ankara

  • /
  • 11
yaşadığım şehir.
son beş yılda çok yara aldı bu gri şehir.
peş peşe patlayan bombalardan yaka silkti. yüksel caddesinde, güvenpark'ta polisin saldırganlığından illallah etti. gezi parkı zamanında gaz bombaları ile darbe yedi, sisin pusun altına gömüldü.

yine de bozmadı düzenini.
trafik yine aynı saatlerde kilitlenmeye devam etti,
insanlar yine tandoğan'dan kızılay'a yürümeyi tercih etti.
ve ben, ne olursa olursun cuma akşamları kızılay'da bir kafede oturup kahve içmeyi ve ankara'nın kalbini izlemekten vazgeçmedim.

katılmak isteyen?
şimdi şu saatte kızılay'dan tunalı'ya doğru yürümeyi çok isterdim.
nedense çok özlüyorum ben bu şehri ne varsa? gerçi arkadaşlarım var orada. neredeyse hepsi orada kaldı ulan acaba ankara'ya mı taşınsam napsam. kimse yok istanbul'da böhühü.
hayatimin 32 senesine çöken istanbul'dan kurtulmama -bilmeden-yardımcı olan huzurlu sehir. birkaç ay sonra tam tamına 2 senedir burda yaşıyor olacağım, başka biri deseydi resmen inanmazdım bu kadar seveceğimi ankara'yı. istanbul'dan gelip yerleşen ve bir daha dönmeyi düşünmeyen o 5 kişilik ekiptenim, sevgiler :)
haluk levent'in sevgilisine neler neler yaptığını sorduğu şarkıdaki şehir.
kendimi en cok benzettigim şehirdir. belki dogup buyudugum, yasadigim yer oldugu için ankara'ya baya güzelleme diziyorum... esasinda dışardan gorenler soguk, gri ve resmi oldugunu dusunur. fakat biraz alisinca keyifli noktları varmiş dedirtir. sanki garip bi şekilde güvende hissettirir insana kendini. çok gösterişli değildir fakat altta da kalmaz. fazla kalabalığı sevmez ama yalnız da değildir. herkese samimi davranmaz misal bu şehir, sadece ona ayak uyduranlara selam çakar. denizi yok ama sevene kuru soğuğu bile güzel geliyor bu şehrin.
şu sıra dengesiz havasıyla beni hasta eden şehir. kış boyu ankara'nın en soğuk yerlerinde bulundum, hastalıksız atlatmıştım yılı diye sevinirken zamansız oldu biraz.
hiç gitmek istemediğim muhtemelen de gitmeyeceğim şehir.
sakinlerinin istanbul'da çılgınlar gibi araç kullandığı başkent.
içinde yaşayan birine gönlümü verdim, kurtaramıyorum.
aşık olduğum insan orada yaşıyor
sadece orada huzur buluyorum ancak o da geçici oluyor çünkü o beni asla sevmeyecek,sevemeyecek.istese de sevemiyor...
takılmalık arkadaş arıyorum, eğleneceğiz dans edeceğiz falan filan .
şu sıralar, hornette birinin yüzü ile beraber çıplak fotoğraflarının dolaşmakta olduğu şehir. bildiğin leş.
üniversitedeyken bu şehre denizi yok diye bok atanlar vardı. e bilmiyor muydun okuyacağın yerin ankara'da olduğunu. hem tercih edip hem de söylenmek nedir? *
14 ayımı lalahan'da geçirdiğim şehir. kışı hiç çekilmiyor.
her seferinde bana daha sempatik gelen şehir. asla öyle denizi yok, gri, sıkıcı diye yaklaşmadım kendisine. türkiye'de çok güzel şehirler var evet ama ankara sosyal ve kültürel imkanlar bakımından istanbul'dan sonra başı çeken şehir.

her ziyaretimde güzel yerlerde, güzel insanlarla güzel anılar biriktirdim. elbette ki yaşaması çok farklıdır ama yine de içinde güzellikler barındıran bir şehir. bilmem belki bir gün...
çok seviyorum kendisini, öylesine seviyorum ki. ben göksel’in gidemiyorum şarkısını bu şehre ithaf etmek istiyorum kendimce. sanki başka bi dünya yokmuş da ayrılamıyormuşum , gidemiyormuşum gibi hissediyorum. öylesine huzurlu oluyorum ki burada. kışını ayrı, yazını ayrı seviyorum, çilesini ayrı seviyorum. beni tamamlıyormuş gibi.

çağırıyor uzaklar, ısrarla neden seninleyim?
bağlanmış olma korkusu içerisindeyim...
adını bile söylersek yürek burkan şehir
gerçekte adı ankara ama bana göre en kara şehir ankara

perdenin arkasındakiler grubu ne güzel anlatmış şarkılarında...
yine boş yine loş bu oda
seni benden ayıran tüm anılarla.
dur, daha gitme yolumuz uzun,
zamanı gelir elbet başka kalplere dokunuruz.
dokunuruz, başka tenlere sokuluruz yine yeryüzünde kayboluruz,
kibrimizde boğuluruz
başka dudaklarla öpüşürüz yine yine.
gökyüzünde buluşuruz, ankara'yla bozuşuruz.
gecenin bana oyununa bak, gülüşünde gizlenmiş tüm yildizlar.
belki kötü bir başlangica son oluruz, başka evlerde, oda
larda soyunuruz soyunuruz, başka tenlere sokuluruz yine.
yeryüzünde kayboluruz,
kibrimizde boğuluruz.
başka dudaklarla öpüşürüz yine
gökyüzünde buluşuruz, ankara'yla bozuşuruz
iki gündür bahar havası estiren şehir, şehrim, alışkanlığım..
her gittiğimde trafiğin beni alt üst ettiği şehirlerden biri.
  • /
  • 11