vampir günlükleri

adından da anlaşılacağı gibi, bir vampir hikayesi. tamam teenage falan filan. ama adamlar nasıl gerilim yaratılır biliyorlar. her yazar kendi vampir mitinin kurallarını kendi koyuyor. çok sorgulamadan kabul etmek lazım. bu dizide herşey olabilir/oldu. öldü, geri geldi, vampirler, orijin vampirler, cadılar, kurt adamlar. var işte fantin kuntin bişeyler. eğer yaw bu ne hacii, demez de içine dalarsanız oldukça heyecanlı bölümler bekliyor. seyredin.
bence inanılmaz bir fantazi vampirler... umarım vampirbear da vardır...
meraklısına bir karşılaştırma. çekilen film-diziler üstünden konuşuyoruz. vampir günlükleri=vg, alacakaranlık serisi=as

oyuncular: vg de yakışıklı herif kaynıyor, ki ben çok o tipleri sevmem ama benim bile ağzımın suyunu akıtacak nefasette adamlar var. kızlar da çok güzeller. as de ise başrol ve yan rol oyuncuları neredeyse sıradan, oyunculukları berbat. en beceriksizide kurtçocuk olan. tam bir angut.
vampir miti: as de vampirler güneşe çıkamaz!!! neden??? parlıyorlarmış meğer. yahu bu kadar salakça bir bahane olabilir mi. yazar sanırım ishal olup zıçarken aklına gelmiş
-vecihiiii, kız körolmayasıya.
+ne var lan
-kız koş koş buldum
+neyi buldun? lan sen sıçmıyormuydun?
-buldum ki buldum. vampirlerimin güneşe neden çıkamadığını buldum...
as de yok etmek için parçalanmaları ve yakılmaları gerek. vg ise klasik vampir mitine daha yakın, güneş alenen yakıyor. sadece büyülü yüzükleri taşıyanlar güneşte rahat. tahta her şekilde etkili. kıymıklar bile zarar veriyor. kalpleri sökülünce de yok oluyorlar.
as de oyuncular bayık ve bunaltıcı rol yapıyor. şaka gibiler. bir vampir serisinden çok, sulu sepken ve çakma duygusal bir seri.
vg ise ölenler, dönenler, hareket ve heyecan içeriyor.
genç kız dizisi esasen ama cw kanalının en çok izlenen dizileri arasında. dawson's creek supernatural ile buluşursa nasıl olur düşüncesinden hareketle, yakışıklı çocuklar, hoş hatunlar kullanarak lisa jane smith'in kitaplarını televizyona aktarmışlar. true blood dan aşağı kalsa da twilight'ın çok çok üstündedir. 4. sezonun onayını almış. *
twilight çakması diye diye başlamayı ertelediğim sonra da dayanamayıp 3 günde ilk sezonunu (22 bölüm) bitirdiğim korku/dram/gençlik dizisi. fikir sıradan ama sorgulamadan izlediğiniz zaman müthiş bir gerilimin içine düşüyorsunuz. ki dizide ian somerhalder gibi dehşet'ül vahşet bir adam var, o konuya hiç girmiyorum.*
adaba mugayyır sahneleri ayrıyetten türk aile yapısı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğinden ancak artı otuz bir kapsamında yayınlanabilecek dizidir.
vampir dizisi.

izlediğim için biraz utanıyorum ama engel olamıyorum... ara verdi 17 ocağa kadar. 1 ay bekle işin yoksa... ama en azından taş bir hatun dönüyor diziye..bir günlüğüne hetero olsam o hanımefendiyle geçirmek isterdim o günü.
taş hatun ve erkeklerden oluşan bir cast ekibi vardır. en tipsizi dediğin adama bile son sezonda gözün kaymaya başlıyor, "ay sen ne hoş olmuşsun" diye diye kaldığım yerden devam ediyorum. başlangıçta damon için izlerken, sonrasında klaus geldi. ki çoğu kişi damon'a hasta olsa da benim gözüm klaus'ta. onun o ingiliz aksanı, dolgun dudakları, sinsi mimikleri, gülerken dudağının aldığı şekil falan, yeminlen sırf bu adam için diziye bağlandım. *

(bkz: klaus benimle evlen)

(bkz: joseph morgan)
lezbiyenin allahı gelse şu diziyi izledikten sonra dizideki oyuncular için ölür. ulan herkes mi harika herkes mi muhteşem olur bi dizide???! (bkz: damon ve piç gülüşü)
son 1 aydır başlayıp 4, sezonuna geldiğim vize çerezi olarak izlediğim 3, sezondan sonra baygınlık veren ve her nasılsa her bölümde bir parti düzenlemelerine şaşırdığım ve klausun chance derken o dudağına of her neyse klausa dibimin düştüğünü itiraf edebileceğim vampir dizisi
dizinin yaratıcılarından olan açık eşcinsel kevin williamson dizide eşcinsel karakterler olmasını istediğini söyler. fakat diziye bir seferlik girmesini değil dizide yaratılacak karakterin sürekliliğini istediğini açıkladıktan sonra chris brochu, luke parker isimli karakter ile diziye dahil edilir. 14 bölüm oynar.

https://ayilarock.com/the-vampire-diarie...
ilk üç sezon heyecanla izlerken 4. sezon bölümlerinde defalarca uyuya kalınca kendime bir iyilik yapıp izlemeyi bıraktığım dizi.
hiç fena gitmiyor. zaten vampir ve kurtadam hikayelerine çocukluğumdan bu yana ilgi duyardım. baya bi ölen dirilen oluyor, alakasız rastlantılar sık sık yaşanıyor olsa da gayet sevdim. tabi söylemeden geçemeyeceğim ne kadar güzel kadın, yakışıklı erkek varsa toplamışlar diziye.. yapımcı işi biliyormuş gerçekten. bu arada tekrar söyleyeyim ki dizinin yaratıcılarından kevin williamson de zaten açık eşcinsel.
şu diziden sonra izlediğim hiç bir yabancı diziden zevk alamaz oldum ya la yok mu başka böyle yakışıklılarla dolu bir vampir dizisi hayattan soğucam resmen aslında yasaklanmalı bu hem vampir hem yakışıklı olma mevzuu neyse vazgeçtim yapılmasın zaten ya da yapılsın lan izlerim yine.