hepberabear

Durum: 1205 - 0 - 0 - 0 - 25.01.2017 20:57

Puan: 21306 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

"Normal insan kurgudur!"
  • /
  • 61

5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz

andropoz ile yaşam derneği etkinliklerinde.*

ben senden hoşlanıyorsam sen de benden hoşlanmak zorundasın

davranış bozukluğu

kişiliğin gelişme çağından bu yana biz lgbti+ bireylerin, toplumun çoğunluğu tarafından dışlanmış, arka plana itilmiş, benliği ile küstürülmüş bir grup olduğumuzun farkındayım. bu tarz tutumlara maruz bırakılmak da bir çoğumuzda davranış bozukluklarına sebep olabiliyor fakat kişinin toplumsal yaşama uyum, ikili ilişkiler kurma becerileri ve iletişim becerilerindeki her problemi "ama o lgbti+ diye çok dışlandı ya hönönö" diye bir sebebe bağlamayı doğru bulmuyorum. evet büyük etkisi vardır ama tamamen bu bir özür olarak sayılamaz kanımca. kişisel gözlemim toplumda statü olarak bir yere gelmiş, ortalamaya göre kendini geliştirmiş lgbti+ bireylerde sürekli bir bunun arkasına saklanma ve bunun üzerinden bir aciziyet edebiyatı yapma eğilimi söz konusu. öyle ki sizden hoşlandığınızı hiçbir şekilde anlayamadığınız (olur olur yani) yeni tanıştığınız arkadaş önce sizi sosyal medyadan büyük bir iştah ile takip eder, yorumlar, mesajlar, 'likelar' havada uçuşur ama bir süre sonra biter. bu ivmeli düşüşü mutlaka fark eder ve bir bakacak olursunuz ki sizi sosyal medyadaki her yerden silmiştir. cidden bu durumu yaşadıktan sonra "amaaan hiç de takmadım" kafasında "umursamaz cool abi" tribine girebilirdim fakat taktım efendim. neden taktım derseniz bu bir davranış bozukluğudur, bireyin cinsel yönelimi ya da cinsiyet kimliğinden bağımsızdır ve her koşulda bu tavra maruz kalan kişiyi rahatsız eder. analizi ise özetle şudur; "karşımdaki bana, onun bana davranmasını istediğim gibi davranmıyor öyleyse hiç olmasın." temelinde basit gibi gözükse de bence sıkıntı bir durumdur bu ve yine üşenmeyip emin olmak adına olayda bahsi geçen şahısa mesaj atıp sormak istedim neden böyle bir tavırda bulunduğunu aldığım cevap inanılmazdı;

"ben senden çok hoşlanıyorum ama sen bunun farkında değilsin ya da farkındasın ama değilmiş gibi davranıyorsun senin için bu kadar gereksiz bir ayrıntı olmak istemiyorum, beni önemse, bana ilgi duy istiyorum ama bunları yapmayacaksan da seni istemiyorum."

şimdi bu mesajda benim gözüme çarpan tek gerçek var ki "sen, sen olduğun sürece değil benim olmanı istediğim sürece hayatımda olabilirsin!" peki buna kaçımızın, ne şekilde, hakkı var? bencilliklerimizi, id'imizin emrettiği her türlü ilkel hazzımızı karşı tarafta tatmin edemeyince suçlu, kabahatli karşımızdaki midir? biri bana aşıksa bu onun ya da ben birine aşıksam bu tamamen benim problemimdir ve öyle de kalmalıdır. ah şu zavallı eksiklerimiz dolmadıkça cidden başkalarının yaşamını eziyete çevirmeye devam edeceğiz. oysa o kadar kısa ki hayat bir gün değmeyeceğini anlamak için umarım geç olmaz.

