sürekli eksileyen beyni gelişmemiş depresif bir mal değneği olmak
hahaha, beyinle ilgisi yok, sevilmediğimin farkındayım sadece. zaman zaman dadanıyor birileri. bir baktım ard arda sekiz eksi, kudurtmuşum yine birini kim bilir kim?
alttaki yazara yapacaklarım var
alex kim, alex gibi bağlatıp ne izleteceksin anlamadım. 30 saniyede bir soracağın soruya bakarsam komedi galiba. ama bağlamak neden?
altta ki yazar genelde insanların yaşam enerjilerini çekmekte başarılıyımdır ama bir kere farklılık yapıp istanbulda, tüm kinimi bir kenara bırakıp bir gün geçirirdim kendimle. birde yıldız tilbe konseri sonrası agorada günü sonlandırırdım.
kendinden büyük erkekleri sevmek
psikoloji bilimi bu durumu doğru bulmaz ve derinlerine indiği zaman hep bir eksiklikten ötürü bu bağlılığı yorumlar. bu herkes kadar benim içinde geçerli bir konudur ki aşık olduğumuzu zannetme olasılığımız o kadar yüksek ki. sevdiğimizi zannetmelerimiz, kendimize bir insanın hayatına bağlayıp onsuz yaşayamama tripleri. hepsinin ana kaynağı hasarlı bir bilinçten gelir. bu yaşıma kadar ortamın içinden, dışından veya her kesiminden zaman zaman bireylerle muhabbetim oldu ve emin olun deneyimim yok ama şahit olduklarım çok, kendi yaşıtlarınızla yaşayacağınız bir ilişkiyi olgun insanlar ile yaşama ihtimaliniz yok. psikoloji der ki yaş farkı ile yaşanan ilişkiler hayatı yaşamak adına değil eksiklerin giderilmesi için tercih edilmiş bir ilişki türüdür. gençken yaşlılara çekim duyarken, gençliğinizde yaşayamadıklarınızı yaşlanınca gençler ile yaşamaya çalışırsınız. her yaşın ayrı güzelliği vardır, kıymetini bilin ve içinizdeki eksikliği doldurmak için kendinizden ödün veripte gençliğinizi kendisini genç hissetmek isteyen bencil heriflerin altında veya üzerinde ziyan etmeyin.
zenci penisi
toplumsal algılar ile kocaman zannetmeniz normal. gay yada hetero pornolarında özellikle iri penisli erkekler seçildiği için toplumuzda ve dünya genelinde herkes kocaman zannediyor lakin işin gerçek yüzü bundan baya uzak. bazen edebiyat dergisinde bu tarz kısımlara yer vermeleri aydınlatıcı biraz. amerikalı siyahilerin penis ortalaması 13,5 afrika kısmındaki siyahilerin 11,6 olduğunu tespit etmişler ve dünya genelinde elde ettikleri verilere göre ise siyahilerin peniz uzunluk ortalaması ne yazık ki 15,2. kısaca göze sokulan iri penisli siyahiler olunca herkesçe ayrı bir ilgi uyandırır. ayrıca dünyada en az izlenen porno türü ise küçük penisli siyahi pornolarıymış.
ağlatan şarkılar
ibrahim keloğlan
bu ülkede hiç bir şey başaramamış, işsiz güçsüz insanların güçleri anca kedi katillerini içeri tıkmaktan başka bir işe yaramaz zaten. bu arada cidden yaşadığım ülkenin halkına mı üzülmem gerek, yoksa bir platforma dayatılmış adalet veya hukuk sisteminemi acısam bilemedim. biride bu işe dur demiyor ya hayret ediyorum. yani kedi katilini desteklemiyorum, zinhar savunmuyorum da ama kedi katiline gelene kadar ne çok derdi var şu insanların bilen var mı? yada gören. işsiz, güçsüz, iki kelimeyi bir araya getiremeyen vasıfsız insanlar bir araya gelip anca bunu başarabilir zaten şaşırmamalı. türkiye sonuçta burası neye şaşırmalıyım ki artık, aşure kazanı gibi ülke. abi çok sorun var ya bu ülkede, herkesin tek derdi keloğlan olmuş. alın adam girdi içeri veya çıkmayacak. ne değişti aciz ve muhtaç yaşamlarınızda. hiç bir şey, aynı zamanda değişmeyecekte. günden güne artan uyuşturucu bağımlılığı, narkotik şube ne yapıyor mesela, artan fuuş, ahlak şube bir tek travestilere mi çalışıyor. her geçen gün artan yoksulluğa mı ses çıkartsanız, ama yok nerde boş, gereksiz, hayatlarınızda hiç bir şey değiştirmeyecek vuku varsa çözmek için yırtın kendinizi. sıra kendinize ne zaman gelecek merak ediyorum.
