hepberabear

Durum: 1205 - 0 - 0 - 0 - 25.01.2017 20:57

Puan: 21306 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

"Normal insan kurgudur!"
  • /
  • 61

friends

21 yıl önce bugün ilk bölümü yayınlanmış olan efsane dizidir.

çok fenasın

yıldız tilbe'nin muhabir seyhan erdağ'a malum cümleyi kurduktan sonraki efsane surat ifadesi ile yarım yarım yardığı diğer repliktir.

p.s: kendisini bir de futurelavirs'in canlandırmasından görmeniz şiddetle tavsiye edilir.*

nilüfer örer

90ların en güzel şarkılarına sahip, o dönemin ruhuna büyük katkısı olmuş unutulmaz yeteneklerden güzel sesli ablamız.

(bkz: mevsim bahar)
(bkz: şımarık)
(bkz: sana güvenmiyorum)

gibi döneme damga vurmuş hit parçaları hala daha nerede çalsa ilk günkü etkiyi yapar efendim. keşke müzik kariyerine devam edip aynı tadı bırakan şarkılar yapıp, söyleseydi. yine de mazimizde güzel izler bırakmış şahsiyettir. severiz kendisini.

kırmızı şarap

bence fazlaca özeldir. her zaman içmem. yalnız içerim. ayrıca kardolar; şarabı sevmemiz üzüme olan düşkünlüğümüzden değildi, ezilenden yanaydık. ayıqs?*

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

şarkı bitince ölebilirim bence sorun yok.

tatlı hayat

dizide en göze çarpan karakterlerden biri de menekşe rolündeki aşmış performansı ile asuman dabaktır efem.

alttaki yazara soracaklarım var

haydi editleyip ahlak ve namus diyeyim. *

alttaki yazar kadıköy mü? taksim mi?

geylerin kıskançlık krizleri

kandemir konduk

mahallenin muhtarları etkisiyle, bir nesile adı anılır anılmaz filiz kaynak'ı çağrıştıran isimdir.

(bkz: kandemir konduk yazdı filiz kaynak yönetti)

alttaki yazara soracaklarım var

pavyona düşmek.
alttaki yazar neden uyuyamiyorum sence?

sevgilisi olduğu halde eski sevgilisinin resimlerine bakan zat-ı muhterem

kurban bayramını çoktan idrak ettiniz

çocuklarının ne uğruna öldüğünü idrak edememiş bir topluma "idrak" ile alakalı demeçler vermek de güzel bir kafa. olsun kız emine ağzı olanın konuştuğu dönemde bir de sen saçmalamışsın çok mu be? hem eş durumundan torpilin var senin. ohh miss. atış serbest.

beren saat'in açıklamaları

son dönemdeki hedef gösterilme ve terörist olarak fişlenme durumuna karşı da sosyal medya hesabından şu yazıyı yayınlayarak açıklama yapmıştır;

neden sustun? neden üzülmedin? yine bir hesap sorma, şimdi de sosyal medya mahalle baskısı. işte tam da bu hesap sormalar yüzünden bıraktım sosyal medya kullanmayı. hiç biriniz galeyana gelmemişken, çoğunuzun umurunda değilken halkın içinden insanların birbirini yakmasına dayanamayıp “bu altı üstü seçim, insan hayatından önemli mi? artık kimseyi hedef göstermeyin n’olur…..” diye bir yalvarış çağrısı yapmıştım, siyasi liderlerin giderek sertleşen üslübunun halk üzerindeki tahrip edici etkisini hissederek. mumya gibi sarılmış, hayati risk taşıyan, 5 çocuk babası o şöförü televizyonda izlediğim gece uyuyamadım…. siz uyuyordunuz… ve o gün yazdıklarım yaşandı, öngörüp engel olmaya gücümün yetememesi çok acı. mesajın altında kavga çıktı, benim yüzümden kavga etmesinler diye mesajı kaldırdım. bu yüzden kaldırdığımı yazdım, kavga orada da devam edince onu da kaldırdım. korktu morktu dediler desinler çok mühim değil. benim teröristleşme meselem bundan ibaret.

