ayı sözlük yazarlarının entry oylama kriterleri

her yazar kendince oyluyor elbette. kendince, yani kendi zekasına, yaşanmışlıklarına göre. değil mi? sanmıyorum ki kimse tamamen inat uğruna, gıcıklığına, kaprisleri hatırına oy vermiyordur. mesela * banyoda yıkanırken söylediğim şarkıyı dinlemiş ve eksi oy kullanmış olmalı değil mi? yoksa nereden bilecek nasıl olduğunu. yok yok ben inanmıyorum öyle olduğuna * . koskoca ayı sözlükte yazar olmuş insanların şahsi emellerini hönkürdüklerine i-nan-mı-yo-rum.
istisnalar mesela; (bkz: ) vb. bunların dışında iki kelimelik entryleri hiç affetmem, son bir buçuk aydır yazar isimlerinin geçtiği eğlencelik entryleri anlamsızlaştırıyordum ki artık butonuda var bu da cepte. beni gerçekten bilgilendiren ve ince esprili entryleride unutmazsam hoşlarım.*

ek: nick altı entrylerimi olumlu olumsuz* fark etmez oylamam
seri artı oy veren melek olduğumdan az bi emek verilmiş olması kafidir benim için. eksilerimde en çok oyu alan entry biçimi "birilerine laf sokma girişimi" nde bulunanlardır. çirkef tiplere tahammülüm hiç yok maalesef. efendi adamı severim.
sebepleri açık ve net olmadığı zamanlarda manasız bir histerik tatminidir. okuyup, anlamak * ve gerekli gereksiz kullanmamak en akıllıcasıdır. gereksiz kullanımlar neticesinde kullanan kişiyi açık eden, rezil eden bir özelliktir. melek ya da şeytan fark etmez. kişiye özel olabilir ama asıl entrynin içeriğine verilmesi gereken oydur. yapılan uyarıların dikkate alınmaması, önlemlerin alınmaması, serbest bırakılması neticesinde sonuç iç açıcı olmaz. kendi adıma bazı entrylerde direkt oy verebildiğim gibi, kimi yazarlara * toplu oy vererek de yazarı onore ettiğim özelliktir. gereksiz yere kullanımlar neticesinde yazın yediğin hurmalar kışın götünü tırmalar diye karşılık verilebilen bir özelliktir.
paragraf paragraf yazıp da bir şey anlatmayıp vaktimi yemişse affetmem eksilerim.
trollse artılarım.- bilmez miyim ben sizin derdinizi-
homofobikse kaçarı yok affetmem eksilerim.
gevezenin bayrak tutanıysa ardıma bakmam eksilerim.

elbette kriterler kişiye göre, yaşama bakış açınıza göre, beğenisine göre değişir, şekillenir. yani bir 'göre' liği vardır. fakat bir halta yaramayan bir sözlük istemiyorsak kime oy vereceğimizi, kimi beslemeyeceğimizi iyi bilmeliyiz. beğendiysen artılamalısın. beğenmediysen eksilemeli. fakat tecrübeli sözlük yazarları bilir ki bazılarının amacı salt eksi oy alıp, popüler olma, karma isimlerini öğrenme fetişistliği vardır. onları beslemememiz hayrımıza olur.

