adio963

Durum: 373 - 0 - 0 - 0 - 27.12.2018 18:20

Puan: 5414 - Sözlük Kezbanı

5 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 19

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

of monsters and men - empire

2018 yılının tek cümlelik özeti

kendime bir şeyler kaldı 2018'den, teşekkürler sana !

kim kardashian

alttaki yazara soracaklarım var

age of mythology dir heralde, çok severek bitirmiştim sonra tekrar tekrar çok severek bitirdim.
mutlu olmak için yaptığın en çılgınca şey neydi?

hiç otuzbir çekmemiş erkek

otuzbir ne abi?

otuz bir.

forvo

internette okunuşunu bilmediğiniz kelimelerin, kelimenin ana dilini konuşanlarca verilmiş ses kayıtlarını dinleyebileceğiniz bir site. siz de isterseniz türkçe kelimeleri ekleyebiliyorsunuz.

point nemo

ıssızlığın tanımı bu kadar mekanik olmamalı, insanlara olduğun fiziksel uzaklığın önemi nedir ki, peki ya olan duygusal uzaklık...

tanım: sizlerle iletişime geçtiğim nokta, ya da bunu hissettiğim nokta.

ayı sözlük günlük

sıradan birgün, anormal hiçbir şeyin olmayışı ve sıradanlık... normalin rutin olarak tanımlandığı bir güne uyanmak, kendi olmayışlığın üzerine yazı yazmak, boğulmak delirircesine; hayır boğulurcasına değil delirircesine... seni anlatan şarkıyı bulamamak, tonlarcası içinde aynı yalnızlığı yaşamak, çay içmek ve susup oturmak , farkında olmak olmayacağının farkında olmak ve çay içmek üstüne demliği yercesine.

22.52

düşün ki o bunu okuyor

istediğim bir şans daha değil aynı hataları tekrarlayacağım kesin,o yüzden gel birlikte yenelim beni !

alttaki yazara soracaklarım var

soruyu en sevdiğin diye sorulmuş varsayıp cevaplıyorum. kulakta güzel bir müzikle yapılan hiç bilinmeyen yere yapılan yürüyüş.

alttaki yazar kıskançlığı yenmek için yaptığın bir şeyler var mı?

beast

the number of the beast şarkısı vardı ıron maiden'ın tarzım değil ama bana onu çağrıştırdı.

birinci nesil yazarların kaliteli olması

5.nesiller başka , yaşasın 5. nesiller.

gaylerin sanata çok yatkın olduğu gerçeği

zamanında bir panelde hocamız beyinlerin arasındaki korpus kallozum denilen iki beyni entegre eden beyin bölgesinde daha çok bağlantı olduğundan söz etmişti, bunun anlamı sağ beynin olaya daha çok iştiraki olabilir. tabi burda unutulmaması gereken ise bu çalışmalara yaklaşımın her daim şüpheyle olması gerektiği.

ayı sözlük chat

bugün girdiğim sınav hak etmediğim düzeyde kötü geçti, yapmam gereken oturup ağlamak mı yoksa çok üzülmek mi? belki hiçbiri değil bilmiyorum, tek bildiğim beni bundan uzak tutacak insanları görmek istediğim. hak etmeyen insanlara diğer heyetlerin bol keseden puan vermesine bizimkilerin bu kadar kıt davranması inanılmaz canımı sıkıyor.üzüldüğüm tek şey emek hırsızlığının var olması. peh.

ayı sözlük itiraf

dibi gördüm galiba yeniden,
neden olmuyor,
yorganı kafama çekip uyumak dahi dindirmiyor iç sesimi,
başka türlü bir şey hakikaten istediğim,
peki ya kendimi beğendirebilmek için çabalamam ahlaken bir problem değilse nedir?
tüm bunun için bir tarafını gizlemek,
ya da abartarak göstermek,
ağır.... boğuluyorum.
gittikçe dibe giriyorum,birini istiyorum ki çekip çıkarsa beni tonlarcasından, kafamı soktuğum dert kumundan.

