hepberabear

Durum: 1180 - 0 - 0 - 0 - 25.01.2017 20:57

Puan: 20904 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

12 yıl önce kayıt oldu.
5.Nesil Yazar.

"Normal insan kurgudur!"
  • /
  • 59

cuddle pig

sözlükteki en çok güldüğüm mizah yeteneğine hayran olduğum yazarlardan biridir. deliler gibi dağıttık ve tabi ki de anıra anıra güldük yine. ayrıca o artık hepimizin superman'i haberiniz olsun! ve ibneli papatya kokulu peçetesinden bana da alacak söz verdi! en son tüm sözlük coop'ta sarmaş dolaş dans ediyorken mübarek pride kiss ile hepimiz birbirimizi kutladık! ateşin iradesi bizimle olsun! ay hadi inşallah!

cake

onun için hiçbir şey diyemiyorum artık! ay cake ile vakit geçirmek rüya gibi bitince bunalıma giriyor insan zirvedeki eğlence dozundan aşağıya düşüyor! ki zaten biz onunla bir safiye ile faik, alişan ile çağla ve uğur aslan ile seda sayan çoktan olduk bile! yansıııınn ekraaanlaaaaar! canlı yayınlaaaar! neşen hiç gitmesin aşk!

purplewhale

house of hönönö'nün güzellik timsali, yedi krallığın piremsesi, elitliğin ve anarşinin dişi sembolü. şanlı soyumuzu nesillerden nesile aktaracak olan ikiz kanlarımdan bir tanesi. böyle bir güzellik yok! tüm istanbul dün gece oradaydı ama ben onun gibisini görmedim eeeee anası kim?! anası ona gubban hiii yerim!

tubi

esnek ve kıvrak danslarımız ile herkese haddini öğrettik çok şükür! başımızda bir kadın bulunsun ayol millet ne der diye düşünmeden eğlenelim diyorsanız eğer işte evet bu kadın o kadın! ay hep gel çık çık gel zirvelere tubiiiii!

utopya

kıaaaaaaaz! yine feministliğin dibine vurup erilliğe lanetler yardırdık beraber! genç yaşına rağmen kocaman yüreği ve aktivist kimliğine hayran olduğum yazardır bebeğimler! bence erkeksi bağğyaanlar eklesin çünkü ileride buralar çok değerlenecek!* yolu çok açık ve hep omuz omuzayız!

(bkz: susma haykır lezbiyen biseksüel feministler vardır)

smellycat

beni yine gülmekten yarım yarım yarmış bebeksim. şahit olduğum ve krize girdiğim diyalogu aktarmak istiyorum;

smellycat: aaaa canım nasılsınnn? (sarmaş dolaş)
x: aaa iyidir tatlım sennn (mucuk mucuk öpücükler havada uçuşmalar sarılmalar)

ve x gider..

smellycat: ay bu çocuğu da hiç sevmem ya uyuz şey!*

aylar aylaaaar sonra mübarek pride haftası dansın tanrıçaları olarak pistlere geri döndük ve it's donatella bitchez etkisi ile pistte tozu dumana kattık. o (bkz: house of hönönö)'nün biricik donatellası, halası, stil deyince akla gelen sözlüğümün ve gönlümün en lubunyası! aşkım! haliyle yıkılsıııaaaaaan!

bir kez daha bizi uzaktan imrenerek izleyenlere geliyooooor;

ayı sözlük check-in servisi

@coop pride party w/ arvellian, smellycat, cortland, himbil, nehiryeli, utopya, purplewhale, thewinteriscoming

ayyyyyy yıkılsıaaaaaaağğnnn! sabahlar olmasıaaaaaan!

ayı sözlük check-in servisi

@nayah terrace pride party ayyyyy yıkılmalarcaaaaaağ ahahahahhaha!

ayağı kürek gibi olanın yarrağı börek gibi olur

46,5 nömra ayaklara sahip bendeniz için zerre geçerli olmayan önermedir. nereden mi biliyorum?

