sinan

Durum: 2325 - 0 - 0 - 0 - 21.03.2016 03:52

Puan: 34498 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Türkiye'yi ailemle birlikte temelli terk ediyorum. - Düzenimi kurunca yurtdışında, uğramaya çalışacağım buraya. - Yıkık fildişi kulemin enkazında 22.yy.´ı arıyorum.
  • /
  • 117

yerli malı

"made in turkey"* veya "made in türkiye"*!

türkiye'de üretilmiş hede.

(bkz: yerli malı haftası)

tahta.ch

4chan gibi ama henüz emekleme aşamasındaki bir "imageboard"; daha az içerikli ve yerli malı.

4chan

eski ve köklü bir "imageboard". reşit olmayanlar için sakıncalı içerik barındırabilir. hatta bazı durumlarda reşit olanlar için bile sakıncalı içerik barındırabilir! kendine özgü, bazen iğrenç olabilen bir mizah kültürü vardır. geçenlerde "hiroyuki nishimura" isimli bir japon tarafından satın alınmıştır.

(bkz: tahta.ch)

k-9

özel bir köpek eğitimi. latince canine'in amerikan ingilizcesi'nde okunuşunun kodlanmış halinden türemedir*. bu eğitimi ve türevlerini alan köpekler, aktif koruma, bomba - bubi tuzağı bulma, uyuşturucu saptama, görme engellilere rehberlik gibi özel görevlerde kullanılır. "german shephard", "doberman pinscher" vb. cinsinden köpekler k-9 eğitimine uygundur; her köpek k-9 eğitimine uygun değildir.

k-9 aynı zamanda bir sinema filminin adıdır. 1989 yılında vizyona giren bu filmde, james belushi, bir k-9 eğitimli polis köpeği ile rol almıştır. k-9 filmi, aksiyon, komedi ve suç kategorisindedir.

imdb: http://www.imdb.com/title/tt0097637/

köpek

canine

latince, canis familyası'ndan (canis familiaris) olan demektir. genel olarak köpek, köpekler

canis

latince köpek demek.
kaniş köpeklere verilen isim de buradan türemiştir.

(bkz: canine)

casper

"sevimli hayalet casper"* olarak türkiye'de oynatılmıştı. çizgi film ilk olarak 1948 yılında abd'de gösterime girmiş.

neşet ertaş

bugün bedeninin ölümünün üzerinden üç yıl geçen dev sanatçı, leyla'sını arayan mecnun.

edo

a) tokyo şehrinin eski adı.
b) haiku şiirlerinin bir döneminin adı.
c) genel olarak tokyo şehri edo'yken yapılan sanatsal çalışmaların dönem adı (edo dönemi)
d) latince yemek yeme fiili yani yemek.
e) bask dilinde, baskça'da " ya da".
f) ...

tokyo

kurban bayramı

kendimi kurban gibi hissettiğim bayram!

not: ama benden et çıkmaz.

ek: samimi ve dindar olan müslüman arkadaşların kurban bayramı'nı kutlarım.

