neonherizon

Durum: 99 - 51 - 5 - 0 - 22.02.2018 13:50

Puan: 1428 - Sözlük Kezbanı

1 ay önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Umut kötüdür işkenceyi uzatır. Friedrich Nietzsche
  • /
  • 5

cinselliği öldüren şeyler

erin heatherton

yaklaşık 4 senedir kafayı taktığım eski bir victoria secret modeli. kilo vermesi için kurulan baskılar buna sebep olmuş. sarışın; uzun boylu, çilli, mavi gözlü ince burunlu ve hafif çıkık yanak özelliklerine sahip samimi bir kadın. şimdilerde sports ıllustrated swimsuit dergisini süslüyor kendisi.

edit: cidden çok güzelmiş he.

küçükken en çok sevilen çizgi filmler

zinanın suç kapsamına alınması

sanalda yaptığımız sohbetlere kadar gelebilir mevzu. tedirginim.

yazarların onları sevmeyen yazarlara söylemek istedikleri

beni sevmeyen yazarlar bunu bana söyleyebilirler mazoşist kişiliğime hiç aykırı durumlar değil bunlar.

3 köye hiv bulaştıran sahte hint doktor

eminim bundan yıllar sonra tek bir aşıyla dahi bu virüs hatta daha da kötüleri yok edilecek. biz o kadar yaşamasakta bilim çok ilerledi. virüs cansızdan canlılığa geçiş formu olduğundan sanırım tamamen bitmiyor. ama yinede kısa zamanda gelişim veren tedaviler bulunmuş. umarım ileride insanlar acı çekmeden yaşayabilirler.

ayı sözlük yazarları hangi marka su içiyor

çirkini sikmemişler namusluyum diye gezmiş

çirkinlerde sex yapıyor. birbirine karşı ilgi duyan iki insanı yalnız bırakın uyarılıp dürtüleriyle sex yaparlar. o süre içinde karşı tarafın yüzüne bile bakıldığını düşünmüyorum. e tabi herkes ister bir jennifer lopez bir david beckham poposu ama orası ayrı.

yazarların değersiz olduğunu anladığı an

karne günüydü sabah herkes erkenden gitmiş lise son mezun oluyoruz ben biraz geç kaldım. hoca falan çıkmış gitmiş. neyse kapıyı açtım herkes grup halinde bana baktılar iki saniye sürmedi kafalar yine telefonlarına gitti bugğn ne yapacaklarını falan konuşmaya başladılar. pikniğe falan gidilecekmiş. bana kimse bir şey sormuyor tabi gideceğimden değil ama insan sorsunlar istiyor. sonra tekrar kapattım kapıyı hocayı aramaya gittim. burada bekle dedi. gidip kahvesini içti sonra geldi. kahveni sonrada içebilirsin neyse geçiyorum. o sıra bekleyene kadar okulun koridorlarına baktım herkes birbirini sarılıyor öpüyor. kimse benimle ilgilenmiyor nasılsın naber diyen biri yok. okulda tanımadığım insanlarla bile bir can havliyle atılıp konuşmaya çalışan öğrenci olmuştum ben. öyle asosyal ya da serseri değildim. zararsızdım. görünmüyordum ama sorunda bu sanırım. kitaplarımı okula bağışlayacaktım kazan dairesine indim o gün okul boşalmıştı çoktan. tek tük vedalaşmalar yapılıyordu bir öğretmenim tek sarıldı bana. kazan dairesinde indiğimde kantini de kapatmışlardı. kurt cobain in ilk intiharı geldi aklıma. hiç arkadaşım yoktu beni gören diyordu. sonra dedim ki kızım salak mısın ne arkadaşı mezun olmuşsun koca kızsın saçmalama diye. ama öyle olmuyor işte insan ihtiyaç duyuyor birilerine. kalktım eve gittim eski erkek arkadaşım mesaj atmış. işin yoksa takılalım vs. yine yalnız kalmış belli. ben hiç yazmazdım kimseye gel takılalım diye mesela. insanlar kendilerini çok düşünüyor sanırım benim dışımdakiler. bende yalnız kaldım ama kimseyle dalga geçmedim tekrar arkadaşlarımla takılacağım gün geldiğinde arkamı dönmezdim o kişiye. belki benim elimdeydi her şey. ama şunu biliyorum yaşlı amcaların öğütleri gibi gelecek belki ama bir insan ya etrafına kötü olur ya da kendine kötü olur. ben işte kendime kötü olanım. havva ile ademin günahını tanrı bazı insanlardan çıkarır diye efsane döner ya sanırım bende o gruptayım. inanmıyorum ama buda tuzu olsun işte. kimliği dahi olmadan ölen ve silinen, nazi işkencelerinde can verenlerden bir öte, diğerlerinden bin geride bir hayat benimkisi. (gerçi ilerde acı çekerek ölme ihtimalim hiç yok değil)