(bkz: kürdan similya)*

ayı sözlük itiraf

ya böyle sözlükte online yazarlar az olunca özellikle de gecenin geç saatlerinde bir de admin ve moderatörler olmayınca sebepsiz bir duyguya bürünüyorum böyle içimden "yastııığğkkkk savaaaaaşıııaaaaağ" ya da "soooğğyyuuuğğnnmaaaağ paarrtisiiiğğ" diye bağırmak geliyor. ay tövbeler tövbesi.*

napıyorsun

ayı sözlük gay pride zirvesi 2016

onurlu direnişimi kutlamam için illa ki yürümem gerekmiyor yürüsek çok daha iyi olurdu ama yine de onurlu direnişimi kutlamak için zirveye katılacağımı ve o gün taksimde/istiklalde/beyoğlunda olacağımı buradan bildiriyorum lütfen benim gibi düşünen ve katılacak olan arkadaşlar zirvetörden işaretlesinler. oradayız! gitmiyoruz! demek için!

2016 lgbti onur yürüyüşünün komite tarafından iptal edilmesi

istanbul lgbti+ onur haftası komitesi tarafından yayınlanan bildiride duyurulmuştur;

bilindiği gibi, geçen sene polisin saldırdığı lgbti+ onur yürüyüşü, 14. senesinde de istanbul valiliği tarafından yasaklandı. benzer şekilde, bir hafta önce yapılan trans onur yürüyüşü de açıklanan yasak üzerine polis tarafından engellendi.

bu gelişmeler üzerine, 24. lgbti+ onur haftası komitesi olarak, 26 haziran günü saat 17.00’da tünel meydanı’nda bir basın açıklaması yapmak üzere istanbul valiliği’ne bildirimde bulunduk ancak “uygun görülmediği” yanıtını aldık. valilik, yasak gerekçesi olarak gösterdiği tehditlere karşı bizleri korumak yerine, anayasa’da demokratik bir hak olarak yer alan “gösteri ve toplantı yürüyüşleri kanunu”nu ihlal etmeyi tercih etti.

onur yürüyüşü’nü gerçekleştiremeyeceğimizi üzüntüyle duyuruyoruz. ancak bizim kendimize duyduğumuz güven, ufkumuz ve hayallerimiz bir yürüyüşten, istiklal caddesi’nden, bu şehirden ve bu ülkeden çok daha geniştir. varoluş mücadelemiz dünü, bugünü ve geleceği aşar çünkü biz hep buradaydık, buradayız ve burada olacağız.
hatırlarsanız, emniyet güçleri trans onur yürüyüşü’nde basın açıklamasını okumaya ve bir arada durmaya çalışan insanlara “lütfen dağılın ve hayatın normal akışına dönmesine izin verin,” diye seslenmişti.

biz de bu çağrıya riayet ediyoruz: 26 haziran pazar günü, istiklal caddesi’nin her köşesine dağılıyoruz. “hayatı 'normal’ akışına döndürmek” için pazar günü beyoğlu’nun her sokağında, her caddesinde birbirimize kavuşuyoruz.

12 yıl boyunca büyük bir coşkuyla gerçekleştirdiğimiz onur yürüyüşleri varoluşumuzu, onurlu bir yaşam sürme ısrarımızı ve her geçen yıl büyüyen mücadelemizi kutladığımız bir alandır. sadece lgbti+ bireylerin değil, herkesin hayatına etki eder. onur yürüyüşü,insanlığa bir hayal kurdurur: bu dünya başka türlü olsaydı, nasıl insanlar olurduk? ne giyer, ne arzular, ne eyler, ne söylerdik? bu kentin sokakları neye benzerdi? aşkla örgütlenseydik, bizi birbirimizden ne koparabilirdi? bedenimiz, emeğimiz ve geleceğimiz bizim elimizde olsaydı, nasıl olurdu? yürüyüşümüzü gerçekleştiremesek de aklımızda bu hayallerle istiklal’in sokaklarını doldurmaktan vazgeçmiyoruz.

bize dayatılan hayatı reddediyoruz. şiddeti ve baskıyı normalleştiren, bizi yok sayan bir hayat değil, kendi seçtiğimiz,
onurla varolduğumuz hayatı yaşamaya devam ediyoruz ve “hayatı 'normal’ akışına döndürerek”:

dağılıyoruz, dağılıyoruz, dağılıyoruz..

makatından salatalık parçası çıkan imam

sahurda rahatsızlanıp hastaneye kaldırılması sonucunda makatında salatalık parçası tespit edildiği için açığa alınan imamdır. hayır kardeşim size ne? neden açığa alıyorsun adamı? görevi ile makatında ne olduğunun ya da neresine ne soktuğunun ne ilgisi var?

ilgili haber;

http://www.birgun.net/haber-detay/makati...

ayrıca;