(bkz: ben senden hoşlanıyorsam sen de benden hoşlanmak zorundasın)

içim darlanıyor gece gece! öfff! ay cam açın, kapı açın! şom ağzımı açmayayım da aksi bir şey olmasın! neyse eeee napıyonuz sözlük?

ayı sözlük gay pride zirvesi 2016

bu sene hükümetle uzlaşım yoluna gitmeye karar verdim. bu yüzden de zirve ve yürüyüş için seçmiş olduğum kombinim ektedir. sevgiler.*

sokak röportajları

istiklalde dolaşırken cânım yazarlarımızdan cakeciğim ile yakalandığımız röportajdır.

soru şu; "konsantrasyon nedir?" biz 01:39-01:44 arasında varız videoda ve soruyu ben cevaplıyorum ama bizim ötemizde video tam bir sosyal deney tadında. kendim de dahil bütün nadide parçaları toplamışlar adeta.* özellikle sondaki dayı ayyyyyyy gülme krizinden entağrime devam edemiciğiiiimmmmmmm*


aniden gelen kuran yırtma isteği

game of thrones

--- spoiler ---

"game of thrones 6. sezon 9. bölüm özeti"*



--- spoiler ---

yara greyjoy

game of thrones'un aşırı derecede karizmatik lezbiyen karakteridir. kendisi theon greyjoy'un kardeşidir. kitapta ismi asha greyjoy olarak geçmektedir fakat yabanilerden osho isimli bir kadınla karıştırılmaması için dizide ismi yara olarak değiştirilmiştir.

insanın moralini bozan şeyler

21 haziran

dindar insanlardan uzak durmak

bence dindarlardan değil "dincilerden" uzak durun. dindar insan fikirlerini kimseye empoze etmeye çalışmaz, fanatik gibi bir görüşü körü körüne desteklemez, farklı görüşlere saygı duyar, senin dinin/dinsizliğin sana benimki bana der ama gelgelelim dinci insan takım tutar gibi, eleştiri kabul etmeksizin, yok etme güdüsü ile nefret kusarak, fanatizm kafasıyla, saçma sapan yarım yamalak anladığı kendince din sandığı ilkelliği ile yaşar. bunun ayırdına varmak meselesidir bence olay.

çilem doğan

o kadar muluyum ki son aylarda aldığım en iyi haberdir! çilem onurumuzdur!

arvellian

ilk göz ağrım. hayırsız babasının aksine vefalı çocuğum. kimselere değişmediğim kuzum, cennet kokulum, oyhşşş yessin onu anası, yessin onu ninesi.*

şu an dinlenen şarkıdan bir cümle

"seni bana sorana haberim yok diyorum,
şimdi nerede kimlesin bilmek istemiyorum!"

ama tabi ki ferdi özbeğen'den ve rakı eşliğinde.

kullanmak için can atılan replikler

ben bu kadını tanıyorum. aynı hırs, aynı öfke, aynı ihtiras. ne kadar babamın kızıyım desende sen benim kızımsın bihter. seninle gurur duyuyorum.

masal

uzaklara dalıp dalıp aslında hiçbir şey düşündürmezken garipseten deniz seki şarkısı. aaaaaa "ooof ulaaan offf" diye masaları yıkmalarcaaa ben!*

"aynalara baka baka,
kendini kendine,
şikayet ediyorsun.
delirir gibi!"

kış güneşi

azar azar

(bkz: faruk k)'nin 2001 yılını adeta sallayan parçası. anacım klipteki o danslar, o kıyafetler, o gerdan kırmaların "yıkılmasını" saymıyorum bile!

(bkz: ay herhalde)
(bkz: azar azar kader bize ne yazar)

hala dinler ve klipteki "fütüristik lirik dans" konusunda doktora tezi sayılabilecek derecede dans figürlerini yapmaya çalışırım çünkü;

(bkz: ablan star bebeğim)

şarkı için;



ayı sözlük itiraf

gün itibari ile iletişimlerimdeki tahammül düzeyim ve seviyem;

(bkz: nazire şenlendirici)'nin (bkz: hüsnü şenlendirici) ile boşanma sürecinde şıpakat terlikleri ile adliyeden çıkarken kendisini darlayan basın mensupları yüzünden yanlış taksiye binmesinin ardından hatasını fark ederek doğru taksiye yönelirken "hepinizin allah belasını versin" demesi.
  • /
  • 61
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1205

aileye açılmak

benim açılma hikayem çok çok ilginç olmuştu. ailem bir şekilde ajanlıkla bunu öğrenmişti fakat aldığım olumsuz tepki çok gariptir ki şuydu; böyle bir şeyi neden bizden saklıyorsun, biz senin aileniz her şekilde yanındayız, aptal mısın sen neden bizden saklıyorsun diye daha çok sinirlerimi bozmuşlardı. aradan aylar geçince inanın herkes alışıyor o kriz bir şekilde aşılıyor.(tabii benim ailem kabullenip sağlıklı biçimde bunu aşan tipe örnek) şimdi annem yüzümün gülüşünden anlıyor, sevgilimle barışık mıyım?, ayrı mıyım?, kavgalı mıyım? diye. hatta son günlerde aramızda geçen bomba muhabbet;