ayı sözlük chat

inanılmaz başım ağrıyor pufs

samanyolu

oraya tekrar bakın. orası evimiz. o biziz. sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes içinde bulunuyor. tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her "yüce önder", her aziz ve günahkâr onun üzerinde - bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde.

carl sagan

an

cem adri'an
teom'an
dum'an

anı yaşa.

hiçbir yere ait olamamak

bir bavul değil miyim çoktandır zaten, belki bir bavul bile fazla, bir sırt çantasından ibaretim aslında. sırt çantam ve ben nereye gidersek ait olduğumuz yer orası oluyor genelde. odam ya da evim diyebileceğim hiçbir yer yok,kaldığım yerlerin hepsinde yaşam sürem belli idi.şuanda olduğu gibi evim,öğrenci evim ta kii üniversite bitene kadar.
ağır. o kadar.

ayı sözlük itiraf

vallahi bunaldım, sınavlarrnn sınavlarrrnnn yeter .

hayatımın rahat ettiğim dönemine gitmek istiyorum artık.
  • /
  • 19

the nun

gerilim olarak fena bir film sayılmaz ama malesef bence conjuring evreninin en zayıf filmi olmuş. özellikle şeytani varlıkların ana karakterlerin önündeyken birden arkasında belirmesi o kadar sık kullanılmış ki filmi sıkıcı ve tahmin edilebilir yapmış. ayrıca ana karakterlerin filmin sonuna gelirken bile her gördüğü varlıkla insan olduğunu farzederek konuşma çabası da çok saçma olmuş. annabelle: creation'dan sonra hiç olmamış.

panoptikon

mahkumlar kuleden her daim gözetlendiğini sanarlar fakat kulede bulunan birisi yoktur. öğrenilmiş çaresizliğe benzetirim bu yönden (bu yüzden adı sanı olan bir akademisyenle sağlam kapışmışlığımız vardır).
daha sonralarda bunu iktidar ile özleştirip metafor olarak kullanıldı. en temeline bakıldığında bireylerin bireysizleştirildiğini görmekteyiz. devlet organında herkesin bir rakamdan ibaret olması vs. vs.
foucault güzel açıklamıştır fakat bakma kavramı tartışılması gereken bir nokta bence. sadece bence.

ayı sözlük itiraf

bazen bu yükümü taşıyamayacağımı hissediyorum sözlük.
dile kolay kapalı kapılar, duvalar arkasından 4 yıl süren bir ilişki yaşadım, bitirdim. kafada biten şeyler ne yazıkki insanin kalbinde bitmiyor. çok fedakarlıklar yaptım sözlük. sevdim be abi gel dediği zaman yer, zaman düşünmeden koşa koşa gittim yanına sadece kokusunu alayım, gözlerinin içine bakayım diye. çok sevdim sözlük hemde çok yanında uyurken rüyalarıma girecek kadar çok sevdim hemde. birlikteyken altta çalan müziği hafizama kazıdım bu anı hiç unutmayayım diye.
peki ya o diyeceksiniz. o da çok sevdi beni bunu biliyorum ve hala sevdiğinide adım kadar eminim. 4 yıllık zamanda 3 kere ayrıldık kendi isteği yüzünden ama bunun sebebi sadece aile baskısı yüzünden evlenme derdiydi o da yapamadı, olduramadı tekrardan devam ettik.
tek isteğim gidebildiği kadar gitmesiydi ama evlenmesi gerektiğini ve yaşının geldiğininde farkındaydım.
son zamanlarımızda artık bunalmaya başlamıştım bunları düşünmekten çok acı be abi valla çok aci canını bile feda edebileceğin sevdiğin, aşık olduğun insanin artık başkasıyla olması gerektiğini düşünmek.
öte yandan onunda artık bunu son zamanlarda düşündüğünü biliyordum. ama bitiremezdi onda o kadar güç yok. aldım karşıma o beni bırakmadan ben bırakayım daha az acı çekerim diye düşündüm. evlenmesi gerektiğini, hayatını ve işini düzene sokması gerektiğini anlattım çok dramatize etmeden veda konuşmasi yaptım. sadece sustu, o sustukça içimde çığlıklar daha da arttı. tek isteğim be sözlük en azından biraz çabalamasıydı, uzatmalara oynayalım demeseydi. hak verdi bana çok saçma değil mi? hem ayrılmak isteyen ben olup hemde bundan şıkayetçi olmam. ben sadece yükümü ona vermek istemiştim aslında ama kızmıyorum ona biliyorum bu ülkede, bu evrende mutlu olabilecek iki insan değiliz biz.
düşünmediğim tek bir dakika yok onu.
onum sevdiği yemekleri yapıp kendim yiyorum onun gibi hissedeyim diye. en sevdiği parfümü kullanıyorum kokusunu unutmayayım diye. en sevdiği kitabi baş ucumda yatmadan rastgele bir sayfa açıp okuyorum.
her zaman onunlayken onsuz oluyorum sözlük. kırıklarımızdan yapbozu tamamlıyorum.
kendimi unutup ona dönüyorüm sözlük.

