öyle bir şey ki bu; seninle son sigarasını paylaşan bir adam bulduysan bırakma onu hayatının sonuna kadar, sana tahmin ettiğinden bile çok değer veriyor.
desperate housewives'ın lynette scavo'su. inanılmaz bir oyuncudur, gözyaşlarına boğulması için tek bir saniye yeterlidir. emmy ve golden globe kazanmış olmasının yanında oscar adaylığı da vardır.
powertürk'ün hiçbir mantıklı gerekçe göstermeden klibini yayınlamadığı şarkı. powertürk duruşuna uygun olmadığını düşündüğü şarkıların kliplerini yayınlamıyor bunu biliyoruz, ancak bu şarkının neresi duruşlarına aykırı onu anlayabilmiş değilim.
alicia keys'in istanbul jazz festivali kapsamında maçka küçükçiftlik park'ta gerçekleştireceği konserdir. biletleri 23 mart'ta satışa çıkacak, ilgililere duyurulur. büyük bir aksilik olmadığı sürece oradayım. şimdiden heyecanlandım.
tenis tarihinin gelmiş geçmiş en iyi ismi. sahip olduğu rekorları sıralamaya kalksam sayfalar sürer. 17si grand slam olmak üzere toplam 76 tekler şampiyonluğu vardır. 237si üst üste olmak toplam 302 hafta dünya bir numarası ünvanını elinde tutmayı başarmıştır.
amerika'da reklamcılığın duayeni olarak kabul gören kişi. tommy hilfiger markasını bulunduğu konuma getiren, bu adamın yaptığı reklam kampanyasıdır. "(yetenekli kişiler için) olağanüstü tavsiyeler" kitabı pazarlama ve reklamcılık alanlarıyla ilgilenenlere tavsiye edilir.
haftasonu yurtdışından gelen bir arkadaşımın ısrarıyla ilk ve son kez gittiğim hamam. entryime başlamadan önce şunu söylemeliyim ki dünyanın en masum gayi değilim sonuçta. tanıştığım bir adamla aynı gün yattığım oldu, hepimizin olduğu gibi. ama bu hamamda bekleyip birini bulma durumu kesinlikle benim olayım değil. içeri girer girmez inanılmaz rahatsız hissettim kendimi. sürekli oramı buramı kapamaya çalıştım. evet, çok hoş adamlar vardı ama bir o kadar da rahatsız edici insanlar vardı. aktif olduğunu insanların gözüne sokmak için 31 çeken amcalar, pasif olduğunu belli etmek için peştemali her yerini gösterecek şekilde saranlar, orta mermerlere yüz üstü uzanıp kıçını havaya kaldıranlar, aralıksız gözünü bile kırpmadan seni izleyen adamlar.. allah aşkına biraz kendinize saygınız olsun. sikmek veya sikilmek dünyanın en önemli olayları değil. gitmeden önce bir kez daha düşünmenizi tavsiye ederim.
geylerin en önemli ortak özelliklerinden biridir. özellikle sevgi açlığı yaşayanların gördükleri biraz ilgi ve güleryüz karşısında neyi var neyi yoksa ortaya döktüğü tecrübeyle sabittir. aynı şeyi sizin de yapmanızı beklemediği sürece sıkıntı yoktur.
sözlüğün son zamanlardaki en büyük sorunu. tanım içermeyen entryler, üstteki entrylere cevaben yazılan entryler, laf sokma amaçlı bakınızlar bu olaya neden olmaktadır.
ne çok seveni varmış arkadaş bu adamın. bir orospu çocuğu dedik diye eksiler sıralandı valla. istediğiniz kadar eksileyin, binlerce insanın ölümüne neden olan, binlerce çocuğu yetim bırakan, binlerce anneyi acılar içinde bırakan adam orospu çocuğudur.
bugün en yakın erkek arkadaşıma gay olduğumu söyledim ve korktuğum gibi bir tepki almadım. "aktif misin pasif misin" sorusu dışında bir öküzlük yapmadı. *
sözlüğe harcadığı değerli saatlerinin en önemli kanıtları olan entryleri silinmekle kalmayıp, yaşananları sözlüğe aktaramasın diye entry yazma hakkı da elinden alınan yazardır. neyse ki son 1 ayda başkalarının sesi olmaya alıştık, bu görevi de üstleniriz.
tamamen kişisel sebeplerle sözlükte çömez durumuna düşürülen yazardır. düşünce özgürlüğü ve farklı görüşlere saygı uğruna savaştığımız şu günlere hiç yakışmayan bir harekettir. sözlükteki olumsuz giden noktalara dikkat çeken yazarlara kulak tıkamanın milyonları sokağa döken diktatörlükten ve faşizmden farkı yoktur. kaldı ki sözlükte hiçbir hakaret ve küfür içerikli entry yazmayan bir yazarın çömez durumuna düşürülmesinin sözlük kurallarına ne kadar uygun olduğu da tartışılabilecek bir konu. ayrıca kadına şiddetin desteklendiği bazı entry sahibi yazarların bile çömez durumuna düşürülmemesine rapmen, yazarla olan kişisel sorunlardan dolayı yazarın çömez yapılması anti-demokratik hareketin en güzel örneğidir.
gereksiz yere eleştirilen insan. okulda tüm derslerini ingilizce gören, çalıştığı şirkette sürekli ingilizce sunumlar, raporlar hazırlayan biri olarak mümkün olduğunca dikkat ederim türkçe kelimeleri kullanmaya. hem konuşurken hem de yazarken bir nevi tdk gibi davranırım. sosyal medyada yaptığım paylaşımlarda bile oldukça dikkatliyimdir. ancak bazı kelimeler var ki türkçe'de karşılığı yok kesinlikle. konuşmasının arasına ingilizce kelimeler sıkıştıran insanın amacı da hava atmak değildir çünkü o kişi ingilizce biliyor olmanın hava atılacak bir şey olmadığını zaten biliyordur.
ayrıca şöyle de bir durum var ki konuşmanın veya yazışmanın içine ingilizce kelimeler yerleştiren insanların eleştirildiği yukarıdaki entrylerin (yazar burada entry diyerek hava atmaya(!) çalışmıyordur) neredeyse tamamında yazım yanlışı var. ayrı yazılması gereken -de/-da eklerinin bitişik yazılması, entry boyunca ü, ç, ö gibi türkçe karakterlerin kullanılmaması, özel isimlerden sonra gelen çekim eklerinin kesme işaretiyle ayrılmaması, ayrı yazılması gereken "bir şey" kelimelerinin bitişik yazılması gibi bir sürü hata var.
o zaman adama derler ki eğer bu kadar sahip çıkmak istiyorsan diline önce kendin nasıl kullanılacağını öğren sonra başkalarını eleştir. ben konuşmanın gerektirdiği yerde ingilizce kelimeler kullanıyor olabilirim ama burada ahkam kesen birçok insandan daha düzgün türkçe kullanıyorum. evet, şimdi gelebilir eksi oylarınız.