kokoreç

avrupa birliği geyiklerine malzeme olmuş fakat yiyen yabancı konuklarında tadına hasta olduğu güzide lezzetlerimizden biridir. iyi bildiğiniz bir yerden, muhteviyatını düşünmeden, lezzeti hissederek yediğinizde tadına doyum olmaz. hatta şarkısı bile vardır.

buyur burdan yak http://kisalt.be/obvma1
kuzu bağırsağı deyince " iğğğkkk" diyenlerin bile, gün gelip kokoreçin çeyrek ekmeği için 8 lira vereceği zamanlar olacaktır.*
acılı ve yanında ayran olanı makbuldür.
kokoreçe domates konulmaması ısrarla bütün kokoreççilerle kavga ettiğim konudur. kokoreçe domates konulmaz efendim bütün özelliğini yitirir domatesin saldığı su kokoreçin lezzetini öldürür.
bu arada en güzel kokoreçler en pis seyyar kokoreçlerden yenir aklınızda olsun.
izmir usülünü bir türlü sevemediğim ama zaruretten onu da yediğim, istanbul usulü domatesli, saçta yapılanına ise aşık olduğum sağlıksız yiyecek. o nasıl bir lezzettir, insanlar nasıl sevmez anlamıyorum. boku düşünmeyin arkadaş, kokuya da bakmayın gözünüzü kapatıp yiyin de lezzet neymiş bir görün. *
sarhoş olunmuş gecelerin sonlarında müthiş giden yiyecek.
efendim yillar önce çiçek pasajina gezmeye götürdügüm amerikali bir çiftten, hatun olani, kokoreç tezgahinin önünden geçerken, bana bu yiyecegin ne oldugunu sormus, bende, saatlerce ingilizce konusmaktan aksanim nasil kaymissa artik, kulaga kokoreçten ziyade "kokriç" gibi gelen tuhaf bir telaffuzla cevap vermistim. kadinin yüzünün sararmasindan nasil derin bir śoka girdigini farkedip, "hayir bayan sakin olun, biz cockroach ( hamam böcegi) seven bir millet degiliz. this is not cockroach, this is kokoreç. kokoreç is a very traditional turkish food.. it's delicious. it's a lamb" diyerekten kadini zar zor sakinlestirdim.. kocasi su verdi, ben alnini kolonyayla ovdum.. neyse kadin kendine geldi.. birer çeyrek kokoreç aldik. ayranlarimizla beraber yerken, ben sevgili konuklarimi aydinlatmak amaciyla kokoreçin nasil yapildigi hakkinda bilgi vermeye basladim. " you take the lambs intestines,
and clean them very carefully...." derken, kadin tiz bir çiglik atti. önce son lokmasini yutkunmaya, sonra ögürmeye basladi. yüzünün rengi saridan yesile döndü. kocasinin koluna tutunmaya çalisirken kalan ayrani herifin üstüne boca etti..dag gibi kadin sendeledi, ben onu tutmaya çalisirken, üzerime hunharca kusup yere yikildi...

(bkz: cockroach)
kokoreç sevmeyen adam bi de atatürk orman çiftliği nde bira eşliğinde yesin bunu off ki ne off. nasıl ağzım sulandı bu saatte
izmir usulünde badem vardır içinde bulabilirseniz artık güzelim salhane yıkılınca yerine towerslar yükselir oldu atomu suda pişer ve sadece bahar aylarında süt kuzunun bağırsağından yapılır yumrucak kadar, salhanede makina mühendisleri odasının köşesinde ve buca heykelde kasapların köşesinde dut altında yiyebilirsiniz izmirin has kokoreçini 2 side mehmet apa'nın çırağıdır... yani en az 25-30 yıllık kokereçciler... ha unutmadan kokoreçin ekmeği kızartılıp çıtır yapılmaz, hele hele kepekli ekmek içinde yenmez...
tadını en iyi sadece kekikle anlayabilirsiniz bu meretin, en olmadı sade. olsa da yesek.
istanbulda kokoreç diye içinde domates, biber ve bol yağ olan ekmek arası birşey yedikten sonra güzelim izmir'e dönüşümün ardından hemen kendimi seyyar bir kokoreç cinin önüne atmamla büyük bir ''ohhhh bee!!!'' çektiğimi bilirim. kokoreçin içine biber ve domates mi girer yahu; melemen yada göveç mi yapıyoruz n'oluyor. *) kokoreç mangalda odun ateşinde ve ağır ağır pişer, sen tezgaha yaklaşınca satıcı bir sarmal keser ve mangalın üzerindeki tel ızgarada içini de pişirir, ekmeğin içine koyar ve bıçakla parçalar ve sonra da baharatlar o kadar.
kokoreçin içine girebilecek üç şey;

tuz
kimyon
acı toz biber

gerisi hikaye.

*
(bkz: kokusunda davet var)
bu ara üzerime çökmüş olan ruh halini takiben*, yaklaşık bir hafta önce ilk kez denediğim, sırf denemek için, yani "hayır bir kez olsun bu korkunç şeyi yemeliyim" diye düşündüm.
ne yani herkesin dillendirdiği okulun karşısında büfesi olan o şeyi yemeden mi bu dünyadan göçüp gidecektim. tabiki hayır...

lakin, bir lokmadan fazla yiyemesem de bu korkunç şeyi yediğinizde nasıl bir tat aldığınızı artık bende biliyorum...

(bkz: midesi bulanmak )

not: umarım yapımından kaynaklı değildir, yani milletin okadar övdüğü şey benim yediğim şey olamaz.


hayatımda hiç denemediğim, kokusundan bile haz etmediğim ama yesem sanki pek bir sevecekmişim gibi gelen yiyecek. çok pis geldiği için denememeyi tercih ediyorum. yılmaz erdoğan ın otogargara oyununda bokoreç diye geçerdi onu da dip not olarak şeediyim. bon appetit.
ankara atatürk orman çiftliği çevresinde en güzel ve lezzetlilerini yiyebileceğiniz harika ötesi, hayvanları ardında artık bırakmadan nasıl tüketiriz düşüncesi mamülü..