feminen

kadınsı, kadın özellikleri ağır basan. fransızca da kadın. dişi

(bkz: efemine)
feminenlik, bi erkeğin zırıl zırıl kadın dan daha kadın olmasıdır. feminenlik barda eğlenirken ince bir ses tonu ile benimle sevişecek erkek yokmuuuuu diye bağırmasıdır. feminenlik mi bir erkeğin level atlamasıdır.
kadın erkek ayırt etmeden herkese bacım diye hitap eden insan yavrusu na feminen denir
feminenlerin burda işi yoktur umarım ki.
"annem, ablam, bacım, biblom" gibi hitap şekillerini benimseyen eşcinsel kişi...
tamamen kendilerine has tavırları duruşları konuşmaları olan erkek eşcinsel. öz cinselliğini neredeyse terketmiş. iki arada bir derde yaşam sürerler.
bu tiplerin bazılarının gaylerle de işi olmaz. bana taş gibi erkek lazım ayol. deyip mahallenin delikanlılarına asılırlar.
eşcinsel camiada hakir görülen eşcinsel çeşidi. belkide onlara olan bu nefretin sebebi toplumsal eşcinsel algısını birebir yansıtmalarıdır.canım madem şikayetcisin madem tüm eşcinseller feminen değil yeaa deyip duruyosun o zaman out ol toplumda tüm ibnelerin kırıtak tipler olmadığını görsün. ayrıca burdan tüm feminenlere şöyle seslenmek istiyorum :
adam olun lan ibneliğin lüzumu yok*
modacı olmak için ilk şartlardan biri gibidir.
kıla, sakala, kaslara, cüsseye bakmayan durum.
bar tarzı ortamlara erkek girip içeride kadın olacağına normal hayatındada içindekini doyasıya yaşayan kişi.herkes istediği gibi yaşamalı gökkuşağında herkez için bir renk var.
kadın gibi olmanın level atladıüı durumdur. nice kadın tanıdım feminen eşcinselleri görünce kadın olmadıklarına karar verdim
özellikle abla lafını ederler birbirlerine. cinsellikte uzak duracağım az tipten biri
arkadaşımın efe+mine karışımı tabiri.*

kadınsal hareketler ama bu hareketler toplumsal cinsiyet in getirisi olan hareketler olması ..
bazen bedenimin çeşitli yerleri * * için atfedilen sıfat.kimbilir belki sadece teşhis belki hakaret amaçlı * söylenmiştir ama söylendiğinde çok mutlu olurum.22 yıldır testesteronlu bedende yaşadığımdanmıdır nedir davranış olarak tam tersi olsamda son zamanlarda baya üniseks kavramını içselleştirdim.
kadınsı demek.

öte yandan eşcinsel erkeklerin feminenliği, kadınların yaptıkları hareketlere de pek uymuyor gibi, sanki kadınsı hareketlere yakın ama yine de bir kadının pek de yapmayacağı tarzda farklı tür davranışlar. açıklaması biraz zor ama herkes ne demek istediğimi aşağı yukarı anlayabilir.

feminenlik durumları en klişe eşcinsel erkek stereotipi olsa da, eşcinsel erkeklerin pek çoğunun pek de feminen olmadıklarını biliyoruz. en azından benim gözlemlerim o şekilde. feminen olan erkeklerin yüzde yüzü de eşcinsel midir, o noktada da bir kesinlik yok herhalde ama yine de büyük bir yüzdesi öyledir desek pek mantıksız bir sallamasyon yaptık denilmez.

eşcinsel erkekler camiasındaki en yaygın homofobi de feminen erkeklere uygulanıyor maalesef, onu da biliyoruz. "feminenlerden hoşlansaydım gider bir kadınla beraber olurdum" şeklindeki dating sitesi klişesi de bulunmakta.

bu konuyla ilgili kişisel tecrübem de enteresan bence.

çocukluğunda oldukça cüsseli, güçlü aynı zamanda zeki bir tip olan ben, ilkokul 3 civarlarına kadar gerek mahallemdeki çocuklar arasında, gerekse okulumda hem sevilen, saygı duyulan, hem de hafiften korkulan, kafamı kızdıran biri olduğunda dövmekten çekinmediğim biriydim.

ilkokul 4 gibi bende, farkında bile olmadığım, ama çevremdeki bir takım çocukların farkettiği bir takım değişiklikler olmaya başladı. önce bir kişi bana "kız gibisin, kız gibi değil mi bu" falan diyordu. pek üstüme alınmıyordum ama sinir de oluyordum, ama o kavgacı hallerim de geçmişti. ilkokul 5'te bir kaç kişiden bu tarz laflar duymaya başladım ve onlarla kavga etmek yerine içime kapanmayı tercih ettim bir şekilde.

ortaokulda ise, okul değiştirdiğim halde hemen feminenliğim farkedilip ciddi şekilde bir fiziksel ve sözel sataşmaya maruz kaldım 3 yıl boyunca. bendeki değişikliğin ne olduğunu, neyi farkettiklerini bugün bile çözemiyorum. üstelik sataşmalar geldikçe bütün hareketlerimi aşırı derecede kontrol eder hale gelip, son derece de kokmaz bulaşmaz, sakin ve içine kapanık takılmaya başladığım halde. ne yaparsam yapayım, beni ciddi şekilde yaralayan sataşmalardan kaçamadım, ne yapacağımı bilemedim. üstelik o dönemlerde eşcinselliğimin de farkına varıyordum ve bana sataşanların neyin farkına vardıklarını da anladığımdan, iyice suçluluk duygusu içinde ne karşılık verebildim, ne de içinde bulunduğum durumu birileri ile paylaşabildim. oldukça sıkıntılı zamanlarımdı.

sonra lise ile birlikte artık yaşımız mı büyüdü, benim feminenliğim mi azaldı, sataşmalar oldukça azaldı. yine de ben temkinli olmaya, düşük profil çizmeye devam ettim. üniversiteye geçtiğimde ve sonrasında beni kimse feminen bulmadı. daha sonra eşcinselliğimle barışıp da eşcinsel arkadaşlar edinince, kimse benim bir aralar feminenliğim yüzünden tacize uğradığıma inanmadı.

çok iyi rol yapıyorum artık, baskılamanın üstadı oldum, o nedenle artık anlaşılamıyor diyemiyorum, böyle olmadığını biliyorum. ortaokul zamanı, ergenliğimin ilk dönemlerinde olan bitenler, benim kontrol edemediğim bir takım davranışlarımdan kaynaklanıyordu ve bunun muhtemel nedeni o dönemki hormonlarımın dalgalanması diye düşünüyorum. dolayısıyla elimde bilimsel bir dayanak olmasa da, feminenliğin hormonel bir durumdan kaynaklandığını ve insanın kendi kontrolü dışında gelişen, kişinin engelleyemediği bir durum olduğunu düşünüyorum.
  • /
  • 2