbir kadın zaten objeleştirilmiş olan memelerini başka bir erkeğin huzurunda açmak zorunda değil.

transların kadın temelli alanlara girme isteği bu yüzden bir truva atı." transım çünkü böyle hissediyorum" dönemi sayesinde ruj sürüp etek giyen herkes kadınlar için olan alanları kullanabiliyor.

bunun lgbt ile alakası nedir derseniz, çok alakalıdır. lgb, same sex attraction üzerinedir. yani kendinizle ayni biyolojik cinsiyete ilgi duyarsınız. farkettiyseniz bu trans retoriğine çok aykırı bir olaydır. bu yüzden sürekli same gender attraction diye değiştirmeye çalışıyorlar. çünkü hiçbir gay, ne kadar şantaj yaparsanız yapın, vajinalara ilgi duymaz. duyuyorsa gay değildir zaten. ancak hala bile penis in vagina sexi gay diye yutturmaya çalışıyorlar. niye? çünkü vajinanın sahibi erkek gibi davranıp giyiniyor.

bu deliliğin bu derece destek almasının nedeni, gizlice homofobik olan liberaller ve açıkça homofobik olan muhafazakarların ortak noktası olan "gaylik normal değildir ve tedavi edilerek heteroseksüel yapılmalıdır" inancını doğruluyor olması. artık yasalar sağolsun, çocuğunuz trans olduğunu söylerse ve itiraz ederseniz çocuğunuzu alabiliyor, okullar çocuğunuzun beynini yıkayabiliyor ve daha ergen olmamış çocuklara hormonla "tedavi" ederek heteroseksüel yapabiliyorlar. ne gariptir ki, mevzu trans hakları olunca ışık hızıyla geçen kanunlar, cinsel yönelim olunca yıllarca muhafazakarlar tarafından engelleniyor. halbuki, tam tersi olması gerekmez miydi?

neden? çünkü 3,5-5 yaş arasında lezbiyenler 16-24, gayler 21-37 kat daha fazla cinsiyet uyuşmazlığı yaşıyorlar. yani bir nevi kendilerine empoze edilen heteroseksüel gerçekliği reddediş bu. yani tiger momların benim oğlum trans dediği 5 yaşındaki çocuklar aslında gay. muhafazakarların ses çıkarmaması bu yüzden. gelecek nesil eşcinseller heteroseksüele çevriliyor, bu sayede kendi heteroseksist dünya düzenleri takviyelenmiş oluyor.

geçenlerde bir araştırma çıktı ingilterede. çocuklara verilen ergenlik önleyici ilaçların ne kadar zararlı olduğunu, kalıcı hasar bıraktıkları ile ilgili. bu araştırma sırf "transfobik görünmeyelim" diye 9 yıl saklanmış. 9 yıl! 9yıl boyunca.

bu hormonlar üzerine söyleyeceklerim ise, her akıl mantık sahibi insanın belirteceği gibi biyolojik süreçlerin engellenemyeceği. örneğin 0-5 arası dili öğrendiniz öğrendiniz, öğrenmezseniz beyin çöp. bu yaş aralığından sonra insanlar dili asla düzgün öğrenemez, çünkü beynin dilsel gelişimi durmuştur artık. tıpkı bunun gibi daha çocukken hormon verilmeye, kendi cinsiyetlerine dönüşmesinler diye ergenlikleri baskılanan çocuklar bir daha asla bu şansı elde edemeyecekler. kalpleri, akciğerleri, beyinleri ve cinsel organları gelişmeyecek. büyüyen vücutlarıma yetişemeyecek kalpleri, akciğerleri.

naziler yetişkin eşcinsellere yaptığında insanlık suçu olan bir şeyin çocuklara yapılmasının alkışlandığı bir çağdayız. akıl tutulması.

son olarak, lgbtqwerty olan gay hareketi, akıl tutulmasının zirvesindedir çünkü asla hayır demeyi bilememiştir. bakıyorum heteroromantik aseksüeller lgbtnin parçasıdır beğenmeyen defolsun tadında paylaşımlar. yahu sikişmeyen heteroseksüelle ne ortak noktam var benim? two spiritmiş, homofobik kızılderililerin gayleri hapsettiği oluşuma meşruluk kazandıralım. mesela nonbinary. aslında gender binarynin en büyük destekçisi. "saçımı uzattım çünkü feminenlik" dediğinde cinsiyet rollerini yıkmıyorsun, onları pekiştiriyorsun. ne zaman ki doğal olarak uzayan saçını uzatan bir erkek olduğunu kabullenirsin, o zaman yıkılır cinsiyet rolleri. panseksüel, kısacası şatafatlı biseksüel. böyle binlerce gidiyor.

bana inanmadınız mı? alın kendi gözünüzle bakın. https://www.reddit.com/r/lgballt/comments/ktmii1/exclus_encounters_circusgender_flags_in_comments/?utm_medium=android_app&utm_source=share

büyüyen "tolerans" ile birlikte kendini çok sıradan hisseden heteroseksüeller her zamanki gibi eşcinsel alanlarını kolonize etmeye devam ediyor. bu kadar.

sonuç olarak siz "aman transfobik olmayayım, bana söylenen her progresif mantrayı tekrarlayayım" deseniz de ben haplarla geri dönülemez şekilde zarar verilen eşcinsellerin hakları, zaten patriarşi tarafından ezilmiş kadınların hakları için;

i stand with rowling.

not: eper bu posta reeeeleyecekseniz, bari bir ovarit ve spinstera göz atın.