hepberabear

Durum: 1205 - 0 - 0 - 0 - 25.01.2017 20:57

Puan: 21306 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

"Normal insan kurgudur!"
  • /
  • 61

murathan mungan

hani herkes arkadaş,
hani oyunlar sürerken.
kimse bize ihanet etmemiş,
biz kimseyi aldatmamışken.
hani biz kimseye küsmemiş,
hani hiç kimse ölmemişken.
eskidendi, çok eskiden...

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

tüm kıyamadıklarımıza gelsin sözlük... şerefe...

horizonmersin

kendisini hiç tanımamama rağmen nickini, entrysini, yorum ya da beğenisini gördüğümde aklıma gelen tek bir kelime var o da (bkz: oturaklı). bilmiyorum sebepsiz.

bahçe

ergenlik zamanlarımda deliler gibi dinlediğim üçnoktabir isimli grubun efsane söz ve müziğe sahip şarkısıdır. tabii grubun vokali melis danişmend'in kadifeli ve lokum tadında sesinin de katkısı o ağır rock soundunun üzerine başka bir harika durmaktadır...

(bkz: halim yok ki geri dönmeye halim yok burda ölmeye)

dinlemek için;

özgecan aslan'ın katilinin hapishanede linç edilmesi

özgecan aslan'ı katleden adi adamın ölmüş olmasına üzüldüm diyemem ama cezaevindeki suçluların adaleti sağlıyor olması ve bundan dolayı sevinç duyma noktasına gelmek. garip. çok garip. peki o halde hukuk devletinde yaşıyor olmamızın hiçbir yükümlülüğü olmasın herkes uygun gördüğü herkese kafasına göre istediği cezayı kessin. bu tarz olaylar başka olayların zemini diye endişeliyim sadece. misal barış isteyen akademisyenler bir kesime göre "teröristler zaten" diye içerde hemen yok edilsinler. o adi adamı koruduğum falan asla yok olamaz da ama endişem ve sorum şu; bu mudur hukuk devleti?

krallar

her dinlediğimde "atara atar gidere gider heteroseksizm karşıtıyız şeklimiz yeter" demenin ibnecesi gibi gelen sözlere sahip mabel matiz şahanesidir!

yırtıl ar perdem
kurtul kendinden
huzur isyanda!
değneğin derdi fendime kefendi
özür dört yanda!

ey kalemine, ruhuna, müziğine sağlık! nur olasın mabel! öperim!

sareri hovin mernem

lena chamamyan'ın dupduru okşayan sesinden dinlendiğinde bağıra bağıra ağlama isteği getiren eşsiz eserdir efendim. aman allahım! gerçekten böyle bir güzellik yok!

videosu için;

pisuvardaki siyah kil 3

beni her entağrisinde gülme krizlerine sokan yazar. sarkastik tavrı ve her biri kesinlikle üstün bir zekanın ürünü olan mizahı kendisini eşsiz kılmakta. ayrıca nick altımda bahsettiğin saplama işini konuşmanın zamanı geldi bence.* hep olsun burada dilerim çünkü sözlüğün yeri doldurulamaz rengidir.

türkçe şarkılarda geçen mükemmel sözler

manitam kırmızı nokta,
tek çilemsin sen fıstık,
ne yorgan kaldı ne yastık,
bak yakalarsam tık tık.

survivor 2016

ablam yılmaz'ı harcadınız! acun ve atakan size laflar hazırladım!

(bkz: survivordan peruklu bir şehzade geçti)

herkes

bu kelimenin yazışma dilinde doğru yazılması karşımdaki kişiyi muhataba alıp almayacağım konusunda mülakat niteliğindedir.

hatalı kullanım örneği için;

(bkz: herkez)

sevgiler...

asker

ay kız gerzo yine mi geldin sen? nasıl doçlant? nickini gördüm muhatap olasım kaçtı bana küfür ettiğin başlıkta ama yine de baban annen beş dakika da olsa uğraşmış da yapmış seni emeğe saygı. hadi popi oldun kız sayemde sol tarafa düşecen. gelirken çikolata getir. öpt. aeo. kib. bye.

