açık ilişki

terketmeyi beceremeyen boynuzlanmayı kabul eden kişinin tercihi olan ilişki durumu, ilişkinin kuma hali yani
anlayamadığm ilşki türü. saçma hem de çok. ilişki bile değil
açık büfe gibidir. bir sürü seçenek vardır elinde ondan da alayım bundan da alayım elinde tabak ( tabak burada şey oluyor tabak gibi bir ...neyse geçelim) dolanırsın; sonunda da berbat bir aranjman tabakla masana gider; niye bunu aldım ki ay ondan alsaydım diye yediğinden zevk alamazsın; ama öyle midir bir yemek seçmek. seçersin onu, beklersin gelmesini gelince de ondan alabileceğin en güzel tadı alırsın. bitmesin diye kaşığı azar azar daldırırsın ( kaşık da şey oluyor... ay hakkaten iğrencim nereye gidiyor bu yazı yareppim) .
kişinin hem otellerdeki açık büfe ya da fast food beslenme tarzını, hem de evde mutfağında pişen yemekleri yemeyi sevmesi; hatta bunların hepsini zaman, mekan fark etmeden yaşaması gibi bir durum olsa gerektir. bu ilişkinin unsuru olan kişiler hepsinin yeri ayrı demeleri ile tanınırlar.
mecburiyetten doğan ilişki türü. bir süre sonra kendinden nefret etmeni bile sağlayabilir.
farklı insanlara dokunmayı alışkanlık haline getirmiş kişilerin vazgeçemediği, yeni yeni kendini tanıyanların merakını giderme yoludur. ayrılık sebebidir.
ayrılığı beceremeyen arkadaş da kalamayan insanların bir birlerini kaybetmemek adına başvurdukları çaresizlik kimine göre düzeysizlik tabi.
bazen bir taraf sevdiğini kaybetmemek için deli gibi istemese de kabul etmek zorunda kalır. paylaşmak zordur, başkalarıyla yattığını bilmek zordur. bir süre sonra zaten paçavra gibi atılır, çünkü sevdiği kişi açıla açıla kabak çiçeği mertebesine ulaşmış ve başka birini bulmuştur bile.
zaman ilerledikçe kafama yatan fikir, ya ben büyüyorum yada içimdeki sürtük *
ya ayrılırsın ya bu tür ilişkiye başlarsın. kaçışın yok. alsın o beyniniz.
bana göre olmayan ilişki tarzıdır. açık olan yerleri itina ile kaparım.
bu tür ilişkiyi bana teklif edicek adamın kafasını patlatırım ki
hele hele gidip olaylar molaylar yaşayıp gelip bana
senden uzaktaydım bilmem ne derse
kanını bile içerim o derece.
heteroseksüellerde görülmesi mümkün olmayan şeylerden biri daha. geçenlerde bir vesileyle duyduğum cümle "ilişkide 4 yılı devirdik hala ilk günkü gibi ateşli sevişebiliyoruz" e bunda ne var ki? insanlar 25 yıl evli ve sadık kalıyor. övünülen şeyin ne olduğunu biri bana anlatsın.
türkiye şartlarında olabilitesi çok zor.
geyler hadi yolumuz yurtdışına...
kızdığım şey gün geçtikçe sanki çok olağan bir şeymiş gibi lanse edilmesi. olan var olmayan var. * kapalısını bulduk da açığı kaldı.
dexter6 ile yaşadığımız ilişki şeklidir***. şaka bir yana eğer ilk günkü sevgiyi devam ettiremiyor ancak sevdiğinden de ayrılmak istemiyorsun zamanla ilişkinin alacağı yöndür. gereksizdir. ben kendimden bile kıskanırken bir başkasıyla paylaşmak mı*
ahlakın bir tabu olduğu ülkeler, toplumlar ve dolayısıyla bu toplumlarda yetişen bireyler tarafından kabul edilemeyen ilişkilerdir. kabul edilememesinin sebepleri olarak pek çok şey gösterirler, hatta bunun sadece kendilerini mutsuz hissetmelerinden kaynaklandığını vs vs söylerler de aslında buna sebep olanın kişiye dayatılan* durumlar olduğunu kabul etmezler. sonra bunun orospuluk olduğunu söylerler. bir sürü kişinin altına yatmak olduğunu söylerler. efenime söyliyim, kaşar derler, kevaşe derler. derler de derler. fakat özgür bireylerde * bu, olması gereken durumdur. tek bir kişiye bağımlılık kişinin aklına da ket vurur, yeteneklerine de hayatsal fonksiyonlarına da. evet, bu durum yani kapalı ilişki durumu sağlıklı bir ilişki türü değildir. bağımlılık, obsesiflik, sağlıklı düşünememe durumunu doğurur. bireyselliği engeller. kapalı ilişki devletin istediği normlara sokar bireyleri , yani tek bir kişiye bağlı kalıp sürekli doğurmanızı, nüfuzu arttırmanızı, çalışma gücünü arttırmanızı, devlete para getirmenizi fakat gün geçtikçe fakirleşmenizi isterler. sizden en az 3 çocuk isterler. peki bunu açık ilişkiyle yapamaz mısınız? yine 3 çocuk doğuramaz mısınız? bu sefer de devletin istediği norma girmiş olmuyor musunuz? şunu kabul edelim ki açık ilişkiyi bilinçli bir şekilde destekleyen ve ona göre yaşayan bireyler zaten devletin onlar için ne düşündüğünü bilirler. o yüzden de zaten 3 çocuk yapmazlar. cinselliklerini özgürce yaşarlar. heteroseksüel ilişki de yaşarlar, eşcinsel ilişki de. otla da sevişirler, hayvanla da. canları ne isterse onu yaparlar. fakat asıl üzücü kısım şu ki, pek çok kişiyle yatma cesaretini gösteremeyen, cinselliğini keşfedemeyen, bu durumu kabul edemeyen, özgüveni olmayan bir bireyin karşısındakini bu şekil ve şekillerde yaftalaması. evet, toplumun asıl sorunlarından biri de budur. kendinde olmayan durumu kabul edememe, dolayısıyla asıl olması gerekeni görememe.
