hepimiz kadınsıyız

kadınsı olan eşcinseller için yakında başlatılacak destek kampanyasıdır. sevin onları, itip kakmayın lütfen.

(bkz: hepimiz ayıyız)
(bkz: hepimiz ermeniyiz)
(bkz: hepimiz kardeşiz)
(bkz: hepimiz lgbtt yiz)
(bkz: hepimiz pisuvardaki siyah kil 2yiz)
(bkz: hepimiz tinerciyiz)
görüp duyunca kendi adına konuş dedirten kampanya sloganlarına güzel bir örnek.
gitgide inanmaya daha çok yaklaştığım iddiadır. ama ben en çok işin şu kısmını garip bulurum; kadınsı eşcinsellere nefret kusan eşcinsellerin çoğu * benim kadınsı olarak tanımladığım eşcinsel tipine sahipler. daha mini mini bir ibneyken * sonunda cesaret edip gaydar'a üye olmuştum ve sonunda cesaret edip bir elemanla buluşmaya ikna olmuştum. o zamana kadar hiç eşcinsel arkadaşım olmadığı için biriyle oturup cinsel yönelimim üzerine konuşmuşluğum bile yoktu. neyse, çocukla sohbet muhabbet derken, kadınsı eşcinsellere geldi laf. bana onlardan ne kadar nefret ettiğini ve bizim gibi düzgün eşcinsellerle ilgili ne kadar kötü bir imaj yarattıklarına dair ateşli bir konuşma yapmaya başladı. ben bütün bunları dinlerken bir yerde susup "şakaaaaa" diyecek falan diye bekledim, hatta gülücükler dudağımın kenarına gelip gelip gitti. sonra çocuğun söylediği şeyler konusunda ciddi olduğunu anlayınca gülücükler yerini açık ağızlara bırakmaya başladı. çünkü soprano tizliğinde bir sesten kadınsı eşcinsellerin ne kadar tu kaka olduğunu dinlemek komik olmaktan çok garipti. hatta eleman bana bir ara kadınsı gay taklidi bile yapmıştı. buna gülmüştüm işte. çünkü yaptığı taklitle doğal hali arasında hiç bir fark yok diyebilirim rahatlıkla. bu birkaç defa oldu üstelik. yani biri msn'de kadınsılar şöyle nefretlik böyle nefretlik diye konuşmaya başlayınca bende otomatik olarak gülme krizleri başladı.

neyse işte, o zamandan bu zamana onlarca gayle tanıştım. bazıları kadınsıydı bazıları değildi. "kadınsı değildi" kısmının altını çizmek isterim. çünkü kadınsı olmamak erkeksi olmak değildir. bilmiyorum sanırım arada "erkeksi" olarak tanımlayabileceğim istisnalar olmuştur, açıkçası çok sosyal biri olmadığım için yeterince gay tipi görme şansı yakalayamamış da olabilirim. ama heteroseksüel erkeklerin daha farklı bir aurası var işte. kadınlıkla uzaktan yakından ilgilsi olmayan gaylerde bile heteroseksüel erkeklerde olmayan bir şey var işte, adını koyamıyorum. ** işte tüm bu sebeplerden dolayı hepimiz kadınsıyız iddiasına inanın çok uzak değilim.
kadınsılara karşı önyargı ne kadar sikindirikse,bu önyargıyı mağdur edebiyatıyla kaşıyıp köpürtmek bi o kadar sikindiriktir.yazacak daha önemli konularımız var bizim canlar.bu ülkede eşcinseller tavuk gibi boğazlanıyor,bu ülkede heterosexüel çiftlerin bile el ele tutuşması namussuzluk olarak görülüyor*
bu ülkede çocuklara tecavüz edenler tahliye ediliyor,bu ülkenin bir şehrinin dördüncü murata özenen bir valisi var,bu ülkede kadınlar sokak ortasında infaz ediliyor,bu ülkenin interneti 3 saattir kesik ve biz hala birbirimizi yiyoruz.
aynalarla, kendiyle, cinsel yönelimiyle, eşcinselliğiyle barışık, kendini zorunlu toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden tanımlamak zorunda hissetmeyen, aklı başında her eşcinselin kabul edebileceği gerçek. toplumsal baskıyı, maskelenmelerimizi düşününce artık sokakta mı, ortamlarda mı, yoksa kendinizi tutup yatakta mı açığa çıkarırsınız size kalmış. sadece kendimizle biraz daha barışmamız ve komplekslerimizden arınmamız yeterli.
hassas davranma, ince düşünme becerisi ve yaratıcı olma gibi meziyetler kadınlıkta kabul gören ve eşcinsel erkek bireylerde yer edinmiş kadınsı özelliklerden sadece bir kaçıdır. ama genel anlamda baktığımda anlayamayacağım ve de anlamlandıramayacağım biçimde; o neden her ne ise; aşağılama içeren bir durum olarak görülür. eşcinsel erkeklerin davranışlarında bulunan kadınsı roller, düşünceler aşağılanırken diğer yandan erkeklik ve erkeksi özellikler yüceltilmeye çabalanır. ataerkil bir toplum düzeninden gelen kör bakış açılarımız yabanıl ruhlarımızı daha da belirgin çizgilerle birbirinden ayırma gafleti içerisinde soluyadururken cinsiyet rolleriyle özdeşleştirilmiş bir düzen içinde naif olan yanlarımızı nasıl olur da hatırlayabiliriz ki; beden ve konuşma dillerini es geçtiğimiz dünya görüşümüz giderek çok daha dar olan alanlara sıkışmamıza neden olurken kadınsılık yada erkeksiliği geçtim kendimiz olarak kalmaktan alıkoyar benliklerimizi.

etrafımıza şöyle bir baktığımızda bile bu durumun eşcinsel erkek birey olmayla alakalı olmadığını anlamak zor olmasa gerek; kadındaki kadınsı özellikler bile toplumda kabul görmeyen, aşağılanan ve hor görülüp pek de matah sayılmayan kavramlar iken erkeksilik -kadın yada erkek bireyde olsun olmasın- ve erkek olma durumu güç ve iktidarın sembolüdür her zaman.
hepimizin için de olan bu cevheri red etmek ona istenmeyen tüy muamelesi yapmak abesle iştigal.zaten bu duygu olmasaydı eşcinsel olmazdık.
bu duyguyu toplum baskısından kurtulmak için bastıranlar ise hödü hödö ortalıkta geziyorlar ama kelimeleri tonlamaları,el hareketleri ben ibneyim diye bağırıyor.
çözüm yolu bunu kabullenip hayata devam etmek o zaman hayat daha çekilir hale geliyor.hem ibne adamın az götü başı oynamalı değil mi bacım.*
(bkz: hepimiz ibneyiz)