terimlerin ingilizcesini söyleyince kendini kültürlü sanan insan

kendilerine daha çok işinde gücünde olan ve alanında başarılı olmuş insanlar arasında değil de nedense hep nerede bir boka yaramayan ama her konuda mutlaka fikir beyan eden (bkz: herbokolog), hayatta yerinde sayan, ulan şunu da öğrendim ortamlarda satayım da havam olsun kişileri arasında rastladığımız tiplerdir. güzel kardeşim amacın bir şey öğretmek, edindiğin bilgiyi, eğitimini, gittiğin yere götürmekse eğer her kesime hitap edemiyorsan, aktaramıyorsan o bildiğin şey hiçbir işe yaramaz bilesin. kimse senin özelleştiğin ve uzmanlaştığın alanın diline hakim olmak zorunda değil. ayrıca bu körlerin bir de sağırlar versiyonları vardır ki onlar da bir bok anlamadıkları halde karşılıklı diyalogta "bu dediğin terimin anlamı nedir?" demeden ota boka kafa sallarlar. ay ışık hızıyla azalarak bitiniz. derhal.

ayı

yeditepe şubesini açması ile gönüllerimizdeki yerini dönüm dönüm büyütmüş mekan. ayıya gidin ayıyı sevin. kalp.

zavallılar

başrollerini küçük emrah, oya aydoğan ve berhan şimşek'in paylaştığı 1984 yapımı filmdir. bir hayatta insanın başına en kötü neler gelebilecekse, allah bir insanın belasını kaç farklı şekilde ve nasıl verebilecekse heh işte onun senaryoya dökülmüş halidir. televizyonda denk geldim resmen acı ve dramdan ciğerimin yüzeyi teflon oldu. tüberkülozun pençesine düştüm! ay cam açın! kapı açın! oy!

aeroplane

ay resmen nisan mayıs ayları gevşer büzük yayları.
ay resmen bahar.
ay resmen aşk.

cümlelerini ve hislerini arka arkaya ve sonsuz loopta art arda dizdiren hayatımın bu ayının tema müziği olsun dediğim şarkıya imza atan oluşum. yerim.

na bu da şu sıralar yaşantımın geri planında çalan güzideleri;

ahmet yıldız davası

sekiz senedir eksilen bizler, söylenenler aynı;

(bkz: vatan sağolsun)
(bkz: babam sağolsun)
(bkz: yaşasın iflah olmaz erilliğimiz)

biz ölürüz tamam. siz kalın.

umarım rahat uyuyorsundur ahmet. bari sen rahat ol...

kardeş türküler

üyelerinin tamamının birbirinden şahane ve dost insanlar olmasının yanı sıra yine üyelerinden vedat yıldırım ile birlikte kadıköy mahlede sokak çalgıcılarıyla en az ayda bir kez yaptığımız efsane düetleri hiç unutmayacağım gruptur.

adamın ağzına sıçan şarkı sözleri

bu satırı sen yazdın bu onun suçu değil!
öyle ol istedin, geber istedin!

(bkz: ses etme)

sözlüğün kadın reyizi olmak

  • /
  • 61
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1205

aileye açılmak

benim açılma hikayem çok çok ilginç olmuştu. ailem bir şekilde ajanlıkla bunu öğrenmişti fakat aldığım olumsuz tepki çok gariptir ki şuydu; böyle bir şeyi neden bizden saklıyorsun, biz senin aileniz her şekilde yanındayız, aptal mısın sen neden bizden saklıyorsun diye daha çok sinirlerimi bozmuşlardı. aradan aylar geçince inanın herkes alışıyor o kriz bir şekilde aşılıyor.(tabii benim ailem kabullenip sağlıklı biçimde bunu aşan tipe örnek) şimdi annem yüzümün gülüşünden anlıyor, sevgilimle barışık mıyım?, ayrı mıyım?, kavgalı mıyım? diye. hatta son günlerde aramızda geçen bomba muhabbet;