(bkz: hani marjinal bizdik)

bacak bacak üstüne atmak

bir yerden sonra otomatikleşen bir hal alan hareket. hani düşünmüyorsun bile oturduğun an bir parçası oluveriyor oturuş biçiminin. hatta şu an elde telefon bu entağriyi yazarken bile...*

sevgiliyi kıskanmak

bu konudaki düzeyimi tanımlayan görsel ektedir*
;

5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz

andropoz ile yaşam derneği etkinliklerinde.*

ben senden hoşlanıyorsam sen de benden hoşlanmak zorundasın

davranış bozukluğu

kişiliğin gelişme çağından bu yana biz lgbti+ bireylerin, toplumun çoğunluğu tarafından dışlanmış, arka plana itilmiş, benliği ile küstürülmüş bir grup olduğumuzun farkındayım. bu tarz tutumlara maruz bırakılmak da bir çoğumuzda davranış bozukluklarına sebep olabiliyor fakat kişinin toplumsal yaşama uyum, ikili ilişkiler kurma becerileri ve iletişim becerilerindeki her problemi "ama o lgbti+ diye çok dışlandı ya hönönö" diye bir sebebe bağlamayı doğru bulmuyorum. evet büyük etkisi vardır ama tamamen bu bir özür olarak sayılamaz kanımca. kişisel gözlemim toplumda statü olarak bir yere gelmiş, ortalamaya göre kendini geliştirmiş lgbti+ bireylerde sürekli bir bunun arkasına saklanma ve bunun üzerinden bir aciziyet edebiyatı yapma eğilimi söz konusu. öyle ki sizden hoşlandığınızı hiçbir şekilde anlayamadığınız (olur olur yani) yeni tanıştığınız arkadaş önce sizi sosyal medyadan büyük bir iştah ile takip eder, yorumlar, mesajlar, 'likelar' havada uçuşur ama bir süre sonra biter. bu ivmeli düşüşü mutlaka fark eder ve bir bakacak olursunuz ki sizi sosyal medyadaki her yerden silmiştir. cidden bu durumu yaşadıktan sonra "amaaan hiç de takmadım" kafasında "umursamaz cool abi" tribine girebilirdim fakat taktım efendim. neden taktım derseniz bu bir davranış bozukluğudur, bireyin cinsel yönelimi ya da cinsiyet kimliğinden bağımsızdır ve her koşulda bu tavra maruz kalan kişiyi rahatsız eder. analizi ise özetle şudur; "karşımdaki bana, onun bana davranmasını istediğim gibi davranmıyor öyleyse hiç olmasın." temelinde basit gibi gözükse de bence sıkıntı bir durumdur bu ve yine üşenmeyip emin olmak adına olayda bahsi geçen şahısa mesaj atıp sormak istedim neden böyle bir tavırda bulunduğunu aldığım cevap inanılmazdı;

"ben senden çok hoşlanıyorum ama sen bunun farkında değilsin ya da farkındasın ama değilmiş gibi davranıyorsun senin için bu kadar gereksiz bir ayrıntı olmak istemiyorum, beni önemse, bana ilgi duy istiyorum ama bunları yapmayacaksan da seni istemiyorum."

şimdi bu mesajda benim gözüme çarpan tek gerçek var ki "sen, sen olduğun sürece değil benim olmanı istediğim sürece hayatımda olabilirsin!" peki buna kaçımızın, ne şekilde, hakkı var? bencilliklerimizi, id'imizin emrettiği her türlü ilkel hazzımızı karşı tarafta tatmin edemeyince suçlu, kabahatli karşımızdaki midir? biri bana aşıksa bu onun ya da ben birine aşıksam bu tamamen benim problemimdir ve öyle de kalmalıdır. ah şu zavallı eksiklerimiz dolmadıkça cidden başkalarının yaşamını eziyete çevirmeye devam edeceğiz. oysa o kadar kısa ki hayat bir gün değmeyeceğini anlamak için umarım geç olmaz.

