kim ister ki gay olmak

bir daha gelsem dünyaya yine gay olmak isterdim. çok sevdiğim ve sevildiğim beraberliklerim oldu. hiç bir kadın bana o mutluluğu ve sevgiyi veremezdi. iki erkek birbirini seviyorsa, gerçekten seviyordur.
üniversiteden sonra bir süre kendimi kapitalizmin kollarına attım ve iyi bir işte çalışıp bok gibi para kazanmaya başladım. pahalı giysiler, araba, lüks bir yaşam tarzını deniyordum belki mutlu olurum diye. etrafımda benimle evlenmek için can atan, bana aşık olduğunu söyleyen bir sürü kız da vardı. ben ise erkek arkadaşımla birlikte yaşıyordum. sonra sahip olduğum herşeyi arkamda bırakıp daha küçük ve basit bir hayat kurmak istedim kendime. küçük bir sahil kasabasında ilkel bir hayata geçtim. geçiş süreci benim için de çok zor oldu. tahmin edeceğiniz gibi o kızların hepsi kaçıştı. artık ideal eş adayı değildim onlar için. erkek arkadaşım ise bu süreçte en büyük destekçimdi. çünkü ikimiz de gaydik ve sevmeyi pembe dizileri seyrederek değil, birbirimizi severek öğrendik. artık biliyorum ki, eğer bir erkek beni sevdiğini söylüyorsa, beni seviyordur. biz hetero çiftler gibi adına evlilik denen, karşılıklı çıkar üzerine kurulu, ikiyüzlü birlikteliklerle kendimizi kandırmayız.
bu başlığı neden açtım bilmiyorum ama sonuçta hemen hemen çoğumuz, belki kendi kendini yargılıyordur ben neden gay im...? diye.
bizzat bu soruyla kendimle çok yüzleşirim, tamam sonuçta allah vergisi birşey ama neden ben ?
neden bende diğer erkekler gibi evlenip yuva kuramıyayım, neden çocuğumu kucağıma almıyayım bana baba denmesin?
gay olmak zor, hem kendi içimizde kopan fırtınalar, hem toplumsal dışlanmalar hem de dışarda sevgilimizle rahat hareket edememe özgürlüğümüz.
tabii bunlar benim şahsi görüşüm gay olmak tan mutsuzmuyum hayır, ama mutsuz olduğum yerleri de çok, yüzdeye vurursak %50 diyebilirim.
mutsuzluğumun nedenlerinin bir bölümünü yukarıya yazdım.
ama yazmak istediğim o kadar çok şey varkı yazmaya kalksam sanırım en uzun entry olur.
ama en mutsuzluk verende şudurki herşeyi içimize atarak yaşamak...
şöyle düşünmek gerekmez mi? "sevebiliyorum, sevilebiliyorum, kendimi biliyorum tanıyorum, yönelimimi biliyorum, kendimle barışığım" bence bu en güzeli.
böyle boktan bir ülkede aklı selim sahibi hiç kimse gay olarak doğmak istemezdi heralde. düşünüyorum da homofobik toplum baskısından dolayı hep gizli kapaklı, tedirgin olarak yaşadık, mesela şööyle bi tadına varamadık sevdiğimiz adamla el ele sokaklarda dolaşıp öpüşmenin...
kim istemezdi ki hayallerini süsleyen, rüyalarına giren, mutluluk sebebi sevgilisiyle sokaklarda elele dolaşmayı, kimseden hiç birşey saklamak zorunda kalmamayı, bir erkek değil de bir kadın sevebilmeyi kim istemezdi ki.
hep farklıydım ve olmaya devam edicem, bana verilen bu zorlu görevi yerine getirmeye çalışıcam cidden bazen düşünüyorum acaba kadınlardan hoşlansaydım nasıl olurdu diye bide eminim ki bidaha dünyaya gelsem gay olmayı isterim ama türkiyede değil orası farklı bize verilmiş olan farklılığımızın farkında olup onunla yaşamayı öğrendiğimizde hayata çok güzel bakılabiliniyo sonuçta seni dışlıyan mı var siktiri çekmeyi biliceksin hep şu tavrı savundum ee benim 4 duvarımda yaşadığımı kaldıramadın mı o zaman sana ihtiyacım yok başka bi insanla arkadaş olabilirsin vurdumduymaz ol kendini bi başkası için üzme...
