cesaret ile göt ilişkisi

genel cerrahlar erkeklerin küçük yaşta parmaklanmasını önerir ki büyüyünce göt korkusu olmasın
cesur olan götün yaşa, başa, taşa oturabileceği ancak yaşa otururken havanın sıcak olmasına, başa otururken korunmaya, taşa otururken de yine üşütmemeye dikkat etmesini gerektiren ilişkidir.
bide "götü yiyosa" vardır. en sevdiğimdir.
göt korkusu var bi de o da cesaretle alakalı bi yerde
35cm lik bir penisle anal ilişki denemeye kalkmak muhtemelen niagara şelalelerinden atlamakla eşdeğerdir diye düşündüren entry
en güzel bağlantıyı (bkz: kabadayı) filminde (bkz: rasim öztekin) vermiştir.

sürmeli : nafile uğraşma, aslanım. senin sertliğin bana sökmez. niye biliyor musun ?
devran : niye ?
sürmeli : bendeki g.t hiçbirinizde yok da ondan.
erkeklerin takıntılı olduğu bir şey olduğu için cesaret manasında tehlikeye atacakları en büyük servetleri götleridir. kalçalarına hafif dokunulması bile tüm erkekliklerini elinden almaya neden olmuşçasına bir tepki oluşmasına neden olur.

çocukluktan gelen bir yanı da vardır. oyunlarda kaybedenin ellenmesi, parmak atılması, sürtünülmesi vs. oyunlarda ortaya konulabilecek en büyük bahistir. götüne güvenme ordan geliyor olabilir. çocukların cinselliğe ilk adımı olur genelde. güreş sırasında çaktırmadan yapılmıyorsa.

göt olmak deyimi de sanırım sikilecek hale düşmek gibi bir şey, o kadar düştü ki tecavüze uğramaktan beter oldu. tamamen göt oldu demenin başka ne manası olabilir ki.

(bkz: götüne sağlık)
efendim lise son sınıftaydım sanırım.
sigaraya yeni başlamışız. yatılı okulda okuyoruz. tabi okulda sigara ile yakalanmaktan ödümüz kopuyor. bu yüzden etüd aralarında, yemeklerden sonra, hafta sonlarinda falan okulun yakınlarındaki bir çay ocağını mekan tutmuşuz. bütün sigaracılar soluğu orada alıyoruz.
bizden başka, mahallenin serseri takımı, işsiz güçsüzler, birde çay ocağının bulunduğu binanın 3. katındaki ülkü ocaklarına gelip giden tosuncuklar takılıyor bu kahvehane yavrusu çayocağına.

ülkü ocağının kıdemlilerinden, herkesin reis dediği bir osman abi vardı. 30 yaşlarında, tombili, sarkık bıyıklı, herkese "gardaş" ya da "canıım" diye hitap eden bir abiydi. 4-5 kişilik bir kanka grubuyla gelir, çaylarını içer daha çok karı kız muhabbeti yaparlardı.
soğuk bir kış günü birkaç arkadasla yine soluğu bu mekanda aldık. osman abi ve grubu, derin bir muhabbete girişmişler. selam verip oturuyoruz.
muhabbetlerinin konusu (konunun nasıl açıldığı hakkında hiç bir fikrimiz yok) göt vermek.
tabi konu çok geyik bir konu, ve abaza liseli ergenler olarak ilgimizi çekiyor ve kulak misafiri oluyoruz.
herkes birbirine soruyor. yok 100 milyon verseler götünü verirmisin, yok seni başbakan yapsalar götünü
siktirirmisin gibi.... tabi bizim ağır abilerin götleri o kadar kıymetli ki, hiç bir dünya nimeti, onların aklını çelmeye yetmiyor. bu muhabbet şen kahkalar, bağırış, çağırış, küfürleşmeler eşliğinde sürüp gidiyor.
bir ara içlerinden biri osman abi'ye, "reis, düşün ki, türkiye batmış, iflas etmiş, düşman işgaline uğramış. bu kötü durumdan kurtulması, senin götünü vermene bağlı. bu durumda götünü siktirirmiydin?"
yine bir kahkaha tufanı koptu, sonra herkes merakla osman abi'ye kulak kesildi. osman abi boğazını temizledi,
çayından bir yudum aldı. " eee, bu durumda, vatansever bir ülkücü olarak düşünürdüm biraz..."
birisi merakla sordu. "verirsin yani..?"
osman abi soruyu sorana, sonra diğerlerine baktı. sonra kızgınlıkla ekledi.
"ne verecem amına koyim. benim götümle kurtulacak vatan, kurtulmasın zaten. batsın amına koyim"
herkes gibi bizde koyverdik makaraları. birer çay daha söyledik sonra.

pasif olmak olabilir,bazı güzel insanlarımızın(güzelliklerine kurban olam) bu yüzden pasif olmadığı düşüncesindeyim
ultra- trajikomik ve hiper-algoritmik bir ilişkidir...
hetero- erkek egemen anlayıştan çıkmış bir mutasyonlu korelasyondur...
profiline götüne güvenen göt resmini koyar
standart bir türk erkeğinin erkeklik algısı gotu korumak oldugu icin cesaret baglantısı bu sekildedir diye dusunuyorum.