(bkz: ben senden hoşlanıyorsam sen de benden hoşlanmak zorundasın)

ayı sözlük gay pride zirvesi 2016

bu sene hükümetle uzlaşım yoluna gitmeye karar verdim. bu yüzden de zirve ve yürüyüş için seçmiş olduğum kombinim ektedir. sevgiler.*

  • /
  • 59
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1180

aileye açılmak

benim açılma hikayem çok çok ilginç olmuştu. ailem bir şekilde ajanlıkla bunu öğrenmişti fakat aldığım olumsuz tepki çok gariptir ki şuydu; böyle bir şeyi neden bizden saklıyorsun, biz senin aileniz her şekilde yanındayız, aptal mısın sen neden bizden saklıyorsun diye daha çok sinirlerimi bozmuşlardı. aradan aylar geçince inanın herkes alışıyor o kriz bir şekilde aşılıyor.(tabii benim ailem kabullenip sağlıklı biçimde bunu aşan tipe örnek) şimdi annem yüzümün gülüşünden anlıyor, sevgilimle barışık mıyım?, ayrı mıyım?, kavgalı mıyım? diye. hatta son günlerde aramızda geçen bomba muhabbet;

"ay ona mı üzülüyorsun oğlum, yavrum be! bir senin güzelliğine bak bir de şu adama, haşlanmış yumurta gibi! üzme kendini sen en iyilerini bulursun!" *

yine de şu var ailenin bireyi kabulu ve anlayış göstermesi çok önemliyken aynı şekilde açılmamanız da bence bir sorun çıkarmaz. yani illa ki bilmek zorunda değiller. eğer bu sosyal ilişkilere zarar verecek derecede ailede bir bozulma yaratacaksa en iyisi açılmamaktır. ayrıca kimse kusura bakmasın ama evladını her şekilde kucaklayamayan aile, aile değildir! siz onları reddedin, kendi hayatınızı kurun, dostlarınız, sevdikleriniz, aşklarınızla kendi ailenizi kendiniz kurun! unutmayın açık ya da gizli; ne yanlışız, ne de yalnız!

seda sayan

“ben çocuğumun doğumundan sonra yemin ediyorum disipline girmiş bir kadın olarak, sen kimsin beni yargılıyorsun? sen kimsin? sana bir tavsiyem, yazık o git kızına sahip çık önce. inşallah allah seni kızınla terbiye etmesin. inşallah allah seni, o geride bıraktığın karınla terbiye etmesin. sen çok alçak bir adamsın, çok alçak. insanlara belden aşağı vuracak kadar. senin akıl hocalarını da biliyorum. senin akıl hocaların, kendi karılarının çektiği pornolara baksın. hepsini çıkarırım! oğlum ayağınızı denk alacaksınız. herkes ayağını denk alacak! öyle kolay değil bu memlekette ahkam kesicem, beni hükümet..seni hükü kim koruyor? hangi hükümet o, hangi hükümet seni koruyor! kim?? herkesten hesabını sorarım. kimse bana bu konuda konuşamaz. dört dörtlük yaşayan, bu memlekette çalışıp, köpek gibi çalışıp kraliçe gibi yaşamaya çalışan, evladını ailesini en iyi derecede yaşatmaya çalışan, aslan gibi vergisini veren, yardımlarını yapan. ne yaptınız ulan siz? ne yaptınız! nerde ne yaptın! pis! yediği kapıya pisleyen şerefsiz adam. onu bile bir adamlık sayıyorsun, o bile bir adamlık değil. git intihar et be. yediğim kaba pislemem be ne olursa olsun. git ulan kendini as. asarım kendimi, öyle bir kadınım biliyor musunuz? ekmek yediysem, o insanlar ne olursa olsun, beni ilgilendirmez arkadaş. görmedim bilmiyorum derim be!

benim yirmi yaşındaki evladıma sen kimsin? sen onu üzebilir misin? ben onun tırnağına taş değdirir miyim? hele senin gibi bir soytarıya. soytarı. sende evlat mevhumu olsa çocuğunu barlardan, seninki kız çocuğu bi de. git çocuğunu barlardan topla. git geride bıraktığın karına sahip çık. ben aslan gibi ortadayım bak. aslanım be. valla. senden daha adamım. bi de sen kadınlarla uğraşıyorsun. çok üzülüyorum, hayır ne gibi bir sorunun var, bir sorunun var senin? var, hep kadınlarla. bu adamın ilk bana kini nasıl başladı bana anlatıyorum. bu adamın aramızda geçen bir şeye kadar…(anlatmıyor, orada fark edip susuyor) hepsi elimde!