sivil protesto hakkını kullanan her insan siyasi dilde zaten teröristti gezi olayları’ndan beri o yüzden çok ciddiye almadım. yakılan bir hdp minibüsü şöförü’ydü, benim her hangi bir paylaşımımda parti adı bir tek bu sebeple geçti; mağdur bir adamcağızı tanımlarken yaptığı işi söylemiştim. hangi partiye oy verdiğimi hiç açıklamadım, her hangi bir parti propagandası yapmadım, benim işim değil siyaset. ama şahsi siyasetimi tabi ki gözeteceğim; düşünecek, tartışacak, hakkımı arayacak,benim yerime alınan kararları gerektiğinde eleştireceğim. bugün “işini yapamasın vatan haini” dediğiniz ben, en çok vergi veren ünlü kadın diye haber olduğumda vatansever madalyası hediye etmemiştiniz şüphesiz ama o vergi bir çocuğun okul sırasının yapımına mı gidiyor yoksa sefa sürmek için mi kullanılıyor takip etmek benim en doğal hakkım. bu yüzden oyumu kullandım. daha çok partili bir meclis, tekelleşmemiş bir siyaset sonucuna demokrasi adına sevindim.

ideal sevgili

aslında hiç 'an'daki sevgili olmayacak olandır. çünkü elde edildiği an o idealdeki değil, şu anda "aktüel" olan olur o zaman da kıymeti hunharca bilinmez, açıkları bulunur, bir bir büyütülür ve göze itina ile batar da batar. ha buradan hareketle, o zaman ideal sevgili var mıdır? varsa da sahip olmak mümkün müdür? sorularını tartışacak olanınız olursa ben na buraya koydum. haydi yiyin birbirinizi.

hdp'nin lgbt adayından vazgeçmesi

barış sulu'nun bizzat kendi facebook hesabından yapmış olduğu açıklama durumun sebebini birinci ağızdan, gerekçeleri ile açıklamaktadır. barış sulu'nun cümlelerinden olayın kandil, örgüt gibi sebeplerden öte ülkemizdeki fanatik siyaset anlayışı ve "sözde" lgbti dayanışmasından kaynaklanıyor olduğu anlaşılmaktadır.

kendisinin açıklaması şu şekilde;

öyle "hdp lgbti aday göstermeliydi" yazmakla olmuyor bu işler. hdp beni aday gösterdiğinde ve sonrasında cumhurbaşkanı hedef gösterdiğinde yanımda bir elin parmaklarıyla sayilabilecek kadar kurum, insan vardı, hatta en son adliyeye tehditleri şikayete gittiğimde avukatım dışında kimse yoktu. yalnızlaştırma, görmezden gelme, duymama, ötekileştirme tc politikası olageldi yıllardır ve neredeyse herkes ne acıdır ki farketmeden ya da bile bile tc'ye dönüştü. evet hdp lgbti aday göstermeliydi ama bir kişi de çıkıp aday olmalıydı öncesinde. önce bunu konuşup çuvaldızı kendimize batırsak? ha bu arada şu an tc'de değilim tüm bu süreçler sonucu. saygılarımla.


kaynak;

http://www.facebook.com/barissulu1/posts...

buray

varlığından hiç haberdar değilken, an itibarı ile sevdiğim bir adam tarafından gecenin bu vaktinde yollanmış ve tıklamamla beğenimi kazanmış, tarzı, sesi hoş bir müzik adamıdır kendisi. sen sevda mısın? da bana bir olmuş gibi geldi sanki aha da linki;


ayı sözlük itiraf

şu sıralar bileklerimi kesip, küvetin içerisinde yavaş yavaş ölümü bekliyor olmama tek engel bir küvetimin olmaması. o dereceyim sözlük. bir haftayım, on günüm, son günüm hattağ. **

brunette

yaaa ben de diyorum sözlüğe bugün ne olmuş? bir kalite gelmiş, bir seviye yükselmiş, meğerse bebeğim teşrif etmiş aramıza katılmış. oy oy oy ama iyi ki de gelmiş. dünyanın en hayat dolu, sohbeti muhabbeti efsane güzel ve aynı zamanda yakışıklı adamı sıfatlarını bir yerde toplarsak işte o brunette oluyor. iyi ki gelmiş. hoş gelmiş

feminenlere ilgi duymayan gay

cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği gibi kişilere has özelliklerin ne kadar çeşitli ve insan denilen canlının da ne kadar karmaşık olduğunu düşünürsek. olması gibi olmaması da gayet muhtemel olan durumdur.


ayrıca (bkz: normal ne ayol?)