bitmiş

sıfırı tüketmişim. güvenim bitmiş. saygım bitmiş. kendime inancım bitmiş. sağlığım bitmiş. ben bitmişim kısaca.
(bkz:ben aslında yokum)

bakayım belki bitmemiş bir şeyler kalmalı şuralarda cebime falan yastık altıma bakayım.

isteyip sahip olamadıklarımız

hoşlanılan adam adı altında hep ruh hastası insanlarla sınanmak

aslında sınanan kişinin ruh hastası olduğunu gösterir bu. karşı tarafın kötü olduğu bilindiği halde yine de bir umut bekleyen insan acizdir. bu zaman zaman benim zaman zaman başkası. bu çok nettir. bir insan size kötüyse bu belkide sizin hastalıklarınızdan kaynaklanıyordur. sağlıklı düşünen bir insan ruh hastası olduğunu geçtim sınanmak aşamasına geldiği halde yinede suçun karşı tarafta olduğunu düşünüyorsa üzgünüm sorun kendisindedir. ya çok saftır. ya da fazla optimist. ama bakın kötü kötüdür hasta da hasta. umut etmeyin boşuna işkenceyi uzatırsınız sadece.

sorgulayınca hayatın anlamsızlaşması

hem felsefi hem bilimsel tarafta çok fazla sorgulamak hayatın anlamını kaybettiriyor insana. çoğu mitin hurafelerin gerçek olmaması inanılan dünyaya bakışımı değiştiriyor. insanların boş hayaller peşinde sürüklendiğini düşünüyorum. kendimde buna dahilim. sürekli arayış içerisindeyiz. daha zevkli daha sağlam daha huzurlu daha fazla iyi hep daha daha daha...
bu arayışlar ve geleceği öğrenme arzusu insanları ayakta tutuyor bence. yoksa ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu başka nasıl anlaşılabilir ki. ölüm sürecine girene kadar her şeyimizle eksik olduğumuzu düşündüğümüz hayata ne kadarda fazla olduğumuzu anlayamıyoruz. aslında değer verdiğimiz çoğu şeyin hiçbir kalıcılığı olmamaktadır. ve ruh dediğimiz yine bizim uydurmamızdır. aslında sadece fiziksel ölüm gerçekleşir ve tekrar doğaya karışırız. hiç yok olmuyoruz aslında bilinenin aksine doğayla daha çok iç içeyiz. doğa biziz biz doğa. doğaya içkiniz. bugün petrolün aslında yıllar önce ölmüş insanların bedenlerinden oluştuğunu düşününce evimizde kullandığımız kömür bile bunlardan oluşuyorsa. yanarken bile doğaya karışıyoruz bir kül tozuyuz. hepimiz varız aslında kimse sonsuzluğa karışmıyor. hayatın bu kadar şeye bağlı olduğunu düşünmek ve doğa tarafından kullanılmak ne kadar aciz olduğumuzu gösteriyor. yaşamlarımıza fazla anlam yüklemek ne bileyim akıllıca değil.

görünürde ilgilenmiyor görünüp gerçekte saplantılı hislerle istemek

bu benim gururdan değil ama kaybetme korkusundan dolayı böyle davranıyorum.

