ayı sözlük itiraf
kendine acıyan insanlardan rahatsız oluyorum.
durum şöyle. onca zamandır çoğu kararı siz almamışken, fikriniz karşılık bile bulmamışken; birinin çıkıp "farketmez, sen karar ver" diyince afallıyosunuz. acaba ne yapsam, hangisi doğru, hangisi yanlış; hangisi iki tarafı da tatmin edicek; hangisini aslında cidden istiyorum gibi sorular çılgın döner kafanızda. sonuçta onca zaman verdiğiniz kararların sonuçlarını hiç görmediniz bu yüzden emin olamıyorsunuz. çünkü deneyimlemediniz, bilmiyorsunuz. o yüzden sinir bozucu hani biri gelip "sen ne istersen" gibi bir cümle kurunca. ne bana soruyorsun, bilmiyorum, sen söyle, ben ne anlarım...
anladım ki, resmen bir avuç insanız.
aiiiy kurtulmaya çalıştığım sülük gibi yapışan belaplusplus eski sevgilimden kurtuldaaaaam!!!3 gün 3 sene gibi geldi valla ya, yarın sitedeki cocukları toplayıp yemege götürücem. darısı tüm sevmeyip de kaçamayanlara,amen
bugün kendimi o kadar orospu hissettim ki, öğleden sonra tüm anksiyetemi bir kenara bırakıp önüme gelen herkese yavşadım. aldığım sonuç 0 kabul, 6 red, 4 canım arkadaşım, 9 tane şakaya vurma oldu. şimdi yatmak üzereyim ve tüm özgüvensizliğim katlanmış bir şekilde yeri dönüyor. yaaaas.
yaz aşkı istiyorum ama adana'daki canavarlardan korkuyorum. o yüzden istanbul'a gider gitmez edineceğim. sözleşme imzalayacağız böyle okullar açılınca da elveda falan. hayaller hayatlar olmaz umarım.
bence kudurmuş alışmıştan beterdir. çünkü alışmış insan görgüsüzlük yapmaz, daha cool davranır. ne yaptığını bilir. ama kudurmuş insanın ne yapacağı belli olmaz ki. ben böyle düşünüyorum yani.
seni cok seviyorum. sadece bu yeterli olmalıydı. ama bazı şartların var kuralların var. dünya görüşlerimiz farklı. ettiğimiz kufurler farkli. olmuyor iste yapamıyoruz. guzel sağlam bir cinsel hayatımız var yeterli mi? birbirimizin kokusu olmadan uyuyamıyoruz yeterli mi? yetmiyor iste.
bugün hayatta yaptığım işin en iyisi olmadan, hedeflerimin hepsine teker teker ulaşmadan asla rahat edemeyeceğimi fark ettim. bir hırs topu gibiyim.
nickim tehdit altında! düzenli olan gym hayatım sütun bacaklarımı atlet bacağına çevirdi her tarafı kas arkadaş, gerçi gören dönüp bir daha bakıyor da bilemedim alışamadım tam bu duruma...
hiç çalışasım yok valla, bugün hem cuma.. bildiğin kaytarıyorum.
işten kaçıp eve geldim. şu an çıplak bir şekilde klimanın altında meleklerin gelip beni göğe taşımasını bekliyorum. yoldayken katliam çıkartmamak için zor tuttum kendimi.
bugün boşu boşuna yaşadığımı öğrendim. abimle basketbol sahasına gittik. saha sanki manken geçidi gibiydi. tatlı tatlı oğlanlar toplanmış, basketbol oynuyordu. bense basketbol oynayamadığım için giremedim oyuna. eski mutlu günlerim aklıma geldi. travma yaşamadan önceki zamanlar...
hiçbir şey beceremeden geberip gideceğim galiba.
40 kişilik "tekbir allahu ekber" naraları atan grubun içinden beyonce dinleyerek geçtim.
fotoğraflarını görünce çok beğendiğimi, bi anda sıcak davrandığımı görünce soğumuş. beğenmemem gerekiyordu herhalde. bu gidişle kurban edilecek kıvamda bakire kalcam herhalde.
en son ne zaman mutlu hissettiğimi hatırlamıyorum. hatta en son ne zaman iyi herhangi bir şey hissettiğimi hatırlamıyorum. umrumda değilmiş gibi davranmaktan, aptal beklentilere girmekten ve lol'de feedlemekten bıktım. evet bu da aradan çıksın.
gelecekten hiç bu kadar korktuğumu hatırlamadığım zamanlardayım.
yarın nerede olacağım, bir başka gün yaşayacak mıyım, sevdiklerime zarar gelecek mi, mezun olabilecek miyim, kaçıp kurtulabilecek miyim vb sorularla geçirdiğim saatler içinde yaşıyorum.
nasıl hissettiğimi anlamış oldunuz işte.
-sphynxinator, niye üzgünsün?
+ya işte problemler, geçmiş travmaları vs. vs.
-ya saçmalama hayat çok güzel. değer mi?
(ertesi gün darbe girişimi olur)
-hmm demek böyleymiş.
*
uzun süredir kendimle yüzleşemiyordum ama sanırım son olaylardan sonra yüksek sesle kendi kendime sordum; akıl sağlığım yerinde mi acaba? zihinsel sağlığı ideal düzeyde biri miyim diye?! korkuyorum. endişeliyim.