en sevdiğim türk aktrislerden (türkan şoray hep bir numara tabi) bir demet tiyatroyla efsane oldu ama siti ana'dan tüm rollere hepsinde şahaneydi, sahiden de son zamanlarda keşke botoksu abartmasa denilir ama kendisi için
kendine has bir kültürü vardır, emek edilmiştir uğraşılmıştır, saf duygularla yapıldığı bellidir, eleştirenlere sormak lazım hayatında kaç kere video hazırlamış, o işler öyle kolay değil bir kompozisyonun bir teknik bilgin olması lazım, google kullanmadan facebooka giremeyenler olduğunu düşünürsek, iyi iş çıkaran elemanlardır
panpalar ne oluyor size yav, ne olursa olsun nerde olursa olsun asansörde yiyişmek olaydır, hele de bu görüntüden anlaşıldığı üzere avm benzeri yerlerinin asansöründe oluyorsa, başıma gelsin istemem ama umuma açık yerlerdeki görüntülerin servis edilmesi çokta anormal değil, gizli çekim değil bir asansöre bindiyseniz kameralardan haberdar olduğunuz varsayılır, ama bunun kötü amaçlı servis edildiği en iyi ihtimalle eğlence amaçlı servis edildiği belli ki bu çok kötü, tek yanlış taraf bu, ama bireylere bu kadar üzülmenin de bi anlamı yok, o romantik bir öpücük değil belli, yer bulunamamış
patavatsızlıkla açıksözlülük arasında ince bir ayrım var, bilinmesi ya da söylenmesi gereken durum dışında söylemem, kimse bana kızlığını nasıl bozdurduğunu anlatmıyor gelipte bana ben heteroseksuelim dün yiyiştim demiyor, eşcinsel olmanın diğerleri tarafından merak edilen çok büyük bir kısmı gerçekten de cinsellik, kimse artık taktığın küpeye, giydiğine rengine karışmıyor, cinsiyet ayrımı ortadan kalktı gibi,hatta bana fikrim sorulursa durduk yere cinsel kimliğini açıklayanların arandığını düşünüyorum (çok sağlam aktivist değilse)
bizzat denedim, çok iyi kelime ezberi yaptırıyor, program çok iyi ve zevkli o dile biraz hakimsen en başlarda sıkıcı olabiliyor ama yine de çabuk geçiyor, sıfırdan bir dil öğrenilebilir mi bilmiyorum ama bir gramer kitabıyla eş zamanlı çalışılsa çok verim alınacağı kesin
genelde herkes verdiği ayarı yazar ama bende bi kere dumur olmuştum, pony slaystation (ne zormus la bunu yazmak) sayesinde, bi kere mesajlasırken bu elemanla ben yalarun tarzında edepsiz edepsiz yazarken bana verdiği bi cevapta sadece 'tamam ' yazıyordu...ilk defa kitlendim, yazacak bişey bulamadım, uza ya da yol al yalsa bu kadar şaşırmazdım herhalde
-ben bir erkeğim bazı ihtiyaçlarım var (amk erkek insansın lan erkek keçi değil o beyin kontrol mekanizması karar mekanizmasını evrim sana boşuna vermedi)
-ben seni arıyordum (bu bizzat bana söylendi helal ama beyin emaresi olmasa da bir süre daha devam etmiştim)
az önce 'ulan istanbul yaren carlos yanarım düeti' videosu altında gördüğüm
'aydın doğanın kanalı olan kanal d nin hiçbir projesini izlemiyorum desteklemiyorum.. çünkü ben bilinçli bir tüketiciyim ayrica iyi bir müslümanim. bana yapılanı unutmam koyun değilim sizin gibi.. hem gezide ana avrat söv sonra onların malını satın al kanalını izle.. sizden büyük koyun yok dünya üstünde'
bunların en başında benim için ösym geliyor
sonrasında telekom
gerçi telekom özelliştikten sonra bi boka benzediyse de hala nakil işlemlerinde internet açtırmada teknik anlamda burkina fasoyla yarışırlar
türkiyenin başına telekomla birlikte çöreklenmiş en beter kurumlardan bir de emniyet var tabi, en beteri bu kurum ama, sınavda kendi yaptıkları yetmez gibi yok ehliyetle sınava almazlar yok bileklikle kolyeyle sınava almazlar.....saçmalığın daniskası, türkiye vatandaşına, türkiyenin bir kurumunun hem de polis teşkilatının verdiği belgeyi kabul etmiyor, kolyeyle bile sınava almıyor...siz önce kendi yediğiniz haltlara bakın,sonra bu saçmalıklara girişin...hele şu şifre alma olayı..beni hayatımda bu kadar ızdıraba sürükleyen bi aşk acılarım oldu...mk dumun şifresini yazarsın bir tane büyük harf ister onu da yazarsın bir tane sayı ister onu da eklersin bi tane noktalama işareti ister...en sonunda yazdığın şifreyi unutursun, ayda yılda bir lazım olduğundan da ara ki bulasın her defasında.....ahhh neler geliyor dilime de kopturmayalım
almancanın etkisinden mi grubun ilginç kıyafetinden makyajından mı bilinmez, metal sevenlerin tek kelimesini anlamadan şarkılarını dinlediği grup, benim favorim meinr herz brennt olmasına rağmen du hast nicht, pussy, bück dich gibi herkes tarafından bilinen parçaları da on numara
sözlükten katılmak isteyenler mesajla bana ulaşabilirler.