alonebear

doğum günüymüş bugün. kutlu olsun o zaman, nice senelere

tansu çiller

kökeni erzurum olan biri olarak (bkz:pıttık)

ayı sözlük itiraf

uzun süredir yakın bir arkadaşımdan hoşlanıyorum. bir süre kimseye anlatamadım. başkasını sevdiğini biliyorum ve onu düşünmekten kendimi alamıyorum. o ise bana evlilik planlarından bahsedip duruyor. bazen şeytan diyor: açıl, bu eziyeti çekmek zorunda değilsin. ama yapamıyorum durumu olduğu gibi kabullenmekten başka bir şey. acı çeke çeke ince bir ayrılık duygusuyla kopuyorum ondan.

ayı sözlük günlük

tarif etmesi zor deneyimler yaşıyorum. aslında çok normal şeyler ama hayatımda hiç yaşamadığım şeyler olunca, o kadar inanılmaz geliyor ki... rüya gibi.

erkek arkadaşım işyerinden bir arkadaşının kocasının piyano resitaline davet etti beni, bu akşam beraber gittik. konser öncesi işyerinden bir dünya insanla karşılaştı normal olarak, bir kısmı da türk, herkese "işte bu da erkek arkadaşım antti" diye tanıştırdı. zaten herkese anlatmış, herkes "aa antti sen misin, çok anlattı seni" dediler falan. konser sonrası da kokteyl oldu, gene benzer durumlar, bazı arkadaşları ile bayağı samimi oldum, kahkahalar, espriler falan.

hani "e yani ne var bunda?" denilebilir ama ben hayatımda ilk defa bu kadar kalabalık bir ortamda birinin erkek sevgilisi olarak tanıtıldım ve bir sürü sosyalleştim falan, ki sosyalleştiklerimin çoğu da diğer türklerdi. olumsuz hiç bir şey yok, önyargı yok, zaten erkek arkadaşım anladığım kadarıyla işyerinde bayağı sevilen biri. bir taraftan çok normal, ama bir taraftan da rüya gibi. allah bozmasın, nazar değmesin ama kendimi hakkaten çok şanslı hissediyorum, şu ortamları hayatımda yaşayabildiğim için. yıllarca eşcinsel olmaktan dolayı kendine eziyet etmiş, hatta tabii eziyet de görmüş birisi olarak, oralardan şu noktaya gelmiş olmak, nasıl şans geliyor anlatamam. herhalde o kokteyldeki kimse de (muhtemelen erkek arkadaşım dahil) benim neler hissettiğimi, benim için bunun ne kadar büyük bir olay olduğunu anlayamazdı.

bu arada konseri veren piyanist ingilizdi ama 10 kasım nedeniyle fazıl say'ın "nazım" isimli eserini çaldı, o notalarda da memleket havalarını hissedip bir de zaten yaşadığım o şaşkınlığın da etkisiyle hüngür hüngür ağladım sessizce.