"ay ona mı üzülüyorsun oğlum, yavrum be! bir senin güzelliğine bak bir de şu adama, haşlanmış yumurta gibi! üzme kendini sen en iyilerini bulursun!" *

yine de şu var ailenin bireyi kabulu ve anlayış göstermesi çok önemliyken aynı şekilde açılmamanız da bence bir sorun çıkarmaz. yani illa ki bilmek zorunda değiller. eğer bu sosyal ilişkilere zarar verecek derecede ailede bir bozulma yaratacaksa en iyisi açılmamaktır. ayrıca kimse kusura bakmasın ama evladını her şekilde kucaklayamayan aile, aile değildir! siz onları reddedin, kendi hayatınızı kurun, dostlarınız, sevdikleriniz, aşklarınızla kendi ailenizi kendiniz kurun! unutmayın açık ya da gizli; ne yanlışız, ne de yalnız!

seda sayan

“ben çocuğumun doğumundan sonra yemin ediyorum disipline girmiş bir kadın olarak, sen kimsin beni yargılıyorsun? sen kimsin? sana bir tavsiyem, yazık o git kızına sahip çık önce. inşallah allah seni kızınla terbiye etmesin. inşallah allah seni, o geride bıraktığın karınla terbiye etmesin. sen çok alçak bir adamsın, çok alçak. insanlara belden aşağı vuracak kadar. senin akıl hocalarını da biliyorum. senin akıl hocaların, kendi karılarının çektiği pornolara baksın. hepsini çıkarırım! oğlum ayağınızı denk alacaksınız. herkes ayağını denk alacak! öyle kolay değil bu memlekette ahkam kesicem, beni hükümet..seni hükü kim koruyor? hangi hükümet o, hangi hükümet seni koruyor! kim?? herkesten hesabını sorarım. kimse bana bu konuda konuşamaz. dört dörtlük yaşayan, bu memlekette çalışıp, köpek gibi çalışıp kraliçe gibi yaşamaya çalışan, evladını ailesini en iyi derecede yaşatmaya çalışan, aslan gibi vergisini veren, yardımlarını yapan. ne yaptınız ulan siz? ne yaptınız! nerde ne yaptın! pis! yediği kapıya pisleyen şerefsiz adam. onu bile bir adamlık sayıyorsun, o bile bir adamlık değil. git intihar et be. yediğim kaba pislemem be ne olursa olsun. git ulan kendini as. asarım kendimi, öyle bir kadınım biliyor musunuz? ekmek yediysem, o insanlar ne olursa olsun, beni ilgilendirmez arkadaş. görmedim bilmiyorum derim be!

benim yirmi yaşındaki evladıma sen kimsin? sen onu üzebilir misin? ben onun tırnağına taş değdirir miyim? hele senin gibi bir soytarıya. soytarı. sende evlat mevhumu olsa çocuğunu barlardan, seninki kız çocuğu bi de. git çocuğunu barlardan topla. git geride bıraktığın karına sahip çık. ben aslan gibi ortadayım bak. aslanım be. valla. senden daha adamım. bi de sen kadınlarla uğraşıyorsun. çok üzülüyorum, hayır ne gibi bir sorunun var, bir sorunun var senin? var, hep kadınlarla. bu adamın ilk bana kini nasıl başladı bana anlatıyorum. bu adamın aramızda geçen bir şeye kadar…(anlatmıyor, orada fark edip susuyor) hepsi elimde!

bi de bu hükümetin adını kullanıyorsun bu hükümet hangi hükümet kim bu başka bir hükümet daha mı var? başka benim bilmediğim bir hükümet mi var? direkt hükümet diyor! gene yazmış ’'hükümetim var arkamda”, bizim ne var arkamızda! benim kimse yok kardeşim arkamda, kimse yok. gel ulan, gel! böyle bir şey var mı ya? bir tane adam çıkacak onun karısına kızına çoluğuna çocuğuna namusuna her şeyine laf atacak, biz de onun bulunduğu ortamda ay dur bulaşmayayım da bana da bunu demesin. diyorsan de hadi git! hadi git lan! git de! senin karının memeleri sen yanındayken ekrandan ağzımıza giriyordu? bulun o görüntüleri. buldururum hepsini! hepsi var. yazık o kadıncağıza da yazık. evine geldim bir kahve içtim diye bu kadar sustum, pislik. popstarda sen çıktın gülşen'e olan aşkını ilan ettin. sonra da gülşene dedin ki, bu kadar türk halkının önünde “evliyim ama seviyorum ne yapayım” dedin, sonra da kadına dedin ki “gülşenin üstünden dozer geçti’’ dedin reha muhtar için. yazık. midem bulanıyor benim. midem bulanıyor.