aşk güzel birşeydir. sevmek ve sevilmek güzel şeylerdir. tek bir bireye büyük bir aşkla bağlı olabilirsiniz. fakat aşk ile cinsellik ayrı şeylerdir. sevgiyle cinsellik ayrı şeylerdir. cinsellik aşkın ve sevginin doğal bir sonucu olabildiği gibi hiç olmayadabilir. bir insanı çok sevseniz bile başka insanlarla da cinselliğinizi sürdürmek isteyebilirsiniz. çünkü cinsellik bir bağlanma durumunu gerektirmez, gerektirmemeli. gerektirdiği zaman aşk ve sevgi, sağlıklı olma durumundan çıkar. düşünün ki yurtdışında * striptiz salonlarına çiftler birlikte giderler. amsterdam da redlight districtde çiftler, aileler kol kola bu sokaktan geçerler.
aşkın doğasında hep iki insanın birbirine olan ölümsüz sevgisini görürüz. iki birey birbirini sever ve hayatları boyunca mutlu mesut yaşarlar. çiftler ne bir başkasına yan gözle bakabilir, ne de birlikte olabilir ne de aşık olabilir. aşık olursa gazetelerin 3. sayfalarında bıçaklanırlar. töre cinayetine kurban giderler. canlı bedenlerinin üzerine beton dökülür. bireyler ancak ortak durumları yaşarlar, bu durumlara verdikleri tepkiler birbirine benzer ise-bakın aynı demiyorum- birbirlerini severler. onunla ilişki yaşayabileceğini düşünür. neslini sürdürebileceğine inanır. aşık olur. gün geçer, aslında durumlara verdikleri tepkilerin sadece ''benzer'' olduğunu idrak eder. çünkü zaten iki bireyin acılarını,mutluluklarını paylaşabilmesi sınırlıdır. asla heykellerdeki gibi yekpare bir vücut olamazlar. bunun zirveye ulaştığı noktalardan biri aşıklarda cinselliktir. fakat bu da gün gelir bozulabilir. bunun farkında olduğu için bireyler sevgilisinin bir başkasıyla sevişmesini istemezler. kendinde paylaştığını onunla da yaşayacağını düşünürler. fakat her cinsellik aşk içermez. cinsellik aslında fiziksel bir aktivitedir. enerjinin dışa atımıdır. üstelik monotonluk aşkı öldürdüğü gibi sağlıklı bireyi de öldürür. mutlu mesut yaşayan bireyler de durumun farkındalar aslında, ne var ki itiraf edemiyorlar. toplumsal baskı, mahalle baskısı, ahlak,din gibi konulardan kafalarını kum havuzundan çıkarmaya cesaret edemiyorlar. - bu durumu yaşayıp en sonunda böyle bir ilişkiyi yaşamayı tercih etmiş bireylere, ya da böyle yaşamak isteyen bireylere bir lafım yok, fakat eğer bu tercihleri gerçekten bilinçliyse* *-/-bunun tam tersi bir durumda da bireyin felsefesini ortaya koyması gerekebilir,yani neden açık ilişkiyi tercih ettiğini. fakat kabul ediyorum ki bunu açıkça anlatamayan yani yine kendini tanımayan onlarca insan dolu- sonuç olarak cinselliği aşkın bir sonucu gibi görmektense fiziksel bir aktivite gibi görmeye başladığımız zaman * belki de işleri yavaş yavaş yoluna koymaya başlayacağız.
son söz aldous huxleyden gelsin: birbirlerine sarılmış aşıklar bireysel coşkularını umutsuzca tek bir yüce benlik halinde kaynaştırmaya çalışırlar, ama boşunadır. doğası gereği her vücut bulmuş ruh tek başına acı çekmeye ve zevk almaya mahkumdur.
dünyada ki en anlamsız iki kelimenin bileşimi.
her ne kadar hem cinsellerimize karşı duysakda, bu ülkenin örf ve gelenekleri ile sentezlenmiş ve etkilenmiş bir yaşam tarzımız var. o benim kadınım. o benim erkeğim.. ona sadece kendimiz sahip olma duygusu. aidiyet... aynı anda bir kaç partneriniz olabilir duygusuz kısa süreli ilişkilerdir. ama işin içinde duygu olursa açık ilişki insan yapısının asla kabul edemeyeceği bir durumdur. hangimiz bir gay barında gerçekten ama gerçekten sevdiğiniz eski sevgilinizi sizden daha tipsiz bir bearla sarmaş dolaş olduğunu görünce yüreğiniz cız etmez mi? bitmesine rağmen... gerisini siz düşünün...
kanser gibi bir durum.severken başka tene dokunmak,dokunduğunu bilmek yavaş yavaş insanı kemirir.bir araya gelince de anlaşmazlıklar,kavgalar,bir birini yiyip bitirmeler.tek çaresi var bu çürümüş yarayı kesip atmak.yara kalpte bile olsa.
  • /
  • 5
devark.cloud tarafından geliştirildi.