kırmızı elma sözlük

(bkz:#260354)´te ve 5 hafta önce de (bkz:#251440)´da olayı açıkladım. durup dururken kimseye telefon açmış değilim. yazdıklarım iyice okunsun lütfen. kimseyi taciz etmediğim gibi, internet'te alenen duran bilgileri konusunda ilgili kişiyi uyardım. bunu kendi de kırmızı'da yazdığı yazıda belirtmiş.
ayrıca benim adım geçirilerek ayı sözlük'ün karalanmak istenmesi de canımı acıttı. yöneticimize önceden de, şimdi de bu konu ile ilgili gerekçelerle gerekirse beni buradan atmasını, kesinlikle gocunmayacağımı da belirttim.
olay nerelere çekilmek isteniyor ve ne gibi hesaplar yapılıyor tam olarak bilemeyeceğim.
böyle saçma sapan bir şey yüzünden ağır itham altında kaldığım için de ayrıca çok üzgünüm.
karşı tarafın benim bazı yazarları tehdit ettiğimi ileri sürmesi de manidar. kimseyi tehdit etmedim. sadece artık sözlükten atılmış olan birisine zamanında terör örgütü propagandası yaptığı, terör örgütü ile bağlantılı sitelerden buraya copy/paste paylaşımlarda bulunduğu için yaptığının bir suç olduğunu belirtmiştim sıradan bir yazar olarak. bilmem anlatabiliyor muyum?
yöneticimize güvenim tam. burada kalmak gibi bir isteğim de yok. ya uzun bir süre yazmayıp dinleneceğim ya da sonsuza dek bu platformdan ayrılacağım.
takdir yöneticimizin.
tüm taraflara, beni suçlayan tarafa da tekrar üzüntülerimi belirtiyorum. bu şekilde gündem yaratılmak istenmesi de ayrıca üzücü.
kadın ve lgbti haklarına duyarlı birisi olarak bir heteroseksüeli aralarına kabul ettikleri için ayı sözlük'e yeniden teşekkür ederim.
---
sonradan gelen bir eklemedir: bir yazar arkadaşımızın bana yazıp, karşı taraftan özür dileyip bir yanlış anlaşılma olduğunu ve kötü bir niyetimin olmadığını bildirmemi istemesi üzerine, bunu zaten beş hafta önce ilgili tarafa özel mesaj ile yaptığımı belirtme gereği duydum. ben kalabalık olmasın diye mesajlarımı silerim genelde ama sözlük veritabanında duruyor olmaları gerek. gerekirse yöneticimiz duruma el atabilir ve benim yazdıklarımı kanıtlayabilir kanaatindeyim. bu vesileyle, bir kez daha karşı taraftan özür diler ve hayatta istediği yere gelmesini temenni ederim..!

uzay yolu

star trek'in türkiye'deki gösterim adı.

star trek

orijinali bir romana dayanan 1960'ların meşhur bilimkurgu tv dizisi. 70'li yıllarda tek kanallı trt'de gösterilmiştir siyah-beyaz olarak.
dizi yeni nesil olarak defalarca çekilmiştir. star trek, 12 kez sinema filmi yapılmıştır. seri halde romanları yazılmıştır. animasyonları da cabası...

ilk dizinin unutulmaz karakterleri arasında kaptan kirk (körk), mr. spock (sıpak), teğmen uhura, scotty (skati), dr. mccoy (mak koy) sayılabilir.

sanırım bu dizide sıkça geçen, "ışınla beni scotty"* sözü ile ışınlanma kavramı dilimize geçmiştir.

dizi türkiye'de uzay yolu adı ile oynatılmıştır.

ışınlanma

ilk kez star trek ile türkçe'ye girdiğini düşündüğüm kavram.

"ışınla beni scotty." / "beam me up scotty.".

arife

arapça "arefe" sözcüğünün türkçeleşmiş halidir arife. günümüzde sonu "e" ile biten de, "i" ile biten de yani her iki şekli de kullanılmaktadır.

ayı sözlük

içinde bulunmaktan keyif aldığım bu güzide oluşumun bana atılan çamurla ilgili kısmına bundan yaklaşık 5 hafta önce (bkz:#251440)´da cevap vermiştim.
olayın tam da şu sıralar yeniden gündeme getirilmesi benim üzerimden de dark bear'e saldırılmak istendiğinin bir göstergesi. bir eküri var ve biri ötekine gaz veriyor anladığım kadarıyla. konudan bihaber kişiler de bir "kadın tacize uğradım diyorsa tacize uğramıştır" mahiyetinde yaklaşıyorlar ki öyle bir durum yok.