"ay ona mı üzülüyorsun oğlum, yavrum be! bir senin güzelliğine bak bir de şu adama, haşlanmış yumurta gibi! üzme kendini sen en iyilerini bulursun!" *

yine de şu var ailenin bireyi kabulu ve anlayış göstermesi çok önemliyken aynı şekilde açılmamanız da bence bir sorun çıkarmaz. yani illa ki bilmek zorunda değiller. eğer bu sosyal ilişkilere zarar verecek derecede ailede bir bozulma yaratacaksa en iyisi açılmamaktır. ayrıca kimse kusura bakmasın ama evladını her şekilde kucaklayamayan aile, aile değildir! siz onları reddedin, kendi hayatınızı kurun, dostlarınız, sevdikleriniz, aşklarınızla kendi ailenizi kendiniz kurun! unutmayın açık ya da gizli; ne yanlışız, ne de yalnız!

seda sayan

“ben çocuğumun doğumundan sonra yemin ediyorum disipline girmiş bir kadın olarak, sen kimsin beni yargılıyorsun? sen kimsin? sana bir tavsiyem, yazık o git kızına sahip çık önce. inşallah allah seni kızınla terbiye etmesin. inşallah allah seni, o geride bıraktığın karınla terbiye etmesin. sen çok alçak bir adamsın, çok alçak. insanlara belden aşağı vuracak kadar. senin akıl hocalarını da biliyorum. senin akıl hocaların, kendi karılarının çektiği pornolara baksın. hepsini çıkarırım! oğlum ayağınızı denk alacaksınız. herkes ayağını denk alacak! öyle kolay değil bu memlekette ahkam kesicem, beni hükümet..seni hükü kim koruyor? hangi hükümet o, hangi hükümet seni koruyor! kim?? herkesten hesabını sorarım. kimse bana bu konuda konuşamaz. dört dörtlük yaşayan, bu memlekette çalışıp, köpek gibi çalışıp kraliçe gibi yaşamaya çalışan, evladını ailesini en iyi derecede yaşatmaya çalışan, aslan gibi vergisini veren, yardımlarını yapan. ne yaptınız ulan siz? ne yaptınız! nerde ne yaptın! pis! yediği kapıya pisleyen şerefsiz adam. onu bile bir adamlık sayıyorsun, o bile bir adamlık değil. git intihar et be. yediğim kaba pislemem be ne olursa olsun. git ulan kendini as. asarım kendimi, öyle bir kadınım biliyor musunuz? ekmek yediysem, o insanlar ne olursa olsun, beni ilgilendirmez arkadaş. görmedim bilmiyorum derim be!

benim yirmi yaşındaki evladıma sen kimsin? sen onu üzebilir misin? ben onun tırnağına taş değdirir miyim? hele senin gibi bir soytarıya. soytarı. sende evlat mevhumu olsa çocuğunu barlardan, seninki kız çocuğu bi de. git çocuğunu barlardan topla. git geride bıraktığın karına sahip çık. ben aslan gibi ortadayım bak. aslanım be. valla. senden daha adamım. bi de sen kadınlarla uğraşıyorsun. çok üzülüyorum, hayır ne gibi bir sorunun var, bir sorunun var senin? var, hep kadınlarla. bu adamın ilk bana kini nasıl başladı bana anlatıyorum. bu adamın aramızda geçen bir şeye kadar…(anlatmıyor, orada fark edip susuyor) hepsi elimde!

