mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır

mart ayı ne kadar ilk baharın ilk ayı olarak geçiyor olsa da, an itibariyle kazma kürek de yaktırıyor olduğunu kanıtlamaktadır, bu konuyla ilgili atalarımız daha önceden pratik yapmış olmalılar.
2012 tibariyle mart kapıdan baktırmaktan geçti resmen b.kunu çıkarmaya götürdü işi. ay yeter güneş istiyorum ben, lahana gibi kat kat gibi giyinmek istemiyorum, tiril tiril şeyler giyeyim istiyorum. nerdesin ey güneş, ey bahar. soldum bu sene, ne kışmış efendi.
ne garip bi ay bu mart diyorum bazen kıçım donuyo bazen evde t-shortleyim bazen pencereden sevişen kedileri izliyorum evet bnu yapıyorum o tipini siktiklerim bile gümbür gümbür pat kut ben evde elizabeth sonra diyorum kedi canını senin aa bi bakıyorum ayın 11 i olmuş vizeler yaklaşıyo ama ben hala kedi derdindeyim işte sabah okula sadece kazakla gidiyorum akşam üstü üşüyorum falan filan zaten elimi rotvaylır kaptı şişli eftale koştum böyle bi ay.
ataların en haklı olduğu sözlerinden biri. hiç mi yanılmazlar. mart oldu muydu benim eve su basar dururdu. baksan kar, biraz yağmış acık da yağmur. sonraları bunun yalnızca mart ayının atmosferî özelliklerinden değil, bilhassa ona atfedilen ve hakikatte var olduğunu düşündüğüm doğa olaylarına manevi bir kapı açmasına bağladım. atalarımı rahmetle anıyorum.

(bkz: bir anonim olarak atalar)
dedemin 'eski kapıydı o' demesiyle son noktayı koyduğu atasözü.
bugünkü istanbul soğukları için sıklıkla duyup teyit ettiğim cümle*
mart ayında yağan karla ilgili kendini twitter fenomeni sanan,inanılmaz yaratıcı(!) insanların ağzından düşürmediği laf.
mevsim döngülerinin tümüyle bozulmadığının ve bazı eski özelliklerin devam ettiğinin kanıtı.
veda ederken gözümüzün yaşına bakmayan zalim ay!
baktırır, yaktırır, taktırır, sattırır,...vb!
valla şimdi eve gelirken resmen dondum. kış geri gelmiş sanki.
allah belanı versin mart! pis köpek iki yüzlü bir de ya! lan şerefsiz daha geçen hafta tişörtle gezdim ben, ne bu ali cengiz oyunları!?!? yüzüm felç oldu dün felç. hadi ilk zamanlar soğuktun, şimdi noluyor sana yani? biteceksin 3 güne zaten ne bu tripler? göt.
ocak ayında bu kadar usudugumu hatırlamıyorum valla. yani sabah hava durumuna bak sonra cam pencere aç dışarıyi kontrol et güneşi görüp "iyi ya hava ılık hatta sicakmis" de cibildak giyin sonra aradan bir iki saat geçsin geçmesin ve milletin "bu soğukta incecik giyinmis deli mıdır nedir?" bakislarina maruz kal.cemre falan da düştü ama yine de sen bilirsin tabi allahım.
akşam saat 9 gibi melihland'da balkon yıkama eylemi gerçekleştirdim. hala ısınamadım, hasta olmamak için dua ediyorum. yıkarken ayrı üşüdüm, yıkadıktan sonra da ayrı üşüyorum. mart ayı hakikaten tuhaf burada da.