bana ithamda bulunan kişi ile temmuz ortalarından itibaren 3-4 kez zaman zaman kendisinin bana verdiği skype adresi üzerinden saatlerce cinsel içerikli olmayan sohbetler ettik. son sohbetimiz 14-15 ağustos gecesinde oldu. sohbet esnasında karşı tarafın elektriği kesildi ve bunun üzerine kendisi cep telefonundan bağlanarak sohbete devam etti. birazcık teknik bilgim olduğundan, skype'ın şarj yediğini biliyorum. bunun üzerine karşı tarafa whatsapp'a geçelim dilersen dedim. o da ikisi de telefonda var farketmez diye yanıt verdi. ben de dur ben seni ekleyeyim dedim ve internet üzerinde aleni bir şekilde duran telefonunu ekledim. 10 dakika kadar da oradan sohbet ettik ve iyi geceler dileyip ayrıldık. bu arada, kendisini internet üzerinde aleni olarak kişisel bilgilerini tutmaması gerektiği konusunda uyardım; zira iyi niyetli olmayan birilerinin tacizine kurban gidebilirdi! taciz konusunda birine uyarıda bulunurken taciz ile suçlanmak sanırım ancak böyle olur!!! telefonumu kapatmak üzereyken karşı tarafın beni engellediğini gördüm ve sözlükte çevrimiçi olan karşı tarafa mesaj attım neden böyle yaptığıyla ilgili olarak. özel mesajlaşmalarımız her ne kadar ben silmiş olsam da, sözlük veritabanında var. yöneticimiz de sanırım bu noktadan sonra o mesajlara bakmış ve haklılığımı görmüş. karşı taraf, bana suçlamada bulunan taraf ise ayrıca normal olarak her zaman yazdığım girilerimden bazıları için üzerine alınmış. kendisiyle ilgili olmadığı halde bu girilerde kendisine laf dokundurduğumu sanmış. yazdığım ve varsa sildiğim her giri sözlük veritabanındadır. incelendiklerinde bunun da bir itham olduğu görülecektir.

daha da diyecek bir şeyim yok.

edit: karşı taraf ile o tarihten beri hiç temasım olmamıştır.

iki erkek arasında aşk olamaz

olur ki olur! iki taş arasında bile olur. iki bitki arasında bile olur. aşka da mı karışan bir zihniyet çöreklendi üzerimize? her varlık arasında, her varlığa aşk olur. ilahi aşk dahi olur. sana ne? ama karşılıklı ama karşılıksız. kim, neye karışır, niye karışır? kim icazet verir? kime göre caizdir, kime göre caiz değildir? neye göre, kime göre? aşk bu! aşk, kural tanımaz.

robot

çek dilinde işçi anlamına gelen sözcükten, yakın tarihte ve günümüzde, bir işi yapan ve belli bir yapay zekası olan ya da uzaktan bir zekanın komuta ettiği makina anlamına evrilmiş sözcük.
  • /
  • 117
  • /
  • 39

amfi


ada


atina


whoami


bağlanmamayı marifet sanan hastalıklı kişi


çingenelerin sitesi


şoför


baby jane


love


nori


justin trudeau


browsec


diyojen


megafon


mezi


müfteri


singapur


brexit


dert


bozacının şahidi şıracı


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2325

benlik uyuşmazlığı kuramı

carl gustav jung'un " gölge benlik" kavramı ile harmanlanırsa tadından yenmeyecek olan* kuramdır benlik uyuşmazlığı kuramı. kuramın adı, kendini açıklar niteliktedir.
edward tory higgins tarafından geliştirilen sosyal psikoloji kuramıdır*.
kurama göre üç farklı benlik bulunuyormuş:
- gerçek benlik
- ideal benlik
-(bkz:#zorunlu benlik)
bana biraz sigmund freud'un id, ego, süperego'sunu çağrıştırmadı* değil.

mobbing

sydney pollack'ın 1993 yapımı the firm filminde de işlenmiştir mobbing konusu.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

pluviophile

nasıl ki bibliophile / bibliyofil'i "kitapsever" diye türkçeleştirebiliyorsak, "yağmursever" diye türkçeleştirilebilecek bir kavram.
aşırı ve zarar verici yağmurlar, abartılı sağanaklar hariç, sanırım ben de yağmurseverim.

kaplumbağalar da uçar

bir filmdir. türkiye-ırak sınırının ırak tarafında geçer öykü. iran-ırak savaşı sonrası saddam hüseyin'in katliamından kaçan kürt sığınmacıların olduğu bir mülteci kampındaki hüzünlü, oldukça acıklı bir öyküdür.
lakposhtha parvaz mikonand'dır asıl adı. 2004, iran-fransa-ırak ortak yapımıdır.

https://www.imdb.com/title/tt0424227/

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

seri eksi oy veren ezik

eksilenen bazı girilerime, hatta hepsine baktığımda, aslında eksilenecek bir şey olmadığını, eksileyen tarafın farklı düşünmekten değil de sırf eksilemek için eylemde bulunduğunu ve bana takmış bir psikopatın varlığını duyumsadığımı, dolayısıyla "seri eksi oy veren ibne" gibi seksist bir tanımlama yerine, "seri eksi oy veren psikopat" tanımlamasını yeğlediğim "sözde" yazardır.

