vakti zamanında,doğudan, güneyden, kuzeyden göç eden insanları göçe teşvik eden cümle...
taşı toprağı altın mı bilemem,ya da şu an ki istanbulun rezaletinin tek sorumlusu mudur göçler, bunu da bilemem...şunu bilir şunu derim ki,bu işten ne göç edenler,ne istanbul,ne de istanbullular karlı çıkmadı...
dario moreno şarkısı...eski demeye dilim varmıyor,çünkü halen herkes dinliyor bu şarkıyı bir şekilde...sanırım hiçte eskimeyecek... moreno döktürüyor yahu o eşsiz yorumuyla...
ohaa ya whitney ölmeden önce yazdığım başlık...anam karının öleceği bir şekilde ayan olmuş bana...bundan önceki hayatımda ya büyücüydüm,ya kehanetçi...
şayet bir toplumu yok etmek isterseniz,onları sosyal yapısından vurmaya başlar dış güçler..
ne füzeler,ne silahlar,ne açlık hiçbiri işe yaramaz..sosyal yapı çökertildiği an,o toplum zaten yok olmaya mahkumdur...bakmayın sosyologların işsiz olduğuna bu memlekette,en önemli sosyal bilim sosyolojidir.
bir ahmet kaya şarkısı...bir sürü kişi söyledi ama asla ahmet kaya kadar kimse güzel söyleyemedi...belki yeğeni simge,ahmetten sonra en güzel yorumlamış kişi olabilir.
insanın geçmişinde yaşadığı bazı olayların,bünyede bıraktığı olumsuz duygulardır efendim genelde. koku hissedildiği an,taa o zamanlara gider insan.kokunun güçlü bir etkisi var insanın üzerinde..
sarımsak..bildiğimiz sarımsak..liseden beri en nefret ettiğim kokudur sarımsak benim.o yüzden yiyemem fazla sarımsak..koktuğumu anladığım an kese falan attırırım.dün akşam eğlencelerde sabahlayan bir arkadaş,soluğu çorbacıda alıp,işkembe çorbasını midelerine indirdikten sonra,kalmaya benim eve geldil.tabi gecenin o saatinde bende uyuduğumdan,kokuya falan bakmayıp,direk aldım içeri.attım onu yatağına,bende kendi yatağıma geçtim.
sabah kalktım,arkadaş işe gitmiş.ama ev nasıl kokuyor,adeta sanki evde kazan kazan işkembe çorbası yapılmış,üstüne de kilo kilo sarımsak atmışlar gibi.belki o kadar kokmuyordur ama tahammülüm yok gerçekten o kokuya.o koku bana kuzenimi ve abimi hatırlatıyor.onlar yerdi öyle pis pis şeyler.anam zaten ailenin yarıdan çoğu alkolik olduğundan,bu koku hep evlerin has kokusu oldu.ama ben istemiyorum, bu kokunun evimin kokusu olmasını."bu koku ne ya!" demeden anladım kokunun sebebini.hello kitty li pijamalarımı çıkarmadan tüm evin camlarını açtım.tüm nevresimleri çıkarttım,tüm çarşafları topladım,çamaşır makinasına attım.tüm halıları balkona çıkarttım.arkadaşın odasının yattığı odanın kilimlerinide makinaya attım,küçük halıyıda yıkamak için banyoya.kocası ölmüş ama çocuklarının ekmek parası için şehrin zengin karılarının evine gündeliğe giden türkan şoray gibi kaderime razı olarak girdim halıya.bu fikir önce hoşuma gitti,kıvırdım pijamayı dizime kadar..bir fırçalıyorum halıyı...altımdaki tertemiz halıya,sanki koca koca adamlar sıçmış gibi,yıllardır yıkanmamış öbek öbek lekelenmiş gibi davranıyorum.öyle fırçalıyorum..köpüklüyorum,fırçalıyorum,duruluyorum..sonra aynı işlemi yeniden tersine uyguluyorum...sonra yeniden düz yüzüne...ama o lanet olası koku gitmiyor halen...ne yapsam gitmiyor...ozonluyorum,çamaşır suyu döküyorum...cıkss gitmiyor...evimi badana mı ettirsem ki diye düşünüyorum,ama daha duvarlar tertemiz,olmaz diyorum..yok en iyisi ben bu evin tüm eşyalarını atayım,sıfır eşya döşeyeyim diyorum,yok o da olmaz,çok borcum var.sonra ıslak halının üzerine bağdaş kurup ağlamaya başladım...bir ağlıyorum salya sümük...bari toplayımda,halı da kurusun biraz arka balkonda,kimse görmez o da,şikayette etseler sikimde bile değil.
