ufolara inanan sözlük yazarları

olmayacak şey değillerdir. ben de inanmaktayım.
varlıklarından ziyade, ben, belirli aralıklarla dünyaya geldiklerine ve medeniyetlere etki ettiklerine inanmaktayım... biraz araştırma yaptığınızda karşınıza çıkacak binlerce fake resim ve hikaye yanında öyle fotolar, videolar ya da geçmiş izler karşınıza çıkacak ki, nasıl yani diye kalakalacaksınız... babil pilleri, piri reis haritası, sümer kabartmaları, hint efsaneleri ve adı geçen vimanalar... o kadar çok örnek var ki...
inanmamak tuhaf. koskoca galakside tek miyiz?
inanmıyorum. önce şunu belirteyim, koskoca evrende yalnız değiliz. sadece bizim samanyolu galaksimizde 250 milyar yıldız var. gözlemlenebilir evrende 70 milyar trillion yıldız var. güneş sistemini örnek alıp, her yıldızın ortalama 9 gezegeni olduğunu, birde evrenin henüz gözlemleyemediğimiz kısımlarındaki yıldızları onların gezegenlerini hesaba katın, ortaya akıllara zarar rakamlar çıkar. dünya özel bir gezegen değildir. sadece, üzerindeki yasam formlarının oluşmasına olanak sağlayacak koşullara sahiptir o kadar. dolayısıyla evrende farklı koşullara sahip gezegenler ve o koşullarda ortaya çıkabilecek farklı yaşam formlarının olması çok büyük bir ihtimaldir. hatta olmaması mantık dışıdır.
ancak, uzaydaki mesafelerin muazzam büyüklükte olması, hız ve zaman kavramının göreceli olması uzay yolculuklarının yapılmasınının hiç de kolay olmadığını, olmayacağını gösterir. ancak insanlık, tüm bu zorluklara rağmen uzak bir gelecekte bir gün mutlaka, eğer o güne kadar kendi uygarlığını mahvetmeyi becerememişse , uzayda uzun mesafelerde yolculuklar yapmak için gerekli teknolojiyi bulacak, ve başka uygarlıkları mahvetmek, kolonileştirmek için yola çıkacaktır. çünkü bütün gelişmiş uygarlıklar agresiftir.. zaten agresif olmasaydı bu kadar gelişemezdi. insanoğlu dünyadaki en agresif canlı olduğu için, dünyadaki tüm diğer canlı türleri üzerinde tahakküm kurabilmiştir.
tabi bunun tam tersi de olabilir, ve başka bir uygarlık bizim ziyaretimize gelebilir. ama bu öyle komşuya kahve içmeye gitmeye benzemeyecektir. inci sözlüğün diğer sözlükleri ziyaret etmesine benzeyecektir.. eğer bunlar uzun mesafeleri katedecek bir teknolojiye sahiplerse, üstün bir silah teknolojisine sahip olmaları da beklenmelidir. o kadar uzun yolu da hey dünyalı biz dostuz demek için değil, büyük gemilerden oluşan filolarla, ve kalabalık istilacılar olarak bizi kolonileştirmeye, türkçe söylemek gerekirse ebemizi sikmeye geleceklerdir.
dolayısıyla bu güne kadar başında çıkan uyduruk, kıytırık haberlere inanmayın derim ben. yok 54. bölge, yok küçük yeşil adamlar, yok uzaylıyı taş atıp kovalamalar... geçiniz efenim.. eğer bu güne kadar gelmiş olsalardı ne
kgb, ne m16, ne cia saklayabilirdi bu ziyaretleri...
evrende baska zeki uygarliklar vardir, ancak henüz bir temas olmamistir...
"ufolara inanmayan ayı sözlük yazarları da mı varmış?" dememe sebep olan başlık.
bende inanıyorum. evrende keşfettiğimiz ve keşfedemediğimiz gezegenler yada türevlerinde mutlaka hayat vardır. lakin neden hep aklımıza (ki çoğu elbette böyledir) bizden daha über zeki ve güçlü acımasız yaşam formları geliyor? belki başka bir gezegende hayat çok daha geç başladı ve ordaki yaşam, ve o gezegenin canlıları son derece ilkel, yada asla gelişemiyor. uzaylılar muallakta olan ufolarden ibaret olmamalı bence. en ilkel gezegen dünya olmamalı. yine de başka bi gezegenin canlıların insanoğlundan bile daha acımasız ve istilacı olacağını hissediyorum
(bkz: sikmese bari )
son derece büyük kütleli olan ve paralel evrenlerin varlığının bile neredeyse teorik olarak kanıtlandığı bu evrenler aleminde, bizden başka canlıların olmadığını düşünmek, ya kitaplı-tek tanrılı dinlere yönelik fazla dindar olmaktan ya da gerçek olma olasılığından korkmaktan kaynaklanabilir.
ufoların, uzak galaksilerdeki ileri uygarlıklardan olabileceğine inanıyorum.
diğer yandan, hollow earth teorisi gibi dünyalı-gizemli uygarlıkların varlığını ileri süren yaklaşımları da gözardı etmiyorum.
inanmak mı?
gördüm desem...
direk ufo demesek de uzaylılara inanmamanın mümkün olmadığı bir devirde yaşıyoruz. contact'de çok güzel değilmişti buna:
“the universe is a pretty big place. if it's just us, seems like an awful waste of space.”
ben inanıyorum. hatta çalıştığım firma da bu isimle anılan ısıtıcılardan üretiyor. varlar yani.
eskiden çok fena inanırdım, her gün göğe bakardım dürbünle falan da, artık çok saçma geldi. inanmıyorum bile diyemiyorum, çünkü sallamıyorum öyle çok.
inanmak için oldukça komik olan hede..

ufo : uçan tanımlayamadığımız her türlü nesne, ülkemiz güzide bilimden uzak insanları ufo'ları sadece dünya dışı yaşam kaynaklı düşünüğü için bu denli saçmalamaya gidiyor..

tanımlayamadığın, radarında çözümleyemediğin, bulut, kuş sürüsü, uçak * vb. her şey için kullanılan ufo'ya inanmak imanın zilyon şartından sanırım biridir..

eğer ki dünya dışı yaşamın varlığından bahsediyorsanız da o zaman yine sıçmık bir hareket olur inanmak, zira zaten bilimin büyük uğraşlarından biri de evrende yalnız mıyız, dünya dışında yaşam mümkün mü gibi alengirli sorular olduğunu düşünecek olursak yine çelişkiler ile dolu bir beyan olur..

evrime inanmak
quantuma inanmak
dünya dışı varlıklara inanmak
evrenin genişlemesine inanmak
kan gruplarının varlığına inanmak
dokunmatik ekran kapasitörlerine inanmak
ayfonun şarj kablosuna inanmak..

canım siz inanmayın böyle şeylere...

+uzaylılara inanıomsn cnm?
-elhamdirillah
bu saatten sonra kimseye inancım kalmadı. ufoların söylediklerine de inanmamı beklemesin kimse !