ilk eşcinsel deneyim

ilk deneyimimi bir yıl önce yaşadım.
çocukluk,ilkokul,ortaokul,lise ve üniversite yılları,her zaman hem cinslerimden etkilendiğimi biliyordum.
çoğu insan gibi bir müddet bu durumu yok sayarak yaşadım.özellikle ortaokul ve lise yıllarında,herkes sevgili olmaya başlamışken eli yüzü düzgün,etrafımda benden hoşlanan bir sürü insan olmasına rağmen ben kimseyle sevgili olmuyordum.bir kızla sevgili olma fikri beni hiç cezbetmiyordu.kendimi derslere verdim.bir iki zoraki sevgili,ulaşılamaz platonik aşklar yaşayarak gizlenmeye çalışıyordum ama tamamen bilinçaltı,bunu farkında olarak da yapmıyordum,tamamen öyle gelişiyordu.
üniversite yılları ise biraz daha zorlu geçti,insanlar sürekli sevişiyor,ben bu duruma uzaktan bakıyordum,yakın arkadaşlarım sevgilim olmasa bile seks yapacak birilerinin olması gerektiğini söyleyip duruyorlardı.kendime uzak mesafe,bir iki uzun metrajlı sevgili yapıp üniversiteyi de öyle geçirdim.hetero rolünü olabildiğince dikkatli oynamaya çalışıyordum.kadınlarla oldum,çok fazla kadınla oldum.kendimi bir süre kadınlarla sevişebileceğime bile inandırdım.
iş hayatına başladığımda yalnızlık artık zor gelmeye başlamıştı.arada sanal seks kaçamaklarım oluyordu ama artık yetmemeye başladı.bu sefer gerçekten bir hetero olmaya,bir kadını gerçekten sevmeye,bir kadınla beraber olmayı sevmeye çalıştım.
bir sevgilim daha oldu,başlarda zorlamadan gidiyordu,kadınla da olsa düzenli bir cinsel hayatımın olması hoşuma gitmişti.denedim,oluyor gibi düşündüm ama aklımın bir köşesinde bir erkekle beraber olmak vardı.maddi açıdan da özgürdüm artık.kimseye hesap vermek zorunda da değildim.yalnız başıma tatile çıkmaya karar verdim,tatilimin tek amacı yalan yok,bir erkekle beraber olmaktı.belki de gay değilimdir diye düşünüyordum.denemeden anlamak imkansızdı,hatta büyük ihtimalle hoşuma gitmeyeceğini düşünüyordum.
biletlerimi aldım,valizimi hazırladım,sadece gideceğim şehir belliydi.daha önce hiç gitmediğim,kimseyi tanımadığım bir deniz şehriydi.
bulduğum ilk otele girdim.ilk gece biraz vakit geçirdim kendi kendime,tüm hayatımı sorguladım.bolca içtim.ama cesaret bulacak kadar içtim.mantığımı da kaybetmemem gerekiyordu.
gay dating uygulamarından birini indirdim.full aktif,full p ler ve sikicileri eledikten sonra zaten geriye bir iki kişi kalıyordu.biriyle konuşmaya başladım.tüm gece muhabbet ettik nerdeyse.ertesi gün yine tek başıma vakit geçirdim.büyük buluşma bugün olacak dedim kendi kendime,sözleşmemiştik ama biliyordum bir şeyler olacağını.hiç bir zaman yeteri kadar cesur bir insan olmamıştım.biraz daha bolca içtim o gün ve akşamında sahile buluşmaya davet ettim konuştuğum kişiyi.
o kadar içkiye rağmen hayatımda o anki kadar heyecanlı bir bekleyiş içinde olduğumu hatırlamıyorum.her ne kadar korksam da kararlı bir şekilde biramla beklemeye başladım.nasıl biri olduğumu tarif etmiştim.on beş yirmi dakika sonra biriyle göz göze geldik.ufak bir selamlaşmayla birbirimizden emin olduk.
benden yaşça büyüktü,beklediğimden çok daha hoş bir adamdı.