bi de bu hükümetin adını kullanıyorsun bu hükümet hangi hükümet kim bu başka bir hükümet daha mı var? başka benim bilmediğim bir hükümet mi var? direkt hükümet diyor! gene yazmış ’'hükümetim var arkamda”, bizim ne var arkamızda! benim kimse yok kardeşim arkamda, kimse yok. gel ulan, gel! böyle bir şey var mı ya? bir tane adam çıkacak onun karısına kızına çoluğuna çocuğuna namusuna her şeyine laf atacak, biz de onun bulunduğu ortamda ay dur bulaşmayayım da bana da bunu demesin. diyorsan de hadi git! hadi git lan! git de! senin karının memeleri sen yanındayken ekrandan ağzımıza giriyordu? bulun o görüntüleri. buldururum hepsini! hepsi var. yazık o kadıncağıza da yazık. evine geldim bir kahve içtim diye bu kadar sustum, pislik. popstarda sen çıktın gülşen'e olan aşkını ilan ettin. sonra da gülşene dedin ki, bu kadar türk halkının önünde “evliyim ama seviyorum ne yapayım” dedin, sonra da kadına dedin ki “gülşenin üstünden dozer geçti’’ dedin reha muhtar için. yazık. midem bulanıyor benim. midem bulanıyor.

ben hiçbir ayrılığımın arkasından konuşmadım. hiçbiri de benimle ilgili konuşmadı. çünkü ben gerçekten kimseye kötülük yapmadım, yapmam da. hep iyiliğim dokunmuştur, hep. çünkü ruhum öyle değil benim ya. kimseye zarar veremem, vermedim. hayatım boyu vermedim. vermedim. iki üç tane bunun gibidir konuşan. onlar da zaten benle kafayı yediler. bu kadaaaaaar yılların içerisinde ne mutlu sedanıza ki iki tane üç tane, soytarı üç taneyi geçmez (eliyle iki yapıyor) dikkat edin. üç soytarıdır bu. en fazla iki soytarıdır konuşan. iki tane soytarı. işlerine baksalar belki de yol alacaklar. bunlar soytarı. bunlara prim vermeyiniz. bunların yazdığı söylediği her şey yalan. erol köse, karşındayım, bir kadın olarak. hiçbir adam senin karşına dikilemedi, ben dikiliyorum ulan. gel konuşalım, gel. gidip başka yerlerde soytarılık yapma. sen zaten soytarısın, seni türk halkı soytarı olarak tanıdı. soytarı olarak tanıdı? e soytarısın, devam ettiriyorsun. ben doktorum diyorsun beni ezmeye çalışıyorsun kültürsüzlükle. ben senin okuduğun üniversitenin beş tanesini bitirdim burda be. ben gecekondu çocuğuyum, ordan geliyorum. benim evimin tuvaleti dışarıdaydı. kurban olurum. kurban ol bütün gecekondu çocuklarına. bütün orda yaşayanlara kurban ol sen kurban ol!’'


söyleyeceklerim bu kadar.

hornet'te kuzeni görmek

sevda

efsane aysel gürel sözlerine efsane akustik cover yapmış (bkz: pandora) "budur!"

ayı sözlük itiraf

hiçbir aidiyetimin olmadığı bir kara parçasının vatandaşıyım. mutsuzum. umutsuzum. defolup gitmek istiyorum. ve en yakın zamanda da gideceğim.

31 çeken terörist videosunu yayınlayan güvenlik güçleri

ülkenin en geniş gay porno arşivine sahip tsk'nin solo kategorilerdeki arşiv eksiğini gidermeye yönelik bir girişim de olabilir. hani şaşırtmaz yani.

edit: şu yazdığım şeyi eksileyen ibnelerin zavallılığından daha zavallı bir durum yoktur herhalde. ulan sizi obje yerine bile koymayan, doğanız gereği var olan benliğinizi her fırsatta aşağılayan. heteroseksüel bir insana kursa kan çıkacak (yine heteronormatif ahlaktan ötürü tabii) cümleyi hiç düşünmeden kurup "bize sikilirken bir videonu getir belgele" diyen kurumun yardakçılığını yapmaya ne meraklısınız be. gurursuzsunuz. onursuzsunuz hatta üzgünüm.