intihar sebebi şive taklitleri

hangisi olması önemli değil sonunda intihar varsa beni ilgilendirir. bugünde ölmedik ne mutlu.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

virginia woolf

bir hayali öldürmek, bir gerçeği öldürmekten daha zordur.

alttaki yazara soracaklarım var

seni sevmiyorum derim. çok net hiç uzatmaya gerek yok. alttaki yazar kendini en çok takdir ettiğin an hangisi?

alışmak ölmekten zor

parasızlığa, hastalığa, şiddete, acizliğe, görünüşüne, her şeyi boşvermek unutmak geçmişi geleceği. hiç olmamış gibi geçmişini silmek insanları hayatından çıkarmak. artık olduğun gibi kabullenmek kendini. alışmak ölmekten beterdir.

yapılmış en aptalca dalgınlıklar

intihar edecekken iz bırakmak. her zaman deliydim ben.
  • /
  • 5

yazarların onları sevmeyen yazarlara söylemek istedikleri

beni sizler yarattınız. neden mi? benim açtığım başlıklara kötü yorum yapıyorsunuz. o enty benim açtığım başlığa yazıldığı için sizin yazdığınız kötü yorum benim açtığım başlığı yukarıya taşıyor. hiç bişey yazmasanız unutulacak olan başlık sizin trollemeniz sayesinde hiç inmiyor hep göz önünde oluyor.
(bkz: iyi ki varsınız)

zinanın suç kapsamına alınması

suç işlememek adına eve girerken imam nikahı kıydırıp evden çıkarken 3 boşolla uğurlanmak yakın gibi görünüyor. artık biyolojik olarak doğal olmasını mı toplumsal bir sorun ortaya çıkarmamasını mı bireylerin özgürlüğünden mi yola çıkmak gerek bilmiyorum insanlar aklını başına almalı "sevin sevişin" diye bağırmalı. insanlar bebeklere küçücük çocuklara ve hayvanlara tecavüz edip öldürüyorlar ve bunun sorumlusu da şu cinsel yönden bastırılmış cinselliği şu an olduğu denli tabu haline getiren iğrenç mentalite. bu mentalitenin genel hedefinin lgbti bireylerinden önce hetero üniversiteli genç kız popülasyonu olacağını düşünüyorum. fikrimce odaklanılması gereken kitle sadece lgbti bireyleri değil halk olarak herkes olmalıdır. adamın teki geçen gün karısı tarafından aldatılırken olay yerine geliyor ve adamı öldürüyor orda. haberin altına yazılan yorumları okuyunca korkuyla karışık sinirden kanım dondu. bu insanlarla aynı otobüse biniyorum aynı metroyu kullanıyorum diye düşündükçe daha da tedirgin oluyorum. bir şeylere karşı koyulan tepkinin lgbti bireyleriyle sınırlı kalmaması ve kitlesel açıdan daha geniş olması yönünde düşüncem.

yazarların onları sevmeyen yazarlara söylemek istedikleri

.1.erkek foto kampanyasında gönderdiğim şeyleri beğenmeyen hunharca eksileyen tayfaya selam
2.işsiz olarak gören tayfaya selam
3.cinsel organım göbekten dolayı kısa diye eksiyeleyen hatta dalga geçen tayfaya selam
4.cinsellikle ilgili bişeyler yazınca beni sapık olan gören arkadaşlara selam
(çirkin olabilirim saftirik ama en azından insanları önemsiyorum duygularını hisselerini burda bile birbirini ötekileştiren ayrım yapan insanlarımız var farklılar ama bu onları kırmamız gerektiği göstermiyor) bear sevmeyenler chubbylerden nefret edenler hırsınızı benden çıkarmayın

insanı olgunlaştıran şeyler

parasızlık*. ikincisi evcil hayvanların ya da yakın olduğun insanların ölmesi ve böylece ölümün ne olduğunu öğrenmek.

yazarların değersiz olduğunu anladığı an

nihilizm ile tanışmaktır.