muhabbet etmeye başladık.en başta herkes anlıyor hissine kapılıp,geçici bir paranoya yaşadım.ellerim terledi,bir yandan da çaktırmamaya çalışıyordum.ben ne kadar tecrübesiz ve heycanlıysam karşımdaki kişi bir o kadar kendinden emin ve sakindi.bütün gerginliğime rağmen,ilk defa kendimi gizlemeye çalışmadan birileriyle her şeyi konuşabilmek,yadırganma korkusu olmadan her şeyi anlatabiliyor olmak,yalan söylememek,rol yapmamak çok fazla iyi hissettirmişti.etrafımdaki insanları da umursamaz olmuştum bir yerden sonra,zaten hiç kimseyi tanımıyordum da,ayrı bir güven veriyordu bana.iki saat kadar muhabbet ettikten sonra arabasıyla yüksek ama sakin bir yere gidip biramızı yudumlamaya başladık.gece olmuştu,deniz karanlık,şehrin ışıkları biraz uzaktaydı.tüm cesaretimi topladım,ilk defa bir erkeği öptüm.öpüşmeye başladık.kalbim kulağımda atıyordu sanki.ikimizin de dudaklarında alkol ve sigara tadı vardı.hayatımda ilk defa biriyle gerçekten öpüştüm.onlarca kadın öpmüştüm ama bu bambaşkaydı.öpüşürken hafif kirli sakalını okşadım,kadınlarda en hafif tüyden bile rahatsızlık duyarken sakallarından öptüm.defalarca.
eve gitmeyi teklif etti.bir an bile düşünmeden kabul ettim.niyeyse ilk defa tanıyor olmama rağmen en ufak bir güvensizlik hissetmedim.
evde biraz daha içtik.nerdeyse sarhoş olmak üzereydim.içerken bu sefer yanyanaydık,elinden tuttum,o gece yaşadığım her şeyi ilk defa yaşıyordum.ilk defa bir erkeğin elini tuttum,ilk defa bir erkeğin saçlarıyla oynadım.gözlerinin içine baktım.
yatak odasına geçtik daha sonra,gömleğimin iliklerini yavaş yavaş çözdü.beraber olduk.biraz müzik dinledikten sonra uyuduk.o gece sürekli uyandım,sarıldım,dokunabildiğim kadar dokundum ona.ertesi gün gidecektim.istesem bir gün daha uzatabilirdim.sabah oldu,alkolün etkisi geçince bir an pişmanlık duydum,kendimi kötü hissettim.o sınırı geçtim diye düşündüm.bir gece beni bambaşka biri yapmıştı.apar topar çıktım evden,çıkarken telefon numarasını aldım,bir daha görmeliyim onu diye düşündüm.
tüm yol boyunca onu düşündüm.o geceyi düşündüm.bir gece daha geçirmediğim için kendime lanet ettim.gittikçe eski hayatıma yaklaşıyordum,sevgilim beni evde bekliyordu.yol hiç bitmesin istedim.
eve döndüm.ona da durumu sezdirmemeye çalışıyordum ama olmadı.bir erkeğe,ona dokunduktan sonra,sevgilime dokunurken bir daha hiç bir şey hissedemedim.kısa süre sonra ayrıldım.karşımdaki kadına benden daha çok haksızlık ediyordum.en doğru olanı yaptım,zaten en başta büyük bir hata yapmıştım,onla ya da geçmişteki diğer kadınlarla beraber olmakla.kendime nasıl işkence ettiğimi hala sorguluyorum.
o adam da o geceden sonra hiç aklımdan çıkmadı.her gece konuştuk telefonda saatlerce,her fırsatta yanına gittim.gayliğimi sınamak için tanıştığım adama aşık oldum.ilk defa aşık oldum.belki her şeyi ilk defa yaşıyor olmanın verdiği heycandı bilmiyorum,belki ben biraz kezban ruhluydum.
ilk deneyimim hayatımın en güzel deneyimiydi.ve ben bunları yaşamadan önce hiç planlamamıştım.sadece biriyle seks yapıp,unutup geçeceğimi varsaymıştım.gayler sadece seks yapar diye düşnüyordum.ama öyle değilmiş.
ilk deneyimim benim devrimim,miladım oldu.belki de şansım yaver gitti ve tanışabileceğim en doğru insanlardan biriyle tanıştım.
umarım siz de benim kadar şanslı olursunuz.benim yaptığım hataları da yapmazsınız.hetero rolü yapmak uğruna birileriyle olmaktansa yalnız kalmak emin olun daha iyi.biraz cesaret ve biraz da insanları seçebilirseniz istediğiniz hayatı yaşamak için hiç bir şeyi ertelemeyin.
edit:aldattı lan.vazgeçtim gayler sadece seks yaparmış.güvenmeyin olum kimseye çok acıyor sonra.