balkona ağlayarak elimde ıslak halıyla çıktım.sabah farketmemişim bile havanın bu kadar kötü olduğunu.kar yağıyor..ne makinaya attığım o aptal nevresimler,ne o aptal kilimler,ne o aptal çamaşırlar,ne de bu aptal halı..hiçbirisi uzun süre kurumayacak..kurutana kadar canım çıkacak..üfff balkon bile sarımsak kokuyor...antalyayı düşünüyorum..şimdi sıcacıktır orası..olimpos aklıma geliyor,orayıda çok özledim diyorum içimden...en son kuzen ve arkadaşlarla gitmiştik...hatta o bir kız bende yakışıklı bir erkek tavlayıp,sabaha kadar sevişmiştik çadırlarda..üff kardan nefret ediyorum,sarımsaktan da diyorum...
balkondan aşağı bakarken çocukların karlar altında,nasıl eğlendiğini gördüm sonra...öyle mutlular ki..sigara yaktım..çocukken bende çok severdim karı...kuzenler,abim,arkadaşlar hep beraber oynardık...o zamanlar nefret etmezdim sarımsak kokusundan da,kardan da..
bu gece arkadaşlarla son anda gitmeye karar verdiğimiz mekan,anam bir heyecanlıyım ki sormayın.. ben hayatımda hiç gitmedim meyhaneye kötü yola düşerim diye.
"kimin kilitlendiği belli olmayan şu sürahiyi, beyinlerinin kontrol altındaki düzlüğüne çarpıp parçalamak istiyorum. daha insan daha deli kalmalıyım. daha az, daha çok yazmalıyım.üstüme dar gelen giysiyi söküp, koltukaltlarına kopçalı iğneler takmalıyım. tükenmez kalemlerin tükenen içlerini değiştirip, güzelim defterlere kıymalıyım. sadece naylon poşetlerden korkuyorum. naylon suratlı adamlardan, bayat ekmek gibi kokan ama hiç eskimeyen yüzlerden. jakuzili hayat çiplerinden korkuyorum. yaşı yirmi ruhu yetmiş olanlardan korkuyorum. ama çok yalnızım, rahatsızım, arızam azdı... olan bitenden uzaktayım. deneyimsizim, plazaları şemsiye gibi kullanıyorum. deneyimsizim, size seks teklifinde bulunuyorum; yükselen değerlere asansörle mi çıkılır? haa, nasıl çıkılır?"
"kndi yankımla tanrımı yeniden kaybettim. kanatlarımdan akıp giden boşluğa bakıp üç kez yineledim;neden her gün dalga geçiyorum kederle,neden her gün sürekli olarak dalga geçiyorum kederle,neden kendimle her gün..."
paramparça kelimelerde,cümlelerden,paragraflardan sonra paramparça bir hikayeyi anlatır orospu kırmızı... şarap,ruj,orospu,aşk,travesti,kırmızı ve daha nice şeyler bol bol vardır bu kitapta..güzeldir,okunasıdır...
"halen sıcak bir koltukaltı bekleyen fahişelere,düşlerinden vurgun homoseksüellere...yeterince masumuz artık diyeceğim...kalmadı dökecek gözyaşımız..."
müslümanların ibadetlerinden birisi.inançlar konusunda epey sallantıda olan beni bile ilk alnımın,vuslatla olan buluşmasında ağlatabilmiştir ilk sabah namazımda."doğru yol dindir,herkes dine dönsün" gibi bir genelleme yapamam lakin şahsım adına derim ki inançlı biriyseniz din gerçekten başlı başına hayatınızı büyük ölçüde iyi anlamda değiştirebiliyor.
aman alkol almayım,aman küfür etmeyim abdestim bozulmasın,aman allaha dua edeyim,aman arapça öğreneyim,aman namaz kılıp sonra spora gideyim,aman yarın oruç tutayım.
garip bir şey,gerçekten...
ben eskiden dinlere inanmazdım ama garip bir şekilde islamiyete anlamaya çalıştığım günden beri,hayatım,ruhum,aklım olumlu anlamda bir ivme kazanmaya başladı.
yaklaşık 7 aydır mücadele ediyorum kendisiyle... daha doğrusu 7 ay önce öğrendim... bilmiyorum kaç zamandır bunu taşıdığımı... 7 ay önce, ailemin isteğiyle başvurduğum klinikte, her ne kadar benden saklandıysa da hem aile, hem doktorlar tarafından bir şekilde öğrenmiştim uzun yıllardır beni kemiren şeyin ne olduğunu... bombok bir tanımlamaya sığmıştım...
