espresso lab

taksim şubesi yeni gay toplanma alanı.

üst katına çıkın ve etrafi süzün beğendiğiniz biri varsa 10 dakika kadar bekleyin. uyarsa yanınıza geliyor ya da siz yanına gidin. mekanda hornet açınca 80 metrede yer alan kişi sayısı en az 50.
kahveleri iğrenç olsa da yukarıdaki terası çok güzel olan kahveci. aslında kahveci demeye dilim varmıyor bok gibi kahveleri. terastaki minder mantığı benim gibi yerde oturmayı seven insanların hoşuna gidebilecek tarzdan. ayrıca cidden gay kaynıyor. kimseye bakacak halim olmadığından heralde bir köşeye geçip istiklaldeki insan seline bakıp kitap okumayı tercih ediyorum. aslında güzeller güzeli biricik minnoş ponçilipinçok kadıköyümüzde milyarlarcaa güzel kahveci varken neden burası. bilmem öyle işte popi diye heralde.
kahvelerini çok sevmesem de strarbuckstan daha yaratıcı iç dizaynı olan ama bir yerde de taksim gay meetpoint için yeni mekan olan yer
ne zaman taksime gitsem yağmur yağdığı için ben ve erkek arkadaşımın sığınma noktası, istiklaldeki kiliseler haricinde buraya giriyoruz. terasında sigara içmek ve onu sigara içip telefonda birilerine atarlanırken izlemek en büyük zevkim, her neyse uzattım. benim için ilk reel ilişkimin başlama noktasında bulunan mekan.
ankara'daki bir şubesinde lezbiyen bir çift mekandan kovulmuş.

haberi şurada: http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=24196

twitter'da ifşa ederek, bugün bir açıklama yapmıştır. yaşasın lgbti dayanışması.
özür dilemişler.

https://twitter.com/espressolabtr/status/885758160367230976
ben ankarada bu mekanı biliyorum gittim de bana kesinlikle hitab etmeyen mekanlardan salaş olmasıyla pis olması arasında çizgi yok mekanda ! anlamadığım konu şu ben buraya gittigimde mekan gay lezbiyen doluydu... anlamadım... o yüzden vardır bir şey diye düşündüm ki özür de dilemişler.. ama mekan kesinlikle extra large rajat insanlara hitab eder cinsten hem para ödeyip hem de rahatsız yerlere oturamam arkadaş diyorsan gitmemelisin
valla taksim şubesine bir yazarı götürmüş kirli emellerime alet etmek için bacağını açarak öpmeye çalışmıştım. ancak mekanda o kadar çok gay ve lez vardı ki bu davranışım bile göze batmamıştı. ankara'da ne oldu da böyle oldu araştırılması lazım. kanımca cinsel ilişkiye girilmediği sürece mekanda her türlü taşkınlık muadilinde tanımlanabilecek eylem hoş karşılanıyor. gözlemim bu. sanırım olay ankara'ya mahsus bir gericilik. o zaman ankara'daki şubeye gitmeyniz efenim taksim şubesine bekleriz.
dün twitter'da yapılan çağrı üstüne; özür dilemelerinde samimi mi diye gittik. bölge müdürü olduğunu söyleyen arkadaş kapıda bizimle konuştu. maruz kalan arkadaş ısrarla; "işletmecinin tavırlarından dolayı özür dilemesini" bekliyoruz demesine rağmen, bölge müdürü hala bir şeyler geveledi. işletmeci olan dallama da cafenin orda pis sırıtışı ile orada bize bakıyordu. ben dayanamayıp, "bölge müdürünü neden dinliyoruz, baksanıza adam bizi oyalıyor" diyerek içeride sarılma eylemi yapalım dedim. o sıra bölge müdürü bana dönerek, "içeride şu an lgbti olmadığını düşünüyorsun?" dedi. ben de "o içerideki lgbtilerin politik bilinci onları ilgilendirir, ben kendimi aktivist görüyorum". neyse, adama aynı zamanda "şimdi o işletmeci diyelim ki bir hetero çifte kötü davrandı, gelip böyle gelip konuşmazdınız, direk işinden ederdiniz, aynı şekilde mesele lgbti olunca böyle oyalamacı tavrı sürdürüyorsunuz" dedim. sonuçta maruz kalan arkadaş "sarılma eylemi"ni yapmak istememesi üzerine, "işletmeci" dallamanın kendisinden özür dileyeceği süre boyunca bekleyeceğini iletti. bölge müdürü konuşacakmış işletmeci ile. biz ayrıldık.
yukarıda yazılanlara bir cevap, "orada akıllı durmayan" lgbtiler de olsa, mesele sadece sırf lgbti oldukları için ayrımcılığa maruz kalmıştır. aması yoktur, amalı cümleler kurmayın arkadaşlar. dışarı çıkıp bakın etrafınıza. "akıllı durmayan" illaki beyaz sınıf heterolar da vardı o mekanda o sıra. neyse ne.
hayatımda ilk kez duyduğum mekan. çünkü biz istanbul bebesi olamadık.
bugün gittim taksimdekine mekan olarak güzel terası falan vs ama yeni bi olay çıkartmışlar kahve almadan veya başka bişey almadan terasa çıkamıyorsun yani arkadaşın orada olsa kahve almadan onu görmenin imkanı yok bana göre epeyce saçma olmuştur.
tribün tasarımıyla gönülleri fetheden mekan. komik bir yer burası. taksim’dekinden bahsediyorum.

