*edit: bi spesifik beğeni de benden olsun diye alelacele yazmışım. yok "şart" diyemem aslında. ama var böyle bi fetişim. inkar etmiyorum. bi de ortamı piç etmiş gibi hissettim, buna da değinmeden geçmeyeyim(değinmiş de bulundum gel gör ki...) öeh!
"ortalama beğeni"den çok herkesin en spesifik beğenilerinin sergilendiği bi başlık.
edit: türkçenin çok anlamlılığa meyilinin azizliğine uğradım. benim anladığım gibi değilmiş. ama olabilirdi de! ben bu başlığın anket olmama olasılığını sevmiştim.
edit 2: şimdi tekrar bi baktım. "... beğenileri"("...beğenisi" yerine) şeklinde bitseymiş kastedilen anlamı biraz daha net verebilirmiş.
özdemir erdoğanın 73 tarihli hafif batı(jazz)-türkü karışımı enfes şarkısı. vokalsiz versiyonu kemal sunalın çöpçüler kralı filminin müziklerinden biridir.
soundtrack albümü 60lardan surf rock parçalarla doludur. akımı sevdirir sebepsizce. ayrıca misirlou parçasını kimse bilmezken en çok bilinen parçalardan biri haline getirmiştir(pump it falan oldu sonradan), popüler kültüre bu denli hakimdir.
body building uğraşının kurucusu. başta sirklerde falan ağırlık kaldırma gösterileri yapıyormuş. seyircilerin ağırlıktan çok kaslarıyla ilgilendiğini farkedip bu alana yönelmiş. günümüzdeki hayvanlık derecesinde extreme body building örneklerinin aksine vicudu aşırı estetiktir. ayrıca almandır kendisi.
ismi mustafa(ve çocukken kendisiyle mustafa mıstık diye alay edilmiş olması şart) olanların kısa boylu, isminde vurgulu o harfi bulunanların(bora, orhan, osman falan gibi) ise şişman yahut iri ve kalıplı olması gibidir.
öldüğünüzde çürüyüp kokmak yerine, hayatı kısmen çalınmış bi başka insanın vicudunda yaşamaya devam etmektir, bunla da kalmayıp o insana kaybettiklerini, kaçırdıklarını geri kazanması için bi şans vermektir.
düşünmeden duramayan adamdır. kendini rahat bırakamaz, içgüdülerini ortaya çıkaramaz, varsa yoksa bi telaş, bi panik. not: ben değilim, empati kuruyorum.
berberin sizle gevşek ve yumuşak bi ses tonu ile muhabbet edip, başınıza hafiften okşar gibi uysalca dokunması ve nihayetinde saçınızı(ve tabi yüzünüzü de) köpürtüp yıkaması kadar mükemmel bir şey değildir ama hepsi kombine edilirse çok daha iyidir.
başıma gelmişti bu bahsettiğim durum. bi daha da öyle bi berber bulamadım. herif resmen içgüdüyle yaşıyor gibiydi. bi (umursamaz)doğallık, bi uyuşukluk. oldukça maskülen bi erkeği böyle kedi gibi haliyle görmek bi başka. berberden çıktığımda resmen aşıktım adama. anlatılacak gibi değil.
kısaca pen ward diye tanınan, twitterda, kendi web sitesinde falan bueno the bear mahlasını kullanan karikatürist, animatör insan. the marvelous misadventures of flapjack adlı çizgi dizide(ki çok severim) kendisi gibi bear olan thurop van orman ile çalışmış ve sonrasında hala devam eden kendi çizgi dizisi adventure time: with finn and jake i yaratmış, çizimleri ve kurguladığı hikayeleri ile yarmış bi abidir. adventure timeın müziklerini de kendisi yapmakta.
profesyonel güreşçi. o dar ince kırmızı/mavi güreşçi şeylerinden giyecek, göbüşü ele gelecek tatlı tatlı. beyaz tenli siyah/kumral saçlı tatlı suratlı olacak. bi de pasif ağırlıklı olacak. beraber tatile gidicez filan.
haftalık komedi dizilerinde eninde sonunda bi bölüme meze edilen gay tiplemeleri en bariz örneğidir. alabildiğine feminen, kendini erkek gibi hissetmeyen ve delicesine pasif hatta kuşu kalkmayan cinsten fantastik bir karakterdir. işin kötü yanı toplumun genelinin kafasındaki gay imajı budur, bu olduğu için dizilerde o stereotip gözümüzün içine sokulur, gözümüzün içine sokulduğu için de öyle olmaya devam eder. kısaca kafalarda "ibne" diye oluşturulan algı budur.
bu yanlış algı başka bir yanlış algıyı da doğurmaktan geri kalmaz elbette. yıllardır içime dert olmuş bi anlayış bu. ardını vurduran kişi ibneyken aktif rol oynayan arkadaş heteroymuşcasına muamele görüyor, iç muhasebesini de buna göre kuruyor bu arkadaşlar. erkek, bir penisle doğmuş olan değil de, ardını vurdurmayan kişiymiş gibi de bi algı söz konusu. gaylerin(yani onların kafasında tüm gayler ibne diye tanımladıkları stereotiple genelleniyor neticede) erkek veya kadın olmadığı, 3. bir cinsiyet olduğu algısı ve bundan kaynaklanan pek çok saçma diyaloğa şahit oluyoruz mesela.
berberin sizle gevşek ve yumuşak bi ses tonu ile muhabbet edip, başınıza hafiften okşar gibi uysalca dokunması ve nihayetinde saçınızı(ve tabi yüzünüzü de) köpürtüp yıkaması kadar mükemmel bir şey değildir ama hepsi kombine edilirse çok daha iyidir.
başıma gelmişti bu bahsettiğim durum. bi daha da öyle bi berber bulamadım. herif resmen içgüdüyle yaşıyor gibiydi. bi (umursamaz)doğallık, bi uyuşukluk. oldukça maskülen bi erkeği böyle kedi gibi haliyle görmek bi başka. berberden çıktığımda resmen aşıktım adama. anlatılacak gibi değil.
dayanamadım meraktan baktım bu gün ne yazdın diye. iyi ki bakmışım. rakibinle tanışmışsın. ama bir daha nah bakarım. bakarsam da yine yazarım buraya, baktığımı bilirsin.
canım o aptal olabilir ama senden daha güzel. süt gibi süt. o ukalalığını alıp bankaya götürebilirsin. hem o daha önce geldi.
herhangi bir entrika girişimin olursa misliyle karşılık bulmakla kalmaz, benimle ilgili umutlarına da kökten veda edersin. ayriyeten çok pis ifşa ederim. mücadele edeceksen de insanlıktan çıkmamanı öneririm.
profesyonel güreşçi. o dar ince kırmızı/mavi güreşçi şeylerinden giyecek, göbüşü ele gelecek tatlı tatlı. beyaz tenli siyah/kumral saçlı tatlı suratlı olacak. bi de pasif ağırlıklı olacak. beraber tatile gidicez filan.