"borderline kişilik bozukluğu varmış bizim oğlanda", babamın yakın bir doktor arkadaşıyla konuşurken üzgünce ve umut arayan tonla ağzından dökülen cümleleri gizlice duyduğumda...
ne diyebilirim bilmiyorum, allah düşmanımın başına bile vermesin...
resmen hayatım piç oldu, resmen bombok bir hale geldim...
kısa boyluların kompleksinden falan girmişler lakin benim boyum 179 anacım,uzun diye düşünüyorum ortalamaya göre ve pasifim-madem bu kadar özel hayatı dökmeye meraklıyız-...
o değil de,niye böyle bir hırçınlaştınız siz, yarası olan gocunur dicem ama pasif yönelimli olmanın neresi yara,orasını anlamadım...
bu ülkenin eşcinsellik konusunda kafası çok karışık anacım ama ülkede yaşayan eşcinsellerin kafası daha da karışık...
bana göre internette halen eskimeyen,halen güldüren ilerde de güldürecek olan fenomen. filizin vatanseverliği ve hüseyinin ise abazanlıktan gözünün dönmüşlüğü.abi aklıma geldikçe halen gülüyorum.. allah belanızı vermesin ya:
insana evlat acısı gibi gelebilen durum. hele ki ortalamanın üstünde bir yakışıklılığa ve cazibeye sahipseniz,ömrünüzü bile çürütebiliyor.ilk başlarda egonuzu tatmin etse de,sonraları "ee yeter artık amk" dedirtebiliyor.
hayatın sadece profil sitelerindeki erkeklerden ibaret olmasın. dışarıya,sosyal hayata açıl. sosyal hayattaki erkeklere bir göz at. hayatın sana ne sürpriz yapacağını bilemesin.bakarsın heteroseksüel sandığın bir arkadaşınla aynı yataktasın.
müslümanların ibadetlerinden birisi.inançlar konusunda epey sallantıda olan beni bile ilk alnımın,vuslatla olan buluşmasında ağlatabilmiştir ilk sabah namazımda."doğru yol dindir,herkes dine dönsün" gibi bir genelleme yapamam lakin şahsım adına derim ki inançlı biriyseniz din gerçekten başlı başına hayatınızı büyük ölçüde iyi anlamda değiştirebiliyor.
aman alkol almayım,aman küfür etmeyim abdestim bozulmasın,aman allaha dua edeyim,aman arapça öğreneyim,aman namaz kılıp sonra spora gideyim,aman yarın oruç tutayım.
garip bir şey,gerçekten...
ben eskiden dinlere inanmazdım ama garip bir şekilde islamiyete anlamaya çalıştığım günden beri,hayatım,ruhum,aklım olumlu anlamda bir ivme kazanmaya başladı.
şu sözlükler arası atışmalar gerçekten itici geliyor bana.hem oranın burası için kötü lafları,hem de buranın orası için kötü lafları.isteyen istediği yerde yazar,gerek yok bu tarz atışmalara.
formatlarına hayranım açıkcası,dışardan ara ara takip eden birisi olarak fakat bir yazar sıkıntıları var sanırım.keşke uzlaşılıp daha güzel şeyler yapabilseydik hep beraber.
az önce karmakarışık kafamı biraz dağıtayım,biraz da pornocuların vücuduna bakıp "hmm fizik iyi ama yüzü bir boka benzemiyor","anam bu da yemiş yemiş sıçmamış","bunun da her şeyi çok güzel pipisi küçük"diye kendi kendime eleştiriler yapıp,tatmin olayım diye pornolarda gezerken,rastladım buna.
ya porno denilen şey ne kadar iğrenç!
direkt rastgele açtım bir video,gayet güzel,taş 2 adam.neyse sonlara doğru,adam bir çıkartıp penisini karşıdakinin yüzünü hedef alıp bir boşaldı,mübarek sanarsın hortumla su tutuyor karşıdakinin o bebek gibi yüzüne..hadi boşalan adam anırıyor falan da,yüzüne boşlttıran kişi de böyle yüzüne sperm geldikçe,bir kendinden geçiyor,böyle bir yalamaya çalışıyor,garip garip sesler çıkarıyor,"hmmhh,ouhhhh" şeklinde...sanarsınız hayati sıvı ile yüzü buluştu,tadarakta içini de temizleyecek...