türkiye'de elit bir lgbt kültürünün olmaması

başlığı görmemle camiada bir avuç elit insan kaldığımız gerçeğinin yüzüme vurması bir olmuştur. bu akşam derneğin yardım gecesinde bu konuyu ele alacağız mutlaka. sevgiler.*
  • /
  • 61
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1205

aileye açılmak

benim açılma hikayem çok çok ilginç olmuştu. ailem bir şekilde ajanlıkla bunu öğrenmişti fakat aldığım olumsuz tepki çok gariptir ki şuydu; böyle bir şeyi neden bizden saklıyorsun, biz senin aileniz her şekilde yanındayız, aptal mısın sen neden bizden saklıyorsun diye daha çok sinirlerimi bozmuşlardı. aradan aylar geçince inanın herkes alışıyor o kriz bir şekilde aşılıyor.(tabii benim ailem kabullenip sağlıklı biçimde bunu aşan tipe örnek) şimdi annem yüzümün gülüşünden anlıyor, sevgilimle barışık mıyım?, ayrı mıyım?, kavgalı mıyım? diye. hatta son günlerde aramızda geçen bomba muhabbet;

"ay ona mı üzülüyorsun oğlum, yavrum be! bir senin güzelliğine bak bir de şu adama, haşlanmış yumurta gibi! üzme kendini sen en iyilerini bulursun!" *

yine de şu var ailenin bireyi kabulu ve anlayış göstermesi çok önemliyken aynı şekilde açılmamanız da bence bir sorun çıkarmaz. yani illa ki bilmek zorunda değiller. eğer bu sosyal ilişkilere zarar verecek derecede ailede bir bozulma yaratacaksa en iyisi açılmamaktır. ayrıca kimse kusura bakmasın ama evladını her şekilde kucaklayamayan aile, aile değildir! siz onları reddedin, kendi hayatınızı kurun, dostlarınız, sevdikleriniz, aşklarınızla kendi ailenizi kendiniz kurun! unutmayın açık ya da gizli; ne yanlışız, ne de yalnız!

seda sayan

“ben çocuğumun doğumundan sonra yemin ediyorum disipline girmiş bir kadın olarak, sen kimsin beni yargılıyorsun? sen kimsin? sana bir tavsiyem, yazık o git kızına sahip çık önce. inşallah allah seni kızınla terbiye etmesin. inşallah allah seni, o geride bıraktığın karınla terbiye etmesin. sen çok alçak bir adamsın, çok alçak. insanlara belden aşağı vuracak kadar. senin akıl hocalarını da biliyorum. senin akıl hocaların, kendi karılarının çektiği pornolara baksın. hepsini çıkarırım! oğlum ayağınızı denk alacaksınız. herkes ayağını denk alacak! öyle kolay değil bu memlekette ahkam kesicem, beni hükümet..seni hükü kim koruyor? hangi hükümet o, hangi hükümet seni koruyor! kim?? herkesten hesabını sorarım. kimse bana bu konuda konuşamaz. dört dörtlük yaşayan, bu memlekette çalışıp, köpek gibi çalışıp kraliçe gibi yaşamaya çalışan, evladını ailesini en iyi derecede yaşatmaya çalışan, aslan gibi vergisini veren, yardımlarını yapan. ne yaptınız ulan siz? ne yaptınız! nerde ne yaptın! pis! yediği kapıya pisleyen şerefsiz adam. onu bile bir adamlık sayıyorsun, o bile bir adamlık değil. git intihar et be. yediğim kaba pislemem be ne olursa olsun. git ulan kendini as. asarım kendimi, öyle bir kadınım biliyor musunuz? ekmek yediysem, o insanlar ne olursa olsun, beni ilgilendirmez arkadaş. görmedim bilmiyorum derim be!

benim yirmi yaşındaki evladıma sen kimsin? sen onu üzebilir misin? ben onun tırnağına taş değdirir miyim? hele senin gibi bir soytarıya. soytarı. sende evlat mevhumu olsa çocuğunu barlardan, seninki kız çocuğu bi de. git çocuğunu barlardan topla. git geride bıraktığın karına sahip çık. ben aslan gibi ortadayım bak. aslanım be. valla. senden daha adamım. bi de sen kadınlarla uğraşıyorsun. çok üzülüyorum, hayır ne gibi bir sorunun var, bir sorunun var senin? var, hep kadınlarla. bu adamın ilk bana kini nasıl başladı bana anlatıyorum. bu adamın aramızda geçen bir şeye kadar…(anlatmıyor, orada fark edip susuyor) hepsi elimde!