ben hiçbir ayrılığımın arkasından konuşmadım. hiçbiri de benimle ilgili konuşmadı. çünkü ben gerçekten kimseye kötülük yapmadım, yapmam da. hep iyiliğim dokunmuştur, hep. çünkü ruhum öyle değil benim ya. kimseye zarar veremem, vermedim. hayatım boyu vermedim. vermedim. iki üç tane bunun gibidir konuşan. onlar da zaten benle kafayı yediler. bu kadaaaaaar yılların içerisinde ne mutlu sedanıza ki iki tane üç tane, soytarı üç taneyi geçmez (eliyle iki yapıyor) dikkat edin. üç soytarıdır bu. en fazla iki soytarıdır konuşan. iki tane soytarı. işlerine baksalar belki de yol alacaklar. bunlar soytarı. bunlara prim vermeyiniz. bunların yazdığı söylediği her şey yalan. erol köse, karşındayım, bir kadın olarak. hiçbir adam senin karşına dikilemedi, ben dikiliyorum ulan. gel konuşalım, gel. gidip başka yerlerde soytarılık yapma. sen zaten soytarısın, seni türk halkı soytarı olarak tanıdı. soytarı olarak tanıdı? e soytarısın, devam ettiriyorsun. ben doktorum diyorsun beni ezmeye çalışıyorsun kültürsüzlükle. ben senin okuduğun üniversitenin beş tanesini bitirdim burda be. ben gecekondu çocuğuyum, ordan geliyorum. benim evimin tuvaleti dışarıdaydı. kurban olurum. kurban ol bütün gecekondu çocuklarına. bütün orda yaşayanlara kurban ol sen kurban ol!’'


söyleyeceklerim bu kadar.

hornet'te kuzeni görmek

sevda

efsane aysel gürel sözlerine efsane akustik cover yapmış (bkz: pandora) "budur!"

ayı sözlük itiraf

hiçbir aidiyetimin olmadığı bir kara parçasının vatandaşıyım. mutsuzum. umutsuzum. defolup gitmek istiyorum. ve en yakın zamanda da gideceğim.

31 çeken terörist videosunu yayınlayan güvenlik güçleri

ülkenin en geniş gay porno arşivine sahip tsk'nin solo kategorilerdeki arşiv eksiğini gidermeye yönelik bir girişim de olabilir. hani şaşırtmaz yani.

edit: şu yazdığım şeyi eksileyen ibnelerin zavallılığından daha zavallı bir durum yoktur herhalde. ulan sizi obje yerine bile koymayan, doğanız gereği var olan benliğinizi her fırsatta aşağılayan. heteroseksüel bir insana kursa kan çıkacak (yine heteronormatif ahlaktan ötürü tabii) cümleyi hiç düşünmeden kurup "bize sikilirken bir videonu getir belgele" diyen kurumun yardakçılığını yapmaya ne meraklısınız be. gurursuzsunuz. onursuzsunuz hatta üzgünüm.

