taksim

bir istanbul klasiği.
gideriz gezeriz o an sıkılırız, ama yine de gitmekten vaz geçemeyiz.
ne tür insan ararsanız bol bol seçenekleri ile bulabilceğiniz yer.
acısı, tatlısı. hüznü, neşesi. kavga edeni, göbek atanı.
tinercisi, dilencisi, sazcısı, sözcüsü.
işteeee... burası taksim herkese kucak açan semt.
yayalaştırma projesi bitene kadar trafiğiyle başedilecek yer.her yerde çalışma,şerit kapama.umarım proje bittiğinde trafik biterde çekilen eziyete değer.
sırf yaşananlar yüzünden kendisinden taşınıp salı günü itibarıyla beylikdüzünde yaşamaya başlayacağım yerdir.
upuzun bi yazı okumuştum taksim hakkında. hepsini yazayım mı buraya. yok yok . okuyucuya yazık . benim kopyala yapıştır gibi bi kolaylığım var ama okuyucunun öyle bi lüksü yok. aslında olsa fena olmazdı haa. düşünsenize kopyala bilinç altına yapıştır. vay anasını. olmayacak duaya amin dedim herhal.
yılbaşı akşamı kesinlikle gidilmemesi gereken yer.
sırf yılbaşında değil, hiçbir zaman gitmek istemediğim ama zaman zaman belli programlar ve konserler için gitmek zorunda kaldığım, eğlencenin kalbi olan yer.

aynı zamanda kavşak anlamına da gelir.
az önce yılbaşı haberleri görüntülerinden izlediğim kadarıyla son gidişimdekinden çok farklı bir halde karşılayacak bu haftasonu beni. ne güzel anılarım vardı orada hepsini yıkmışlar. içim bir kötü oldu inşaat halinde görünce.
kibar beyler ve bakımlı bayanlardan, apaçilere doğru giden dönüşümü ile kitlelerin çekim merkezi.
"kayıplarımızı anmak, taleplerimizi tekrar hatırlatmak ve hala tüm türkiye’de yaşanan şiddeti kınamak üzere 6 temmuz 2013 cumartesi günü saat 19.00’da mahkemenin gerekçeli kararıyla" taksim dayanışması tarafından toplanılacağı duyrulan yer. katılmak farz oldu...
http://taksimdayanisma.org/parkimiza-gid...
gerçekten nefret ettiğim bir yer. bir de anadolu yakasında oturuyor iseniz bir başka nefret etme sebebi. dolmuşla da, metrobüsle de, vapurla da gelsen istiklal caddesindeki yürüme işkencesi bitmiyor.

sanırım yol problemi olmasa da sevmezdim.
kadıköy dururken ne taksimiymiş?
ara sokaklarında kaybolmaya bayıldığım, kalabalığın içinde kendimi soyutlayabildiğim, yıllarca bana ev sahipliği yapmış semt.
her bir tc vatandaşına 34 arabın düştüğü yer.resmen suriyenin yada ırak'ın bie şehri haline gelmiş.bağıra çağıra şarkı söyleyip dabke oynuyorlar.ortadoğulu pisliği bu avrupalı olmak için tarihi boyunca yırtınmış mekanın amına koyuyor.türk ve kürt apaçilerden sonra artık mülteci ve turist arap apaçilerimiz var her köşe başında.ben ki bayrampaşa bebesi olarak tarlabaşında yıllarca takıldığım halde korkar oldum bu tiplerden.
eskiden istiklal caddesinde 4 erkeğe bir kız düşerken şimdi 4 erkeğe 6 erkek düşüyor.eskiden mini etekli hafif çakır keyif kızlar sarkı söylerken şimdi peçeli turistler selfie çubuklarıyla geziniyorlar.
sokak aralarında ve caddelerde çöp yığınları var ve herkes çöpünü yere atıyor.sarışın turist görmek imkansıza yakın.sonunda rte nin hayalini kurduğu bir yer haline geldi.taksim şehrin kimliğiydi sağolsun nüfus kütüğünü ortadoğuya aldırdı.
arapça'dan osmanlı türkçesi'ne girmiş bir sözcük ki, anlamı, bölüştürmek, bölüştürerek dağıtmaktır. aynı zamanda matematikteki bölü ifadesini de karşılar. diyelim apartman numaranız 66, daire numaranız da 6... 66'ya 6, 66 bölü 6, numara 66 - daire 6, dıştan 66 - içten 6, 66/6 vb. diyebileceğiniz gibi, 66 taksim 6 da diyebilirsiniz de, bu devirde bunu hemen anlayacak birini bulur musunuz, orası şüphelidir.

istanbul'un bir semti olan taksim'in adı da, zamanında buradaki su dağıtım sisteminden gelmektedir.

ayrıca türk sanat müziği ve doğu müziğinde, başta veya ortada örneğin kanuni veya udi tarafından yapılan enstrümental gezintiye de taksim denir.

taksim, pera yani beyoğlu'nun 19. yy sonlarında kabına sığmaması sonucu oluşmuş bir semttir. büyük bir yangın geçiren dönemin pera'sı, yangın sonrası ahşap yerine kagir yapılarla donatılmaya başlayınca, semt halkı bunalmış ve taksim gezisi, yani gezi parkı gibi ferahlayabilecekleri yerlere ihtiyaç duymuştu...