felsefeye meraklı olmak ve bu konuda söylenecek sözü olmak yeterli. grupta sözlükten ve sözlük dışından bireyler yer almaktadır. ayı sözlük ü temsil etmek gibi bir nosyonu yoktur.
genel gözlemime göre kadınlar daha homofobiktir, hetero erkekler konuyu kapatmaya çalışırken, hetero kadınlar bakışlarıyla bile rahatsız eder patavatsız patavatsız konuşur
benim için genelde kızlardır, ailelerine sevgililerine hiç gerek yokken gay olduğumu söylerler daha doğrusu söyledikleri için birkaçı ağzının payını aldı, ben durup dururken bu bakire değil demiyorsam sen de durup dururken bu gay diyemezsin
homoseksüellere hakaret edince daha erkek olmuyorsunuz
sanatla ilgilenmek seni gay yapmaz tıpkı kadınlarla ilgilenmenin seni adam yapmadığı gibi
kadınlara hakaret etme onların yerine karar verme onların da beyni var kabullen
bir kızın mini etek giymesi ona laf atabileceğin anlamına gelmiyor açıkça davet edilmedikçe kimseyi sexe zorlama
daha az sinirlen gülen erkek en iyisidir
doğayı sev
yeşili koru
ayıyı öp
sonra hrant,
hiçbişey olmadı,
gazeteler senden daha çok bahsetti,
adına bikaç şiir şarkı köşe yazısı yazıldı falan,
hepimiz ermeni olduk bir süre,
agos meşhur oldu,
rakel çok güzel konuştu,
delik ayakkabın olay oldu,
sonradan kimin rüyasına girdin bilmem,
kim senin için ağladı, bi daha kimin aklına düştün de uzaklara daldı bilmem,
susmadık ama susmadılar,
bangır bangır bağırdılar bizimkiler,
görsen ne kalabalıktık,
oralar nasıl bilmem ama,
buralarda barışla hrant aynı oldu,
biz sana hoşçakal dedik,
bakalım sen bize ne zaman hoşgeldin diyeceksin,
ben daha buralardayım,
aklında bulunsun hrant,
sende burdasın,
em hemu hrantin,
bazı erkekler yakışıklı, bazıları güzel, bazıları çekici, bazıları seksidir, ama birçok kürt erkeği bu özelliklerin hepsini aynı anda tek bünyede toplar, fiziksel olarak çok seksi, maskülen ve yakışıklı olurlar...ama iş, yatak veya ilişki kısmına gelirse, nerdeyse hepsi dırttır, romantizm, fantezi, sahiplenme sıfırdır (sahiplenmeden kastım, dışarı bensiz çıkarsan seni vururum değil, konuşmak istediğinde değer görmek, dinlenmek), entellektüellikleri, ' te ce bize işkence yapıyor'dan öteye gitmez', bi de politize olmuşuysa uffffff hiç çekilmez, sanki devleti siz yönetiyormuşsunuz gibi, boş boş yüzünüze böğürür...kısacası tatava yapma bas geç...
