kedi
ceyda torun belgeseliymiş kendisini ilk defa bu işle duydum çok tatlı çok keyifli dialoglar var sevgi ve minnoşluk dolu bir belgesel. birde mühim yerlerde ödüller almış en son ,tavsiye olunur...
nankör,umursamaz,çıkarcı,bencil hem alerjimde var uzak dursun kedi... köpek iyidir sadıktır sevimlidir enerjiktir şapşaldır(golden) olum lan cidden "man's best friend dog" sözü doğru kıl yumağı kedi...
biz insanların en estetik bulduğu hayvanların başında geliyor. bir gergedan veya sivrisineği estetik bulmazken kedilere bayılıyoruz nedense.
sayesinde işe hiç geç kalmadığım canlı; zira mamasını dakikasi dakikasina koymazsam nükleer savaş uyarısı yapıyor sabahın köründe
(bkz:
scottish fold)
hayatı kendi istedikleri gibi yaşayan asla köle olmayan efsanevi tatlı şeker ponçik gizemli minnakla <3 <3 <3
en sevdiğim hayvan. kafalarına buyruklar umursamazlar falan ama bir sırnaşmaları bir mırlamaları yeter. ilerde kesinlikle bir kedi beslemek istiyorum. ayrıca hal ve tavır olarak da kendime benzetirim. sürekli sürekli uyumak, miskin miskin yuvarlanmak en ortak noktalarımız sanırım bu dünya tatlısı canlılarla
*
kendimi kedilerle cok ozdestiririm.mutsuzken birinin beni kedi gibi sevmesi cok hosuma gider ruhen de mirliyorum bence.hatta uzun sure insan sevgisi gormeyince mutsuz da oluyorum.peki ya sokaktaki kediler.bugun bizim orda yeni bi yavru kesfettim onu seviyim dedim.ustume atladi hemen .bence kediler de uzun sure sevilmeyince cok mutsuz oluyordur.mumkun mertebe kedileri sevelim yemek kadar ihtiyaclari var sevgiye.
evcil değil, insanla yaşamaya alışık şirin hayvan..
uzaktan çok tatlılar. ama lütfen benden uzak dursunlar. benim gibi ne yapacağı belli olmayan başka bir yaratığın yanımda olmasına katlanamıyorum.
önceleri kedileri severdim ama teyzemin köpeğiyle vakit geçirince köpeklerin bana daha uygun olduğunu farkettim, onlar daha sıcak daha samimi.
evim olduğu zaman kendime bir adet golden alacağım ve ona sarılıp uyuyacağım çok istiyorummmm çok . :)
bi kedim olmadan önce onları çok nankör zannederdim. aksine vefalılar, sevgi dolular fakat sevdiğini çok belli etmez. bazen yaramazlar, onları eğitmek çok zor, laftan anlamazlar, kendi bildiklerini okurlar. acıktıklarında yalakalık yapmaya başlarlar. sıkıldıklarında senle oyun oynamak isterler. başka işlerle ilgilenmeni istemezler. ilginç bir dilleri var, kendi aralarında miyavlamıyorlar ama kızgınlığa girdiklerinde ortalığı inletiyorlar. bi de şu hayatta en sevdikleri şey uyumak.
iş bulup ayrı eve çıkma konusunda en büyük motivasyon kaynaklarından biri sayılabilecek evcil hayvan. arkadaş gibi bir şeydir kedi. evlat gibi de, sevgili gibi de, garip bir durum kedi beslemek.
kedimden ayrı kaldığım için artık sokakta gördüğüm kedilere daha anaç duygularla bakıyorum. laf attığım, göz kırptığım, öpücük yolladığım, pisi pisi dediğim, gülümsemekle yetindiğim, selamladığım kediler oluyor.
evde kedi bakmayı düşünenleriniz varsa, ara sıra duş kabinine falan sokup yıkamanız gerektiğini, tüylerin de ara sıra taranması gerektiğini hatırlatayım. ben bu dediklerimi yapmaya üşendiğim için evdeki diğer insanlar tüyleri bahane edip kedimi uzaklaştırdı. gerçi şimdi bahçeli bir evde, iyi bakılıyor. özlüyorum.
tapınılıp yüceltilesi bir hayvandır. bunun yavrusu da varolan en güzel şeydir.
evde kedinizin kemireceği yeşil, çimen gibi, bir şey yetiştirmeniz sindirim problemleri için rahatlatıcı olacaktır.
korktuğum ve çok saygı duyduğum hayvan. özellikle siyahlarına bayılıyorum bunların. böyle yeşil fosforlu gözleri olanlar. bir de çocukken kara kediye uğursuz bir anlam yüklenirdi. "kara kedi geldi, saçını çek" denirdi. ne manası var çözemedim.
artık evimde sayıları 10 olan sevimli tatlışlar.
bir tane uzun tüylü sarman oğlum, bir tane beyaz scottish kızımla beraber deneyimlediğim ev arkadaşlığımda yolculuk ettiğim canlı türü.
bir kere hepsinin karakteri birbirinden farklı ,
özellikle tekir kedilerin , kedi türünün en kralı olduğunu düşünüyorum. aşırı hareketli , aşırı yaramaz, aşırı zeki olduğunu düşünüyorum.
bendeki iki tanesi arasındaki farklara gelirsek, say say bitmez.
sarman olan oğlan, babası tarafından tuhaf bir şekilde eğitilmiş. hayvan kedi değil, köpek gibi gerçekten. mesela iki günlüğüne iş için bir yere gideyim döndüğümde köpek gibi uluyor trip atıyor. eşyaları bırakıp salona geçtiğim anda gelip kafa atıyor suratıma. gerçekten bildiğin gelip kafa atıyor. sonra iki patisiyle sarılıp saatlerce öpüyor. gece ise sarılarak uyuyor.
kız ise kızgınlık döneminde babasına düşkün, bu ay kısırlaştırdığımızda karakterinde ne değişiklik olacağını bilmiyorum. onun dışında ben duşa girdiğimde sağa sola sallanarak ağlıyor.
genellikle dibimde.
babamız isyanlarda, köpeğimiz ve kedilerimizin düşkünlük gösterdiği kişi değiştiğinden bir miktar hüzünlü.
ama her şeye rağmen , sevgi dolu tüy topları iyi ki varlar.