bir erkeği elinde tutma sanatı
bre yakışıklı, işimde gücünde, iyi bir kariyere sahip ve her gün gelişen yalnız bir insan olarak söylüyorum ki (bu benim kişisel tercihim o ayrı), bu ülke için en azından yatakta tatmin ettiğiniz sürece adamlar size tapar.
türkiye'deki gaylerin korunmaması
utandıkları için kondom alamıyorlar gibi bir entry mi gördüm ben. ben size bir anımdan bahsedeyim, yanlışım olmazsa ya 2016 yada 2017 senesi net hatırlamıyorum. spod lgbti derneği var bilen vardır, bir hafta sonu sohbeti vardı. hala devam ediyor mu bilmiyorum. katıldım, o dönemlerde bireyler bir araya gelip sohbet ediyorduk toplumda ki yerimiz bilinç vs. her hafta bir konu ele alınıyordu. yine bir sohbetin sonuna geldik ve bir fanus içinde kondomlar vardı ve yetkili birine sordum. bunlar neden burada diye ve bana şu söylendi bazı bireyler almaya utanıyorlar. tabi ben şok ve şu soruyu yapıştırdım direk, her önüne gelenle yatan, her türlü aşağılayıcı ifade ve terimler ile becertilmekten haz duyan ibneler nasıl olurda kondom almaktan utanırlar? diye. söylenen cevap şu olmuştu utanıyorlar işte. birden aklıma geldi işte.
sigaramın dumanı
ben biraz sert seviyorum şarkıları. bundan ötürüdür ki linet yorumunun üstüne yok diyebilirim. ezginin günlüğü de tabi efsane ötesidir ama ah be linet. sözlerini dönemin ala yazarlarından hüsnü arkan'ın yazdığı, nadir göktürk tarafından bestelenen şarap yanı muazzam eser.
nihat doğan
bu adamın yıllardır nasıl ekran önünde durduğunu anlamıyorum. bu bakar boş, kapasitesiz, yeteneksiz, ne bileyim abi elde tutulur bir şeyi de yok ki bahsedebileyim.
çokokrem
en mutlu sabahlar, çokokrem’le başlar. çokokrem. hey gidi günler. eskiden şey paketleri vardı bunun tek seferlik küçük, birde büyük rakibi hoby vardı. şimdilerde nutella sayesinde yüz çevirdiğimiz, yok saydığımız bir ürün.
ayı sözlük
ayı sözlük artık, 90’larda patlamış 2000’lerin başına unutulmuş starlar gibi. bir dönem iyiymiş cidden, eski entryleri olsun aktiviteleri göz önünde bulundurunca bu şekilde eskimesinin veya popülaritesini yitirmesinin sebebi ne acaba?
eşcinsel aşk
eşcinsel aşk mı, o ne? bilen var mı? hepimiz eşcinsellerin ne vaziyette olduğunu biliyoruz bence. kimse birbirini veya kendisini kandırmasın. yaşayanlar vardır mutlaka lakin lale devri çocukları misali, insanların kanatlanması gibi imkansız düzeyde sanırsam bu devirde. tabi aşka bakış açısına göre aşık oldum diyenler de var.
acı ama gerçek
hayat gibi, yaşam gibi. üstteki entrye bakıyorumda 12.nesillerler geldi.
