evde bir tek ben sevdiğim için çok nadir yiyebildiğim yemek. diğer fertlerde bu durum nefret boyutlarında. babam ''askere gidince görücem senin kapuska sevdanı'' der, tamam onu anlarım da evin kadınları niye bu kadar nefret dolu çözememekteyim.
kemal sunal' ın ringo şaban filminde hala gülme krizine girmeme sebep olan repliklerin startıdır bu cümle. şöyledir;
- ben adamı bunlan şişlerim ulan.
- kebapçı salonu mu lan burası. ayı.
- aaa nasıl geçirdim ama.
- ne demek ulan bu.
- manası çok derin. ben adama bilezik gibi geçiririm demek.
- saksıya fesleğen gibi oturturum anlamı da çıkar.
orta kapının açılmasını istemek suretiyle kafasını minimum 60 km hızla giden araçtan sarkıtıp, asfalta sürtüp daha sonra da turşu suyunda bekletmek istediğim insandır.
ağzım açık izlediğim mükemmel ses. hee yarışmada birinci olacak mı? tabi ki hayır. bu sesi müzik piyasasına o juri sokarsa bundan sonra söyleyecekleri tek şarkı 'kendim ettim, kendim buldum.' olur. net.
ortada oyunla ilgili hiçbir plan program yokken, totosunda kurt kaynayan çocuğun biri ambulans sireni gibi bağırmaya başlardı bu cümleyi. eline ya da kaleye mum diken* oyuna katılırdı.
şimdi sıkıyorsa sokakta ''kaleye mum diksin'' diye bağır. bak noluyo...
sabunu sizden önce kıllı bir ayının kullandığının işaretidir. ''insan bir suya sokar o sabunu. sabunu maymun penisine çevirmenin anlamı ne? ayrıca nerende kullandın o sabunu da bu kadar kıl oldu üzerinde?'' sorularını da akıllara getirir.
anlamadığım bir sebepten ötürü günümüz ergen gençliğinin* marjinal olma çabası çemberine girmiş bir durumdur. zamane gençlerine bakarsak neredeyse hepsi;
1- vejetaryenim
2- metal müzikten başka dinlemem
3- ateist
4- süt mü iğğğkk mottosuyla yaşamaktadırlar. **