bi de bu hükümetin adını kullanıyorsun bu hükümet hangi hükümet kim bu başka bir hükümet daha mı var? başka benim bilmediğim bir hükümet mi var? direkt hükümet diyor! gene yazmış ’'hükümetim var arkamda”, bizim ne var arkamızda! benim kimse yok kardeşim arkamda, kimse yok. gel ulan, gel! böyle bir şey var mı ya? bir tane adam çıkacak onun karısına kızına çoluğuna çocuğuna namusuna her şeyine laf atacak, biz de onun bulunduğu ortamda ay dur bulaşmayayım da bana da bunu demesin. diyorsan de hadi git! hadi git lan! git de! senin karının memeleri sen yanındayken ekrandan ağzımıza giriyordu? bulun o görüntüleri. buldururum hepsini! hepsi var. yazık o kadıncağıza da yazık. evine geldim bir kahve içtim diye bu kadar sustum, pislik. popstarda sen çıktın gülşen'e olan aşkını ilan ettin. sonra da gülşene dedin ki, bu kadar türk halkının önünde “evliyim ama seviyorum ne yapayım” dedin, sonra da kadına dedin ki “gülşenin üstünden dozer geçti’’ dedin reha muhtar için. yazık. midem bulanıyor benim. midem bulanıyor.

ben hiçbir ayrılığımın arkasından konuşmadım. hiçbiri de benimle ilgili konuşmadı. çünkü ben gerçekten kimseye kötülük yapmadım, yapmam da. hep iyiliğim dokunmuştur, hep. çünkü ruhum öyle değil benim ya. kimseye zarar veremem, vermedim. hayatım boyu vermedim. vermedim. iki üç tane bunun gibidir konuşan. onlar da zaten benle kafayı yediler. bu kadaaaaaar yılların içerisinde ne mutlu sedanıza ki iki tane üç tane, soytarı üç taneyi geçmez (eliyle iki yapıyor) dikkat edin. üç soytarıdır bu. en fazla iki soytarıdır konuşan. iki tane soytarı. işlerine baksalar belki de yol alacaklar. bunlar soytarı. bunlara prim vermeyiniz. bunların yazdığı söylediği her şey yalan. erol köse, karşındayım, bir kadın olarak. hiçbir adam senin karşına dikilemedi, ben dikiliyorum ulan. gel konuşalım, gel. gidip başka yerlerde soytarılık yapma. sen zaten soytarısın, seni türk halkı soytarı olarak tanıdı. soytarı olarak tanıdı? e soytarısın, devam ettiriyorsun. ben doktorum diyorsun beni ezmeye çalışıyorsun kültürsüzlükle. ben senin okuduğun üniversitenin beş tanesini bitirdim burda be. ben gecekondu çocuğuyum, ordan geliyorum. benim evimin tuvaleti dışarıdaydı. kurban olurum. kurban ol bütün gecekondu çocuklarına. bütün orda yaşayanlara kurban ol sen kurban ol!’'


söyleyeceklerim bu kadar.

hornet'te kuzeni görmek

sevda

efsane aysel gürel sözlerine efsane akustik cover yapmış (bkz: pandora) "budur!"

ayı sözlük itiraf

hiçbir aidiyetimin olmadığı bir kara parçasının vatandaşıyım. mutsuzum. umutsuzum. defolup gitmek istiyorum. ve en yakın zamanda da gideceğim.

31 çeken terörist videosunu yayınlayan güvenlik güçleri

ülkenin en geniş gay porno arşivine sahip tsk'nin solo kategorilerdeki arşiv eksiğini gidermeye yönelik bir girişim de olabilir. hani şaşırtmaz yani.

edit: şu yazdığım şeyi eksileyen ibnelerin zavallılığından daha zavallı bir durum yoktur herhalde. ulan sizi obje yerine bile koymayan, doğanız gereği var olan benliğinizi her fırsatta aşağılayan. heteroseksüel bir insana kursa kan çıkacak (yine heteronormatif ahlaktan ötürü tabii) cümleyi hiç düşünmeden kurup "bize sikilirken bir videonu getir belgele" diyen kurumun yardakçılığını yapmaya ne meraklısınız be. gurursuzsunuz. onursuzsunuz hatta üzgünüm.