yaşı hatırlamıyorum ama ilkokul 5 falandı sanırım, arkadaşlarla porno dergilere bakyorduk ben hep erkeklere yorum yaparken bir arkadaşım 'hepimiz kızlara bakıyoruz sen hep erkeklere' diyince o an farklı olduğumu anladım, aslında eşcinselim demedim ama farklıydım,
yıllar sonra psikiyatrist koltuğunda doktorun eşcinsel olduğunu ne zaman fark ettin sorusuna söylediğim gibi
- aslında ben eşcinsel olduğumu fark etmedim ama onların eşcinsel olmadığını fark etmem 13-14 yaşında oldu
analizim geldi hemen yapim
öncelikle katılıyorum çünkü;
-sex bir kaçış yöntemidir,bizler gerçeklerden hayattan kaçıyoruz çünkü;
-türkiyede özellikle çok izole bir hayat yaşıyoruz, ailemizle arkadaşlarımızla cinsel kimliğimizi paylaşamıyoruz
-gelecek planı yapamıyoruz, evliik şansımız yok, sadakatin bağlılığın bi anlamı kalmıyor, biriyle beraber olmak hayatı daha da zorlaştırıyor
-sürekli kendimizi anlamaya çalışıyoruz kafamız hep yorgun, sex bir kafa dağıtma şekli oluyor
-aşk emektir, sevgi emektir, sanal alemden partner yapıyoruz, emeksiz, kolay gelen kolay gidiyor
hiç kimseden farklı değiliz aslında sadece havamız sanal alemde gerçek hayatta kimse o kadar sex yapamaz
bu soruyu soran insana ilk söyleyeceğim; ulan erkeğini çok okudun araştırdın da, kadını kaldı,
ikinci soracağım; bana üç tane kadın filozofu felsefeleriyle sayabilir misin? (yalnız paşam lütfen google'dan bakıp ahanda bu deme, herhangi bir derste ya da felsefi sohbette bahsettiğini söyle)
namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz ama bir kaç sebep sıralayalım;
-kadınların ayın belli günlerinde ibadete mani hallerinin olması ve çocuk sahibi olmaları gibi peygamberlik vazifesini yapmaya mani durumları vardır. bu sebeple ümmetlerine hem imam, hem önder, hem de yeri geldiğinde kumandanlık vazifesi yapan peygamberlerin kadın olması elbette düşünülemez.
-peygamberlik vazifesinin gayet ağır şartları vardır. kadın ise yaratılış ve huy itibariyle naiftir, tabi ki o şartları kaldıracak kadın da yaratılabilirdi ama bu kadını erkekleştirirdi
-kadınlar doğaları gereği daha merhametli ve şefkatlidir, ama peygamberlik vasfında sert olmakta gerekir
hiçbir konuda tutucu olmayan bir gay olarak askere gitmek istiyor muyum, hemde kendimi herhangi bir dinin mensubu olarak görmez, hiçbir ülke siyasetinin maşası olarak görmek istemezken?cevabım kesinlikle eeevveeettttt........
çünkü;
-onlarca yıl önce benim rahatım özgürlüğüm namusum ve şerefim için gözünü kırpmayan atatürk için
-çanakkalede erzurumda çukurovada karadenizde güneydoğuda doğuda ölüme giderken kim gay kim değil diye düşünmeyen, milletinin, benim ve ülkemin onuru için savaşan kahraman insanlar için
-20 yaşında askere giderken gay değilim o yüzden gidiyorum diye düşünmeyen çocuklar için
-ülkem için, onuru için savaşan yaralanan ve ölen tüm gayler için
-içi yana yana oğlunu askere uğurlayıp gözyaşlarıyla geride kalan anneler için
-oğlunu kaybedip düşman sevinmesin diye ağlayamayan,bir oğlum daha var o da vatana feda diyen babalar için
-ülkemdeki tüm çocukların rahat uyuyabilmesi için
-daha çok horon tepebilmek, bozlak dinleyebilmek,hrantı sevebilmek, taksim anıtına bayrak dikebilmek,kürtçe bir ağıda tek kelime bile anlamazken gözyaşımla ortak olabilmek için,süryaniler için
çünkü ben bir gay olarak
-tsk homofobik diye kafamı kuma sokmam, askerliğimi de yaparım kimliğimi de ifşa ederim, o anlayışla mücadele ederim değiştirmeye çalışırım
-silahımı beni vurmak isteyene ve silah taşıyana doğrulturum, silahsızlara değil