azınlık olmanın getirdiği psikolojinin ürünü antisoru. bu varoluş ve mücadelede yanlış olan bir şey yoktur, tüm sorun yanlış yerde konumlandırılmanızdan kaynaklıdır.
elbette ben, bir ara bu durumu sorgulama zahmetine girmiştim, ki cidden zahmetliydi. sonra sevdim kendimi ve erkekleri. ondan sonra kendimi sevmeyi azaltıp erkekleri daha çok sevmeye başladım. şimdiyse hem kendimi hem erkekleri çok sevmekteyim, hatta erkekleri daha çok * (bkz: içselleştirilmiş homofobi ) (bkz: ben acılar çocuğuyum)
zor bir hayat. her anlamda zor hemde. sanırım istemezdim.
kim istemez en yakin arkadaslarina al bak abi bu benim sevgilim demeyi,beraber tatile cikmayi,gece disari cikmayi.ama simdilik en azindan benim icin bunlar hayalden öte.adama daha yeni gay oldugumu soyledim inme geldi herife
gay olmak yada olmamak işte bütün mesele bu,gay olmaktan veya her hangi bir "şey" olmaktan önce...insan olmak !
kendini sevmekten geçiyor bütün savaşlar,diğer insanı sevmekten.
şahsen yine gelsem dünyaya yine gay olmak isterdim...* )
çocuk sahibi olmak ise bambaşka bir dünya, "bir şey" olmaktan önce büyük sorumluluk getiriyor
heteroseksüel olsa idim çocuk sahibi olmak istemezdim,çünkü hayatımda kimseye ayıracak 30 senem yok
ne olmak istemezdim kısmına takılıyorum,bir kuşum aydın olmak istemezdim,bir rte,veya en kötüsü serdar ortaç...
toplumsal uyanıştan geçiyor olabilir bu başlığın cevabı,her zamanki gibi ben bilmem dearbear bilir...
''eğer tekrar dünyaya geleceksem, bir sonrakinde de gay olarak gelmek isterdim. yoksa hayatın ne anlamı olur ki'' diye cevap verebileceğim başlıktır.
eşcinsel olmakla hiç bir sorunum yok. lakin hayatımı bir yalanın üstüne inşa etmişim gibi geliyor.sevdiğim insanlara yalan söylemek de cabası.bir de çocuk sahibi olamamak var.bu iki mesele ne kadar ibneliğimi kabullenmiş olsam da arada kafamı karıştırıyor.
istenerek olunamadığını anlayınca
istenerek vazgeçilemediğini
soru ortada kalmıyor
dünyaya bir daha gelecek olsam kadın ve eşcinsel olmaktan başka isteyebileceğim tek seçenek erkek ve gay olmak olurdu. kadın ve lezbiyen olmaktan daha iyi bir şey varsa o da erkek ve gay olmaktır herhalde. (bkz: heterofobik eşcinsel)
bi kaç ay öncesine kadar bu soruya hayır demiştim ama fikrimi değiştirdim. sadece bir daha dünyaya gelseydim canımdan başka kaybedecek bir şeyim olmasın, beni toprağa bağlayan bir şey olmasın ve böylece özgürce her şeyi yaşayabileyim isterdim. eğer heteroseksüel olsaydım heteroseksüel olduğumu bilmeden ölecektim. benim için eşcinseller ipne ve karı kılıklı erkekler olacaktı. oyumu mhp ye basacaktım ve 25 yaşına gelince annemin bulduğu kızla evlenip yuva kuracaktım. bunu istediğim için değil bi rutini yerine getirmek için yapacaktım. çok sıradan. sahip olduğum pek çok iyi özelliği lgbti olmaya borçluyum.
ama biseksüel olabilirdim bak. hayat onlara güzel dattebayo . *