dost

cahit külebi'nin bir şiiri var.
şöyle ki;

"bir gece habersiz bize gel
merdivenler gıcırdamasın
öyle yorgunum ki sorma
sen halimden anlarsın...

sabahlara kadar oturup konuşalım
kimse duymasın
mavi bir gökyüzümüz olsun,
kanatlarımız dokunarak uçalım

insanlardan buz gibi soğudum
işte yalnız sen varsın
öyle halsizim ki hiç sorma
anlarsın."
kolay kaybedilen zor bulunandır.
her an her şekilde yanında olan insan. hayata tutunmak için en gerekli şey. başına gelen ne olursa olsun iyi ya da kötü, yanında olduğunu hissettirir. bir lafı ile yalnız olmadığını hissedersin. omzuna yaslanıp ağlarsın utanmadan çekinmeden. zira, o seni yargılamaz olduğun gibi kabul eder. elbette kendi doğrularını anlatır, hatta en acımasız eleştirileri yapar. ama onun lafı koymaz adama. bilirsin ki samimidir candır. canım dostlarım. azsınız ama özsünüz.
bu hayatta dostunu düşmanını iyi seçeceksin. yoksa gidişat içler acısı bir hal alır. sahi hayat demişken; düşman olan dost onu da bırakmaz genelde içine eder. ancak iş işten geçtikten sonra fark ederiz. bu belkide düşman dediğiniz dostların acısıdır.

(bkz: besle kargayı oysun gözünü)
(bkz: dost kazığı)
yalanı sahtesi çok koyar adama.
düşünce ve davranışlarında birbirlerine karşı fedakâr olamayan kimselerin dostlukları da kısa ve geçici olur. dostlarının ağlamasıyla ağlayamayan, onların gülmesiyle gülemeyen dost, vefâlı dost sayılamaz..
o, konuşurken kendi iç sesini duyduğun kişiye denir.
sabahtan mesajlaşma ile başlayarak gün içine yayılan konuşma/mesajlaşma ile devam eden..günün her saatinde sıkıntım, sevincim, hayatım ya da başka birşeyle ilgili bir gelişme olduğu zaman, hemen telefona sarıldığım yegane, kişi biricik grace'im
dost yoktur, dost kavramı yalandır. pembe bulutlardaki insanlar uydurmuştur. dost var diyelim, böyle hani dünyalar tatlısı insan vb, o zaman gel gör ki bir de "dost kazığı" denen bir şey var. tez-antitez gibi bir şey bu herhalde.
kısaca düşmanım dediğin dostun olur,dostum dediğin düşmanın bu devirde zor dost bulmak.
her insan dostluk vasfına kadim değildir. dost size bambaşka dünyaların kapısına da açabilir, o kapıya beraber de girer sizinle; şüphesiz, koşulsuz sorgusuz sualsiz. dost bakidir. arka bahçenizde size sezdirmeden * büyüyüp kök salar. anlamazsınız. çok şeyler yaşamış, görmüş ve buna beraber eşlik etmişsinizdir. kavgalar etmişte olsanız bunun uzun sürmeyeceğini bilirsiniz o dosttur çünkü; sizi yerdiğinde bunun iyiliğinize yaptığını bilirsiniz. kahkahalar gırlagür gittiğinde hayat daha yaşanılırdır. saçma sapan şeylerede gülseniz onunla anlamlıdır anlamsızda olsa. en destekçiniz de olur o, çevreniz size destek olmazken bazen size karşı olanda. ne olursa olsun seçtiğiniz ailenizdir sizin.

dosttun sözü hem düşündürür hem sersemletir bazen de kamyon çarpmışa döndürür. o yapar, acısı geçmez. o yokken onu düşünür* keşke konuşsak konuşacak çok şey varlara döner. gurur, esef, kin yoktur dostlukta. çıkar ilişkisi yoktur. karşısında en utanmadığınız kişidir; salya sümük ağlarken, sizinle ağlayan kişidir o. sev, şımart, öp beni cümlelerini en rahatça söyleyebildiğiniz kişidir dünyada yanlış anlaşılmaya mahal vermeyen tek kişidir bazen. o benim kulağım ben onun gözüyüm.işte benim böyle bir dostum var sözlük; beş yılı devirdik beraber acısı ve tatlı gidişatlarıyla. iyi ki varsın dostum.
kaşarsız tost , şömine önünde post , en kötü günümde yanında olmayan dost olmaz.
onlarsız nefes alınmaz, yaşanmaz, insan olunmaz, duyu organların çalışmaz. sınır, mesafe tanımayan, ailemden daha öte kişilerdir kendileri.

ayrıca dostlarımın beni pohpohlamasına da karşıyım, hiç samimi gelmez. aksine hakaret eden dostları daha bi severim, daha bi bağlanırım onlara. *
genelde çocukluk yada ilk gençlik yıllarındaki kazançlarındır. büyüdükçe dost kazanmak zorlaşır çünkü insanları oldukları gibi kusurlarıyla kabul etmek güçleşir. dostluk yıllarla güçlenir tabiki ama en eski arkadaşın en iyi dostun olacak diye bir kaide yok. bazen yeni tanıştığın biriyle kimseye anlatmadığın sırlarını paylaşıp onu dostun olarak kabul edebilirsin. dostu dost yapan paylaştıklarınız, yaşadıklarınızdır.
eşcinsel aleminde tüketimiyle artık midemi bulandıran, tüm samimiyetini kaybeden bir kavram haline gelmiştir. seks ararken sözümona seviyeli görünmek adına, sabah kıçınıza tekme vurmayabileceğinin sinyallerini veren, fuckbuddy müessesini- ki itirazım yok- allayıp pullayarak çıtayı yükselten bir arayış. ilişkilerden sonra dost kalabilirsin, kendine eşcinsel aleminde zor da olsa dost bulabilirsin ama hem seks yapıp hem görüşelim derken bunu dostluk kalıbı altında toplamak da neyin nesi? a evet bu kullanımıyla tüm tek gecelik arayanlar nasıl da ahlaksızlaştı.
bu akşam beni arayıp da, kahkasıyla karışık televizyonda gördüğü şeyi benim de görmemi isteyecek kadar deli olan kişi. sen çok yaşa emi *
  • /
  • 2