ahlakın, dinin, tanrının, toplumun, kuralların, aile kurumunun, kutsalların bir anlamının olmadığını öğrenmektir. hayatın, nesnelerin, kişilerin, kurumların, her şeyin bir anlamının olmadığını öğrenmektir.
"hayata biz anlam katarız" sözünün yalan olduğunu, özel bir kar tanesi olmadığını ve şu anda bile çürümekte olduğunu fark ettiğin andır.

küçük, kapalı bir kutu içerisinde kendimizi "önemli" sanıyoruz ama değiliz. her nefeste ölüyoruz, yavaş yavaş ve her seferinde daha fazla.

ayı sözlük yazarları hangi marka su içiyor

belediye gazozu evdeykene,iş yerinde frida bazen de ufak çılgınlıklar yapıyorum hayat su içiyorum.

3 köye hiv bulaştıran sahte hint doktor

madem gidiyorum yanımda başkalarını de götüreyim dedi demek ki. fena.

ilk eşcinsel ilişkiden sonra yapılanlar

ilk işim erkekler hamile kalır mı diye araştırma yapmak olmuştu. nasıl bir saflık ve masumluksa artık.

heteroseksüel dünyanın sevdiği gay trans modeli

bir yanda selin cigerci ve kerimcan durmaz kafaları, bir yanda kıvılcım arat ve diren coşkun ..

sistem biraz nankör olsa gerek nankör ve ikiyüzlü . bir tarafı coplayan polis diğer tarafla selfie çekinir . bir tarafa ahlaksız diyen insanlar diğer taraf youtube da video yüklese de izlesek diye bekler .. mesele yine kapital ekonomiye çıkıyor sanırım . neyse bazen susmak bir şeyleri anlatmak için daha yeterli .

yazarların değersiz olduğunu anladığı an

doğum günümde olmuştu bu sene zaten bi ton sorunum var aile para pul baskı yiyiorum evden çıkmak sürekli iş ev iş evde mekik dokudum...facebookta intagramda millet ne oldum delisi olmuş gezmeler tozmalar resimler selfiler...27 aralık günü facebooka baktım kimse bişey yazmamış yha dedim boşver illaki hatırlayan gören yazan olur yok arkadaş kimse bir sikim yazmamış bana ben böyle parti olsun çoşalım değil değerli biri olduğumu hissetmek istiyorum bu dünyadaki insanlardan çok sıkıldım intihar diye değil yoruldum...profil resmimi değiştirdim sinyal yok kimseden...aha o gün sağolsun ayı sözlükten bi kaç yazar arkadaşım tanımıyorum yada tanıdğım çok sağolsunlar bana yazdı moral olsun diye minnettarım....ama insanlara karşı soğudum ahanda sol yanımdan bir parçayı söktü sikip attılar...en komiği annem babam ailem bile unutmuşlardı al bide burdan yak arkadaş zaten hiç umursamadılar abartmıyorum...

Toplam entry sayısı: 99

ayı sözlük'ü seviyorum çünkü

-diğer platformlardaki gibi her saniye kadın aşağılayıcı entry girilmiyor
-en sinirli çıkış yapanı bile bir şekilde yumuşatıp kendine getiren insanlarla dolu
-sürekli beden algısı güzellik/çirkinlik safsatası yok.
- her yazarın kendince birikiminin olması
-saygı
-samimiyet vs vs...
iyi ki varsın ayı sözlük seni çok seviyoruz.

müslümanlık öncesi dönemde türklerin kadına verdiği değer

eski türkçede namus kelimesi yoktu. çünkü türkler, namussuzluk nedir bilmezlerdi. türk geleneğinde kadın, kardeşti anneydi, sevgiliydi, tek başına bir devletti. ne zaman ki türkler müslüman oldu , arap kültürü geldi. kadın, kadın olduğuna pişman oldu...

ayı sözlük'ün kimseye bir türlü yaranamaması

daha ne yapsın diyecektim de sözlüğün uygulaması neden yok? sevinmiştim o kadar app store da aratırken üzüldüm sözlük. ama yinede seviyorum sözlüğü çünkü fikirlerimi açıklayabiliyorum ve diğer yazarları da okumak hoşuma gidiyor.