ayı sözlük itiraf

bazen çok severek seçtiğim ve yaptığım mesleğimin ağır geldiğini hissediyorum sözlük. deliye vurmak, hayatın her anından, her yaşantıdan mizah çıkarmak ve en kötü görünen şeylerden bile yaşanacak değerli yanlar bulmak benim hayattaki misyonum olarak belirlediğim şeydir ama bazen olmuyor. bireysel ya da çevresel koşulların etkisi ile bazen insan aşırı yoğunlaşır ya bugün sanırım öyle günlerden biri. çocukluk döneminde çocukluk şizofrenisi tanısı almış 29 yaşında bir danışanım ile seansım vardı bugün. annesi hakkında iş yerimdeki çalışanlardan bir kaç şey duymuştum ama kendim görmek istedim. danışanım annesi ile geldiğinde annesinin danışanıma olan tavrı, o bir an önce kurtulmak ister hali, o insan yerine bile koymayışı ve çocuğu hakkında bana yapmış olduğu uyarılar beni dehşete düşürdü. sanki çocuğundan değil, bir eşyadan, objeden, gereksiz bir ayrıntıdan bahsediyordu. biliyorum özel gereksinimli bireylerle yaşamak çok zor. bunun bir yerde farkındayım, o annenin de görev ve sorumluluklarından sıyrılmak isteyişini, bir yerde bezginliğini, birey olarak gereksinimlerini anlıyorum ama danışanımın bunların hepsinden aşırı derecede etkilendiğini bildiği halde buna devam etmesi çok yaralayıcı. seans boyunca danışanım sevilmediğinden, içinde bir acısı olduğundan, değersiz hissettiğinden bahsetti durdu. hiç susturmadım. hiç müdahale etmedim. belki de istediği gibi, bir birey olarak, özgürce ilk defa anlattı, anlattı, anlattı dakikalarca... o an şunu fark ettim o kadar benziyordu ki aslında hayatın karşısındaki itilmişliğimiz ve birilerinin, yedi kat yabancının ya da en yakınlarımız, ailemiz, arkadaşlarımız, eş, dostun izin verdiği kadar kendimiz oluşumuz... bitmesin istedi, bitmesin istedim o seans... keşke anlatsaydık saatlerce, günlerce... hafifleseydik biraz. haykırsak, bağırsak, bir kere daha sizin lütfettiğiniz hayatı değil hakkımız olan hayatı yaşamak istiyoruz diye... keşke...

ayı sözlük itiraf

ablamın bilişimci arkadaşları sayesinde bütün yazışmalarımı ip üzerinden tüm veri aktarımlarımı denetlettirerek belgelerle aile meclisinde gay olduğumu kanıtlama gecesiydi sözlük. buna hakkı yoktu, evet özel hayata müdahaleydi ama "artık sen de rahatla biz de ve biz de seni destekliyoruz, yanındayız" demek için bunu yaptığını söyledi. kaldı ki garip olan şuydu annem ve babamın biz zaten biliyorduk sana sorup emin olmak istedik tavrı inanılmaz garip ama bir o kadar rahatlatıcı geldi. bugünden itibaren resmi olarak ailesine açık bir eşcinselim ve çok garip bir his. yılın en uzun gecesiydi hakikaten. çok değişik bir his ilk kez bu evde kendimi kendim gibi hissedip ailemin beni "gerçek" ben olduğum için sahiplendiğini ve sevdiğini anladım.

(bkz: ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi)

ayı sözlük itiraf

hiçbir aidiyetimin olmadığı bir kara parçasının vatandaşıyım. mutsuzum. umutsuzum. defolup gitmek istiyorum. ve en yakın zamanda da gideceğim.

sözlük yazarlarının hep beraber grup seks yapması

başlığı ilk bakışta sözlük yazarlarının hepberabearla grup seks yapması diye okumam ve ardından başımdan aşağı dökülen kaynar sular hissi. oyyyyy. tövbeler tövbesi. *

zeki insanların ortak özellikleri

ben merkezci.
maymun iştahlı.
dengesiz.
obsesif.
asosyal.
ukala.

(bkz: herbokolog)

edit: eksileyin amk. unuttuğum bir özelliği daha hatırlattı bana.

övülmekten orgazm olmak!

efsane internet replikleri

vazgeçilmez kadın replikleri

derin bir nefesin ardından, kısık ses tonu ve sürekli tekrar ile;

(bkz: ben kime anlatıyorum ki kendin söyle kendin işit...)

özür dilemenin yapay olduğu gerçeği

mehmet hıdır tanboğa

silopi'de polisin katlettigi mehmet hıdır tanboğa henüz 17 yaşındaydı!
çocuktu!
mehmet hıdır tanboğa yaralı halde hastaneye götürülürken, polisler tarafından hastane önünde katledildi!!!
16'sındaki erdal gibi o da çocuktu!
derdiniz, meseleniz umurumda değil!
çocuklar katlediliyor!
yahu 17 yaşındaki çocuk öldü!
çocuk öldü!
çocuk ulan!
çocuk!


#silopidekatliamvar
#silopidepolisterörüvar
Henüz takip ettiği biri yok.