ben geldim sözlük

uzun zamandır yoktum, belki hissettin, sanırım sevgili ekmekarası'nın uçurulmasının ardından yazmadım pek. belki de sen de pek dikkat etmedin, her neyse döndüm, kürkçü dükkanına buralardayım ararsan. bir bilsen başımdan neler geçtiğini !
ah bir anlatsam sergüzeştimi !
nasıl üzüldüm, yıkıldım, aldatıldım sözlük aldatıldım! ayağa kalktım tekrar, çalışmaya başladım hem de iki işte birden. günde dört saat uyuyorum, uyumayınca aklıma da gelmiyor sıkıntılar.
iyileşiyorum diyemem ama değişiyorum.
anlatırım aklıma geldikçe, sen dinle sözlük, en iyi sen dinliyorsun.

Toplam entry sayısı: 373

tunca tutkun

oturayım bana müzik anlatsın , oturayım bana yaşamını anlatsın, uçsuz bucaksız yaşam heybesinden. bir zirvede yanımda oturduğunda , onda eskilerin naftalin kokulu ruhunu aldım. bunu hissetmek bile o kadar ilginç geldi ki... bilmem, neşesi hiç eksik olmasın! daima neşeli çocuksuluğunu kaybetmesin ve heybesinden daha çok anıyı daha çok yazsın.

point nemo

ıssızlığın tanımı bu kadar mekanik olmamalı, insanlara olduğun fiziksel uzaklığın önemi nedir ki, peki ya olan duygusal uzaklık...

tanım: sizlerle iletişime geçtiğim nokta, ya da bunu hissettiğim nokta.

forvo

internette okunuşunu bilmediğiniz kelimelerin, kelimenin ana dilini konuşanlarca verilmiş ses kayıtlarını dinleyebileceğiniz bir site. siz de isterseniz türkçe kelimeleri ekleyebiliyorsunuz.

elif şafak

asghar farhadi

1972 doğumlu iranlı sinema yönetmeni.84 ve 89. akademi ödüllerinden yabancı dilde en iyi film ödülüyle dönmüştür.
filmlerini izlerken nuri bilge gelir aklınıza, filmlerindeki karakter çizimindeki başarı sizi günlük hayatın içinden bir kesit izlenimi verdirir. filmleri o kadar gerçek hayattandır ki kameralar olmadan tanrı bakış açısıyla filmdekilerin hayatını süzseniz ancak bu kadar abartısız ve berrak çizimlerle karşılaşırsınız.
bunu ifade etmek için de zaten dostoyevski film yapsa ancak bunu yapabilirdi denilir.

89. akademi ödüllerine amerikan başkanı trump'ın politikalarıyla ülkeye giriş ve çıkışların zorlaşmasından ötürü katılamamıştır.fakat yapacağı konuşma yazılı bir demeç halinde yayınlamıştır. okunmasını şiddetle tavsiye ediyorum

şaban’la recep’in aşkına ramazan engel olamaz

tam anlamıyla homofobiklerin ekmeğine yağ sürmek olarak yorumladım, başkalarının düşüncesine saygı duymadan yapılan eylemler sempati değil antipati kazandırır, soyunarak farkındalık yaratılamaz ..
çıkıp "o mizah" naraları atmanın anlamı yok hiç kimse 3 maymunuda oynamasın yaşadığımız ülkenin mizah anlayışı belli ve hiçbirimiz birer şahan,cem,ata değilsek bunun bir anlamı yok...