bear sevmek için nedenler

o değil de neden hep birilerini ya da bir şeyleri sevmek için bir neden arıyoruz

ayı sözlükle önceden tanışsaydınız ne değişirdi

benim hayatımda özellikle çoğu şey daha olumlu olurdu. (bilmiyorum belki de zayıflığımı sözlük olsaydı yapmazdım deyip gizliyorumdur) kendimi insanlara kabul ettirmeye çalışırken harcadığım zaman ve enerjiyi bir ilgi alanına verseydim çok iyi bir uğraşım olurdu bugün. insanlara hayır demeyi öğrenseydim kullanılmış gibi hissetmezdim bugün. duygularımı beni anlamak umurlarında dahi olmayan insanlar için harcatmazdım. kendime hakim olurdum psikolojim bozuk olmazdı. takıntı ve uykusuzluk sorunum olmazdı. asıl mutluluğun birinin bize verdiği değer olmadığını öğrenirdim. çok geç geldim sözlük üzgünüm.

ayı sözlük'ü seviyorum çünkü

-diğer platformlardaki gibi her saniye kadın aşağılayıcı entry girilmiyor
-en sinirli çıkış yapanı bile bir şekilde yumuşatıp kendine getiren insanlarla dolu
-sürekli beden algısı güzellik/çirkinlik safsatası yok.
- her yazarın kendince birikiminin olması
-saygı
-samimiyet vs vs...
iyi ki varsın ayı sözlük seni çok seviyoruz.

müslümanlık öncesi dönemde türklerin kadına verdiği değer

eski türkçede namus kelimesi yoktu. çünkü türkler, namussuzluk nedir bilmezlerdi. türk geleneğinde kadın, kardeşti anneydi, sevgiliydi, tek başına bir devletti. ne zaman ki türkler müslüman oldu , arap kültürü geldi. kadın, kadın olduğuna pişman oldu...

ayı sözlükle önceden tanışsaydınız ne değişirdi

benim hayatımda özellikle çoğu şey daha olumlu olurdu. (bilmiyorum belki de zayıflığımı sözlük olsaydı yapmazdım deyip gizliyorumdur) kendimi insanlara kabul ettirmeye çalışırken harcadığım zaman ve enerjiyi bir ilgi alanına verseydim çok iyi bir uğraşım olurdu bugün. insanlara hayır demeyi öğrenseydim kullanılmış gibi hissetmezdim bugün. duygularımı beni anlamak umurlarında dahi olmayan insanlar için harcatmazdım. kendime hakim olurdum psikolojim bozuk olmazdı. takıntı ve uykusuzluk sorunum olmazdı. asıl mutluluğun birinin bize verdiği değer olmadığını öğrenirdim. çok geç geldim sözlük üzgünüm.

lethallegend

çok çabuk sinirlenen yapısı var ama en azından dobra dobra konuşup sezarın hakkını sezara veriyor. çoğumuz doğruları söyleme konusunda nazlıyız o yüzden ender insanlardan biridir.

geceleri uyutmayan şeyler

öyle saçma şeyler düşünüyorum ki geceleri kafamı parçalamak istiyorum. pişmanlıklarım bir farafta, yanlıslarım, yapmak isteyip yapamadıklarım, kendimi ait hissettmiyorum. dısari cıkmak istemiyorum. sabah uyanmak istemiyorum dusunemeseydim keske

hüseyin nihal atsız

büyük türk düşünürü, türkolog, yazar ve şair. deli kurt ve bozkurtlar en tanınmış eserleri arasındadır.

ayı sözlük'ün kimseye bir türlü yaranamaması

daha ne yapsın diyecektim de sözlüğün uygulaması neden yok? sevinmiştim o kadar app store da aratırken üzüldüm sözlük. ama yinede seviyorum sözlüğü çünkü fikirlerimi açıklayabiliyorum ve diğer yazarları da okumak hoşuma gidiyor.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.