bi de bu hükümetin adını kullanıyorsun bu hükümet hangi hükümet kim bu başka bir hükümet daha mı var? başka benim bilmediğim bir hükümet mi var? direkt hükümet diyor! gene yazmış ’'hükümetim var arkamda”, bizim ne var arkamızda! benim kimse yok kardeşim arkamda, kimse yok. gel ulan, gel! böyle bir şey var mı ya? bir tane adam çıkacak onun karısına kızına çoluğuna çocuğuna namusuna her şeyine laf atacak, biz de onun bulunduğu ortamda ay dur bulaşmayayım da bana da bunu demesin. diyorsan de hadi git! hadi git lan! git de! senin karının memeleri sen yanındayken ekrandan ağzımıza giriyordu? bulun o görüntüleri. buldururum hepsini! hepsi var. yazık o kadıncağıza da yazık. evine geldim bir kahve içtim diye bu kadar sustum, pislik. popstarda sen çıktın gülşen'e olan aşkını ilan ettin. sonra da gülşene dedin ki, bu kadar türk halkının önünde “evliyim ama seviyorum ne yapayım” dedin, sonra da kadına dedin ki “gülşenin üstünden dozer geçti’’ dedin reha muhtar için. yazık. midem bulanıyor benim. midem bulanıyor.

ben hiçbir ayrılığımın arkasından konuşmadım. hiçbiri de benimle ilgili konuşmadı. çünkü ben gerçekten kimseye kötülük yapmadım, yapmam da. hep iyiliğim dokunmuştur, hep. çünkü ruhum öyle değil benim ya. kimseye zarar veremem, vermedim. hayatım boyu vermedim. vermedim. iki üç tane bunun gibidir konuşan. onlar da zaten benle kafayı yediler. bu kadaaaaaar yılların içerisinde ne mutlu sedanıza ki iki tane üç tane, soytarı üç taneyi geçmez (eliyle iki yapıyor) dikkat edin. üç soytarıdır bu. en fazla iki soytarıdır konuşan. iki tane soytarı. işlerine baksalar belki de yol alacaklar. bunlar soytarı. bunlara prim vermeyiniz. bunların yazdığı söylediği her şey yalan. erol köse, karşındayım, bir kadın olarak. hiçbir adam senin karşına dikilemedi, ben dikiliyorum ulan. gel konuşalım, gel. gidip başka yerlerde soytarılık yapma. sen zaten soytarısın, seni türk halkı soytarı olarak tanıdı. soytarı olarak tanıdı? e soytarısın, devam ettiriyorsun. ben doktorum diyorsun beni ezmeye çalışıyorsun kültürsüzlükle. ben senin okuduğun üniversitenin beş tanesini bitirdim burda be. ben gecekondu çocuğuyum, ordan geliyorum. benim evimin tuvaleti dışarıdaydı. kurban olurum. kurban ol bütün gecekondu çocuklarına. bütün orda yaşayanlara kurban ol sen kurban ol!’'


söyleyeceklerim bu kadar.

hornet'te kuzeni görmek

sevda

efsane aysel gürel sözlerine efsane akustik cover yapmış (bkz: pandora) "budur!"

ayı sözlük itiraf

hiçbir aidiyetimin olmadığı bir kara parçasının vatandaşıyım. mutsuzum. umutsuzum. defolup gitmek istiyorum. ve en yakın zamanda da gideceğim.

31 çeken terörist videosunu yayınlayan güvenlik güçleri

ülkenin en geniş gay porno arşivine sahip tsk'nin solo kategorilerdeki arşiv eksiğini gidermeye yönelik bir girişim de olabilir. hani şaşırtmaz yani.

edit: şu yazdığım şeyi eksileyen ibnelerin zavallılığından daha zavallı bir durum yoktur herhalde. ulan sizi obje yerine bile koymayan, doğanız gereği var olan benliğinizi her fırsatta aşağılayan. heteroseksüel bir insana kursa kan çıkacak (yine heteronormatif ahlaktan ötürü tabii) cümleyi hiç düşünmeden kurup "bize sikilirken bir videonu getir belgele" diyen kurumun yardakçılığını yapmaya ne meraklısınız be. gurursuzsunuz. onursuzsunuz hatta üzgünüm.

