cep telefonu

1995 ten beri hayatımızı kökten değiştiren salak icat. iskandinav ülkelerinde icat edilmiş. nokia-erricson. sonra inanılmaz bir salgınla tüm dünyada yaygınlaştı. hareketli iletişimi sağlamakla başladı, yanımızda taşıdığımız computere, fotoğraf makinasına ve bir sürü şeye daha dönüştü. ilk zamanlar ciddi ciddi statü nesnesi haline sokuldu..
-beni cepten ara
+hacii telefon yapmışsın kendine.
ortamlarda çalmadan hayali yapılan konusmalar vesaire.. bir sürü manasız hava atmalar. hele ilk telefonlar herhangi bir cebe girmesi olası olamayacak kadar büyüktü.
17 yıldır ortamdaki elektromagnetik yayınlar dayanılmaz boyutta arttı. en nihayetinde dünya sağlık örgütü cep telefonları ve beyin kanseri arasındaki ilişkiyi kabul etti kesinlikle kafaya yaklaştırılmamasını önerdi.
aşklar ilişkiler de değişti. kısa mesajlar hayatın ortasına oturdu. aşklar bitti ilişkiler yara aldı.
hayatımız değişti. her an ulaşılır olmak bazen güzel olasa da çoklukla sıkıcı.
neden bu başlığı açtım ve yazdım da yazdım. bu sikik telefonları bitmeyen şarj derdi yüzünden. fto
hep bozarım ben bu aleti. kullanınca bütün fonksiyonlarıyla kullanırım. dokunmatik ekranlara uyuz oluyorum. sürekli erişilir olmaya ifrit oluyorum. bu yüzden çoğu kez kapsama alanı dışındayım. telefonu 3 ay 5 ay kapalı tuttuğum oluyordu eskiden. iş ve güç saatlerinde telefonum mutlaka açıktır yapacak bir şey yok. sık sık telefon değiştirmiyorum. kırık bozuk kullanırım. sık değiştirdiğim numaramdır. şu anki numaramla rekora koşuyorum. henüz değiştirmiş değilim. evet paranoyağım. telefonumun tanımadığım kimselerin rehberine geçmesi uyuz ediyor. amme hizmeti vermiyorum. aramayın kardeşim. ha bir de uzun uzadıya konuştukça moodum düşüyor. benimle 3 dakika konuşmak evladır. sonrasında ağzım yüzüm eğrilebilir. felç bile geçirebilirim mazallah.
randevulara gecikme kolaycılığı doğuran icat.
mobil interneti keşfimle elimden düşmeyen alet
mükemmel icatlardan biri. eskiler ne yapıyormuş yahu?
ama isminde bir sorun var gibi.
ecnebiler buna "handy", "cell phone", "mobile phone" gibi isimler vermişler. biz ise "cep telefonu" diyoruz. "mobil telefon" demek daha mantıklı sanki. türk dil kurumuna bir başvuru yapayım ben.
ilk çıktığında tuğla bozması gibiydiler. sonra biraz küçüldüler. hatta reklamlarında uçup gömlek cebine girerdi. o zamanlardan kalma bir ad sanırım
son model telefonlarıyla ayı sözlüğe entry giren yazarcanları imrenerek izlemekteyim. teknolojinin en güzel ve faydalı icatlarından biri.
sözlüge giriş aracım
yerini artık akıllı telefonlara bırakmıştır,zira bazıları artık cebe sığmaz oldu her iki anlamda da.
telefon numarası ezberleme yeteneğini tamamen yok eden aygıt
hiçbir zaman son modellerini kullanmak istemediğim, bu sebepten dolayı hala yıllar önce aldığım istiridye kapaklı olanını kullandığım, benim için sadece ve sadece aramaya ve mesaj çekmeye yarayan aygıt.*
insanları hem sosyal hem de haddinden fazla asosyal yapan iletişim aracı. nefret ediyorum bu aygıttan, insanı ulaşılır kılıyor kendine vakit ayıramıyorsun yalnız kalamıyorsun. zararları saymakla bitmez sohbet sırasında bir saniye sıkılsan hemen eline alıp ya tweet atıyosun ya da durum güncelliyorsun. yüksek miktar elektromanyetik yaydığı için sağlığı da olumsuz yönde etkiliyor. bence raporla satılmalı.
geçen gün yine football manager oynarken, dalgınlıkla küllük yerine dokunmatik ekranına bastığım sigara yüzünden ve kalıcı izler bıraktığım için sizlerin önünde özür dilediğim canım teknolojik iletişim aracım.*
geçen senenin kasım ayından beri kullanmadığım zapazingo. üstüne bir de facebook hesabımı kapattım, google talk ile idare ediyorum şu aralar.
iletişimde ve sosyal etkileşimde, tahmin edilemeyecek düzeyde ve çapta köklü değişikliklere yol açmıştır.
yıllar sonra yazılacak kitaplarda ve teorilerde nasıl tanıtılacağını en çok merak ettiğim üründür.

bana sorulacak olursa, hiç sevmediğim ve ısınamadığımdır.
arkadaş çevremde ve akrabalarım arasında, ilk cep teli en geç alıp kullanmaya başlayan benimdir.
acil durumlardaki işlevselliği dışında, birçok yönüyle zarar verdiğini düşünmekteyim...
karşımda oturan arkadaşım ilgisini tamamen artık bu merete verince saçına kahve dökmek istiyorum ama götüm yemiyor. başlı başına iletişim kopukluğu. lanet olsun bende bağımlısıyım.
cep telefonun olmadığı günleri hatırlıyorumda biz nasıl haberleşiyormuşuz arkadaş ya.