ayı sözlükteki ak parti düşmanlığı

nefret etmiyoruz, tiksiniyoruz ayrı şeyler bunlar. yallah.
ötekileştiren, nefreti besleyen, tartışma yaratan, kin güden, sevgi beslemeyen, kıran, döken her şeyin karşısında olmalı insan. nefret demeyelim, içgüdüsel savunma mekanizması diyelim...
ak partideki lgbti düşmanlığı adlı başlıkla beraber anlam kazanacak başlıktır. her fırsatta senin kimliğinle ilgili nefret söyleminde bulunan insanları nasıl sevebilirsin ki! adamlar senin varlığının bu dünyadan silinmesini istiyor, sözlüğü bırak öteki konumuna yerleştirilen ve aklı başında olan hiç bir insan bu adamları sevmemeli.
orada biri benim hayatım hakkında ileri geri konuşuyor ne yapmamızı bekliyorsunuz tapmamızı falan mı?
"birileri yine sinsice milli ve manevi değerlerimize saldırıyor. insanlık tarihi boyunca hep lanetlenmiş sapkınlıkları normalleştirerek, genç dimağları zehirlemenin peşindeler. inancımıza ve kültürümüze aykırı bu tür marjinal akımları destekleyenler bizim gözümüzde aynı sapkınlığın ortaklarıdır. halkın lanetlediği hiçbir yanlışın bu ülkede kök salma ihtimali yoktur. türkiye milli ve manevi yapısını hedef alan saldırılara karşı da mücadele edecek güce de sahiptir. rabbimden milletimizi ve ülkemizi bu tür sapkınların yol açacağı beşeri felaketlerden korumasını niyaz ediyorum."
lgbti+ hakkında bu zihniyette olan insanımsılara karşı düşman olamam, sadece acırım.
ülkede herşey bitmiş/bitirilmiş/tüketilmiş.
yazılacak herşey yazılmış ve söylenebilecek her eleştiri yapılmış.
cumhuriyet devriminin tüm kazanımları sayesinde yükselen bir siyasal hareket, varlığını borçlu olduğu sistemi düşman ilan ederek monarşik hayallere saplanmış.
20 yıldır süren bu uzun çöküş ve yok oluş süreci, belki bir toplumsal evrim.
bunu 20-30 yıl sonrasının nesilleri daha rahat tanımlayacak.
sonuç olarak, böylesi korkunç bir dönemin sorumlusu olarak görülen bir siyasal partiye karşı çıkmak ve sanki toplumun %90'ının oyunu/onayını almışlarcasına pervasızlaşan ve faşistleşen bir güce karşı direnebilmek "düşmanlık" ise, evet düşmanlık faydalıdır. ama, kültürümüzde "demokrasi" ve düşünce özgürlüğü gibi olgular oturmuş olsaydı, ne akp olurdu bugün ne de ona karşı sözde düşmanlığımız...
lgbt bireylere olan saygı ve sevgisi dağlara taşlara sığmayan partiden neden nefret ediliyor anlayamıyorum
onlar için biz yokuz ki istesek te nasıl düşman olalım.
yalnizca ayi sozlukle sınırlı olmayan dusmanliktir.
demokrasiyi kendi tabirleriyle bir amaç değil bir araç olarak (muhtemelen de kendi faşizmlerine yol alan) biröğreti olarak gören partiyi sevmeyin zaten, sevecek bir şey ararsanız hitler2de de bulursunuz
sadece ayı sözlüğe has olmayan olgudur.
valla düşmanlık beslemiyorum kimseye ama bir akp'li lgbt birey ne düşünüyor merak ediyorum. çıksınlar anlatsınlar.
yok kııız sen yanlış anlamışsın..
"lezbiyen mezbiyen" diyen, "lgbt mi yok öyle bir şey" diyen, her siyasi muhabbetinde bizleri "sapkın ve sapık" ilan eden, bizleri kriminalize etmeye çalışan, camilerde bizim gibileri hedef haline getirecek hutbeler okutan, hande kader'in, eylül cansın'ın, ahmet yıldız'ın ve daha yüzlercesinin yaşadıklarını yok sayan, 2015'den beri barışçıl ve insancıl eylemlerimizi engelleyen, istanbul sözleşmesini fesheden bir partiden nefret edilmesinin oldukça doğal ve normal olduğunu düşünüyorum. peki senin varoluşunu reddeden, senin yaşam tarzını aşağılayan bir partiyi, senin desteklemendeki mantıklı gerekçe nedir?
  • /
  • 2