ayı sözlük itiraf

bazen çok severek seçtiğim ve yaptığım mesleğimin ağır geldiğini hissediyorum sözlük. deliye vurmak, hayatın her anından, her yaşantıdan mizah çıkarmak ve en kötü görünen şeylerden bile yaşanacak değerli yanlar bulmak benim hayattaki misyonum olarak belirlediğim şeydir ama bazen olmuyor. bireysel ya da çevresel koşulların etkisi ile bazen insan aşırı yoğunlaşır ya bugün sanırım öyle günlerden biri. çocukluk döneminde çocukluk şizofrenisi tanısı almış 29 yaşında bir danışanım ile seansım vardı bugün. annesi hakkında iş yerimdeki çalışanlardan bir kaç şey duymuştum ama kendim görmek istedim. danışanım annesi ile geldiğinde annesinin danışanıma olan tavrı, o bir an önce kurtulmak ister hali, o insan yerine bile koymayışı ve çocuğu hakkında bana yapmış olduğu uyarılar beni dehşete düşürdü. sanki çocuğundan değil, bir eşyadan, objeden, gereksiz bir ayrıntıdan bahsediyordu. biliyorum özel gereksinimli bireylerle yaşamak çok zor. bunun bir yerde farkındayım, o annenin de görev ve sorumluluklarından sıyrılmak isteyişini, bir yerde bezginliğini, birey olarak gereksinimlerini anlıyorum ama danışanımın bunların hepsinden aşırı derecede etkilendiğini bildiği halde buna devam etmesi çok yaralayıcı. seans boyunca danışanım sevilmediğinden, içinde bir acısı olduğundan, değersiz hissettiğinden bahsetti durdu. hiç susturmadım. hiç müdahale etmedim. belki de istediği gibi, bir birey olarak, özgürce ilk defa anlattı, anlattı, anlattı dakikalarca... o an şunu fark ettim o kadar benziyordu ki aslında hayatın karşısındaki itilmişliğimiz ve birilerinin, yedi kat yabancının ya da en yakınlarımız, ailemiz, arkadaşlarımız, eş, dostun izin verdiği kadar kendimiz oluşumuz... bitmesin istedi, bitmesin istedim o seans... keşke anlatsaydık saatlerce, günlerce... hafifleseydik biraz. haykırsak, bağırsak, bir kere daha sizin lütfettiğiniz hayatı değil hakkımız olan hayatı yaşamak istiyoruz diye... keşke...

ayı sözlük itiraf

ablamın bilişimci arkadaşları sayesinde bütün yazışmalarımı ip üzerinden tüm veri aktarımlarımı denetlettirerek belgelerle aile meclisinde gay olduğumu kanıtlama gecesiydi sözlük. buna hakkı yoktu, evet özel hayata müdahaleydi ama "artık sen de rahatla biz de ve biz de seni destekliyoruz, yanındayız" demek için bunu yaptığını söyledi. kaldı ki garip olan şuydu annem ve babamın biz zaten biliyorduk sana sorup emin olmak istedik tavrı inanılmaz garip ama bir o kadar rahatlatıcı geldi. bugünden itibaren resmi olarak ailesine açık bir eşcinselim ve çok garip bir his. yılın en uzun gecesiydi hakikaten. çok değişik bir his ilk kez bu evde kendimi kendim gibi hissedip ailemin beni "gerçek" ben olduğum için sahiplendiğini ve sevdiğini anladım.

(bkz: ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi)

ayı sözlük itiraf

hiçbir aidiyetimin olmadığı bir kara parçasının vatandaşıyım. mutsuzum. umutsuzum. defolup gitmek istiyorum. ve en yakın zamanda da gideceğim.

eğer dünyaya bir daha gelseydiniz cinsel yönelim olarak neyi seçerdiniz

zeki insanların ortak özellikleri

ben merkezci.
maymun iştahlı.
dengesiz.
obsesif.
asosyal.
ukala.

(bkz: herbokolog)

edit: eksileyin amk. unuttuğum bir özelliği daha hatırlattı bana.

övülmekten orgazm olmak!

efsane internet replikleri

vazgeçilmez kadın replikleri

derin bir nefesin ardından, kısık ses tonu ve sürekli tekrar ile;

(bkz: ben kime anlatıyorum ki kendin söyle kendin işit...)

özür dilemenin yapay olduğu gerçeği

mehmet hıdır tanboğa

silopi'de polisin katlettigi mehmet hıdır tanboğa henüz 17 yaşındaydı!
çocuktu!
mehmet hıdır tanboğa yaralı halde hastaneye götürülürken, polisler tarafından hastane önünde katledildi!!!
16'sındaki erdal gibi o da çocuktu!
derdiniz, meseleniz umurumda değil!
çocuklar katlediliyor!
yahu 17 yaşındaki çocuk öldü!
çocuk öldü!
çocuk ulan!
çocuk!


#silopidekatliamvar
#silopidepolisterörüvar
Henüz takip ettiği biri yok.