ayı sözlük itiraf

bazen çok severek seçtiğim ve yaptığım mesleğimin ağır geldiğini hissediyorum sözlük. deliye vurmak, hayatın her anından, her yaşantıdan mizah çıkarmak ve en kötü görünen şeylerden bile yaşanacak değerli yanlar bulmak benim hayattaki misyonum olarak belirlediğim şeydir ama bazen olmuyor. bireysel ya da çevresel koşulların etkisi ile bazen insan aşırı yoğunlaşır ya bugün sanırım öyle günlerden biri. çocukluk döneminde çocukluk şizofrenisi tanısı almış 29 yaşında bir danışanım ile seansım vardı bugün. annesi hakkında iş yerimdeki çalışanlardan bir kaç şey duymuştum ama kendim görmek istedim. danışanım annesi ile geldiğinde annesinin danışanıma olan tavrı, o bir an önce kurtulmak ister hali, o insan yerine bile koymayışı ve çocuğu hakkında bana yapmış olduğu uyarılar beni dehşete düşürdü. sanki çocuğundan değil, bir eşyadan, objeden, gereksiz bir ayrıntıdan bahsediyordu. biliyorum özel gereksinimli bireylerle yaşamak çok zor. bunun bir yerde farkındayım, o annenin de görev ve sorumluluklarından sıyrılmak isteyişini, bir yerde bezginliğini, birey olarak gereksinimlerini anlıyorum ama danışanımın bunların hepsinden aşırı derecede etkilendiğini bildiği halde buna devam etmesi çok yaralayıcı. seans boyunca danışanım sevilmediğinden, içinde bir acısı olduğundan, değersiz hissettiğinden bahsetti durdu. hiç susturmadım. hiç müdahale etmedim. belki de istediği gibi, bir birey olarak, özgürce ilk defa anlattı, anlattı, anlattı dakikalarca... o an şunu fark ettim o kadar benziyordu ki aslında hayatın karşısındaki itilmişliğimiz ve birilerinin, yedi kat yabancının ya da en yakınlarımız, ailemiz, arkadaşlarımız, eş, dostun izin verdiği kadar kendimiz oluşumuz... bitmesin istedi, bitmesin istedim o seans... keşke anlatsaydık saatlerce, günlerce... hafifleseydik biraz. haykırsak, bağırsak, bir kere daha sizin lütfettiğiniz hayatı değil hakkımız olan hayatı yaşamak istiyoruz diye... keşke...

ayı sözlük itiraf

ablamın bilişimci arkadaşları sayesinde bütün yazışmalarımı ip üzerinden tüm veri aktarımlarımı denetlettirerek belgelerle aile meclisinde gay olduğumu kanıtlama gecesiydi sözlük. buna hakkı yoktu, evet özel hayata müdahaleydi ama "artık sen de rahatla biz de ve biz de seni destekliyoruz, yanındayız" demek için bunu yaptığını söyledi. kaldı ki garip olan şuydu annem ve babamın biz zaten biliyorduk sana sorup emin olmak istedik tavrı inanılmaz garip ama bir o kadar rahatlatıcı geldi. bugünden itibaren resmi olarak ailesine açık bir eşcinselim ve çok garip bir his. yılın en uzun gecesiydi hakikaten. çok değişik bir his ilk kez bu evde kendimi kendim gibi hissedip ailemin beni "gerçek" ben olduğum için sahiplendiğini ve sevdiğini anladım.

(bkz: ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi)

ayı sözlük itiraf

hiçbir aidiyetimin olmadığı bir kara parçasının vatandaşıyım. mutsuzum. umutsuzum. defolup gitmek istiyorum. ve en yakın zamanda da gideceğim.

eğer dünyaya bir daha gelseydiniz cinsel yönelim olarak neyi seçerdiniz

zeki insanların ortak özellikleri

ben merkezci.
maymun iştahlı.
dengesiz.
obsesif.
asosyal.
ukala.

(bkz: herbokolog)

edit: eksileyin amk. unuttuğum bir özelliği daha hatırlattı bana.

övülmekten orgazm olmak!

efsane internet replikleri

vazgeçilmez kadın replikleri

derin bir nefesin ardından, kısık ses tonu ve sürekli tekrar ile;

(bkz: ben kime anlatıyorum ki kendin söyle kendin işit...)

özür dilemenin yapay olduğu gerçeği

mehmet hıdır tanboğa

silopi'de polisin katlettigi mehmet hıdır tanboğa henüz 17 yaşındaydı!
çocuktu!
mehmet hıdır tanboğa yaralı halde hastaneye götürülürken, polisler tarafından hastane önünde katledildi!!!
16'sındaki erdal gibi o da çocuktu!
derdiniz, meseleniz umurumda değil!
çocuklar katlediliyor!
yahu 17 yaşındaki çocuk öldü!
çocuk öldü!
çocuk ulan!
çocuk!


#silopidekatliamvar
#silopidepolisterörüvar
Henüz takip ettiği biri yok.