ortadaki masalarda daima kendine yer bulabilen ve ortama yaydıkları kahkaha ve yüksek sesle konuşabilme yetisiyle arzı endam eden lubunyalar ayrı bir renk, tribünde elinde hornet adam kesen sakallı laçolar ayrı bir renktir.

rahatça kahve içebilir misiniz, geliş amacınıza ve ortama alışma düzeyinize göre değişir. ben içemedim. illaki birileri alıcı gözle sizi keserler. sürekli bir göz hapsi vardır. özellikle kalabalıksa bu durum daha belirgin yaşanır. lubunya grubunun size bakıp gülmesi en sinir bozucu olanıdır. niye sevmiyorum ben bunları ya üf? kesen kişi hoşlandığınız bir tipse bu çok hoşunuza gidebilir çünkü bu tip şeyleri normal hayatımızda pek yaşayamıyoruz ibneler olarak.

kahveleri gerçekten kötüdür. çalışanların giydikleri o önlükler ise o kadar komik ki anlatılmaz yaşanır.

en güseli de şarj noktasında elinde telefon milletle sosyalleşmek, tabiri caizse akşam eve atacak adamlarla rol görüşmesi yapmak. evet rol görüşmesi.

tabi ben bir köylü olduğum için gelemiyorum böyle ortamlara. atılan her bakışa “ne var mna koyim” karşılığı veriyorum, bakmayın sık sık gitsem en orospu ben olurum da, sakınıyoruz kendimizi işte.
taksimde ki yerini bilmem ama emirganda denize bakan terasına aşık olmuştum.
ayrıca cold brew konusunda oldukça başarılılar.
ilk kez geçen hafta gittiğim mekan. bahsedildiği kadar göz tacizine uğramadım ama ara sıra süzülmedim değil. kötü bir yer değil, kahveleri de ahım şahım birşey değil. bence eşcinsellerin takıldığı diğer ortamlara göre biraz daha katlanılabilir. en azından aleyna tilki çalmıyor 5 dakikada bir. ama ben hala aradığım "hafif müzik eşliğinde viskimi/kahvemi yudumlayabileceğim ve abartılı kahkahalardan uzak sakin bir ortam" bulamadım eşcinsellerin ağırlıklı olduğu. varsa bilgilendiriniz lütfen.
filtre kahvesi bulaşık suyu gibi olan, terası lubunya kaynayan değişik bir mekan... müzikler ve terası iyidir ama.