hasret

özlemektir. buruk bir histir, içinde sürekli burkulan bir tornaviva var gibidir, acıtır. yanında olsun istersin olamaz, yanında olmak istersin olamazsın. işte o zaman hasret doğar, konuşmak istemezsin, ağlatır çoğu zaman...
kerim tekin in kar beyazdır ölüm şarkısının ilk kelimesi.
bir direc-t şarkısıdır. klasik gitar çalan/çalmaya çalışan herkes bu şarkıyı bir kere olsun dener. çünkü şarkı sadece 5 basit akorla çalınır.*
hasret, tüm ruhunla sevgiliyi özlemesidir. öyle bir histir ki, özlem tüm iliklerine tüm hücrelerine kadar işlemesidir. sevgiliye, dokunamamanın, gözüne bakamamanın acısıdır. bazende kelimelere dökülen bir türkü, bir şiirdir.
hiç yazılmayan hasret mektubum

uzaklardan yazıyorum şimdi sana alışamadığım buralardan.gurbet ellerden.senin hiç görmediğin hiç bilmediğin hiç yaşamadığın hiç tatmadığın hasret yüklü duygularla ve inat eden devrik cümlelerimle sadece sana... bilmessin belki sen sana yazmak hem zor hem de çok kolay.yüreğimde sen derinim de sen…onun hiç zor, onun için kolay zoru başarmak, sana yaklaşmak belki de...
sensizliği tattığım yerler buraları.seni sensiz ömrüme sığdırdığım, usulca sana sığındığım yerler buralar.hüzün kelimeleri artık uğramıyor buralarda.suretten vazgeçip görmeden bile sığdırdım seni hayallerle dolu gecelerden seherlere...
uzakta olsan sensiz geçmiyor hiçbir an.belki de seni sensiz yaşayan ben değilim, aksine sen bensizsin aslında.fark etmeden geçip gittiğim yollardasın şimdi.yeni açan kardelensin, seher vakti cıvıldayan kuş sesindesin... doğan güneşte kaybolan yıldızda…kapı komşumsun, belki de kapına gelemediğim yüzünü görmek için deli olduğum fakat buna cesaret edemediğim...tutamadığım elin gibi,bakmaya kıyamadığım gözlerin gibi.görüyorsun ya her şeyde artık biraz sen varsın…
ansızın bölünen uykumun tam orta yerindesin, hem kızdığım hem de bitmesinden korktuğum bir rüya misali...çok bir şey paylaşamadık henüz seninle...hayal de kuramadık.hem eğrim hem doğrumsun, her susuşumda haykırdığım çığlık gibi.esresi ötresi yoktur ya elifin aynen öylesin ta derinimde...
hatırlar mısın bilmem nasıl karşılaştık seninle.bilmeden sığınmışım sana yüreğime dolup dolup taşmışsın az hüzünlü az hoyrat…önceki kelimelerim yok artık yazışlarımda.adın da yok hiçbir satırın arasında.gizli öznesisin sanki bir senin bir ben benim bildiğim cümlelerimin…kendi dertlerimizi anlatmadık ilk başlarda sıradandık belki.ilmek ilmek işlemiş geçen her an ilklerime seni.artık ne hüznümsün ne de sıradanımsın.aksine mutluluğum huzurumsun...
nereden çıktı bu mektup deme şimdi.sen yaz diyorsun ya.okumayı da seversin yazmalara inat.ilham gelirmiş peri uçarmış yalan.ilham da peride sensin işte.çok su verip soldurmaya korktuğum çiçek gibi sensin sadece.bak kaç cümle sensiz kurulabiliyor içimde.artık böyle.hasret de özlem de güzel sen varsın diye.boş yere uğraşma nerden çıkardın sevmeyi beni sevdiğini deme.ben sadece sustum konuşan senle dolup taşan yüreğim…
seni sana anlatmak hem kolay hem zor demiştim.kolay olanı sen olmandı,seni senle yaşamaktı.alıntı yapmadan hiçbir hayattan…kolay olanı sen varken konuşmaktı.
zor olanı mı ? ben onu seçtim.suretini bırakıp uzakları seçip,dilimde susmadan söylediğim hasret türkümsün…senden uzak olsam bile seni her an yaşamaktı.açan her çiçekte,uğur böceklerinde,seni hatırlatan tüm cümlelerde seni kurmaktı.seni sensiz de yaşamaktı.ve her gece ve her seher ve her fecir de sen den bir parça aramaktı.
şimdi özlemimsin susup beklememsin...sessizliğe gömülüyor gece ama yüreğim sensizliğe asla.ve bilesin bu sana sitemim isyanım değil…aksine sadece senin anlayacağın seni anlattığım sana yazdığım hasret mektubumdur bilesin... merak ettin belki nereden mi yazıyorum? ta en derinlerimden...
detone olmadan söylemesi çok zor bir direc-t şarkısı. bilge bile söylerken götünden alıyor nefesi.

yıllar sürdüğünde daha da çekilmez bir hal alır.
soğutulan kalbin bir süredir hissetmeyi unuttuğu duygudur da aynı zamanda. hissizlik ile anlaşılan bir tür depresyon belirtisi de olabilir. zaman geçtikçe hayal kırıklıkları arttıkça * yoğunluğu ve heyecanı hiç eskisi gibi olmayan ve olamayan duygudur. kısacası hasar aldıkça hasretlikleriniz körelir ve kendinize hasret kalabilirsiniz.
renginin 1996 yılında çıkarmış olduğu ilk ve tek albümünün adı. öyle bir albüm ki içerisinde tek bir boş şarkı bulunmaz ve hala ilk günki gibi dinletir kendisini. sezen aksunun çok emeği vardır bu muhteşem albümde. albüm şarkıları şu şekildedir ;

1. aldatıldık
2. le le le
3. yanıyom ölüyom
4. hasret
5. osmanım
6. bal dudaklım
7. beni unut
8. yalnız gece
9. gitmek kolay
10. penceresi önünde
11. sordum
şerif gürmeriç bestesi. bir gramafon olacak. ordan çalacak. seyyan hanım söyleyecek; sen dinleyeceksin. mis gibi, mis!



bu da aynı güzellikteki sema yorumu:



o gözler bana eskisinden yabancı
gönlümdeki bu sevda hiç dinmeyen bir acı

ruhumun kederinde gözlerim yaşla doldu
inleyorum derinden, bana bilmem ne oldu

en candan arkadaşım ruhumu saran gece
ben kime bağlanmışım, ağlayorum gizlice

kimsesiz karanlıklar derdime şifa verin
kalbimdeki yaralar daha çok, daha derin
onlarca çeşidi onlarca rengi onlarca derinliği olsa da bu hasret denen şey insanı gerçekten insan kılar, hadi demek doğru olur ki daha çok hayatta varmış gibi hissettirir
çoğu zaman gerçek bir sebep, kişi veya olaydan yola çıkarak ideale olan özlem. bekleyiş, bazen çok bekleyiş.
karacaoğlan'ın da belirttiği gibi

nice sultanları tahtan indirdir
nicesinin gül benzini soldurdu
aman aman aman aman oy
niceleri dönmez yola gönderir
bir ayrılık bir yoksulluk biri de ölüm
aman aman aman aman oy..

yüreğe bir hasret kıvılcımı düştü mü *, sızım sızım sızlatmadan sönmeyecek bir alev başlar..
bence, bu boyutta, dayanılması en ağır ve acı olan hislerden birisidir.
bir şeye, bir kişiye veya bir mekana olsun, hasret kalmak veya hasretlik duymak çok feci birşeydir!