-hayatın kaçmak demek değil mücadele etmek değiştirmek olduğunu bilirim
bugün rahatsanız efendiler bu sizin için mücadele eden insanlar sayesinde, ben barış istiyorum dediğinizde barış gelmiyor, pollyanna olmaya ne hacet, akıl var izan var, madem homofobiklerle iş yapmıyorsun devlet dairesinde de çalışma, türkiyeden git, kimseyle konuşma ya da burda kal düşünceleri değiştir sen göremeyecek olsan da senden sonrakiler için bunu yap
asker bir arkadaşıma birgün sormuştum -bir silah ne kadar temiz olabilir ki diye
bana verdiği cevap aynen böyleydi
-öldürmen gereken bir teröristin kanı kadar pis, korumaya çalıştığın bir dostun kanı kadar temiz olabilir
tsk'nın yanlış uygulamaları olabilir ama nedense kimse bu uygulama değişsin gay olarak askere gitmek istiyorum demiyor, ben gitmicem tsk homofobik diyor, tüm yanlışlarına rağmen bugun rahatımız tsk sayesindedir ve onun askerleri sayesinde
-askeriyeye gidecek öğrencilerin mahallelerine gelip namaz kılan var mı, başörtülü olan var mı diye araştırıldığı türkiyeydi
-terörü, ölümleri bir kenara bırakıp işi gücü sakala, şalvara, başörtüsüne takanların olduğu bir türkiyeydi
-laiklik ideoloji üniter yapı diye tutturup milleti açlığa sefalete krizden krize sürüklediği bir ülkeydi
-medyanın her başörtülüye ajan çektiği, aşağıladığı bir ülkeydi
-inananlara ve dindarlara devlet kurumlarının zehir olduğu dönemdi
-otobüs şoförlerinin sakalına takan sikko beyinlerin olduğu dönemdi
bir çok konuda onla aynı fikirde değilim, ama büyük bir figür, bakışları bile yeten adamlardan ama yine de;
-harf devrimi yaptığı en büyük hatalardan biriydi, türkiye halkının resmen geçmişle olan bütün bağlarını kopardı, osmanlı tebaasının (ermeni,rum,kürt,türk,,arap,çerkez ve daha niceleri) tüm kültürel birikimini çöpe attı, kimse osmanlı döneminde yazılmış eserleri okuyamıyor artık, üstelik yerine gelen de latin alfabesi yine türk alfabesi değil, ilkokulda da hep aynı yalan, arapça okumak zormuş, millet çin'de japonya'da 50.000 karakter kasıyor, biz de 30 karakter öğrenemiyoruz, yersen
-islam ve doğu sanatını hiçe sayması türkiye halkına çelişkiden başka bişey vermedi, sanat'a avrupa kafasıyla bakmış malesef, müslüman bir toplumun sanatı 'heykel, resim, piyano' olamaz, zaten avrupadaki bu sanatta dinidir, katolisizmde tanrıyla inanan arasına aracılar girer, o aracı bazen bir azize meryem heykelidir, bazen bir isa portresi (tanrı'yla kul arasına aracı giremez diyen protestanlarda durum daha farklıdır ve kiliseler daha gösterişsizdir), ama islam'da sanat somut olmaz, soyut olur, çünkü allahla kul arasında hiçbir somut şey olamaz, malesef atatürk islam'a son derece yabancıdır, ya da artniyetli, görmezden geldiği kesin, islami sanat(yüzlerce yıldır bu dine mensup halka başka sanat veremezsiniz aksi taklitçilik, kopyacılık olur) 'hat sanatı,ebru sanatı, oymacılık,işlemecilik'olabilir islami müzik 'tasavvufidir', bir müslümanın piyano çalması sanat değil, taklitçiliktir, sanatta taklitçilikle olmaz, yaratıcılıkla olur
-kıyafet devrimi çok acı, hüseyin rahmi'nin sözleriyle,' millet fötr şapkanın altına günahını azaltsın diye takke takıyordu'
kendisi çok büyük bir askeri dehadır ama siyasi anlamda halkını ve ülkesini yeterince tanımamış, başarısız olmuştur bugün hala bize başörtüsünü tartıştıran, senfoni dinlemiyor diye kültürsüz olarak yaftalatan malesef onun düşünceleri olmuştur
son olarak herşeye rağmen kendisine saygım sonsuz, ama ben asla tek bir adamcı olmam ve atatürkçüde değilim