ayı sözlük itiraf

bazen çok severek seçtiğim ve yaptığım mesleğimin ağır geldiğini hissediyorum sözlük. deliye vurmak, hayatın her anından, her yaşantıdan mizah çıkarmak ve en kötü görünen şeylerden bile yaşanacak değerli yanlar bulmak benim hayattaki misyonum olarak belirlediğim şeydir ama bazen olmuyor. bireysel ya da çevresel koşulların etkisi ile bazen insan aşırı yoğunlaşır ya bugün sanırım öyle günlerden biri. çocukluk döneminde çocukluk şizofrenisi tanısı almış 29 yaşında bir danışanım ile seansım vardı bugün. annesi hakkında iş yerimdeki çalışanlardan bir kaç şey duymuştum ama kendim görmek istedim. danışanım annesi ile geldiğinde annesinin danışanıma olan tavrı, o bir an önce kurtulmak ister hali, o insan yerine bile koymayışı ve çocuğu hakkında bana yapmış olduğu uyarılar beni dehşete düşürdü. sanki çocuğundan değil, bir eşyadan, objeden, gereksiz bir ayrıntıdan bahsediyordu. biliyorum özel gereksinimli bireylerle yaşamak çok zor. bunun bir yerde farkındayım, o annenin de görev ve sorumluluklarından sıyrılmak isteyişini, bir yerde bezginliğini, birey olarak gereksinimlerini anlıyorum ama danışanımın bunların hepsinden aşırı derecede etkilendiğini bildiği halde buna devam etmesi çok yaralayıcı. seans boyunca danışanım sevilmediğinden, içinde bir acısı olduğundan, değersiz hissettiğinden bahsetti durdu. hiç susturmadım. hiç müdahale etmedim. belki de istediği gibi, bir birey olarak, özgürce ilk defa anlattı, anlattı, anlattı dakikalarca... o an şunu fark ettim o kadar benziyordu ki aslında hayatın karşısındaki itilmişliğimiz ve birilerinin, yedi kat yabancının ya da en yakınlarımız, ailemiz, arkadaşlarımız, eş, dostun izin verdiği kadar kendimiz oluşumuz... bitmesin istedi, bitmesin istedim o seans... keşke anlatsaydık saatlerce, günlerce... hafifleseydik biraz. haykırsak, bağırsak, bir kere daha sizin lütfettiğiniz hayatı değil hakkımız olan hayatı yaşamak istiyoruz diye... keşke...

ayı sözlük itiraf

ablamın bilişimci arkadaşları sayesinde bütün yazışmalarımı ip üzerinden tüm veri aktarımlarımı denetlettirerek belgelerle aile meclisinde gay olduğumu kanıtlama gecesiydi sözlük. buna hakkı yoktu, evet özel hayata müdahaleydi ama "artık sen de rahatla biz de ve biz de seni destekliyoruz, yanındayız" demek için bunu yaptığını söyledi. kaldı ki garip olan şuydu annem ve babamın biz zaten biliyorduk sana sorup emin olmak istedik tavrı inanılmaz garip ama bir o kadar rahatlatıcı geldi. bugünden itibaren resmi olarak ailesine açık bir eşcinselim ve çok garip bir his. yılın en uzun gecesiydi hakikaten. çok değişik bir his ilk kez bu evde kendimi kendim gibi hissedip ailemin beni "gerçek" ben olduğum için sahiplendiğini ve sevdiğini anladım.

(bkz: ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi)

ayı sözlük itiraf

hiçbir aidiyetimin olmadığı bir kara parçasının vatandaşıyım. mutsuzum. umutsuzum. defolup gitmek istiyorum. ve en yakın zamanda da gideceğim.

eğer dünyaya bir daha gelseydiniz cinsel yönelim olarak neyi seçerdiniz

zeki insanların ortak özellikleri

ben merkezci.
maymun iştahlı.
dengesiz.
obsesif.
asosyal.
ukala.

(bkz: herbokolog)

edit: eksileyin amk. unuttuğum bir özelliği daha hatırlattı bana.

övülmekten orgazm olmak!

efsane internet replikleri

vazgeçilmez kadın replikleri

derin bir nefesin ardından, kısık ses tonu ve sürekli tekrar ile;

(bkz: ben kime anlatıyorum ki kendin söyle kendin işit...)

özür dilemenin yapay olduğu gerçeği

mehmet hıdır tanboğa

silopi'de polisin katlettigi mehmet hıdır tanboğa henüz 17 yaşındaydı!
çocuktu!
mehmet hıdır tanboğa yaralı halde hastaneye götürülürken, polisler tarafından hastane önünde katledildi!!!
16'sındaki erdal gibi o da çocuktu!
derdiniz, meseleniz umurumda değil!
çocuklar katlediliyor!
yahu 17 yaşındaki çocuk öldü!
çocuk öldü!
çocuk ulan!
çocuk!


#silopidekatliamvar
#silopidepolisterörüvar
Henüz takip ettiği biri yok.