babanın ölmesi
girilen entryler insanı hüzüne boğuyor. okurken bir kendime kızdım iki babama. sonra kendime kızdığım için tekrar kızdım kendime. dünya boş belki ama bunun farkında olmayanlar var. eğer bir gün ölümünü duyarsam ne hissederim bilmiyorum ama üzülmem pek. yapılmamış bir babalığın evlatlığını uzun bir süre üstlendim. sırf istediği hayata yönelmediğim için tiksinç ve aşağılık oldum. sonuçta layıkı ile babalık yaptığı 4 çocuğu daha var. onlar üstlenebilirler sanırsam acısını, lakin ben üstlenmem. hayatı bana çocukluğumdan beri eziyet haline getirmiş bir insan için yıpratamam kendimi. yıprandığım kafi ve yeterli galiba. bazen kimsesizlik kötü bir aileden daha iyidir. anne baba sevgisi görmeden aile hayatı yaşamak ne denli yıpratır insanı bilen var mı? birde o mahrum edilen sevginin kardeşlerine ne denli hakkı ile verildiğini görerek. 5 yaşında kıyafetlerini toplayıp düzenleyen bir çocuk aşağılanıp ezilmemeli. istediği liseye gitmek isteyen bir çocuğun hayalleri aşşağılanarak reddedilmemeli. bir mülakatta 1’inci gelmiş çocuğu başka bir liseye göndermemeli. unutmam kendimi o imamhatipten kovdurana kadar ne tartışmalara girdiğimi. zoraki olarak yazıldığım meslek lisesinin ilk dersinde öğretmenimin yanlış okuldasın cümlesini unutamam. istediğin bölümü okumadığı için 3 yıl iğrenerek bakmamalısın. senin işinde yanında çalışmadığı için hayatı zindan etmemelisin. sırf uyku problemi yaşadığı için uyuşturucu bağımlısı diye şikayetçi olmamalısın. sırf gözetimin altında olsun diye, hiç bir şey yapamasın diye hırsızlık ile dava açmamalısın. kendi sorumluluklarını geçtim diğer çocuklarının sorumluluklarını yüklememelisin. her yaptığının üstesinden geldiği için sen benim lanetimsin dememelisin. siz kaldığınız otel odasında uyuşturucu kullanıyorsun maksadı ile polis tarafından uykunuzdan edilmek nedir bilir misiniz. bazen kimsesiz olmak ister, tercih ettiğim kimsesizliğim ile gayet mutluyum. ölen ölsün bende zaten hepsi ölü. ruhlarına gerekli fatiha’yı okuyalı çok oldu. yani kısaca herkesin canı cehenneme. modumu düşürdü bu başlık, nerden karşıma çıktıysa.
aktif sözlük yazarları
bu aralar işlerim sakin, ekonomi sağolsun lağam kanallarına düştüğü için sakin. sık sık girip entry yazıyorum o yüzden.
sözlükteki üniversiteli ayılar
üniversite mezunu değilim, ayı kesinlikle değilim. lakin ne üniversite mezunlarında olmayan cv’ye sahibim. ayrıştırmayın veya sınıflandırmayın insanları eğitime dayanarak.
yaşını göstermemek
iyi bir şey mi kötü bir şey mi anlamıyorum. yaş 24 ama ne 24 yaşında hissediyorum nede o olgunlukta görünüyorum. alnım ve kenarları biraz açıldı ama hala 20 gösteriyorum. saçlarıma 15’imde düşen aklara bir şey demiyorum onları boya ile kapatıyorum, belki bundan açıldı biraz ama genç görünmek iyidir. umarım 40’lı 50’li yaşlarımda da aynı şekilde genç görünmeyi başarırım, operasyonsuz tabikide.
eşcinselliğini yaşamaya yeni başlayanlar için tavsiyeler
(bkz:
435554) başlıkta anlatılmak istenen galiba kendini yeni keşfetmiş ve yeni ortama giren bireyler için açılmış.
yalnızlık
bu başlık son zamanlar sürekli karşıma çıkmaya başladı. bu entrye katıldığım zamandan itibaren her yıl bir şeyler yazmışım. bu yılda şunu söyleyebilirim galiba, insan uzun bir süre yalnızlığa alıştığı zaman insanlar iletişim kuramamakta başlıyor. dost edinemiyorsun, ilişki zaten kuramazsın. eskilerden birileri ile bir araya gelirsin “bu işkence ne zaman bitecek” diye iç geçirmeye başlarsın. date çıkarsın, 80 yaş huysuzluğu ile karşı karşıya kalır karşındaki. dost edinmeye çalışırsın düşman edinirsin vs. vs. işte. sitem eder gibi oldum ama öyle değil. bu huyumu seviyorum. bir mottom var, gerçekleşme ihtimali yok biliyorum ama gerçekleşirse son veririm belki yalnızlığıma.