bodrum'da kıyıya vuran suriyeli çocuk cesedi

1-2 ay önce pis suriyeliler , iyk suriyeliler onları ülkemizden kovalım, çadır kente ne gerek var* diye cıyak cıyak bağıran arkadaşlarımın bugün, "insanlık kıyaya vurdu" manşetiyle duvarımda çıkması çok entrasandı gerçekten. ayırt ediliyor, öğreniyoruz efenim kimler popüler kültür kurbanı insan müsveddesi ,kimler cana can değeri veren insanlık timsali....

fibrilasyon

kalbin elektriksel deviniminin düzensiz şekilde devamı, kısaca kalbin atması yerine titremesi de denilebilir, defibrilator ya da kısaca defi denilen alet kullanılarak kalbin normal ritme sokulması gerekir

her tarafa numarasını yazan insan

ya ben buna hiç katılamıyorum da. şartlı düşünceye bakar mısın?ya yardım almak için yazdıysa o numarayı oraya?kaldı ki ben özel ders verirken bilgimi satabiliyorsam (ki bilgi çağında olduğumuzu ve bilginin bu çağda en değerliği şey olduğu söylenir) isteyende bedenini satabilir. isteyen grafiti amaçlı da yazabilir.

yani ben istersem yardım amaçlı numaramı yazarım ve sen buna karışamazsın,
ben istersem sadece süs olsun diye yazarım sen yine karışamazsın
ve ben istersem sadece istediğim için yazarım sen yinee ve yine karışamazsın!

ayı sözlük itiraf

yazılacak çok şey varken hiçbir şey yazamamak, yapılması gereken tonlarca şeye rağmen yolun başına dönmek.
kendini kabullenememek, kabullenip günlük hayata yedirememek,olmak istenilen yere ulaşamamak,ulaşmak için kendinden vazgeçmek, dinlenilen her müzikte farklı hayatı yaşamak, korkmak kimi zaman; hem de dibine kadar korkmak çoğu zaman. korkmak, ölümden değil korkarımdan korkmak, hayatına korkunun yön vermesi ve elbette tabular. yalnız kalmak?öldürülmek?parasız kalmak? geleceği var edememek? olamamış kendinden şikayet etmek. sonrası hırs,koca bir fontla siyah ve büyük. hırs ve gerisi yanıp yok olmak, aklına gelen tonlarca soruna stres. çözülemeyen ve ertelenenler, kayıp tonlarca yıl. sevgisiz.. gülmek? hahahahah

ps: karışmıssın yine sözlük, sadece itiraf bölümünü kullandığım bir platformsun çoğu zaman, birisi gidip birisi geliyor. banane. ama burasını bizler yaratıyoruz sözlük,burayı yaratan sen değil biziz sözlük. bunu bil,buna göre oyna.

tuvalet kağıdı olarak kullanılması gereken gazeteler

aşırı uç her türlü yalakalık ve sürekli eleştri yapan gazeteler ... bir şey güzelse güzel , çirkinse çirkin demeyi bilin...

(bkz: sözcü )
(bkz: sabah )

ukde

ah de me "uk de"

tamam,vurmayın
sakinim.

şaban’la recep’in aşkına ramazan engel olamaz

tam anlamıyla homofobiklerin ekmeğine yağ sürmek olarak yorumladım, başkalarının düşüncesine saygı duymadan yapılan eylemler sempati değil antipati kazandırır, soyunarak farkındalık yaratılamaz ..
çıkıp "o mizah" naraları atmanın anlamı yok hiç kimse 3 maymunuda oynamasın yaşadığımız ülkenin mizah anlayışı belli ve hiçbirimiz birer şahan,cem,ata değilsek bunun bir anlamı yok...

ayı sözlük chat

sözlük gittikçe ölmüş bu ne be

sibel alaş

cidden ne kadar tatlış , dönemin içinde bulunduğu karışık politizme kurban olup ağır keder,elem kokan şarkılara hiç bulaşmamış , 90 lardaki şu popo sallayıp seks temalı şarkılar yapmayanlardan. resmen iki ayrılmış popçular. birisi aman s*ktir et hayatı modunda diğeri, ülke bok napçaz şimdi modunda çok kötü yav.

-yine keman yayı kaşlar, kim başlattı şunu ?