edit: bunu da eksileyeceğini düşünüyordum. haklı çıktım. meraklısı profilimden eksilenen girilerimi görebilir ve yazdıklarımın haklılığını da teyid eder.

edit-2: umursamadığım ama ne olduğunun bilinmesini istediğim kişi ve durumdur.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

türk

türk, yüzyıllardır etnik bir tanımlama olmaktan çıkmış, kültürel bir tanımlamadır.
türkiye cumhuriyeti için konuşursak, türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkestir türk.
amerika birleşik devletleri'nde yaşayıp yerleşmiş olan italyan, meksika, çin, japon, alman, isviçreli, ingiliz vb. asıllı, kökenli herkes nasıl ki "i'm an american" diyebiliyorsa, türkiye'de etnik, dini, mezhepsel farklılıklardan dolayı kendini farklı hissedenler de bu söylemi dikkate almalıdır.
türk olmak, türklük'ten gurur duymak, ırkçılık değil, ne olduğunun, kendini nasıl ve ne hissettiğinin bir ifadesidir.
ben bir azınlık ile, ermeni ile, rum ile, yahudi ile, levanten'le hatta kürt ile kendi dillerinde değil türkçe konuşup anlaşıyorum. onlar da öyle...
bilmem hiç düşünebiliyor musunuz?
türkçe, dil bayrağıdır.
içeriden-dışarıdan etnik, bölücü, kuyruk acısı olanların çıkardığı söylemlere, piyonların kendilerinin piyon olduklarının farkına varmayışlarına, "takmayınız".
türk, kendini türk hisseden herkestir.
"ne mutlu türk'üm diyene!" söylemi, etnik değil, kültüreldir, ekinseldir. bu da böyle biline... *

bi

hem latince, hem arapça, hem farsça kökenli* bir önektir ama her dilde ayrı anlamlar yükler başına geldiği sözcüğe. her üç dilden de türkçe'ye girişi olmuştur bu ekin.

şöyle ki:

latince olarak, çift - iki anlamı taşır. biseksüel'deki, bipolar'daki "bi", budur.

farsça olarak, bitaraf örneğindeki gibi , tarafsızlık, taraf olmama, tarafsız yani "sız" eki üzerinden, yoksunluk, olmama durumu (susuz, kayıtsız gibi) belirtir. bihaber* - habersiz vb. ...

arapça üzerinden bir kullanım örneği verecek olursam, ki arapça'da " ile" karşılığı kullanılmaktadır "bi", bi'l - umum yani bilumum, genel ile, hepsi, tümü, "tüm çeşitleri ile" anlamında.

tüm anlamlarıyla bir tümce*de kullanırsam şöyle bir şey olur*: bilumum ayı sözlük yazarları, biseksüelliğe karşı aynı bakış açısının sergilenmesine karşı bitaraf olmalılar mı?*

how i met your mother'ın tek cümlelik özeti

dizi izlemeye yönlendirilerek uyuşturulmuş kitlelerin izledikleri amerikan dizilerinden biri.*

mustafa kemal atatürk

varlıklarını kendisine borçlu olduklarını algılayamayacak derecede olup, ötekileştirildiği halde ötekileştirme yapabilen zevatın dahi çamur atmaya yeltendiği fakat altının çamura düşmesiyle altın olma niteliğini kaybetmeyeceği misali, hala ışıldayan, ebediyen de ışıldayacak insan.

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

ivana sert

iyi ki ivana sert. ya sert olmayıp yumuşak olsaydı ivana? bu sıcaklarda hiç çekilmezdi.*

bedri baykam

sanatçı ve aydın bir kişilik. yazarlığı da vardır. "kemik" adlı romanını önerebilirim.
yıllar önce sanırım ist./ortaköy'de işlettiği bir parda yarı çıplak hatunlara çamur güreşi yaptırmaktan, ergenlikte yaptığı bir masturbasyonun kalıntısı olan sperm lekeli peçeteyi saklayıp, yıllar sonra bu kurumuş sperm lekeli peçeteyi sergilemeye ve daha neler neler... inanmayana google bir tık kadar yakın! velhasıl-ı kelam, ilginç bir kişiliktir.