not: şu an yazdıklarımı okuduğumda gereklilik kipinin arz - ı endam ettiği, ilkokuldaki 'temizlik kuralları' gibi bir metin yazmışım. fakat anladım ki arada lazımmış.
aldığım bazı eksi oylar sonucu kesinlikle kafa yormamam gereken bir konu olduğu kanısına vardım. *
tek kriter insanların kendi fikirlerine uyup uymaması, o bilginin yada paylaşımın gerçekliği ya da kesinliği değil sadece okuyanın hayat felsefesine ya da vizyonuna ne kadar uyduğu tek kriter bu durum ne kadar adil ve mantıklı oy kullanıldığını gösteriyor.
daha fazla samimi olduğum ve duyguların karşılıklı olduğunu hissettiğim keremce, pisuvardakisiyahkil2 ve darkbear gibi canların yazdıkları konusunda tarafsız olamıyorum. hoşlarım başta onların.
fikirlerime açıkça aşağılama varsa eksi,eşşek kadar yazıp o günkü macerasını yazmış ve ayılara bir bilgi sunmamışsa eksi,bir yazara çemkiren aşağılayan yazıya direk eksi.
- sadece linkli veya içine bir şey katılmamış şarkı sözlü tanımlara çoğunlukla kayıtsız kalıyorum. emek katmak önemli.
- artı oy ya da eksi oy verirken yazarın kim olduğunu önemsemiyorum. kimliksizlik önemli.
- beğendiğim her yazıyı hoşluyorum. mesela fikrim olmayan bir şehirle ilgili çok akıcı bir yazı yazılmışsa çekinmeden oylarım. bilmek değil öğrenmeye çalışmak önemli.
- boş bakınızları ya da tanım formatının çok dışındaki yazıları oylamıyorum ya da eksiyle değerlendiriyorum. anlam katmak önemli.
- yetişebildiğim her içerikli, eğlenceli, güldüren, düşündüren yazıyı sadece beğenmekle kalmıyor, sadece yorum yazmakla kalmıyor, oylamayı da ihmal etmiyorum. takip edemediklerimi haftanın hoş entrylerinden bulup oylamaya çalışıyorum. okumak ve emeğe saygı göstermek önemli.
- bir yazarla ilgili rencide edici bir tanım girilmişse, özel hayattan fazlasıyla bahsedilmişse, trollük yapılıyorsa, tam gaz saçmalanıyorsa boş vermekten çekinmem. kişiselleştirmemek önemli.
- yazar bir tanımında yazdığı fikri başka yazısında sadece oy toplamak amacıyla çiğniyorsa yazı güzel de olsa oy vermem. tutarlılık önemli.
kelime oyunlar + özgün fikirler + saygı + yaratıcılık + derdini net anlatıyor olması
------------------------------------------------------------------------------------------------------- = çıkan sonuç -1 e yakın ise boş, orjine yakın ise anlamsız, 1 e yakın ise hoş
kişilik katsayısı+ tanıma endeksi olarak değerlendirilir ve butona basmadan önce son kararın mı diye sorulur.
kelime oyunları + özgün fikirler + saygı + yaratıcılık + derdini net anlatıyor olması
------------------------------------------------------------------------------------------------------- =
kişilik katsayısı+ tanıma endeksi



çıkan sonuç -1 e yakın ise boş, orjine yakın ise anlamsız, 1 e yakın ise hoş olarak değerlendirilir ve butona basmadan önce son kararın mı diye sorulur... her neyse böyle martavallar hep söylenir. fakat asıl fark, entrylerinizin okunması ile alakalıdır ki; bu da dilencilikle, yazarlık arasındaki farktır. bu durum asıl, yazanın fikirlerini ve derdini nasıl anlattığıyla orantılıdır. tüm bunlar bir yana ardında da *kindar olmadan, seri paranoyaya dönüştürmeden olumsuz oy verebilse* en hayırlısıdır.

mesela isim vermek istemiyorum * bazı yazarları hiç sevmesem de yazdıklarına hoş veriyorum sonra da oturup ağlıyorum. *
mantık, mizah, yetenek . gerçi pek boş oy vermiyorum. ve genelde hoş oylarımı da çok beğendiğim entrylere veriyorum.
-son zamanlarda anket başlıkları eksiliyorum. kesinlikle yazar önemli değil. anketin bize kattığı ne var ki? sadece merak güdülerini harekete geçiren bir unsur olarak değerlendiriyorum, işin eğlenceli olduğunu düşünen yazarlar arasında değilim ne yazık ki. **

-sözlükte bilgilenmeyi, öğrenmeyi, bir şeyleri anlatabilmeyi öngören taraftayım. aklıma geldikçe, zaman buldukça yararlı başlıklar açmaya çalışıyorum. şu an bile sol frame kısmında gereksiz başlıklar görüyorum. buna tahammül edemiyorum, eksiliyorum. başlık açmak için açmak neye çözüm? birçok güzel başlık sadece bir yorumla sınırlı kalıyorken, anlamsız başlıkların altında birçok yorum görüyorum. üzücü. *